Svend Brinkmann – Düşün (2024)

Dikkat dağıtıcı unsurlarla dolu yoğun hayatımızda düşünmeye gitgide daha az fırsat buluyoruz.

Düşünceli bir hayatın düşüncesi bile toplumsal hızlanmanın damga vurduğu çağımızla uyumsuz duruyor.

Koşuşturmalı modern varoluşumuz, düşüncelerimizle vakit geçirmeye, yaşadığımız olayların ayrıntılarını değerlendirmeye veya hayatın gizemlerine kafa yormaya alan bırakmıyor.

Bildiğimiz kadarıyla insan, dünyada kelimenin tam anlamıyla düşünme kabiliyetine sahip tek varlık.

  • Peki düşünmek tam olarak ne demektir?
  • Hangi biçimleri alır?
  • Nasıl öğrenilir?
  • Sezgi, mantık, dikkat ve muhakeme kavramlarının düşünmeyle ilişkisi nedir?
  • Düşünmek tek başına yapılan bir eylem midir?
  • Düşünmenin bilişsel ve felsefi boyutları neleri kapsar?
  • Günümüzde kendi aklımızla düşünmek mümkün mü?
  • Düşünmek var olmanın bir yolu olarak görülebilir mi?
  • Eleştirel ve derinlemesine düşünmek neye hizmet eder?
  • Teknolojinin sağladığı kolaylıklar düşünme becerimizi nasıl etkiliyor?
  • Hızlı ve yavaş düşünmek ne demektir?
  • Yürümek, çokça söylendiği gibi düşünmeyi destekler mi?

Danimarkalı psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann ‘Düşün’de, etrafımıza merak duygusuyla ve eleştirel gözle bakmamızı sağlayan düşünme sanatını ele alıyor: Düşünceler arasında serbestçe dolaşmayı ve iç sesimize daha fazla kulak vermeyi, hayatı zenginleştirmenin bir yolu, çoğu zaman da başlı başına bir neşe kaynağı olarak sunuyor.

Düşünme keyfinin kıvılcımını yeniden yakacak küçük ama etkili bir kitap.

  • Künye: Svend Brinkmann – Düşün: Düşünceli Bir Hayatın Savunusu, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, psikoloji, 143 sayfa, 2024

Svend Brinkmann – Olan Biteni Kaçırma Keyfi (2023)

Sosyal bilimcilerin “aşırılık çağı” diye nitelediği bir zamanda yaşıyoruz.

Seçenekler sonsuz, onlara ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay görünüyor.

Fakat bu sınır tanımaz kültür ortamında, her şeye yetişmek mümkün olmadığı gibi muhtemelen anlamlı da değil.

  • O halde birey olarak hayatlarımıza nasıl biçim kazandıracağız?
  • Seçeneklerle ve ayartmalarla dolu hayatımızda, en kötü senaryo olan biteni kaçırmak.
  • Son gelişmeleri, maç sonuçlarını, bize özel alışveriş fırsatlarını yakalamaya çalışırken, en çok odağımızı korumakta zorlanıyoruz.
  • Özdenetim, itidal, ölçülülük gibi kavramlar yerini hedonik bir döngüye mi bıraktı?
  • Bir şeyden feragat etmeden bir diğerine tutunmak mümkün müdür?
  • Her şeyi birden yapma telaşının bedeli nedir?
  • İnsan potansiyeli efsanesi nedir, eylemlerimiz üzerinde nasıl bir etkisi vardır?
  • Sonsuz mutluluk ve doyum arayışı saplantısından kurtulabilir miyiz?
  • Her şeyi deneme arzusunun kaynağı nedir?
  • Sınırlar her durumda aşılmak için midir, onlarla yaşamak bize ne kazandırır?
  • Kendine hâkim olma sanatı öğrenilebilir mi?
  • Kışkırtıcı, davetkâr ve sınırsız bir dünyada kurumlar, örgütler, teknolojiler ve sosyal yapılar bizi nasıl belirler?

Sevilen psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann ‘Olan Biteni Kaçırma Keyfi’nde kendine hâkim olma sanatını bir erdem olarak ele alıp savunuyor.

Yazar kendi isteğiyle bir şeylerden vazgeçmenin kişiyi stres, depresyon ve kaygı gibi dertlerden koruyacağını vurgularken itidal ve özdenetimi mutlu bir hayatın anahtarı olarak işaret ediyor.

Hız ve sınırsızlık kültürüne karşı koymak isteyen herkes için etkili ve ilham verici bir kaynak.

Kitaptan bir alıntı:

“Bu kitap tamamen kendine hâkim olma sanatı ve olan biteni kaçırma keyfi üzerine. Bugünün ve yarının krizleriyle kolektif düzeyde daha iyi başa çıkabilmek için, başta zengin uluslar olmak üzere tüm ulusların bu sanatta ustalaşmak zorunda olduğunu öne sürüyorum. Kişisel düzeyde ise, bireylerin her şeyi hemen şimdi istemek yerine “idare etme” sanatını öğrenmelerinin tek başına değerli bir şey olduğunu iddia ediyorum. Bu kitap, zarureti bir erdem olarak ele alarak, kimilerinin hayat tarzımız üzerine modası geçmiş düşünceler addedeceği tutkulu bir savunma kuruyor.”

  • Künye: Svend Brinkmann – Olan Biteni Kaçırma Keyfi: Aşırılık Çağında Kendine Hâkim Olmak, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, psikoloji, 108 sayfa, 2023

Svend Brinkmann – Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek (2020)

Şu her gün yeni bir saçma sapan fikirlerle ortaya çıkan kişisel gelişim kitaplarından hakikaten size de gına gelmedi mi?

Kişisel gelişim ve kendini gerçekleştirme üzerine pek çok kitap yazılıp çiziliyor; her yıl bunlardan milyonlarca satılıyor.

Eğitim ve dünyasında kişisel gelişim felsefesine rastlanmadık yer yok.

İnişli çıkışlı yaşamlarımız durmaksızın değişirken, sürüsüyle danışman, terapist ve yaşam koçu bize bu dalgalı denizlerde yol gösteriyor.

İşte bu kitabın yazarı, Danimarkalı psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann da, kişisel gelişim saçmalığına karşı isyan bayrağını yükseltiyor ve hatta bu harika kitapla el yükseltiyor.

‘Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek’, kişisel gelişim kültürüne muhalif bir ses çıkarmaya –bir başka seçenek sunmaya– yönelik bir girişim.

Gelişmekle değil, olduğunuz gibi kalmakla ilgili.

Kendinizi bulmakla değil, kendinizle yaşamakla ilgili.

Kitap ilk adım olarak olumlu değil, olumsuz düşünmeyi salık veriyor.

Esinini ‘Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı’ gibi popüler felsefelerden, tinsellikten ya da U Teorisi’nden değil, Eski Roma’da bir köle (Epiktetos) ile bir imparator (Marcus Aurelius) tarafından şekillendirilen aklı başında Stoacı felsefeden alıyor.

Bugün hızın ve devingenliğin yön verdiği dünyamızda, köklenmenin ve istikrarı sağlamanın güçleştiği önermesine dayanan kitap, temel bir varoluşçu belirsizlik ve sıkıntıyla dolu yaşadığımız çağda, kendimiz olarak kalmayı nasıl başarabileceğimizi anlatıyor.

  • Künye: Svend Brinkmann – Kişisel Gelişim Çılgınlığında Kendiniz Kalabilmek, çeviren: Mercan Yurdakuler, İletişim Yayınları, kişisel gelişim, 136 sayfa, 2020