Lieve Joris – Şam Kapıları (2017)

Avrupa’da doğmuş, büyümüş ve tam bir Avrupalı olarak yetişmiş bir kadının Suriye’ye yaptığı bir yolculuğun ertesinde yaşadığı dönüşümün hikâyesi.

Avrupa’da yaşayan Lieve, yıllar önce tanıdığı Hala’yı ziyaret etmek amacıyla Suriye’ye gider.

Suriye daha önce Lieve için uzak, anlamsız ve sıradan bir coğrafyadır.

Fakat Suriye’de geçirdiği günler Lieve’nin bu talihsiz coğrafyanın gerçekleriyle yüzleşmesine vesile olacaktır.

Lieve, burada yaşananlara, özellikle bu coğrafyanın yerlisi olan Hala’nın gözünden bakmaya başladıkça, bildiklerinin tümüyle tersi bir gerçekliğin varlığını idrak etmeye başlayacaktır.

Joris’in otobiyografik ayrıntılar üzerine kurduğu bu metin, kendisinin gazetecilik gözlemlerinden gücünü alıyor.

Modern Suriye’nin nitelikli bir fotoğrafını ortaya koymasıyla dikkat çeken roman, Doğu ve Batı’nın birbirinden kopuk apayrı dünyalara sahip düşmanlar mı olduğu yoksa bu ayrılığı özünde içi boş dini ve siyasi söylemlerin mi üretmiş olduğu üzerine düşünüyor.

  • Künye: Lieve Joris – Şam Kapıları, çeviren: Barış Behramoğlu, Tekin Yayınevi, roman, 320 sayfa

Andy Merrifield – Yeni Kent Sorunu (2017)

Özellikle son 10-15 yıldır Türkiye’de pek çok örneğini gördüğümüz gibi, yaşadığımız şehirler sermaye eliyle pervasız ve sonu gelmez bir yağmaya maruz kalıyor.

Merrifield’ın elimizdeki dikkat çekici çalışması ise, güncel kent kuramlarıyla politik aktivizm arasında bağlantılar kuruyor ve şehirlerimizi, hayat alanlarımızı korumak için neler yapabileceğimizi tartışıyor.

Yazarın kitabının öne çıkan yönü, sermayenin sınıf çelişkilerini nasıl ustaca kullanarak kentleri ranta tahvil ettiğini ortaya koymasıdır diyebiliriz.

Merrifield, Occupy Wall Street ve İspanya’daki Öfkeliler (Indignados) isyanlarının verdiği deneyimden yola çıkarak yeni kent direnişinin imkânlarını araştırıyor.

  • Künye: Andy Merrifield – Yeni Kent Sorunu, çeviren: Duygu Toprak ve Ceren Akyos, Tekin Yayınevi, siyaset, 184 sayfa

Hamide Yiğit (der.) – AKP’nin Suriye Savaşı (2014)

Araştırmacı gazeteciler ile alanlarında uzman isimlerin değerlendirmelerini içeren çalışma, içinden çıkılmaz hale gelmiş Suriye’deki iç savaşı, Batılı güçler ile AKP’nin bölgeye dair siyasetlerini analiz ederek irdeliyor.

Suriye’de sarin gazı saldırısının arka planındaki detayları gün yüzüne çıkaran Amerikalı gazeteci Seymour M. Hersh’ün iki önemli makalesinin de yer aldığı kitap,

  • Suriye’ye müdahalenin perde arkasındaki gerçekleri,
  • Amerika’nın Erdoğan ve Abdullah Gül’le nasıl bir anlaşmaya vardığını,
  • Suriye’deki kimyasal suçlarda ABD ve AKP’nin rolünü tartışıyor,
  • Ve Suriye’ye “cihad “a gidenlere dair bilinmeyenleri aydınlatıyor.

Suriye savaşının kodlarını çözmek için iyi bir kaynak.

  • Künye: Kolektif – AKP’nin Suriye Savaşı, derleyen: Hamide Yiğit, Tekin Yayınevi, siyaset, 224 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – Laiklik Savunulmalıdır (2017)

Yıllar önce de, henüz iktidardaki AKP ile Fethullah Gülen’in arası bozulmadan çok önce, cemaatçi yapının devlet kurumlarında ve siyasette örgütlenmesinin ne denli tehlikeli olduğuna, bunun laikliğin ihlali anlamına geldiğine dair uyarılar yapılıyordu.

Fakat bu uyarılar, eski düzenden yana olanları tutucu refleksleri denip küçümsendi ve dikkate alınmadı.

Cemaatin neredeyse devleti tümüyle ele geçirdiği, artık herkesin malumu.

Bu gerçek, laikliğin neden taviz verilemez bir şekilde savunulması gerektiğinin güncel ve ne yazık ki trajik örneklerinden biri.

İşte Ergin Yıldızoğlu da bu kitabında, laikliğin neden önemli ve vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Yazar, AKP’nin on dört yıllık iktidarını, tamı tamına bu bağlamda bir yeniden okumaya tabi tutuyor.

Kitap,

Siyasal İslamın laiklikle giriştiği savaşı,

AKP’nin AB, demokrasi ve bireysel özgürlükleri kendi çıkarına kullanarak iktidara yerleşmesi,

AKP’nin yükselişinde farklı tutumlar alan kişi ve kesimler,

Ve yaşanan son gelişmelerin laikliği neden önemli kıldığı gibi, pek çok konuyu tartışıyor.

Yıldızoğlu’nun çalışması, AKP iktidarının bir serencamı olarak okunabilir.

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – Laiklik Savunulmalıdır, Tekin Yayınevi, siyaset, 168 sayfa

Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk (2017)

Türkiye’de kadına, ahlak ve din bahanesiyle her gün müdahale ediliyor.

Öyle ki, kadına yönelik şiddete bu müdahaleler sağlam bir zemin hazırlama gibi bir işlev de üstleniyor.

Bazılarının yerinde bir tanımlamayla söylediği gibi, kadın sorunu aslında tamı tamına bir erkek sorunudur.

Zira kadınlar üzerindeki baskılar azaldıkça ve kadınlar özgürleştikçe erkekler de, diğer bir deyişle toplum da özgürleşir.

İşte bu kitapta bir araya getirilen makaleler, kamusal alan ve hukuk perspektiflerinden kadın sorununu tartışmaya açıyor.

Kitapta,

Habermasçı anlamda, kadının Türkiye’de yürüttüğü tanınma mücadelesi,

Feminist kuramların özel alan/kamusal alan ayrımı,

Arendt’in fikirleri bağlamında kamusal alan ve kötülük problemi,

1982 Anayasası’nda ve Türk Ceza Kanunu’nda kadının yeri,

Ve kamusal bir sorun olarak kadına yönelik şiddet gibi pek çok konu irdeleniyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler de şöyle: Ülker Yükselbaba, İ. Burcu Özkan, İrem Erbuyurucu, Meysa Baykal, Ayşegül Huysal ve Elif Koçer.

  • Künye: Kolektif – Kadın, Kamusal Alan ve Hukuk, editör: Ülker Yükselbaba, Tekin Yayınevi, hukuk, 264

Turhan Feyizoğlu – Yılmaz Güney (2014)

Turhan Feyizoğlu’nun yeni bir baskıyla yayınlanan çalışması, Türkiye sinemasının Çirkin Kral’ı Yılmaz Güney’e dair en kapsamlı ve nitelikli biyografilerden biri.

Kitabı için pek çok kaynaktan yararlanmış Feyizoğlu, Yılmaz Güney’in hikâyeciliğinden başlayarak,

Güney’in sinema alanındaki çalışmalarını,

Siyasal etkinliklerini,

Aşk yaşamını,

Hastalığını,

Paris’teki son günlerini ve ölümünü anlatıyor.

Aynı zamanda Güney’in fırtınalı hayatında; siyaset dünyasından sanat camiasına kendisiyle yolu kesişmiş pek çok ünlü ismin karşımıza çıktığı kitap, Güney’in farklı dönemlerinden fotoğraflarına yer veren bir albüm de sunuyor.

  • Künye: Turhan Feyizoğlu – Yılmaz Güney, Tekin Yayınevi, biyografi, 600 sayfa

Sevtap Metin ve Altan Heper – Ceza Hukuku Felsefesine Katkı: Radbruch Formülü (2014)

Yirminci yüzyılın önemli filozoflarından Gustav Radbruch’un ‘Yasal Haksızlık ve Yasaüstü Hukuk’ başlıklı makalesi, çağdaş Batı hukuk felsefesinde çokta tartışılan metinlerden biri.

Yasa ve adalet ayrımını kabul eden hukuk kültürünün, Almanya’yı Nazizme karşı savunmasız bıraktığını söyleyen Radbruch, bireysel hakların devlet tarafından tamamen reddedildiği bir hukuku “mutlak anlamda temelsiz” olarak niteliyor.

İşte eldeki kitap, Radbruch’un söz konusu makalesinde ifade ettiği formülü analiz ediyor, bu formül etrafında dönen tartışmaları özetliyor ve formülün hukuk literatürüne getirdiği katkıları kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Sevtap Metin ve Altan Heper – Ceza Hukuku Felsefesine Katkı: Radbruch Formülü, Tekin Yayınevi, hukuk, 110 sayfa

İlhami Emin – Yürüyen Duvar (2014)

Makedonya doğumlu yazar İlhami Emin’den, Yörük Osman isimli çocuğun arayış ve büyüme serüvenini, Melamilik, Mevlevilik, Alevilik ve Bektaşilik gelenekleriyle harmanlayan bir roman.

Henüz on yaşındaki Osman, dedesi Sufi Mehmet Ağa’nın Melamiliğe dair anlatımlarının da çokça etkisinde kalarak, Usturumca’ya Melamiliği getiren son Melami piri Nur-ül Arabî’yi araştırmaya girişir.

Bu yolculuk, Osman’ın uzak diyarlara varacak yolculuklarının başlangıcıdır.

Yörük Osman, Konya’da Mevlana’yı ziyaret edecek, bazı dini rivayetlerin sırrına ermek için Hacı Bektaş’a gidecek ve son olarak da Toroslarda Kaygusuz Abdal’ın izini sürecektir.

  • Künye: Yürüyen Duvar, İlhami Emin, Tekin Yayınevi, roman, 200 sayfa

Michael Harr – Kim Korkar Çin’den? (2013)

  • KİM KORKAR ÇİN’DEN?, Michael Harr, çeviren: Poyzan Nur Şahiner, Tekin Yayınevi, inceleme, 185 sayfa

KIM

Uluslararası siyaset alanında çalışan Michael Harr’ın ‘Kim Korkar Çin’den?’i, hem Çin’in yumuşak gücüne bir giriş hem de ona karşı gelişen tepkilerin bir analizini yapıyor. Batı’da Çin’e karşı yürürlükte olan anlayışla yüzleşerek kitabına başlayan Harr, Batının Çin’e bakışında kendi geçmişinin, korkularının ve düşünce şeklinin egemen olduğunu belirtiyor. Çin’e karşı olan tepkinin siyasi ve ekonomik gerekçelerinden ziyade kültürel yanına ağırlık veren yazar, Çin’in kalkınma  modellerini, Çin’in yumuşak güç anlayışının ülkede nasıl geliştiğini ve bu yaklaşımın Batı dünyasında nasıl karşılandığını ayrıntılı bir bakışla sorguluyor.

Mathias Roux – Sokrates Yeşil Sahalarda (2013)

  • SOKRATES YEŞİL SAHALARDA, Mathias Roux, çeviren: Barbaros Yanık, Tekin Yayınevi, felsefe, 176 sayfa

 SOKRATES

‘Sokrates Yeşil Sahalarda’, bir futbol maçının farklı dakikalarındaki pozisyonlardan yola koyularak felsefenin temel sorunsallarını tartışıyor. Mathias Roux bunun için, Fransa ve İtalya arasında oynanan 2006 Futbol Dünya Kupası’nın final maçını çıkış noktası olarak alıyor ve düşünce çalışmasını sahanın ve oyuna ait öğelerin çerçevesiyle sınırlı tutmayıp stat, ortamın havası, seyirciler, oyuncular, yorumcular, hakemler ve ekran başındakiler gibi boyutlarla da zenginleştiriyor. Yazar, sporun bir oyun olmak itibariyle eşsiz bir felsefi matris oluşturduğunu, futbolun analiz gücünü ve aklın kullanımını harekete geçirdiğini söylüyor.