Anthony Storr – Müzik ve Zihin (2025)

Anthony Storr, bu kitabında müziğin insan zihnindeki kökenini ve işlevini araştırıyor. Müzik üretme ve müzikten haz alma kapasitesinin biyolojik bir lüks değil, insan deneyiminin temel unsuru olduğunu savunuyor. Storr, müziğin duyguları ifade etme biçimimizi derinleştirdiğini, zaman algımızı düzenlediğini ve kişilerarası bağları güçlendirdiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, müziğin yalnızca estetik bir etkinlik olmadığını, bilişsel süreçleri ve benlik deneyimini şekillendiren bir yapı oluşturduğunu düşündürüyor.

Yazar, müziğin konuşmanın bir türevi olarak değil, kendi başına gelişen bağımsız bir iletişim sistemi olduğunu vurguluyor. Müziğin ritim, tekrar ve yapı yoluyla zihinsel düzen yarattığını, kaotik duyguları bütünleştiren bir çerçeve sunduğunu belirtiyor. Storr, yaratıcılık ile psişik bütünlük arasındaki ilişkiyi değerlendirerek müziğin içsel dünyayı dengede tuttuğunu öne sürüyor. Bu çerçeve, müziğin hem bireysel iyilik halini hem de kolektif uyumu desteklediğini gösteriyor.

‘Müzik ve Zihin’ (‘Music and the Mind’), antropolojiden psikolojiye uzanan geniş bir alanı birleştirerek müziğin insan türünün gelişiminde neden merkezi bir rol oynadığını açıklıyor. Storr’un müziği zihinsel sağlık, bilinç ve toplumsal yaşam bağlamında yorumlaması, eseri alanında önemli kılıyor. Kitap, müziğin biyolojik, kültürel ve duygusal boyutlarını bütünleyen yaklaşımıyla modern müzik psikolojisinin kurucu metinlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle kitap, müziğin insan zihnindeki yerini anlamak isteyenler için temel bir başvuru niteliği taşıyor.

  • Künye: Anthony Storr – Müzik ve Zihin, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları, psikoloji, 312 sayfa, 2025

Jacob Bronowski – İnsanın Yükselişi (2025)

Jacob Bronowski’nin bu eseri, insanın biyolojik bir tür olarak evriminden kültürel ve entelektüel gelişimine uzanan büyük bir ilerleme hikâyesi anlatıyor. Kitap, insanın doğa üzerindeki hâkimiyetini değil, doğayı anlamlandırma sürecindeki yaratıcı çabasını merkeze alıyor. Bronowski’ye göre insanın asıl başarısı, teknolojik araçlarda değil, merak, hayal gücü ve öğrenme yetisinde yatıyor. “İnsanın yükselişi” bu anlamda bir güç hikâyesi değil, bilgiye ve sezgiye dayalı bir keşif yolculuğu olarak sunuluyor.

Yazar, bilimin yalnızca doğayı açıklama yöntemi değil, insanın özgürleşme aracı olduğunu savunuyor. Bilimsel düşünce, insanın hata yapabilme ve bu hataları düzeltme cesaretiyle gelişiyor. Bronowski, Rönesans’tan modern bilime kadar uzanan süreçte sanat, matematik, felsefe ve bilimin birbirini nasıl beslediğini gösteriyor. Galilei, Newton, Darwin ve Einstein gibi figürler, insan aklının evrimsel sürekliliğini temsil ediyor. Her biri, insanın kendi sınırlarını zorlayarak doğa ve kendilik bilgisine katkıda bulunuyor.

‘İnsanın Yükselişi’ (‘The Ascent of Man’), uygarlığın ilerlemesini etik bir sorumlulukla ilişkilendiriyor. Bronowski, bilimsel gücün denetimsiz kaldığında nasıl yıkıcı sonuçlara yol açtığını —özellikle nükleer çağda— hatırlatıyor. Bilgi, ancak merhametle birleştiğinde insana anlam kazandırıyor. İnsanlığın yükselişi, bu nedenle doğayı kontrol altına almak değil, onunla daha bilinçli bir uyum kurmak anlamına geliyor.

‘İnsanın Yükselişi’, bilimin tarihini bir gelişmeler kronolojisi olarak değil, insanlığın kendini tanıma serüveni olarak okuyor. Bronowski’nin dili, bilimi bir laboratuvarın duvarlarından çıkarıp insan ruhunun derinliklerine taşıyor.

  • Künye: Jacob Bronowski – İnsanın Yükselişi, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları, bilim, 320 sayfa, 2025

Beth Shapiro – Mamut Nasıl Klonlanır (2024)

Beth Shapiro’nun ‘Mamut Nasıl Klonlanır: Türdiriltimi Bilimi’ adlı kitabı, soyu tükenmiş hayvanları yeniden hayata döndürme fikrinin bilimsel yönlerini inceliyor.

Kitap, özellikle mamutları yeniden yaratma sürecini detaylı bir şekilde ele alıyor.

Evrimsel biyolog ve “antik DNA” araştırmalarının öncüsü Shapiro, kitabında bu sürecin karmaşık ve zorlu olduğunu, ancak imkânsız olmadığını vurguluyor.

Fosil kalıntılardan elde edilen DNA’ların onarılması, genetik mühendisliği ve uygun bir taşıyıcı annenin bulunması gibi birçok aşamadan bahsediyor.

Kitap, sadece bilimsel bir çalışma değil, aynı zamanda etik tartışmaları da gündeme getiriyor.

Soyu tükenmiş bir türü geri getirmenin doğaya ve ekosisteme etkileri, bu tür bir çalışmanın maliyeti ve etik sınırları gibi konulara da değiniyor.

Kısacası, kitap, de-extinction (tükenmiş türleri yeniden canlandırma) adı verilen bu yeni ve tartışmalı bilimsel alan hakkında meraklılara kapsamlı bir bilgi sunuyor.

  • Künye: Beth Shapiro – Mamut Nasıl Klonlanır: Türdiriltimi Bilimi, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları, bilim, 248 sayfa, 2024

David W. Brown – Görev (2023)

Şimdiye kadar tasarlanan en iddialı bilim projesi olan, NASA’nın güneş sistemimizdeki bilinen ilk uzaylı yaşamının yüzebileceği Jüpiter ayı Europa’ya yaptığı derin uzay görevinin muhteşem bir anlatımı

David W. Brown, bu görevin arka planı sergiliyor ve bu süreçte kilit oyuncular haline gelen mühendis ve bilim insanlarının hikâyelerini aydınlatıyor.

Bilim insanları Dünya dışındaki ilk okyanus olan Europa’yı keşfettiklerinde iki büyük soruları vardı:

“Yaşanabilir mi?” ve “Oraya nasıl gideceğiz?”

Böylece canlı bir ekibin Jüpiter’in okyanus ayı Europa’ya bir misyon düzenlemek için yirmi yıllık macerası başladı.

Ama bu macerada pek çok engelle karşılaştılar: Mars’a inen robotlar NASA’nın kaynaklarını bitirmişti; Beyaz Saray uzay bütçesini kısmak istiyordu; Kongre astronotları mutlaka bir yere, aya veya Mars’a yollamayı kafasına koymuştu.

Jupiter’in kendisi bile bir engeldi, çünkü Europa’yı titreşen, dalgalanan bir radyasyon kuşağıyla sarmıştı ve bir termonükleer patlama sonrasını andıran bir ortam yaratmıştı.

‘Görev’, Homeros tarzında bir modern uzay keşfinin daha önce hiç anlatılmamış hikayesi ve güneş sisteminin gizemli dış gezegenlerini inceleyen bilim insanlarının muhteşem bir portresi.

  • Künye: David W. Brown – Görev: NASA’nın Uzay Programları ve Projeleri, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları, bilim, 456 sayfa, 2023

Ian Stewart – Önemli Matematikçiler (2021)

Matematiğin iki bin yıllık tarihi üzerine çok iyi bir kitap.

Ian Stewart bu ufuk açıcı kitabında, MÖ 250 yılındaki Arşimet’ten Liu Hui’ya, El-Harezmi’den fraktalların babası Benoit Mandelbrot’ya ve 21. yüzyıl matematikçisi William Thurston’a kadar, matematik tarihine damga vurmuş en önemli yirmi beş kişiyi ve çalışmalarını anlatıyor.

Stewart bu isimlerin çalışmalarını bize aktarmakla yetinmiyor, aynı zamanda matematiğin dünyamızı nasıl devrimci bir şekilde dönüştürdüğünü de gözler önüne seriyor.

Babil’den günümüze kadar uzanan kesintisiz bir matematiksel düşünce çizgisi vardır.

Bu çalışma ise, bu sürecin dönüm noktalarını ortaya koyan, harikulade bir matematik tarihi.

  • Künye: Ian Stewart – Önemli Matematikçiler: Çığır Açan Matematikçilerin Hayatları ve Çalışmaları, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları, 652 sayfa, 2021

Robert B. Laughlin – Farklı Bir Evren (2014)

Nobel Fizik ödüllü Robert Laughlin’den, fiziğin temel kanunlarının ortaya çıkışının neşeli ve mizahi bir hikâyesi.

Yazar, kuantum fiziği, sınır kanunu, bilim ve belirsizlik, Schrödinger’in Kedisi, uzay-zaman dokusu, evren, Newton’un efsanevi kanunları gibi pek çok konuyu, her seviyeden okurun anlayabileceği bir üslupla irdeliyor.

  • Künye: Robert B. Laughlin – Farklı Bir Evren, çeviren: Ulaş Apak, Alfa Yayınları