Kolektif – Cézanne (2009)

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan ‘Cézanne’, 19. yüzyılın en karmaşık ressamlarından Paul Cézanne’ın sanatına odaklanıyor.

1839’da Aix-en-Provence’ta doğan Cézanne, özellikle 20. yüzyıl başlarında Matisse, Picasso, Braque, Vlaminck ve Derain gibi avangard sanatçılar tarafından ciddiye alınmaya başlandı.

Oysa kariyeri boyunca geliştirdiği ve yapıtlarının hiçbirinde bütünlüklü olarak somutlaştırmadığı özgün sanatsal yöntemiyle Cézanne, yaşarken hak ettiği ilgiyi alamamıştı.

Bu eser, “Sanat hakkında hüküm vermem gerektiğinde, resmimi alıp bir ağacın ya da bir çiçeğin, Tanrı’nın yarattığı bir nesnenin yanına koyarım. Ortada bir uyum yoksa sanat da yok demektir.” diyen öncü bir ismin sanatını irdeliyor.

  • Künye: Kolektif – Cézanne, çeviren: Cem İleri, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 255 sayfa

Sait Faik Abasıyanık – Bütün Eserleri (2009)

‘Bütün Eserleri’nde, Sait Faik Abasıyanık’ın hayattayken yayımlanmış tüm kitaplarıyla birlikte dergi ve gazetelerde kalmış, kitaplaşmamış öykü, şiir, deneme, yazı ve röportajları yer alıyor.

Eser için bir araya getirilen kitapların, Abasıyanık hayattayken yapılmış son baskıları esas alınmış.

Yazarın ölümünden sonra kitaplaştırılmış ya da süreli yayınlarda kalmış öykü, deneme, röportaj ve yazıların ise süreli yayınlardaki biçimleri korunmuş.

Abasıyanık’ın bütün eserlerini tek ciltte bulabileceğimiz elimizdeki edisyon, kaliteli ve şık baskısıyla da koleksiyonlara yakışır cinsten.

Bir yazı ustasının büyük külliyatını tek ciltte görmek isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: Sait Faik Abasıyanık – Bütün Eserleri, Yapı Kredi Yayınları, edebiyat, 1779 sayfa

Sergen Çirkin – Güney Sibirya Arkeolojisi ve Şamanizm (2019)

Sert ve zorlu bir iklime sahip Sibirya, yaklaşık 13 milyon kilometrelik yüzölçümüne sahip.

Arkeolog Sergen Çirkin’in eldeki çalışması ise, Sibirya coğrafyasının güney hattının arkeolojisi ve buna ek olarak bu bölgedeki kültür ve inançlar hakkında iyi bir rehber.

Çirkin burada, özellikle Şamanizm ve atalar kültü gibi inançları kapsamlı bir şekilde irdeliyor ve daha da önemlisi bunları, bölgeye dair arkeolojik bulgular ve etnografik verilerle zenginleştiriyor.

Tarih öncesinden modern çağa uzanan Şamanizmin nasıl bir inanç sistemi olduğu ve bu inanç sisteminin bugün Ural-Altay halklarının gündelik hayatları ve bilinçaltlarında nasıl yer ettiği hakkında aydınlanmak isteyenler kaçırmasın.

  • Künye: Sergen Çirkin – Güney Sibirya Arkeolojisi ve Şamanizm, Yapı Kredi Yayınları, arkeoloji, 480 sayfa, 2019

Marc Augé – Unutma Biçimleri (2019)

Antropoloji ve edebiyatın iyi bir bireşimi olan bu kitap, mevcut yaşamımızdaki unutma biçimlerimiz üzerine düşünüyor.

Unutmanın, toplum için olduğu kadar birey için de bir zorunluluk olduğunu belirten Augé, içinde bulunulan zamanın, şu anın ve bekleyişin tadına varmak için unutmayı bilmek gerektiğini söylüyor.

Yazara göre, unutmak aynı zamanda bellek için de bir ihtiyaçtır.

Zira uzak geçmişe ulaşabilmek için yakın geçmişi unutmak gerekir.

Dünyanın farklı coğrafyalarında, gelişmiş toplumlar ile azgelişmiş toplumlardaki unutma biçimlerini karşılaştırmalı bir şekilde ele alması, kitabı özgün kılan hususların başında geliyor.

Kitapta, bellekte içkin olarak bulunan “unutma”dan Afrika kabilelerindeki ayin deneyimleri sonrası yaşanan “unutma” deneyimine kadar, insan zihninin bu ilginç özelliğinin izi sürülüyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Faşist, bellekten yoksundur. Hiçbir şeyden ders almaz. Başka bir deyişle hiçbir şeyi unutmaz, kendi takıntılarının kesintisiz şimdiki zamanında yaşamaya devam eder.”

  • Künye: Marc Augé – Unutma Biçimleri, çeviren: Mehmet Sert, Yapı Kredi Yayınları, antropoloji, 80 sayfa, 2019

Tarık Dursun K. – Gönlümün Bir Parçası (2009)

‘Karanfilli Hikâye’den sonra yayımlanan ‘Gönlümün Bir Parçası’, Tarık Dursun K.’nın toplu öykülerinin ikinci cildi.

Tarık Dursun K., ömrünü yazıya adamış üretken kalemlerden.

1955’te yayımlanan ilk kitabı ‘Hasangiller’i öyküler, romanlar, denemeler, çocuk kitapları, çeviriler ve senaryolardan oluşan birçok eser izledi.

Toplu öykülerden oluşan bu ciltte, Tarık Dursun K.’nın ‘İmbatla Dol Kalbim’, ‘Ona Sevdiğimi Söyle’, ‘Ömrüm, Ömrüm…’, ‘Aşk, Allahaısmarladık’, ‘Yaz Öpüşleri’, ‘Dulevi’ ve ‘Hepsi Hikâye’ adlı kitaplarını bir araya geliyor.

Yazarın öykücülüğünün son perdesi olan eserin, Tarık Dursun’u yeniden keşfetmek için harika bir fırsat olduğunu söyleyelim.

  • Künye: Tarık Dursun K. – Gönlümün Bir Parçası, Yapı Kredi Yayınlar, öykü, 757 sayfa

Kolektif – Renoir (2009)

Kaliteli bir baskıyla yayımlanan ‘Renoir’, kadın bedeninin büyük izlenimci ressamı Pierre Auguste Renoir’ın sanatına odaklanıyor.

Kitaptaki eserler, erken dönemlerinde Seine nehri kenarında ve bahçelerde yaptığı açık hava resimlerinin yanı sıra, “nü”ler ve aktris Jeanne Samary’nin biri portre diğeri boydan iki resmini içeriyor.

Tamamı renkli röprodüksiyonlar içeren kitap, Renoir’ın en ünlü tablolarının yanı sıra, az bilinen eserlerinden bazılarını da görme fırsatı sunuyor.

Eldeki kitap, Batı resminin bu usta isminin çalışmalarına hayran olanlar kadar, Renoir’ın eserleriyle yeni tanışanlar için de iyi bir başlangıç. Çoğunlukla, Renoir’ın 1870’lere ve 1880’lere ait resimlerinden oluşan kitapta ayrıca, sanatçının diğerlerinden farklı bir manzara resmi de yer alıyor.

Sanatçının canlı ve coşkulu renk dünyasını bir kere daha gözlemek için iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Renoir, çeviren: Betül Kadıoğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 255 sayfa

Yüksel Arslan ve Ferit Edgü – “Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok” (2015)

Biri yazmaya düşkün bir çizer, diğeri çizime düşkün bir yazarın mektuplaşmaları.

1957-2008 arasını kapsayan bu mektuplar, bu iki ünlü ismin sanat yaklaşımını ortaya koyduğu gibi, dönemin sanat ortamına dair pek çok detay barındırıyor.

Kitap, Yüksel Arslan’ın metin dışı 40 deseniyle de zenginleşmiş.

Yüksel Arslan, Ferit Edgü arasındaki yazışmalar, çizerin askerliğini yaptığı (Eleşkirt 1957) yıl başlıyor.

Yine bu bölümde, Ferit Edgü Paris’e gittiğinde Yüksel Arslan’ın kendisine gönderdiği “çiziktirmeler” yer alıyor.

İkinci bölümde, 1975-2008 tarihleri arasında karşılıklı mektuplaşmalar, üçüncü bölümde ise, fotoğraf albümü, imzalı kataloglar, kitaplar ve Ferit Edgü’nün ikinci kitabı ‘Bozgun’ için Yüksel Arslan’ın yaptığı desenler yer alıyor.

  • Künye: Yüksel Arslan ve Ferit Edgü – “Batı Kültürü Önünde Hiçbir Saplantım Yok”, Yapı Kredi Yayınları, mektup, 308 sayfa, 2015

Jale N. Erzen – Üç Habitus (2015)

Üç habitus olarak tanımladığı “yeryüzü”, “kent” ve “yapı”yı, semboller, metaforlar ve psikolojik etkiler açısından irdeleyen bir çalışma.

Jale Erzen, insanın yeryüzü ile kurduğu ilişkiyi, doğayı algılamamız ile sanat ya da insan ürünlerini algılamamız arasındaki farkı, su ve toprağın sembolik niteliklerini, kent yaşamının sosyal/biçimsel yönlerini tartışmakta.

  • Künye: Jale N. Erzen – Üç Habitus, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 288 sayfa, 2015

Feridun Oral – Bu Kış Kimse Üşümeyecek (2015)

Küçük kır faresi bir sabah üşüyerek uyanır. Kahramanımız yakacak çalı çırpı bulmak amacıyla karlarla kaplı ormanda bir yolculuğa çıkar.

Fare, yolculuğunda ilginç olaylar yaşayacağı gibi, arkadaşları tavşan, tilki ve ayı sayesinde dostluğun ve dayanışmanın gücüne bir kez daha tanık olacaktır.

Feridun Oral’ın hem yazıp hem çizdiği sımsıcak bir hikâye.

  • Künye: Feridun Oral – Bu Kış Kimse Üşümeyecek, Yapı Kredi Yayınları

Marianna Yerasimos – İstanbullu Rum Bir Ailenin Mutfak Serüveni (2019)

Rum mutfağı dünyanın en özgün yemeklerine sahiptir.

Bu kitabın yazarı Marianna Yerasimos da, İstanbul’un Rum azınlığına mensup ailesinin mutfak kapısından bakarak hikâyesini tarifler ve anılarla zenginleştirerek anlatıyor.

Çalışma beş bölümden oluşuyor.

İlk bölümde Yerasimos’un babaannesinden ve onun Kapadokya mirasından gelen yemekler anlatılıyor.

İkinci bölüm yazarın anneannesinden, üçüncü bölüm annesinden öğrendiği yemeklere yer veriyor.

Dördüncü bölüm babasından ve son bölüm ise akrabalardan öğrenilen yemeklerden oluşuyor.

Kitapta pırasalı patates çorbasından çiroz köftesine, gümüşbalığı omletinden midye salmasına, tavuk “milanez”den galatoburekoya birbirinden lezzetli tariflerle karşılaşıyoruz.

Yerasimos bununla da yetinmeyerek tariflerini ilginç hikâye ve anılarla da zenginleştiriyor.

Yeramimos’un kitabı, Rumların özgün kültürel yaşamlarına daha yakından bakmak için her yönüyle harika bir eser.

Kitabın sonunda ise, İstanbul Rumlarının dünyasını zengin bir bakışla izlediği bir yazısı ile 1950’lerin Yunanca popüler şarkılarından bir seçki de yer alıyor.

  • Künye: Marianna Yerasimos – İstanbullu Rum Bir Ailenin Mutfak Serüveni: Tarifler, Hikâyeler, Anılar, Yapı Kredi Yayınları, yemek, 304 sayfa, 2019