Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü (2010)

12 Eylül darbesiyle beraber, Türkiye sol hareketi içinde bulunan birçok kişi cezaevlerine hapsedilmiş; kaçabilenlerin büyük bir kısmı Avrupa’ya giderken, bir kısmı da Suriye üzerinden Lübnan’a geçmişti.

Lübnan’a gidenler, İsrail’in Filistin’e saldırısına ve Sabra-Şatilla katliamına tanık olacaktı.

İşte ’12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın bu süre zarfında tuttuğu günlüğünden oluşuyor.

Hem acımasız 12 Eylül darbesini hem Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatan kitap, iyi bir tarihi belge niteliğinde.

  • Künye: Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü, Ütopya Yayınları, günlük, 327 sayfa

Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz – Sinemada Tembellik Hakkı (2019)

Zorunlu çalışma ve yaratıcı emek arasındaki ilişki, sinemada kendine nasıl yer buldu?

Nilay Erbalaban Gürbüz, dünya sinemasından, özellikle de Amerikan sinemasından yola çıkarak bu soruya ilgi çekici yanıtlar veriyor.

Popüler filmlerden sanat filmlerine yüzlerce filmi inceleyen Gürbüz, sinemayı felsefi bir perspektifle irdeliyor ve buradan yola çıkarak filmlerin yalnızca kitle eğlencesinin bir parçası olmadığını, onların ardında ne denli zengin zihinsel bir evren olduğunu gözler önüne seriyor.

Nietzsche’den Charlie Chaplin’e, Marx’tan Jim Jarmush’a pek çok ismin karşımıza çıktığı çalışma, her filmin gösterdikleri ya da gizledikleriyle bir anlam ürettiğini, bazı filmlerin ise bunun da ötesine geçerek hareket ve imajlardan oluşmuş bir kuram oluşturduğunu gösteriyor.

‘Sinemada Tembellik Hakkı’, hem sinema tarihi hem de sinema felsefesiyle ilgilenenlerin zevkle okuyacakları bir kitap.

  • Künye: Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz – Sinemada Tembellik Hakkı: Çalışma İdeolojisi ve Amerikan Sineması, Ütopya Yayınevi, sinema, 272 sayfa, 2019

Nihan İlhan ve Serpil Aygün Cengiz – Reklama Düş Olarak Bakmak (2015)

Tüketim, kimlik oluşumunda simgesel bir role sahip.

Nihan İlhan ve Serpil Aygün Cengiz tarafından kaleme alınmış bu kitap da, tüketime olağanüstü katkıda bulunan reklamları, psikanalitik yaklaşımla tartışıyor.

Bilhassa kadın moda dergilerinde yer alan reklamları irdeleyen çalışma, reklamlardaki ürünlerin hangi taktiklerle birer gereksinim nesnesine dönüştürüldüğünü gösteriyor.

Sigmund Freud’un, düşlerimize bakışımızı geri dönüşü olmayan biçimde değiştiren ‘Düşlerin Yorumu’ metninden yola çıkan yazarlar, reklamı yapılan ürünlerin hiçbir gerçek nesneyle doyurulmayacak olan arzu nesnesinin yerine geçirilen gereksinim nesnelerine nasıl dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.

  • Künye: Nihan İlhan ve Serpil Aygün Cengiz – Reklama Düş Olarak Bakmak, Ütopya Yayınları, psikanaliz, 240 sayfa, 2015

Ulaş Başar Gezgin – Çokkültürlü Eğitim (2015)

Barış eğitimi, çokkültürlü eğitim, anadilde eğitim kavramları tam olarak hangi ihtiyaca işaret ediyor?

Ulaş Başar Gezgin’in elimizdeki nitelikli çalışması, söz konusu kavramlar konusunda Türkiye’de sıklıkla tanık olduğumuz kafa karışıklıklarını giderecek pek çok bilgi ve tartışma barındırıyor.

Alternatif bir eğitimin imkânları üzerine düşünmek isteyenler için dört dörtlük bir kaynak.

  • Künye: Ulaş Başar Gezgin – Çokkültürlü Eğitim, Ütopya Yayınları

Adil Okay – Konuşan Fotoğraflar (2009)

Şiir, deneme, öykü ve anı-belgesel türündeki kitaplarıyla bilinen Adil Okay, onuncu kitabı ‘Konuşan Fotoğraflar’da, Türkiye ve dünyadan birçok fotoğrafla okurun karşısına çıkıyor.

Şiir ve metinlerle bezeli fotoğraflarda, dünyanın ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden insan manzaraları yer alıyor.

Sahneye çıkmak için hazırlanan Edith Piaf, evsizler ve alkolikler, Londra’da bir bank, İstanbul’da dilenciler, Galata Kulesi’ndeki Fransız turistler, Paris’teki küçük eylemci kız ve dünyanın değişik şehirlerinden Amerika’nın Irak işgalini protesto eylemleri, bu fotoğraflardan birkaçı.

  • Künye: Adil Okay – Konuşan Fotoğraflar, Ütopya Yayınları, fotoğraf, 160 sayfa

Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü (2008)

’12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın, burada bulunduğu bir buçuk yıllık zaman dilimi içinde tuttuğu günlüğünden oluşuyor.

Günlük, kaleme alındığı zaman dilimi içerisinde, hem 12 Eylül darbesini hem de Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarının ortalarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatıyor.

Okay’ın günlüğü, Türkiye’nin sıkıntılı yakın dönemine dair önemli ayrıntılar sunduğu kadar, aynı zaman diliminde, en çatışmalı dönemlerini yaşayan Güney Lübnan’daki Filistin kamplarında yaşananlara dair tanıklığını sunmasıyla da ilgi çekiyor.

  • Künye: Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü, Ütopya Yayınları, günlük, 301 sayfa

Sibel Özbudun ve Temel Demirer – “Derin” Milliyetçiliğin Siyasal İktisadı (2008)

  • “DERİN” MİLLİYETÇİLİĞİN SİYASAL İKTİSADI, Sibel Özbudun ve Temel Demirer, Ütopya Yayınevi, siyaset, 384 sayfa

İki yazarlı ‘Derin Milliyetçiliğin Siyasal İktisadı’ başlıklı bu kitap, milliyetçiliğin Türkiye devletinin en başat reflekslerinden biri olduğunu ve Susurluk ile Şemdinli gibi deneyimlerin birer “yol kazası”, birer “sapma”dan ziyade, devletin milliyetçi refleksinin en başat örnekleri savunuyor. Yazarlar, yakın zamanda yaşanan Şemdinli ve Susurluk gibi olaylardan çok önce de, derin devlet denen yapının var olduğunu, ülkenin tarihsel arka planını inceleyerek gözler önüne seriyor. Kitap, bu yapıyı kaim kılan resmi ideolojiyi ve bunun beraberinde getirdiği ağır tarihsel faturayı değerlendiriyor.

Erdal Dağtaş – Türkiye’de Sivil İtaatsizlik, Toplumsal Hareketler ve Basın (2008)

  • TÜRKİYE’DE SİVİL İTAATSİZLİK, TOPLUMSAL HAREKETLER VE BASIN, derleyen: Erdal Dağtaş, Ütopya Yayınları, medya, 464 sayfa

‘Türkiye’de Sivil İtaatsizlik, Toplumsal Hareketler ve Basın’, konunun basın tarafından nasıl algılandığına odaklanıyor. Türkiye’de sivil itaatsizliğe dair kaleme alınan yayınların azlığı da düşünüldüğünde, çalışma kuşkusuz, önemli bir rol kazanıyor. Kitap, ‘Sivil İtaatsizlik Kavramı Üzerine Düşünmek’, ‘Türkiye’deki Sivil İtaatsizlik Eylemleri ve Basındaki Rolü’ ve ‘Türkiye’de Toplumsal Hareketler ve Basındaki Sunumlarından Örnekler’ başlıklı üç bölümden oluşuyor. Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler de şöyle: Erdal Dağtaş, Mutlu Binark, Yiğit Ünsay, Aydan Özsoy, Devrim Deniz Erol, Banu Dağtaş, Gamze Göker, Ömer Özer ve Levent Yaylagül.

Mesude Eğilmez – Gelenekten Geleceğe Halk Oyunları (2006)

  • GELENEKTEN GELECEĞE HALK OYUNLARI, Mesude Eğilmez, Ütopya Yayınları, folklor, 171 sayfa

Mesude Eğilmez, ‘Gelenekten Geleceğe Halk Oyunları’nın önsözünde,”Türkiye Halk Oyunlarını, yalnızca tek bir kültüre mal edip, Türk Halk Oyunları şeklinde genelleme ve bunu illere göre adlandırma çabası, ulusal kültürleri homojenmiş gibi görmekten kaynaklanan siyasi bir yaklaşımdır.” diyor. Dolayısıyla Eğilmez’in çalışması, daha çok bu “ulusal kültür” olarak tanımlanan kültürün içinde birbirinden farklı dokulara odaklanıyor. Yazara göre her biri adı olan bir kültürü yansıtan oyun formlarının il oyunlarıyla kavramıyla anılması, oyunun ait olduğu kültürü yok saymakla eşdeğer. Eğilmez, geleneksel oyunların geleceğe nasıl taşınabileceği konusunda da önerilerde bulunuyor.