Annie Collognat – Olympos’ta Kim Kiminle Nerede? (2020)

Olympos Tanrılarının görünmez dünyasında neler oluyor?

Kim onlar?

Nasıl doğdular?

Nasıl yaşarlar?

Annie Collognat, Apollon’dan Demeter ve Eros’a, Yunan tanrı ve tanrıçalarını birbirinden güzel çizimler eşliğinde bize anlatıyor.

Kitapta, her biri olağanüstü yeteneklerle donanmış varlıklar sırayla söz alıyor ve özel yeteneklerini, aşklarını, hırslarını, rakiplerini, mücadelelerini ve kıskançlıklarını bizlerle paylaşıyor.

Yunan mitolojisine iyi bir giriş yapmak isteyen okurlara muhakkak öneriyoruz.

  • Künye: Annie Collognat – Olympos’ta Kim Kiminle Nerede?: Yunan Tanrı ve Tanrıçalarının Efsanevi Hayatı, çeviren: Orçun Türkay, İletişim Yayınları, mitoloji, 263 sayfa, 2020

Chiara Pastorini ile Frédéric Morlot – Galileo ve Mevleviler (2020)

Felsefe, en temelde çevremizdeki dünya hakkında nasıl düşüneceğimizi öğrenmekle ilgilidir.

Bu tanıma tam hakkını vermiş isimlerden biri de, kuşkusuz Galileo Galilei’dir.

Galileo, dünyanın evrenin merkezi olmadığını, her şeyin güneşin etrafında döndüğünü ortaya koyarak, gerici Ortaçağ düşüncesini alaşağı etti.

İşte küçük filozoflar için kaleme alınan bu kitaplarında Chiara Pastorini ve Frédéric Morlot, Galileo’nun düşüncesini güzel bir hikâyeyle harmanlayarak anlatıyor.

‘Galileo ile Mevleviler’, Galileo’nun semazen bir dervişle karşılaştıktan sonra yaşadığı büyük aydınlanmayı merkeze alarak çağının çok ilerisinde bir zihne sahip bu bilim insanının bilim tarihine ve felsefesine yaptığı katkıları duru bir üslupla aktarıyor.

Junli Song’un çizimleri de kitaba ayrı bir güzellik katmış.

  • Künye: Chiara Pastorini ve Frédéric Morlot – Galileo ile Mevleviler, resimleyen: Junli Song, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, felsefe, 64 sayfa, 2020

Frantz Fanon – Siyah Deri, Beyaz Maskeler (2020)

Frantz Fanon’dan modern siyahinin dünyasına tutulan güçlü bir ışık.

‘Siyah Deri, Beyaz Maskeler’, bugünkü siyah insanı, onun beyaz dünyadaki tutumlarını belirliyor, daha da önemlisi siyahın varoluş biçimini psikopatolojik ve felsefi anlamda yorumluyor.

Fanon, siyah insanın beyaza benzemek, onun gibi olmak istediğini, uzunca bir zamandan beri beyazın tartışılmaz üstünlüğünü kabul ettiğini ve böyle olduğu için de, beyaz insanın değerler örgüsüyle yoğrulmuş bir varoluş hamlesi gerçekleştirme eğilimi içinde olduğunu belirtiyor.

Siyah insanın varoluş biçimi bağlamında sömürgecilik psikolojisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyan Fanon, siyah insana aşağılık kompleksinin nasıl aşılandığını ve sömürülenlerin nasıl sonunda zulmedicilerini taklit eder hale geldiğini psikanalitik bir bakışla gözler önüne seriyor.

‘Siyah Deri, Beyaz Maskeler’in, ABD’deki Kara Panterler ve Üçüncü Dünyadaki bağımsızlık mücadeleleri gibi siyasi hareketlere ilham kaynağı olduğunu, aynı zamanda sömürgecilik ve ırkçılıkla bağlantılı kimlik sorunlarının tartışılmasına öncülük ettiğini de ayrıca belirtelim.

Irkçılık ve ayrımcılık halen büyük bir sorun olmaya devam ediyor ve modern eşitlikçi düşüncenin klasiklerinden biri olan bu kitap da, bu nedenden dolayı güncelliğini koruyor.

  • Künye: Frantz Fanon – Siyah Deri, Beyaz Maskeler, çeviren: Orçun Türkay, Metis Yayınları, psikanaliz, 192 sayfa, 2020

Jules Renard – Yazmak Üzerine Notlar (2014)

Jules Renard’ın günlüklerinden derlenmiş, yazarlık, yazma eylemi üzerine özlü sözler.

“Yalandan korkum düş gücümü öldürdü” diyen Renard, her bir yapıtın bir kriz, neredeyse bir devrim olması gerektiğini belirtiyor.

Öğütler ve samimi itiraflarla zenginleşen kitap, yazar adayları için de, okurlar için de tam bir pusula.

  • Künye: Jules Renard – Yazmak Üzerine Notlar, çeviren: Orçun Türkay, Sel Yayıncılık

Thierry Paquot – Lükse Övgü (2010)

Lüks, herkesin ona kendince anlamlar verdiği kavramlardan.

Dolayısıyla, bir hayli çeşitlilik gösteren lüks düşüncesi, gizli ve değişken bir öznellik payı da içerir. Thierry Paquot ‘Lükse Övgü’de, hem kavram hakkında yapılmış tanımlamaları hem de lüks konusunu enine boyuna irdeliyor.

“Lüks, insana düş kurdurur. Onun başlıca işlevi budur.” diyen yazar, eski lüks ürünlerle günümüzün “demokratik” lüks ürünleri arasındaki farkları, lüks ekonomisinin işleyişini ve bu sektörde çalışanları ele alıyor.

Paquot ayrıca, lüksün küreselleşen ekonomisinin, onun üretim alanlarının genişlemesini ve müşteri kitlesinin uluslararasılaşmasını sağladığını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Thierry Paquot – Lükse Övgü, çeviren: Orçun Türkay, Can Yayınları, kültür, 143 sayfa

Emil Michel Cioran – Umutsuzluğun Doruklarında (2019)

Emil Michel Cioran’ın henüz yirmi üç yaşındayken yazdığı ‘Umutsuzluğun Doruklarında’, düşünürün intihar fikri üzerine yoğun şekilde düşündüğü bir dönemde yazılmış.

Dolayısıyla kitap, Cioran’ın daha sonra adım adım geliştireceği düşüncesi içinde çok kilit bir role sahiptir diyebiliriz.

Zira düşünürün daha sonraki tüm kitaplarında anlatacaklarının geldiği asıl kaynak, bu kitaptır.

Kitaptan iki alıntı:

“Herkes aynı yanlışı yapıyor: Yaşamayı bekliyorlar, çünkü her anın yürekliliği yok onlarda. Neden her an yeterince tutkulu, yeterince ateşli olup anı sonsuzluğa dönüştürmüyor insan? Hepimiz yaşamayı ancak bekleyecek hiçbir şeyimiz kalmadığında öğreniyoruz; beklediğimiz sürece hiçbir şey öğrenemeyiz çünkü somut ve canlı bir şimdide değil, uzak ve donuk bir gelecekte yaşıyoruz. Oysa anın bize dolaysız olarak aşıladığı şeyler dışında hiçbir şey beklemememiz gerekiyor, zaman bilinci olmaksızın beklemeliyiz. Doğrudanlığın dışında kurtuluş olanaksız. Çünkü insan doğrudanlığı yitirmiş bir varlıktır. Bu yüzden, dolaylı bir hayvandır.”

“Anlamıyorum, neden bu dünyada bir şeyler yapmamız gerekiyor; neden arkadaşlarımız, arzularımız, hayallerimiz ve umutlarımız olmak zorunda. Kuytu bir köşede inzivaya çekilip, dünyanın tüm gürültüsü ve kargaşasından uzakta kalmak, daha iyi olmaz mıydı? İşte o zaman kültürden ve ihtiraslarımızdan kurtulabilirdik; her şeyi kaybetmiş olurduk ve hiçbir şey kazanmazdık; hem, bu dünyada kazanabilecek bir şey var mı ki?”

  • Künye: Emil Michel Cioran – Umutsuzluğun Doruklarında, çeviren: Orçun Türkay, Jaguar Kitap, felsefe, 152 sayfa, 2019

Élisabeth Marou – Bil Bakalım Nerede? (2015)

Mont-Saint Michel nerede?

En büyük buz çölü nerededir?

Meraklı afacanlar için hazırlanan bu keyifli ansiklopedi, insan yaşamından bitkiler ve hayvanlara, anıtlardan doğadaki ilginç şeylere, çocukların sıklıkla sorduğu 200 sorunun yanıtını barındırıyor.

Hem de bir sürü çıkartma hediyesiyle.

  • Künye: Élisabeth Marou – Bil Bakalım Nerede?, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları

Jean Echenoz – Kraliçenin Huysuzluğu (2015)

Usta yazar Jean Echenoz’dan, birbirinden ilginç yedi öykü.

Buradaki öyküler, ilk başlarda basit gibi görünseler de, yazarın sunum biçimi ve dili kullanma tarzıyla nihayetinde derin anlamlara kavuşuyor.

Hayata, Echenoz’un biraz alaycı, titiz ve incelikle kurulmuş dünyasından bakmak isteyenlere.

  • Künye: Jean Echenoz – Kraliçenin Huysuzluğu, çeviren: Orçun Türkay, Helikopter Yayınları

Bruno Latour – Rota (2019)

Doğa, toprak talan ediliyor ve bu durum, yüzyıllardır süren sınıfsal eşitsizlikleri daha katmerli hale getiriyor.

Bugün su ve gıda hakkı, yoğun şekilde ezilenlerin gündemine girmiş durumda.

Sosyoloji, felsefe ve antropoloji alanlarında yaptığı çalışmalarıyla bildiğimiz Bruno Latour da, bu gibi sorunların hızla büyümesinin belli bir tarihsel eğrinin sonuna geldiğimizi işaret ettiğini savunuyor.

Yazara göre, toplumsal sınıf mücadelesi, bir jeo-toplumsal yer mücadelesine dönüşmektedir, zira artık toprak yok olmaktadır ve asıl mücadele de bunun için verilmelidir.

Dünyanın temel hammaddelerinden biri olan toprağın kıtlaşmasının, göçmenliğin artışının altındaki başlıca etken olduğunu düşünen Latour, bunun sadece dünyanın riskli bölgelerinde yaşayanların değil, aslında hepimizi derinden etkileyecek bir sorun olduğunu belirtiyor.

Latour, Küresellik/Yerellik, Sağ/Sol, Batı hayranlığı/karşıtlığı üzerinden politika yapmanın geçersiz kaldığını, onun yerine toprağa bağlanmamız ve dünyasallaşmamız gerektiğini söylüyor.

Zira yazara göre toprağa bağlanmak ve dünyasallaşmak, modernleşmenin birbiriyle çelişkili kıldığı, aslında birbirini tamamlayan iki harekettir.

‘Rota’, bütün bunların yanı sıra, ekolojik siyaset ile yeşil hareketlerin neden bugün yaşadığımız sorunlara çözüm olamayacağını tartışmasıyla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Bruno Latour – Rota: Politikada Yönümüzü Nasıl Bulacağız?, çeviren: Orçun Türkay, Kolektif Kitap, siyaset, 128 sayfa, 2019

Olivier Rolin ve arkadaşları – Odalar (2009)

‘Odalar’, kısa bir süre önce yayımlanan ‘Sırça Otel’de Bir Oda’nın yazarı Olivier Rolin ve arkadaşlarının, birer otel odasını tasvir etmeleriyle meydana gelmiş.

Burada her bir yazar, bir gece geçirdikleri ya da tümüyle kurguladıkları bir otel odasını, kendilerine has bir üslupla anlatıyor.

Kitapta okurun karşısına çıkan ve kimisi hayali kentlerde bulunan yirmi sekiz oda, dünyanın farklı coğrafyalarından farklı insan manzaraları sunmalarıyla ilgi çekiyor.

Rolin’in, “Dostlara yaraşır bir kervansaray” olarak tanımladığı derlemenin bir diğer özgünlüğünün de, çağdaş Fransız yazınının henüz Türkçe’ye çevrilmemiş kalemlerini okurlarla buluşturmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Olivier Rolin ve arkadaşları – Odalar, çeviren: Orçun Türkay, Can Yayınları, anlatı, 212 sayfa