Robin Leichenko ve Karen O’Brien – İklim ve Toplum (2021)

İklim değişikliği, bütün bir toplumu kökten dönüştürecek büyük bir sorundur.

Robin Leichenko ve Karen O’Brien’ın bu çarpıcı çalışması da, iklim ve toplum arasındaki çok yönlü bağlantıları gözler önüne seriyor.

Konuya dair temel kavramları ortaya koyan çalışma, iklim değişikliğini, araştırma, politika ve eyleme yönelik birleştirici yaklaşımları gerektiren toplumsal bir mesele olarak çerçeveliyor.

İklimin zorluklarına verilen karşılıkları biçimlendirmede dünya görüşlerinin ve inançların oynadığı önemli rollerin altını çizen, daha da önemlisi iklim değişikliğinin toplumsal yönlendiricileri ve etkileri üzerine hem egemen söylemi hem de diğer söylemleri irdeleyen çalışma, iklim değişikliğini hızla değişen bir dünya bağlamına yerleştirmesiyle önemli.

Kitapta, dinamik siyasi, ekonomik ve çevresel bağlamların riskleri nasıl arttırdığı, fakat aynı zamanda, dönüştürücü karşılıklar için nasıl fırsatlar sunduğu da gösteriliyor.

Hem iklim değişikliği ve buna karşı yapılabilecekler hakkında bir giriş kitabı arayanların, hem de bu konulardaki son bilimsel gelişmelerin derli toplu bir sunuşuna ihtiyaç duyanların muhakkak okuması gereken bir kitap.

  • Künye: Robin Leichenko ve Karen O’Brien – İklim ve Toplum: Geleceği Dönüştürmek, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, ekoloji, 368 sayfa, 2021

Manuel Castells – Başka Bir Ekonomi Mümkün (2021)

2008 finansal krizi, neoliberal kapitalizmin iflasını kanıtladı.

Sosyolog Manuel Castells de, tüm ekonomilerin kültürel biçimler olduğu gerçeğinden hareketle, paylaşım ve dayanışmaya dayalı alternatif bir ekonomiyi örgütlemenin imkânları üzerine düşünüyor.

Dünya ekonomisi 2008 finansal kriziyle birlikte bir çöküşün eşiğine gelmişti.

Aradan geçen sürede merkez bankalarının ve hükümetlerin milyarlarca dolarlık müdahaleleriyle çöküş engellense de dünya ekonomisinin büyüme oranları düşük seyretmeye, istihdam yaratma kapasitesi daralmaya ve eşitsizlikler artmaya devam etti.

Bu arada da kapitalizmden başka bir ekonominin mümkün olup olmadığına dair tartışmalar da yaygınlaşmaya başladı.

Bu bağlamda dünyaca ünlü sosyolog Manuel Castells’in bir grup araştırmacı ile birlikte yaptığı çalışmaları derlediği bu kitapta sunulan teorik argümanlarla istatistiki bulgular ve vaka çalışmaları, okuru bir yandan bugünkü sistemin arızaları üzerine düşünmeye bir yandan başka bir ekonomiye dair hayaller kurmaya kışkırtıyor.

  • Çevresel felaketlere yol açan ekonomik büyümenin olmadığı bir sistem tahayyül edebilir miyiz?
  • Piyasaların dışında süregiden armağan ekonomilerinden, bakım emeğinden neler öğrenebiliriz?
  • Blockchain bize ne vaat ediyor?
  • Bitcoin gerçekten geleceğin parası olabilir mi?
  • Finansal hizmetleri bankalar dışında organize edebilir miyiz?
  • Kapitalizmin içerisinde filizlenen alternatif ekonomi pratikleri kalıcı olabilir mi?
  • Yavaş Kent hareketlerinin dirençliliği geleceğe yönelik neler anlatıyor?

Bu ve bunun gibi önemli soruları tartışan çalışma, sosyoloji, ekonomi ve genel anlamda sosyal bilimler alanlarındaki öğrencilere, bilim insanlarına ve toplumların ve ekonomilerin günümüzde nasıl değiştiğini kavramak isteyen her okura hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Manuel Castells – Başka Bir Ekonomi Mümkün: Ekonomik Sistem Alternatiflerine Dair Tartışmalar, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, iktisat, 304 sayfa, 2021

Ayşe Gül Toprak – Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü (2021)

Dijital medya teknolojileri, mekân algımızı nasıl dönüştürüyor?

Ayşe Gül Toprak, içinde yaşadığımız fiziksel mekânların dijital dünyada nasıl köklü biçimde değişime uğradığını gözler önüne seriyor.

Dijital iletişim ve medya teknolojileri toplumsal yaşamın en önemli boyutlarından olan mekânı yaşama, algılama ve deneyimleme biçimlerimizi etkiliyor.

‘Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü’ de, dijitalleşme ile gündeme gelen söz konusu mekânsal eğilimler üzerine düşünüyor.

Dijital mekân ve fiziksel mekânın birlikteliği ile oluşan melez mekânların genel anlamda mekânı algılama ve deneyimleme biçimlerimizi nasıl çarpıcı bir biçimde dönüştürdüğünü ele alan Toprak, hem bu dönüşümün yarattığı olanakları hem de ortaya çıkardığı sorunları çok yönlü bir şekilde irdeliyor.

  • Künye: Ayşe Gül Toprak – Dijital Medya ve Mekânın Dönüşümü, Ütopya Yayınları, medya çalışmaları, 288 sayfa, 2021

Noam Chomsky ve Robert Pollin – İklim Krizi ve Küresel Yeşil Yeni Düzen (2021)

Noam Chomsky ve Robert Pollin’den ağırlaşan iklim felaketinin çözümü için ufuk açıcı öneriler.

Yazarlar hem iklim değişikliğinin insanlığı ve dünyayı sürükleyeceği yıkımın boyutlarını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor hem de bunun olumsuz sonuçlarını telafi edebilecek politik ve ekonomik çözümler sıralıyor.

Dünya’nın büyük kısmı, üstelik çok da uzak olmayan bir gelecekte şiddetli hava şartlarının, kuraklığın, yükselen deniz seviyelerinin ve mahsul kıtlığının altında yaşama elverişsiz hale gelecek.

Chomsky ve Pollin’e göre, yeşil bir ekonomiye geçişin ekonomik felaket ve işsizlik yaratacağına dair korku yersizdir ve tam da bu sahte kaygı iklim inkârcılığını teşvik etmektedir.

İnsanlığın önümüzdeki otuz yıl içinde fosil yakıt yakmaya bir son vermesi ve bunu da özellikle çalışan insanların yaşam standartlarını ve fırsatlarını artıran yollardan yapması gerektiğini belirten yazarlar, “Yeşil Yeni Düzen”in ortaya koyduğu hedeflerin bütünüyle uygulanabilir olduğunu belirtiyorlar.

  • Künye: Noam Chomsky ve Robert Pollin – İklim Krizi ve Küresel Yeşil Yeni Düzen, çeviren: Onur Orhangazi, Ütopya Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2021

Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü (2010)

12 Eylül darbesiyle beraber, Türkiye sol hareketi içinde bulunan birçok kişi cezaevlerine hapsedilmiş; kaçabilenlerin büyük bir kısmı Avrupa’ya giderken, bir kısmı da Suriye üzerinden Lübnan’a geçmişti.

Lübnan’a gidenler, İsrail’in Filistin’e saldırısına ve Sabra-Şatilla katliamına tanık olacaktı.

İşte ’12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın bu süre zarfında tuttuğu günlüğünden oluşuyor.

Hem acımasız 12 Eylül darbesini hem Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatan kitap, iyi bir tarihi belge niteliğinde.

  • Künye: Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü, Ütopya Yayınları, günlük, 327 sayfa

Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz – Sinemada Tembellik Hakkı (2019)

Zorunlu çalışma ve yaratıcı emek arasındaki ilişki, sinemada kendine nasıl yer buldu?

Nilay Erbalaban Gürbüz, dünya sinemasından, özellikle de Amerikan sinemasından yola çıkarak bu soruya ilgi çekici yanıtlar veriyor.

Popüler filmlerden sanat filmlerine yüzlerce filmi inceleyen Gürbüz, sinemayı felsefi bir perspektifle irdeliyor ve buradan yola çıkarak filmlerin yalnızca kitle eğlencesinin bir parçası olmadığını, onların ardında ne denli zengin zihinsel bir evren olduğunu gözler önüne seriyor.

Nietzsche’den Charlie Chaplin’e, Marx’tan Jim Jarmush’a pek çok ismin karşımıza çıktığı çalışma, her filmin gösterdikleri ya da gizledikleriyle bir anlam ürettiğini, bazı filmlerin ise bunun da ötesine geçerek hareket ve imajlardan oluşmuş bir kuram oluşturduğunu gösteriyor.

‘Sinemada Tembellik Hakkı’, hem sinema tarihi hem de sinema felsefesiyle ilgilenenlerin zevkle okuyacakları bir kitap.

  • Künye: Ö. Nilay Erbalaban Gürbüz – Sinemada Tembellik Hakkı: Çalışma İdeolojisi ve Amerikan Sineması, Ütopya Yayınevi, sinema, 272 sayfa, 2019

Nihan İlhan ve Serpil Aygün Cengiz – Reklama Düş Olarak Bakmak (2015)

Tüketim, kimlik oluşumunda simgesel bir role sahip.

Nihan İlhan ve Serpil Aygün Cengiz tarafından kaleme alınmış bu kitap da, tüketime olağanüstü katkıda bulunan reklamları, psikanalitik yaklaşımla tartışıyor.

Bilhassa kadın moda dergilerinde yer alan reklamları irdeleyen çalışma, reklamlardaki ürünlerin hangi taktiklerle birer gereksinim nesnesine dönüştürüldüğünü gösteriyor.

Sigmund Freud’un, düşlerimize bakışımızı geri dönüşü olmayan biçimde değiştiren ‘Düşlerin Yorumu’ metninden yola çıkan yazarlar, reklamı yapılan ürünlerin hiçbir gerçek nesneyle doyurulmayacak olan arzu nesnesinin yerine geçirilen gereksinim nesnelerine nasıl dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.

  • Künye: Nihan İlhan ve Serpil Aygün Cengiz – Reklama Düş Olarak Bakmak, Ütopya Yayınları, psikanaliz, 240 sayfa, 2015

Ulaş Başar Gezgin – Çokkültürlü Eğitim (2015)

Barış eğitimi, çokkültürlü eğitim, anadilde eğitim kavramları tam olarak hangi ihtiyaca işaret ediyor?

Ulaş Başar Gezgin’in elimizdeki nitelikli çalışması, söz konusu kavramlar konusunda Türkiye’de sıklıkla tanık olduğumuz kafa karışıklıklarını giderecek pek çok bilgi ve tartışma barındırıyor.

Alternatif bir eğitimin imkânları üzerine düşünmek isteyenler için dört dörtlük bir kaynak.

  • Künye: Ulaş Başar Gezgin – Çokkültürlü Eğitim, Ütopya Yayınları

Adil Okay – Konuşan Fotoğraflar (2009)

Şiir, deneme, öykü ve anı-belgesel türündeki kitaplarıyla bilinen Adil Okay, onuncu kitabı ‘Konuşan Fotoğraflar’da, Türkiye ve dünyadan birçok fotoğrafla okurun karşısına çıkıyor.

Şiir ve metinlerle bezeli fotoğraflarda, dünyanın ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden insan manzaraları yer alıyor.

Sahneye çıkmak için hazırlanan Edith Piaf, evsizler ve alkolikler, Londra’da bir bank, İstanbul’da dilenciler, Galata Kulesi’ndeki Fransız turistler, Paris’teki küçük eylemci kız ve dünyanın değişik şehirlerinden Amerika’nın Irak işgalini protesto eylemleri, bu fotoğraflardan birkaçı.

  • Künye: Adil Okay – Konuşan Fotoğraflar, Ütopya Yayınları, fotoğraf, 160 sayfa

Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü (2008)

’12 Eylül ve Filistin Günlüğü’, 12 Eylül darbesi yapıldıktan sonra Lübnan’a kaçan ve orada İsrail-Filistin savaşına tanık olan Adil Okay’ın, burada bulunduğu bir buçuk yıllık zaman dilimi içinde tuttuğu günlüğünden oluşuyor.

Günlük, kaleme alındığı zaman dilimi içerisinde, hem 12 Eylül darbesini hem de Filistin’de yaşanan savaşı, o zamanlar henüz yirmili yaşlarının ortalarında bir genç olan Okay’ın gözlerinden anlatıyor.

Okay’ın günlüğü, Türkiye’nin sıkıntılı yakın dönemine dair önemli ayrıntılar sunduğu kadar, aynı zaman diliminde, en çatışmalı dönemlerini yaşayan Güney Lübnan’daki Filistin kamplarında yaşananlara dair tanıklığını sunmasıyla da ilgi çekiyor.

  • Künye: Adil Okay – 12 Eylül ve Filistin Günlüğü, Ütopya Yayınları, günlük, 301 sayfa