Genco Berkin – Modulor ve Le Corbusier’nin Kulübesi (2021)

Le Corbusier’nin Modulor sistemi modern mimaride çığır açtı.

Genco Berkin de bu güzel çalışmasında, hem bu sistemi hem de Le Corbusier’nin bu yöntemle kendisi için tasarladığı “Le Cabanon” adlı kulübesini anlatıyor.

Bilindiği gibi günümüzde ‘Tiny House’ yahut ‘Small House’ akımları çok revaçta.

Oysa Le Corbusier bunu 100 yıl kadar önce “Le Cabanon” kulübesiyle ortaya koymuştu.

Bu fikrin temelinde de, fazlalıklarımızdan kurtulma ve doğanın içinde kendimizi bulma isteği yatıyordu.

“Le Cabanon”, aslında onun geliştirdiği oranlama sistemi olan Modulor’ün ete kemiğe bürünmüş halidir.

Modulor’ün ortaya çıkışı, gelişmesi ve mimarlığa kazandırılması, uzun ve meşakkatli bir yolda menzilinden şaşmayan bir gezginin yaşadıklarına benzetilebilir.

Bu kitap da, Le Corbusier’nin küçük dünyasında yeşeren büyük hayallerine ve dünyayı daha yaşanabilir kılma adına planladığı emellerine nasıl ulaştığının izini sürüyor.

Okuyuculardan mimar veya iç mimar olanlar bu kitabı bitirdiklerinde tasarımda çözümün norm ve standart oluşturmaktan geçtiğini görecek; mobilya ve mekânın bir bütün olarak ele alınması gerekliliğine daha çok kafa yoracaklardır.

  • Künye: Genco Berkin – Modulor ve Le Corbusier’nin Kulübesi, YEM Yayın, mimari, 64 sayfa, 2021

Kolektif – Kent ve Planlama (2020)

Kent planlaması üzerine nitelikli eser arayanlar bu kitabı kaçırmasın.

48 yazarın katkıda bulunduğu, tam 728 sayfalık bu dev çalışma, planlama kavramlarından planlama hukukuna, İstanbul’un dönüşümünden planlamada yenilikçi yaklaşımlara konuyu çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Çalışmanın, Türkiye’de şehir ve bölge planlama, kentsel tasarım ve kentsel planlamanın öncü isimlerinden Prof. Hüseyin Kaptan’a armağan olması ise bambaşka bir güzellik.

Kaptan Hoca ile birlikte çalışmış, planlamış, üretmiş, yolu kesişmiş akademisyen ve tasarımcıların 34 makalesini bir araya getiren kitap, konuyla ilgilenen her okurun kitaplığında muhakkak bulunmalı.

  • Künye: Kolektif – Kent ve Planlama (Hüseyin Kaptan’a Armağan), editör: İclal Dinçer ve Zeynep Enlil, YEM Yayın, mimari, 728 sayfa, 2020

Doğan Hasol – Geleceğin Geçmişini Yemişler (2021)

Mimar, yönetici, yayıncı, reklamcı ve yazar Doğan Hasol’un bu kitaptaki 70 yıllık tanıklığı, karşıtlıklar ülkesi Türkiye’nin eşsiz bir fotoğrafını çekiyor.

Atatürk dönemindeki maddi manevi birikimin 1940’lı yıllardan beri hovardaca tüketildiğini söyleyen Hasol, bunun yalnızca kendi kuşağını etkilemekle kalmadığını, aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılacak değerleri ve mirası da tükettiğini belirtiyor.

Bir yandan pek çok örnek eşliğinde Türkiye’nin şehircilik, mimari ve planlama alanında bugün geldiği olumsuz durumu adım adım izleyen Hasol, diğer yandan da çocukluğundan yetişkinliğine ve mimari kariyerine uzanan süreci, yurtiçinde ve yurtdışında tanıştığı, birlikte çalıştığı; önemli kişilerle yaşadığı ilginç olayları, çevresinde olup bitenleri ve gözlemlerini aktarıyor.

  • Künye: Doğan Hasol – Geleceğin Geçmişini Yemişler, YEM Yayın, anı, 336 sayfa, 2021

Doğan Kuban – İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir (2020)

Doğan Kuban’ın, İstanbul kent tarihi ve mimarisi üzerine eşsiz çalışması ‘İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir’, yeni ve kaliteli baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Kuban burada, İstanbul’un Romalı-Bizanslı kimliğinden bugüne uzanan süreçte yaşadığı gelişim ve değişimi yapılar, meydanlar, mimarlar ve hükümranlık kuran kültürler üzerinden çok geniş bir perspektifle ele alıyor.

Aynı zamanda, bu kadim kentin gerçek anlamda bir biyografisi olarak okunabilecek kitap, kentin kültürel kimliğinden planlamasına, arkeolojisinden ulaşımına, Batılılaşma çabalarından yasadışılığa karşı verdiği savaşa kadar çok ayrıntılı bir değerlendirme barındırıyor.

1953’ten bu yana İstanbul üzerine yazan Doğan Kuban, İstanbullu’nun gözüyle, İstanbul’u, betimlemeden çok eleştirel gözlemlere ağırlık veren bir üslupla irdeliyor ve mimarın, plancının ve bilinçli aydınların içinde yaşadıkları bu kenti sevmeleri kadar sorgulamalarının da önemine dikkat çekiyor.

  • Künye: Doğan Kuban – İstanbul 1600 Yıllık Bir Müzedir: Kent ve Mimarlık Üzerine İstanbul Yazıları, YEM Yayın, mimari, 372 sayfa, 2020

Reha Günay – İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları (2019)

Adaların ahşap konutları üzerine, görselliğiyle olduğu kadar içeriğiyle de göz dolduran şahane bir albüm.

Kitapta, Büyükada, Heybeliada, Burgaz ve Kınalıada’da yer alan çok küçük konutlardan Neo-Klasik ve Art-Nouveau tarzı görkemli köşklere kadar pek çok örnek yer alıyor.

Bunlara, konutların içinde bulundukları sokağın dokusu ve bu yapıların mimari ve sanatsal özelliklerine ilişkin oldukça özgün açıklamalar da eklenmiş.

Günay bunun yanı sıra, Adaların tarihi ve mimarisi, Tanzimat Fermanı’nın azınlıklar ve azınlıkların mimari yapıları üzerindeki etkileri, mimarlık ve batılılaşma gibi konularda aydınlatıcı bilgiler veriyor.

Bu kitapla, kaybolan konutların hüznü yerine yaşamakta olan konutların coşkusunu yaşıyoruz diyebiliriz.

  • Künye: Reha Günay – İstanbul Adalarının Yaşayan Ahşap Konutları, YEM Yayın, mimari, 200 sayfa, 2019

Bert Bielefeld ve Sebastian El Khouli – Adım Adım Tasarım Fikirleri (2010)

Bert Bielefeld ve Sebastian El Khouli tarafından kaleme alınan ‘Adım Adım Tasarım Fikirleri’nde, tasarımla ilgili parametreler sistemli bir şekilde ortaya konuyor; olası tasarım yaklaşımları ve kavramları dikkate alınarak çözümleniyor.

Kitap, mimari tasarımdaki çeşitli etkin yaklaşımları ve esin kaynaklarını tanımlamakla kalmayıp, aynı zamanda yaratıcılığın nasıl serbest bırakılabileceğine dair ipuçları da sunuyor. Tasarımın temel ilkeleri, bağlam içinde tasarlama, tasarım ve işlev, tasarımın bileşenleri, malzemeler ve strüktürler ve tasarımda özgün fikirlere ulaşma gibi konular, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Bert Bielefeld ve Sebastian El Khouli – Adım Adım Tasarım Fikirleri, çeviren: Volkan Atmaca, YEM Yayın, mimari, 84 sayfa

Ahmet Alkan – Anılarla Son 50 Yılın Mimarlık ve Planlama Pratiği (2019)

Sayısız örnekten de bildiğimiz gibi, Türkiye’nin mimarlık ve planlama karnesi korkunçtur.

Mimar ve şehir plancısı Ahmet Alkan da elimizdeki kitabında, kendi meslek hayatında tanık olduklarından hareketle, bizdeki mimarlık ve planlama konusunda “ders” niteliğinde okunabilecek anılarını bizimle paylaşıyor.

50 yıla yaklaşan meslek hayatında, akademiden başlayarak muhatap veya şahit olduğu yanlışlıkları bir bir ortaya koyan Alkan, çalışmasını ayrıca, yaptığı mimari projelerin ve kent ölçekli planlama çalışmalarıyla da zenginleştirmiş.

Hâlihazırda mimarlık ve planlama alanında çalışanlara ve bu konulara ilgi duyanlara hitap eden kitap, bilhassa mesleğe yeni başlayanlara yol gösterecek türden.

Yüksek mimar ve kent plancısı Ahmet Alkan, mimari proje üretmeyi hayatın anlamı olarak gören, sürekli çizen ve fırsat buldukça da inşa eden uygulamacı bir meslek adamı.

1978 yılında başladığı akademik hayatında Alkan, aynı zamanda Selçuk Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nin kuruluşuna da öncülük etti.

  • Künye: Ahmet Alkan – Anılarla Son 50 Yılın Mimarlık ve Planlama Pratiği, YEM Yayın, mimari, 232 sayfa, 2019

Ross King – Brunelleschi’nin Kubbesi (2010)

Popüler kültür tarihi araştırmacısı Ross King ‘Brunelleschi’nin Kubbesi’ ile, Floransa’daki büyük katedral Maria del Fiore’nin kubbesinin yapılışının ilginç hikâyesini sunuyor.

Katedralin yapımına 1296’da başlanır, fakat aradan yüz yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen kubbesi bir türlü tamamlanamaz.

İşte bu kubbeyi, bir ortaçağ mimarı olan Filippo Brunelleschi yapacaktır.

O dönem çok kullanılan ahşap kemer kalıbına başvurmayan Brunelleschi, kubbeyi yapabilmek için öküz-kaldıracı gibi mekanik yollara başvurur.

İllüstrasyonlar ve fotoğraflarla da desteklenen çalışma, bu özgün kubbenin hikâyesini anlatırken, mimariyi çağının ötesine taşıyan bir dehayı da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Ross King – Brunelleschi’nin Kubbesi, çeviren: Belkıs Dişbudak, YEM Yayın, mimari, 181 sayfa

Iain Jackson – Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu (2019)

Özellikle tasarım ve bunun sunumu konusu, birçok mimarlık öğrencisi için kâbus gibidir.

Zira birçok öğrenci, tasarımda benzer hataları yapar, bunun yanı sıra önemli elemanları projelerine yerleştirmeyi unutur.

İşte Iain Jackson’un bu güzel çalışması, tasarımda öğrencilere yardımı dokunacak en önemli ve temel ipuçlarını esprili ve zengin el çizimleri eşliğinde sunuyor.

Öğrencilerin kendilerini daha etkili biçimde ifade etmelerine ve tasarımlarını daha dikkate değer ve doğru biçimde sunmalarına yardımcı olacak kitabın her bir sayfası, mimarlığın temel bilgilerine ilişkin önemli tavsiyeler içeriyor.

Ölçekten yapı bileşenleri ve tasarım ölçütlerine, çizimleri adlandırmadan kronolojik çizim yapmaya ve sözlü sunuma pek çok bilginin kapsamlı biçimde açıklandığı kitabı, tasarım ve düşüncelerin karşı tarafa doğru aktarılabilmesi konularında rehber kitap arayanlara tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Iain Jackson – Mimarlık Okulunda Hayatta Kalma Kılavuzu, çeviren: Özlem Erdoğdu Erkarslan, YEM Yayın, mimari, 156 sayfa, 2019

Hande Suher – “Kamu Yararı”nı Öncelikli Gören Bir Yaşam Öyküsü (2010)

Elimizdeki kitap, Türkiye’nin ilk kadın şehir planlamacılarından Prof. Hande Suher’in anılarından oluşuyor.

1929 yılında dünyaya gelen Suher, İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehircilik Kürsüsü’ne asistan olarak katıldığı 1951 yılından itibaren, yarım yüzyılı aşkın bir süre, Türkiye’nin şehircilik eğitimine ve mesleğine katkıda bulundu.

İdealist bir kuşağı temsil eden, aynı zamanda İTÜ’nün Mimarlık Fakültesi Dekanlığı görevini seçimle kazanmış ilk kadın dekanı olan Profesör Suher anılarında, eğitim-öğretim yıllarını, ailesi ve özel yaşamını, şehircilik ve mimarlık mesleklerine dair düşüncelerini, İstanbul Teknik Üniversite’ye olan sonsuz sevgisini ve emeklilik hayatının kendine has yönlerini bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Hande Suher – “Kamu Yararı”nı Öncelikli Gören Bir Yaşam Öyküsü: İnsanlar Anıldıkça Yaşar, YEM Yayın, anı, 398 sayfa