Juan Ramón Jiménez – Platero ile Ben (2007)

  • PLATERO İLE BEN, Juan Ramón Jiménez, çeviren: Akşit Göktürk ve Ayşe Nihal Akbulut, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 189 sayfa

Çağdaş İspanyol şiirinin kurucularından, 1956 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Juan Ramón Jiménez’in bu kitabı, 2002 yılında K Kitaplığı’ndan çıkmıştı. Uzun zamandır baskısı tükenen kitabın yeni edisyonu, eserin tam metninin çevirisinden oluşuyor. Akşit Göktürk’ün büyük bir bölümünü çevirdiği fakat tamamlanamayan ‘Platero ile Ben’, Göktürk’ün öğrencisi Ayşe Nihal Akbulut tarafından tamamlandı. Bu, ‘Platero ile Ben’ için sevinç verici bir gelişme. Çünkü kitap, dile getirdiği insanca duyarlıkla büyük ilgi uyandıran klasikleşmiş bir eser. Kitap, “güzellik” uğruna yollara düşmüş üzgün bir ozanla, onun şen eşeğinin öyküsünü anlatıyor.

Alberto Manguel – Okuma Günlüğü (2007)

  • OKUMA GÜNLÜĞÜ, Alberto Manguel, çeviren: Mehmet H. Doğan, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 205 sayfa

Alberto Manguel’in ‘Okuma Günlüğü’, okurlara, yazarlara, eleştirmenlerin, kısacası kitapla yolu kesişen herkese hitap edecek denemelerden oluşuyor. Yazar, editör ve çevirmen olan Manguel’i, aynı zamanda, “profesyonel okur” olarak tanımlamak da mümkün. Manguel, kitabını bir yıl içinde, her aya bir kitap gelecek şekilde kaleme almış. Adolfo Bioy Casares’in ‘Morel’in Buluşu’, H. G. Wells’in ‘Dr. Morreau’nun Adası’, Rudyard Kipling’in ‘Kim’i, Chateaubriand’nın ‘Mezar Ötesinden Anılar’ı, Arthur Conan Doyle’un ‘Dörtlerin Simgesi’, Goethe’nin ‘Gönül Yakınlıkları’, Kenneth Grahame’ın ‘Söğütlükte Rüzgâr’ ve Cervantes’in ‘Don Quijote’u, Manguel’in kalemine konuk ettiği birkaç eser.

Henri Stierlin – İmanın ve İktidarın Hizmetinde İslam Mimarisi (2006)

  • İMANIN VE İKTİDARIN HİZMETİNDE İSLAM MİMARİSİ, Henri Stierlin, çeviren: Ali Berktay, Yapı Kredi Yayınları, mimari, 159 sayfa

Mimarlık tarihçisi Henri Stierlin, ‘İslam Mimarisi’nde, Müslüman yapılarının çok sayıdaki figürlerini, biçimlerini betimleyip açıklıyor ve bunu yaparken de, on yüzyılı aşkın bir süre boyunca görkemli bir atılım ve solukla yaşayan canlı bir sanatın hiç değişmeyen yanlarını ve sonsuz denebilecek çeşitlemelerini sunuyor. İslam dini, çok sayıda örnekten de anlaşılacağı gibi, doğduğu 7. yüzyıldan itibaren görkemli bir mimari geliştirmişti. Stierlin’in çalışması, Emeviler, Abbasiler, İranlılar, Selçuklular, Büyük Moğol İmparatorluğu, Osmanlılar gibi çok farklı bileşenlerce zenginleştirilen bu görkemli mimarinin izini sürüyor.

Ahmet Hamdi Tanpınar – XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (2006)

  • XIX. ASIR TÜRK EDEBİYATI TARİHİ, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 566 sayfa

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, ‘XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi’, bir giriş yazısından sonra, Lâle Devri’nden başlayıp Tanzimat’a kadar uzanan batılılaşma hareketlerinin ele alınmasıyla devam ediyor. Kitap ardından, dönem edebiyatını kapsamlı bir bakışla irdelemeye koyuluyor. Bundan sonra Tanzimat dönemi edebiyatı ve ‘Yeniliğin Üç Büyük Muharriri’ başlığı altında Ahmed Cevdet Paşa, Münif Paşa ve bilhassa Şinasi üzerinde duruluyor. Yeni Osmanlılar Cemiyeti’ni bağımsız bir başlık altında değerlendiren Tanpınar, burada Ali Suavi’yi ele aldıktan sonra ‘Nevilerin Gelişmesi’ başlığı altında, o dönem Türk edebiyatında kullanılan yeni edebi türleri anlatıyor.

Teo Grünberg – Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme (2006)

  • ANLAM KAVRAMI ÜZERİNE BİR DENEME, Teo Grünberg, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 383 sayfa

‘Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme’, Teo Grünberg’in 1963 yılında kaleme aldığı doktora tezi ve ilk baskısı 1970 yılında yapılmıştı. Grünberg bu çalışmasında, “anlam” kavramı ile felsefe arasındaki bağı örneklerle belgelemeye çalışıyor. Kitap bir giriş dışında, “Felsefe ve Anlam”, “Anlam’ın Anlamları ve Semantik” ve “Tanımlama ve Anlama” başlıklı üç bölümden oluşuyor. Grünberg’in çalışması, anlam kavramı ile felsefe arasında bir bağ kurması dışında, Türkiye’de o zamanlar için yeni sayılabilecek bir konuyu, Semantik’in yeni bulgularını kullanmıştı. Kitabın ilk baskısında yer alan, Doç. Dr. Hüseyin Batuhan’ın açıklayıcı önsözü, bu yeni basımda da bulunuyor.

Mehmet H. Doğan – Yazının Bir Çağı (2006)

  • YAZININ BİR ÇAĞI, Mehmet H. Doğan, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 369 sayfa

Ağırlıklı olarak şiir üzerine yazılan denemelerden oluşan ‘Yazının Bir Çağı’, Mehmet H. Doğan’ın, 1968 ve 1998 yılları arasında kaleme aldığı yazılarından bir seçmeyi içeriyor. Doğan, çevirileri, hazırladığı şiir seçkileri ve özellikle de denemeleri Türkiye edebiyatının önemli bir ismi. Bu seçme, “Tekrarın Tekrarı”, “Birikime Dayanmak”, “Şiirin Yalnızlığı”, “Çağının Tanığı Olmak”, “Yazıdan Bakmak”, “Şiir ve Eleştiri” ve “Şiir, Bugün” gibi yedi bölümden oluşuyor. Denemeler, Behçet Necatigil’den Melih Cevdet Anday’a, Nâzım Hikmet’ten Edip Cansever’e, Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan Enis Batur’a, modern Türk şiiri üzerine, Doğan’ın yapıt odaklı eleştirel düşüncelerini içeriyor.

Ali Püsküllüoğlu – Yaşar Kemal Sözlüğü (2006)

  • YAŞAR KEMAL SÖZLÜĞÜ, Ali Püsküllüoğlu, Yapı Kredi Yayınları, sözlük, 125 sayfa

Ali Püsküllüoğlu’nun ‘Yaşar Kemal Sözlüğü’nün ilk baskısı 1974 yılında yapılmış ve yazarın yirmi yedi eseri taranmıştı. Kitabın bu baskısı yeni maddelerle zenginleştirildi, geliştirildi. Yaşar Kemal, Türkiye edebiyatının evrensel ölçekte bir yazarı. Bu sözlükse, Yaşar Kemal edebiyatının daha iyi anlaşılabilmesi için bir kaynak vazifesi görüyor. Sözlüğün bir diğer önemi, Yaşar Kemal’in metinlerinde kullandığı bölgesel dil öğelerine de yer veriyor olması. Yaşar Kemal’in bu bölgesel dil öğelerinin daha sonra genel dile geçtiği, ortak dile sindiği söylenebilir. İşte bu öğelerin ne olduğunu, tam olarak ne anlama geldiğini göstermek elimizdeki sözlüğün asıl amacı. Sözlük Püsküllüoğlu’nun deyimiyle “bu bölgesel sözlerin bir sözlüğüdür.” Kitapta Püsküllüoğlu dışında Emre Kongar, Ceyhun Atuf Kansu, Selim İleri, Muzaffer Uyguner ve Emin Özdemir tarafından kaleme alınan yazılar da bulunuyor.

Gerard Donovan – Schopenhauer’in Teleskopu (2006)

  • SCHOPENHAUER’İN TELESKOPU, Gerard Donovan, çeviren: Nazmi Ağıl, Yapı Kredi Yayınları, roman, 284 sayfa

‘Schopenhauer’in Teleskopu’ İrlandalı şair Gerard Donovan’ın ilk romanı. Donovan, 2. Dünya Savaşı esnasındaki Avrupa’da geçen romanında, Öğretmen ve Fırıncı isimli iki karakteri üzerinden, şiddetle iç içe geçmiş insanlık durumunu sorgular. Buradaki iki kahraman, işgal altındaki bölgeden alınıp, askerlerin gözetimi altında ücra bir tarlaya getirilir. Kahramanlardan biri kuyu kazarken, diğeri de onun başında beklemeye başlar. Romanın ilginç yönü, kurguya felsefi bakış açısının yedirilmesidir denebilir. Burada iki kahraman arasında geçen diyalog, insanın varoluş sorununa ve şiddete, tarihi çerçeveyi olabildiğince geniş tutarak odaklanıyor.

Necmi Sönmez – Sanat Hayatı İçerir mi? (2006)

  • SANAT HAYATI İÇERİR Mİ?, Necmi Sönmez, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 299 sayfa

Sanat eleştirmeni ve küratör Necmi Sönmez ‘Sanat Hayatı İçerir mi?’de, klasik modern ustaları, uluslararası ve Türk sanatçıları, güncel sergileri ve fotografik imgeleri inceleyen sergi eleştirilerine yer veriyor. Sönmez’in 1987-2000 yılları arasında kaleme aldığı yazılarından yaptığı bu seçki; Matisse, Paul Klee, Ljubov Nopova gibi klasik modernlerden, Thomas Bayrle, Tony Oursler, Joseph Kosuth gibi uluslararası çağdaş sanatçılara; Tiraje Dikmen, Albert Bitran, Ayşe Erkmen gibi çağdaş Türk sanatçılardan “manifesta” ve “documenta” gibi uluslararası güncel sergilere ve Manuel Alvarez Bravo, Man Ray, Lütfü Özkök’ün fotografik çalışmalarına uzanan birçok konuya değiniyor.

Abdülhak Şinasi Hisar – Geçmiş Zaman Fıkraları (2006)

  • GEÇMİŞ ZAMAN FIKRALARI, Abdülhak Şinasi Hisar, Yapı Kredi Yayınları, mizah, 176 sayfa

Abdülhak Şinasi Hisar, Cumhuriyet dönemi yazarı olmasına rağmen, dil ve üslup bakımından Meşrutiyet kuşağına bağlı kalmasıyla ve bütün yapıtlarının esas olarak “hatıra”ya dayalı olmasıyla bilinir. ‘Geçmiş Zaman Fıkraları’, yine “hatıra”ya dayalı olan ve Türk edebiyatının bu önemli isminin karakteristik üslubuyla bezenmiş bir eser. Bir çeşit sosyal tarih araştırması olarak da düşünülebilecek bu kitap, 3. Selim döneminden Meşrutiyet yıllarına kadar, üç bölüm halinde, tarihte iz bırakmış kişilere ilişkin çok sayıda fıkra ve anekdot içeriyor. Hisar’ın genel olarak mizaha meyilli kalemi, bu kitabın ana çerçevesi olduğundan, kendini daha bir hissettiriyor.