Catarina Belo – İbni Sina ve İbni Rüşd (2021)

Belirlenimcilik, dünyadaki her olayın ya da tözün başka türlü olamayacağı şekilde belirli ve zorunlu bir nedeni olması kuramı olarak tanımlanır.

Bu görüş, dünyayı katı bir zorunlu nedenselliğin yönettiğini varsayar ve buna göre her şey nedeni ya da nedenleri tarafından zorunlu biçimde koşullanır.

İşte bu kitap da, İbni Sina ve İbni Rüşd felsefelerinin, ezelden beri filozofların ilgisini çekmiş belirlenimcilik sorununa verdikleri özgün cevaplar üzerine usta işi bir karşılaştırma olarak okunabilir.

Ortaçağ İslam felsefesi uzmanı ve özellikle İbni Sina’nın ve İbni Rüşd’ün metafizik ve fizik görüşleri üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Catarina Belo, İbni Sina ve İbni Rüşd’ün rastlantı, madde ve zorunluluk, göksel nedensellik ve öngörü üzerine görüşlerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Belo, Aristotelesçi gelenek içinde yetişmiş ve İslami bir çevrede iş gören bu iki Müslüman filozofun belirlenimcilik karşısında nasıl konumlandığını derinlemesine karşılaştırırken, aynı zamanda Antik Yunan’dan günümüze felsefe tarihini de gözden geçiriyor.

  • Künye: Catarina Belo – İbni Sina ve İbni Rüşd: Belirlenimcilik ve Rastlantı, çeviren: Öndercan Muti, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 256 sayfa, 2021

Jürgen Kaube – Max Weber (2020)

Sosyolojinin kurucularından Max Weber hakkında ödüllü bir biyografi.

Kant’ın bir sözü vardır: “İnsan, iki dünyanın yurttaşıdır.”

Hukukçu, millî iktisat uzmanı, tarihçi ve sosyolog Max Weber herhalde bu “iki dünya yurttaşı” tanımını en çok hak eden isimlerdendi.

Kuşağının en umut vaat eden âlimi, Protestan Prusya üst sınıfının bir temsilcisi olarak 1864-1920 yılları arasında yaşadı.

Fakat yaşamının sonuna geldiğinde, doğduğu dünyadan eser kalmamıştı.

İşte Jürgen Kaube’nin bu yetkin biyografisi, Weber’i ve eserlerini tam da yaşadığı dönemin içinde ele almasıyla büyük öneme haiz.

Weber’in hayatını başarıları, krizleri ve düşüşleri eşliğinde izleyen Kaube, O’nun burjuva kökenini, erken olgunluğunu ve öğrencilik yıllarını, entelektüel macerasını ve düşünce dünyasına getirdiği kapsamlı ve canlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kaube bununla da yetinmeyerek Weber’in iki önemli çağdaşı olan Werner Sombart ve Georg Simmel ile arasındaki ilişkiyi ve ayrıca özel hayatına dair pek çok ipucu veren, eşi Marianne ve sevgilisi Else Jaffe ile ilişkisini de aydınlatıyor.

Kaube’nin bu biyografisiyle, 2014’te Leipzig Kitap Fuarı Ödülü’ne layık görüldüğünü de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Jürgen Kaube – Max Weber: Çağlar Arasında Bir Yaşam, çeviren: Öndercan Muti, İletişim Yayınları, biyografi, 470 sayfa, 2020