Mustafa Kemal Atatürk – Belgeler, Elyazısıyla Notlar, Yazışmalar (2017)

Büyük bir kısmı Atatürk’ün kendi elyazısıyla yazdığı, Yapı ve Kredi Bankası Arşivi’nde bulunan Atatürk’le ilgili belgelerden bir derleme.

Kitapta,

  • Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri tarafından tutulmuş küçük bir defterdeki 1. Dünya Savaşı sırasındaki yazışmaları,
  • Birinci Meclis’e mebus yollamak istemeyen Yozgat eşrafının mektubu,
  • Mustafa Kemal Paşa’nın Meclis Başkanı seçilmesinden sonra yaptığı konuşmanın metni,
  • Mustafa Kemal Paşa’nın Arif Oruç’la mektuplaşması,
  • Şehzade Ömer Faruk Efendi’nin Anadolu’ya geçmesiyle ilgili yazışmalar,
  • Londra Konferansı hakkında Mustafa Kemal Paşa’nın yazısı,
  • Cemal Paşa’nın Paris’teki temaslarıyla ilgili Mustafa Kemal Paşa’ya mektupları,
  • Başkumandanlık tartışmalarıyla ilgili muhaliflerin eleştirilerine cevaplar,
  • Saltanatın kaldırılması hakkında Meclis’te yaptığı konuşmanın kendi elyazısıyla notları,
  • Ve İsmet İnönü’nün başbakanlıktan ayrıldıktan sonra CHP grubunda yaptığı konuşma gibi çok sayıda metin orijinalleriyle birlikte yer alıyor.

Mustafa Kemal Atatürk külliyatına önemli bir katkı olarak her arşivde muhakkak bulunması gereken bir kaynak.

  • Künye: Mustafa Kemal Atatürk – Belgeler, Elyazısıyla Notlar, Yazışmalar hazırlayan: Yücel Demirel, Yapı Kredi Yayınları, arşiv, 380 sayfa

Bart Beaty – Sanat Karşısında Çizgi Roman (2017)

Çizgi roman üretiminin şimdi sanat dünyasıyla daha yakın doğrultuda olmasının anlamı nedir?

Yirminci yüzyılın önemli bir bölümünde çizgi roman ile “yüksek sanat” arasındaki sınırlar çizgi romanın aleyhineydi.

Çizgi romanlar ve bant karikatürler “ilham verici” olarak kabul edilseler dahi birer sanat ürünü olarak kabul edilmezlerdi.

Peki, ne oldu da, önceleri pek bilinmeyen çizgi roman sanatçıları adı sanı ve tarzı bilinen birer sanatçıya dönüştü?

İşte Bart Beaty de, ağırlıklı olarak Amerikan çizgi roman dünyası üzerinden, ucuz basılı malzemelere basılan çizgi romanların birer koleksiyonluk nesneye dönüşmesinin hikâyesini anlatıyor.

Yazar ilk olarak, çizgi romanın 20. yüzyılın büyük bölümünde sanat tarihinden dışlanmasının gerekçelerini aydınlatarak bu süreci izliyor.

Beaty, çizgi roman ile müze, müzayede evi ve sanat yayıncılığı arasındaki ilişkiyi incelemesiyle alan için bu önemli bir çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Bart Beaty – Sanat Karşısında Çizgi Roman, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 256 sayfa

Filiz Özdem – Umudunu Yitirmeyen Sığırcık (2017)

Annesi, babası ve kardeşleri uçan, fakat kendisi henüz uçma yaşına gelmemiş küçük sığırcık yavrusu büyük bir korku ve heyecan içindedir.

Küçük sığırcık gökyüzüne hayrandır.

Hele hele orada uçan başka kuşları görünce, onları kıskanmadan edemez.

Kahramanımız gökyüzünü ve uçmayı sever sevmesine, fakat işin doğrusu çok da korkaktır.

Şimdi onun ihtiyacı olan tek şey cesaretini azıcık olsun toplaması ve kendine güvenebilmesi.

Zira mükemmel kanatlarıyla gökyüzü ve uçma tutkusu, işin gerisini kendiliğinden getirmekte hiç zorlanmayacaktır.

Daha önce yayımladığı çocuk kitaplarıyla da bildiğimiz Filiz Özdem’den keyifli bir cesaret öyküsü.

Kitaba, Seçil Çokan’ın güzel resimleri de eşlik ediyor.

  • Künye: Filiz Özdem – Umudunu Yitirmeyen Sığırcık, resimleyen: Seçil Çokan, Yapı Kredi Yayınları, çocuk, 36 sayfa

Wolfgang Borchert – Ama Fareler Uyurlar Geceleyin (2017)

2017 Türkçede Wolfgang Borchert yılı desek abartmış olmayız.

Zira ‘Kapıların Dışında’, ‘Ama Fareler Uyurlar Geceleyin’ ve ‘Hayır De!’, bizde bu yıl peş peşe baskılarıyla yayımlandı.

Çok çok erken bir yaşta, henüz 26 yaşındayken aramızdan ayrılan Borchert, 2. Dünya Savaşı’nı bütün acımasızlığıyla resmeden, döneminin en iyi birkaç yazarından biri.

Borchert’in ‘Ama Fareler Uyurlar Geceleyin’i, yazarın sade bir üslupla savaşın ardında bıraktığı cehennemi çarpıcı ayrıntılarla resmettiği öykülerini bir araya getiriyor.

Kendisi de cephede savaşan ve sağlık sorunları nedeniyle ülkesi Almanya’ya geri dönen Borchert, kandırılmış, hayalleri ellerinden alınmış ve harcanmış bir genç olarak 2. Dünya Savaşı’nın enkazı altında kalmış Avrupa’ya isyan ediyor.

Her dönem okunacak, savaş ve şiddet karşıtı klasik bir kitap.

Kâmuran Şipal’in muhteşem çevirisiyle!

  • Künye: Wolfgang Borchert – Ama Fareler Uyurlar Geceleyin, çeviren: Kâmuran Şipal, Yapı Kredi Yayınları, öykü, 336 sayfa

Dino Buzzati – Ayıların Meşhur Sicilya Baskını (2017)

Dünya edebiyatına ‘Tatar Çölü’ gibi eşsiz bir roman armağan etmiş Dino Buzzati’den, sıcacık, keyifli bir çocuk hikâyesi.

Buzzati burada, bir savaş hikâyesi sunuyor.

Fakat bu savaş, insanların kendi aralarında yaptıkları bir savaş değil, ayılarla insanlar arasında geçen bir savaştır.

Bir zamanlar Sicilya’nın karlı dağlarında, Ayılar Kralı Aslanayı ile halkı yaşarmış.

Bu esnada dağda avlanan iki kişi, Aslanayı’nın oğlu Tombik’i kaçırıp aşağıdaki vadiye götürür.

Uzun süre kimse Tombik’ten haber alamaz ve bir süre sonra ayı halkı da kendi hayat meşgalelerine geri döner.

Günün birinde korkunç bir kış yaşanır ve Ayı halkı, büyük bir kıtlıkla karşı karşıya gelir.

Kral Aslanayı, halkını koruyabilmek için insanların yaşadığı aşağıdaki vadiyi işgal etmeye karar verir.

Bu işgal, ayıların azmi ve kralın büyücüsünün yardımıyla zafere ulaşır.

Kral’ı burada başka bir sürpriz de beklemektedir.

Uzun zamandır kendisinden haber alınamayan Tombik de buradadır.

Buzzati’nin hem yazıp hem resimlediği hikâyesi bu savaş ekseninde, insanların yaşam biçimleri ve alışkanlıklarıyla alay gediyor ve okurunu, doğal yaşamın güzelliklerini keşfetmeye çağırıyor.

  • Künye: Dino Buzzati – Ayıların Meşhur Sicilya Baskını, çeviren: Yelda Gürlek, Yapı Kredi Yayınları, çocuk, 132 sayfa

 

Mümtaz Fırat – Kaybolan İzler: Güneydoğu’da Geleneksel Dövme ya da Dek ve Dak (2017)

1991’de Avusturya-İtalya sınırındaki Ötztal alplerinde, yaklaşık 5300 yıl önce yaşamış bir adam keşfedildi.

Bilim insanlarının Buz Adamı Ötzi olarak adlandırdığı bu adam, Cilalı Taş ile Bronz Çağı arasındaki bir dönemde yaşamıştı.

Yaşadığı dönem hakkında çok önemli bilgiler veren Ötzi’nin elimizdeki kitap bağlamında bizi asıl ilgilendiren yönü, dövmeleriydi.

Ötzi’nin vücudunun çeşitli yerlerinde toplam 57 dövme bulunuyordu.

Ötzi’nin keşfi, dövmenin insanoğlunun hayatında çok uzun zamandır yer ettiğinin en önemli bilgisiydi.

İşte elimizdeki kitap da, Güneydoğu’da halk arasında dek, dak, dövün, döğün, veşm ya da vesm olarak bilinen dövmeyi ele alıyor.

Halkbilimci Mümtaz Fırat, bölgede kadim bir gelenek olan, fakat günümüzde eski etkisini kaybetmiş “dek”in tarihini, hangi toplumsal ilişkilere karşılık verdiğini, bunlarda yer alan simge, işaret ve figürlerin ne anlama geldiğini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Kültür tarihimiz için önemli bir çalışma.

  • Künye: Mümtaz Fırat – Kaybolan İzler: Güneydoğu’da Geleneksel Dövme ya da Dek ve Dak, Yapı Kredi Yayınları, kültür, 168 sayfa

Jean-Pierre Verdet – Gökyüzü, Düzen ve Karmaşa (2008)

Jean-Pierre Verdet, 1963 yılında Paris Gözlemevi’ne girdi.

Burada 1997 yılına kadar görev alan Verdet’nin, Güneş tacı, gezegenlerin kızılötesi ışınları ve gökbilim tarihi üstüne çalışmaları bulunuyor.

‘Gökyüzü, Düzen ve Karmaşa’, Verdet’nin bu deneyimini, oldukça akıcı ve eğlendirici bir anlatımla sunuyor.

Kitapta gezegenler, takımyıldızlar, masalsı tanrılar, kuyrukluyıldızlar, göktaşları, tutulmalar, kasırgalar, taşkınlar, gökkuşağı ve kuzey şafağı gibi birçok konu, zengin bir görsel malzeme eşliğinde sunuluyor.

Verdet, gökyüzünü bilimsel yönleriyle ele alırken, konu hakkındaki efsaneler ile mitolojilerden de yararlanıyor.

  • Künye: Jean-Pierre Verdet – Gökyüzü, Düzen ve Karmaşa, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 159 sayfa

Memet Fuat – Güzelin Yararlısı (2014)

Memet Fuat’ın denemelerinden bir seçkiye dayanan ‘Güzelin Yararlısı’nın hedef kitlesi, ilkgençlik çağını sürenler.

Memet Fuat denemelerinde, eski zamanların güzelliklerini, usta sanatçının belli başlı özelliklerini, yeni şiiri anlamanın ipuçlarını, bilimsel eleştiriyi, düşünceye saygıyı, şiirin bugünkü durumunu, divan şiirinin edebiyatımızdaki yerini, sanatçıda içe kapanma sorununu ve sanatta teknoloji düşmanlığını anlatıyor.

Memet Fuat kitaba adını veren denemesinde ise, resim sanatı, heykel ve mimarinin sanatta güzele nasıl yaklaştıklarını ve bu çerçevede güzelin yararlarına yaklaşımdaki farklı algıları tartışıyor.

  • Künye: Memet Fuat – Güzelin Yararlısı, hazırlayan: Güven Turan, Yapı Kredi Yayınları, deneme, 111 sayfa

Geronimo Stilton – Dinozorlarla Buluşma (2017)

Geronimo Stilton’un ‘Zamanda Yolculuk’ serisi, dünyada 140 milyon adetten fazla satan bir çocuk kitabı.

‘Dinozorlarla Buluşma’ ise, Stilton’un bu diziden Türkçeye çevrilen ilk kitabı.

Profesör Amper Volt, zaman makinesini icat etmiştir.

Böyle bir fırsatı kim kaçırabilir ki!

Nitekim Geronimo Stilton ve akrabaları da zaman makinesiyle, en çok merak ettikleri dinozorlar çağına gider.

Geziye katılanlar birbirinden eğlenceli maceralar yaşar. Fakat gezi, Geronimo’nun ipe sapa gelmez korkuları nedeniyle komik bir hal de alır.

Arkadaşlığın ve dayanışmanın her şeyin üstesinden gelebileceğini, dinozorlar çağına dair aydınlatıcı bilgilerle harmanlayarak sunan sıcak ve keyifli bir hikâye.

  • Künye: Geronimo Stilton – Dinozorlarla Buluşma, çeviren: Filiz Özdem, Yapı Kredi Yayınları, çocuk, 128 sayfa

Saffet Tanman – Ilgaz Dağları’ndan Batnas Tepelerine (2008)

‘Ilgaz Dağları’ndan Batnas Tepelerine’, babası Çerkeş Şeyhizade Mehmed Bahaeddin Bey Osmanlı ilmiye sınıfına mensup olan Saffet Tanman’ın anılarından oluşuyor.

Kitap, savaş yıllarında yolu ailesiyle Anadolu’ya düşmüş Tanman’ın çocukluk, yetişkinlik ve yaşlılık gibi üç dönemini yansıtmasının yanı sıra, üç büyük savaşın ardından, yolları Kastamonu, Ankara, İstanbul, İzmit, Söke, Hamburg ve New York gibi şehirlere düşmüş bir ailenin yaşadıklarını, portreler ve tanıklıklarla sunuyor.

Saffet Tanman’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarına uzanan anıları, Dame de Sion ve İstanbul Üniversitesi’ndeki eğitim hayatı, evliliği, aile üyeleri, akrabaları ve arkadaşlarına dair.

  • Künye: Saffet Tanman – Ilgaz Dağları’ndan Batnas Tepelerine, Yapı Kredi Yayınları, anı, 194 sayfa