Taner Timur – Osmanlı Kültüründe “Delilik” Sorunsalı (2023)

Taner Timur’un bu kitabı, ülkemizde tıp alanı dışında pek fazla incelenmemiş olan “delilik” konusunu tarihsel ve toplumsal açılardan ele alıyor.

Gündelik dilde “deli” sözcüğünü çok kullanmamıza rağmen, siyasi tahlillerde “toplumsal paranoya”lara, “kolektif şizofreni”lere sıkça gönderme yapmamıza rağmen, yine de Türkiye’de deliliği çok boyutlu olarak kavramaya yönelik genel bir eksiklikten ve ilgisizlikten söz etmek mümkün.

Oysa konu giderek önem kazanıyor çünkü yalnızca toplumsal psikoloji alanında değil, bireysel anlamda da Türkiye’de ruh sağlığı konusunda son yıllarda bir vahimleşme yaşandığı tıbbi verilerle ortada.

Osmanlı’da deliliği ve delileri merak etmekle işe başlayan Taner Timur, Cumhuriyet tarihine doğru genişlettiği araştırmasında şu soruların peşine düşüyor:

  • Deliliğin diğer hastalıklardan farklı olarak organik nedenlerden kaynaklanmayan, çağlara ve ülkelere göre değişen “ideolojik” biçimleri var mıdır?
  • Batı’da ve Osmanlı’da deliliğin ortaya çıkış koşulları ve delilere nasıl bakıldığı ne açılardan farklıdır?
  • Bu farklılıkların oluşmasında dinin ve siyasetin etkisi nedir?

‘Osmanlı Kültüründe “Delilik” Sorunsalı’, farklı tarihsel dönemlerin toplumsal-siyasi koşullarıyla delilik arasındaki bağlantıları ortaya koyan ilgi çekici bir araştırma.

  • Künye: Taner Timur – Osmanlı Kültüründe “Delilik” Sorunsalı, Yordam Kitap, tarih, 160 sayfa, 2023

Alfredo Saad-Filho – Kriz Çağı (2023)

Gittikçe otoriterleşen neoliberalizm, demokrasiyi tehdit eder hale geldi.

Alfredo Saad-Filho, süregelen küresel ekonomik kriz, siyasi kriz ve pandemi gibi yürürlükteki neoliberalizm çağındaki üç krizi Marksist ekonomi politik bakış açısından tartışıyor.

Kitap, pandemi sonrası siyasal-iktisadi bağlamın nasıl bir manzara gösterebileceği ve mevcut siyasete karşı siyasal alternatifler izlememizi tartışmasıyla çok önemli.

‘Kriz Çağı’, yürürlükteki “neoliberalizm çağı”nda üst üste gelen üç krizi, Marksist ekonomi politik bakış açısından irdeliyor: Küresel ekonomideki kriz (süregiden durgunluk, finans kaynaklı oynaklık, dönemsel çöküşler); çağdaş siyasetteki kriz (demokrasinin gerileyişi, otoriterliğin ve yeni faşizm biçimlerinin yükselişi) ve insan sağlığı alanındaki (COVID-19 pandemisiyle öne çıkan) kriz.

Kitap, Covid-19 pandemisinin, ekonomide ve siyasette derin eşitsizliklerle ve bunalımlarla dikkat çeken bir bağlamda ortaya çıktığını, neoliberalizmin dışlayıcı eğilimlerini büyük olasılıkla pekiştireceğini ve hem ekonomik refaha hem de demokrasiye zarar veren sonuçlar doğuracağını savunuyor.

Öte yandan, pandemi, neoliberalizmin yetersizliklerini daha önce hiç olmadığı biçimde ortaya çıkardı, böylece bizatihi kapitalizmin meşruiyetine ilişkin soru işaretlerini çoğaltarak, sol için benzeri görülmemiş alanlar açtı.

Bu kitap, iktisat, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, ekonomik politik ve sosyolojiye ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Alfredo Saad-Filho – Kriz Çağı: Neoliberalizm, Demokrasinin Çöküşü ve Pandemi, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2023

Katy Turton – Unutulmuş Yaşamlar (2023)

Lenin’in, Çar’a suikast suçlamasıyla genç yaşta idam edilen Aleksandr dışında dört kardeşi daha vardır: Lenin’den yaşça daha büyük 1864 doğumlu Anna; devrimci mücadeleye ve Petersburg’da üniversite eğitimine başladıktan kısa süre sonra erken yaşta tifodan ölen Olga; kardeşlerin en uzun yaşayanı Dmitriy; kardeşlerin en küçüğü Mariya.

Bu kardeşler Rusya’daki devrimci harekette aktif olarak yer almışlardır.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ndeki bölünmeden sonra Lenin’in önderlik ettiği Bolşeviklerin saflarında yeraltı mücadelesi vermiş, hapsedilmiş, sürülmüş, Ekim Devrimi’nden sonra da etkin görevlerde bulunmuşlardı.

Ne var ki Rus Devrimi ve Lenin üzerine yapılmış çalışmalarda bu kardeşler hakkında pek az bilgiye rastlanır.

Kardeşler, özellikle de kız kardeşler, satır aralarında, ağırlıkla Lenin’in hayatını kolaylaştırmak için yaptıkları hizmetlerle anılırlar.

Peki, devrimin her anında ve her aşamasında yer alan bu kadınların devrime katkısı satır aralarına sığdırılabilir mi?

Rus devrim tarihi ve bu devrimde kadınların rolü üzerine uzmanlaşan Katy Turton’ın yoğun ve sabırlı çalışmasının ürünü olan bu kitapta Lenin’in kız kardeşlerinin “unutulmuş yaşamlar”ı gün ışığına çıkarılıyor.

Anna İlyiniçna Ulyanova ve Mariya İlyiniçna Ulyanova’nın ilk gençlik yıllarında üniversitede başlayan yeraltı faaliyetlerinden, Bolşeviklerin en önemli gazetesi Pravda’daki editörlük görevlerinden, 1917 sonrasında Sovyet devletinin çeşitli kademelerinde verdikleri hizmetlere uzanarak onları tarihte hak ettikleri yere oturtuyor.

  • Künye: Katy Turton – Unutulmuş Yaşamlar: Rus Devriminde Lenin’in Kız Kardeşlerinin Rolü, 1864-1937, çeviren: Özlem Koşar, Yordam Kitap, tarih, 320 sayfa, 2023

Erol Ülker – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Mesleki Temsil ve Sol (2023)

Mesleki temsil düşüncesinin Meşrutiyet’ten erken Cumhuriyet dönemine kadar düşünsel ve siyasal temellerine dair çok önemli bir inceleme.

Sol hareketlerin İkinci Meşrutiyet’ten Milli Mücadele’ye ve Cumhuriyet’e uzanan serencamı tarih yazımında öne çıkan konulardan biridir.

İttihatçıların özellikle Milli Mücadele yıllarında sosyalist ve komünist hareketlerle ilişkileri ise İttihatçı sol olarak kavramsallaştırılmıştır.

Bu kitap, İttihatçı solun programatik temelleri arasında önemli bir yere sahip olan ve mesleki temsil olarak Türkçeleştirilen korporatizme odaklanıyor.

Mevcut literatürle birlikte Türkiye, İngiltere ve Fransa arşivlerinden birincil kaynaklara dayanan çalışmada, mesleki temsilin İttihatçı tek parti rejimine özgü iktidar mekanizmaları içinde konumlanan korporatist bir siyasal hareket olduğu vurgulanıyor.

Dolayısıyla mesleki temsilin, en genel olarak Marksizm kaynaklı sosyal demokrat, sosyalist ve komünist akımlardan tamamıyla farklı bir ideolojik yönelim olduğu iddia ediliyor.

Bu yönelimin temel referansları enternasyonalizm değil milliyetçilik, Marksizm değil korporatizmdir.

Kitap, Türkiye solunun, özellikle komünist hareketin gerek İttihatçı soldan gerek mesleki temsilden ayrışarak bağımsız bir siyasal ve ideolojik yönelim haline geldiği tezini ön plana çıkarıyor.

Okur, bu kitapta, arşiv kaynaklarına dayanan bir anlatının yanı sıra, İttihatçı tek parti iktidarından korporatizme, Kemalizmden mesleki temsile, faşizmden sivil topluma değin Osmanlı-Türkiye tarih yazıcılığında atıf yapılan birçok kavramsal ve olgusal tartışmaya ilişkin eleştirel değerlendirmeler bulacaktır.

  • Künye: Erol Ülker – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Mesleki Temsil ve Sol, Yordam Kitap, inceleme, 192 sayfa, 2023

Stuart Easterling – Meksika Devriminin Kısa Tarihi (2023)

Yolsuzluğa batmış muhafazakâr bir diktatör, ona meydan okuyan bir liberal, güney kırsallarında köylü halkı seferber eden bir devrimci, kuzeydeki halkın önderi bir kanun kaçağı, asiler arasına katılan bir liberal politikacı ve on yıl süren ayaklanmaların sonunda iktidarı eline alan bir strateji uzmanı: İşte zengin tarihiyle Meksika Devrimi.

Patlak verişinin üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçmesine karşın Meksika Devrimi hâlen Meksika ulusunun çağdaş tarihindeki en önemli olay sayılıyor. Ve devrimin bıraktığı miras ile çıkarılması gereken dersler konusundaki tartışma bugün de devam ediyor.

Bu zengin tarihi son derece yalın bir dille anlatan Stuart Easterling’in Meksika Devrimini anlamanın önemine dair sözleri ise şöyle:

“Meksika Devriminin olay örgüsünü anlamak, bize salt 1910’larda Meksika tarihinden çok daha fazlasını öğretecektir. Her devrim gibi bu devrim de insanları ve çatışmalarını anlamak için açılan bir penceredir.”

  • Künye: Stuart Easterling – Meksika Devriminin Kısa Tarihi (1910-1920), çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, tarih, 160 sayfa, 2023

Yıldız Silier – Felsefenin Bahçesinde (2023)

Felsefe ne işe yarar?

Cevaplarımızı değil sorularımızı arttırıp aklımızı karıştırıyorsa, gereksiz ve hatta zararlı değil mi?

Bu kitapta felsefe tarihindeki ünlü filozofların kuramlarının özetleri yok.

Bu kitap, felsefenin ana binasına girmeden, bahçesinde dolaşmaya davet ediyor gençleri.

Hayatımıza değen, bize kendimizle ve dünyayla yüzleşme cesareti veren bir felsefe yapma yordamı geliştirmeye çalışıyor.

Nefes alıp veren, aklı yüceltmeyen bir felsefe yapış tarzıyla felsefi bir yaşamı nasıl inşa edebiliriz sorusuna yöneliyor.

Kitabın yaklaşık yarısı Yıldız Silier’in Boğaziçi ÜniversitesiRndeki dokuz öğrencisinin bu kitap için yazdığı felsefi diyalog ve öykülerden oluşuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ahmet Aktaş, Ege Asova, Burak Barıtlı, Leyla Bozan, Elif Dilber, Derin Güçer, Maide İdil İspir, Ulaşcan Kurt ve Sibel Nisan Namlı.

  • Künye: Yıldız Silier – Felsefenin Bahçesinde, Yordam Kitap, felsefe, 128 sayfa, 2023

Ho Şi Minh – Kurtuluşa Giden Yol (2022)

Yirminci yüzyılın en önemli, en dirençli, en kararlı devrimcilerinden biri…

Dünyanın emperyalizme karşı en görkemli direnişlerinden birine imza atan Vietnam halkının Marksist önderi Ho Şi Minh ya da halkın ona verdiği adla Ho Amca!

Günümüzün üretken Marksist aydınlarından Vijay Prashad, kapsamlı bir sunuş yazısıyla birlikte, Ho Şi Minh’in ömrü boyunca kaleme aldığı metinlerden, hazırladığı raporlardan, yaptığı konuşmalardan en öne çıkanlarını bir araya getirdi.

“Sömürgecilik”, “Devrim”, “Bağımsızlık ve Savaş” başlıklı üç ana kısımda, 48 bölümde, temel belgeler bir arada…

Bağlam gereği araya giren birkaç metin dışında kronolojik sırayı takip eden bu seçki, hem direnişin büyüklüğüne hem de devrimin ve sosyalizmin inşasına dair bütünlüklü bir çerçeve ortaya koyuyor.

“Devrim” kısmında yer alan ve kitabın omurgalarından birini oluşturan “Devrimci Yol” adlı metin Vietnamca dışında ilk kez gün ışığına çıkarken, kitap bir bütün olarak “Ulusal Kurtuluş Marksizmi” gibi kavramların tartışılmasına olanak sunuyor.

Ayrıca Ho Amca, “hareketin temel öğretmeni” görevini üstlenen biri olarak, ideolojik mücadeleye ve kuramsal birikime, Marksizm-Leninizmin kadrolar tarafından özümsenmesine özel bir önem verdiği için, eğitim ve öğretim konusu da bu seçkide özel bir yer kaplıyor.

En temel belgelere, hapishane günlüklerinden şiirlere, Parti ve Üçüncü Enternasyonal kongrelerindeki konuşmalara, ABD başkanları ile mektuplaşmalara, toprak reformuna dair açıklamalara, emperyalizme karşı Direniş Savaşı’nın ayrıntılarına, Ho Amca’nın vasiyetine ve daha birçok belgeye yer veren bu özel seçki, direnişin ve devrimin günlüğüyle birlikte büyük bir devrimcinin eşsiz bir portresini sunuyor.

  • Künye: Ho Şi Minh – Kurtuluşa Giden Yol: Seçme Yazılar ve Konuşmalar, derleme ve sunuş: Vijay Prashad, çeviren: Ali Haluk İmeryüz, Yordam Kitap, siyaset, 320 sayfa, 2022

Kolektif – Karl Marx, Biyografi (2022)

‘Karl Marx, Biyografi’, BBC’nin milenyum anketinden “bin yılın en büyük düşünürü” olduğu doğrulanarak çıkan Karl Marx’ın yaşamı ve düşünceleri üzerine bugüne dek yapılmış en kapsamlı çalışmalardan biri.

İçeriden bakanlar için dara düştüklerinde hızlıca el uzatacakları bir başvuru kaynağı, dışarıdan bakanlar için yeterince anlam veremedikleri toplumsal mücadelelerin neden ve sonuçlarını ve onları anlamlandıran düşünceleri kavramalarına yardımcı olacak bir kılavuz ve nihayet eleştirel düşünce peşinde koşmaya arzulu ve yazgılı olanlar için Marx’ın düşüncesini, bizzat Marx’ın kendi yapıtlarından öğrenmeye özendirilecekleri ve sevk edilecekleri bir entelektüel sıçrama noktası…

Marx, parlak bir akademik kariyeri, varlıklı bir bilim insanının ya da ünlü bir yazarın rahat yaşamını teperek bir siyasal sürgünün zorlu kaderini seçti.

Bütün yaşamı boyunca amansız eleştiri silahını elinden düşürmeksizin egemen sınıflara ve onların ideolog ve siyasal önderlerine meydan okuyarak yanlış fikirlere, düzmece şiarlara, sahte teorilere, eylemsizliğe ve ikiyüzlülüğe karşı savaştı.

Yordam Kitap, kitlelerin kurtuluş mücadelesi tarihinde yeni bir sayfa açan bu büyük devrimcinin, enternasyonal işçi sınıfının önderi Karl Marx’ın yaşam öyküsünü Ertuğrul Kürkçü’nün yetkin çevirisiyle sunuyor.

  • Künye: P.N. Fedoseyev, Irene Bakh, L. I. Golman, N. Y. Kolpinski, B. Krilov, I. I. Kuzminov, A. I. Maliş, V. G. Mosolov ve Yevgeniya Stepanova – Karl Marx, Biyografi, çeviren: Ertuğrul Kürkçü, Yordam Kitap, 640 sayfa, biyografi, 2022

Carlos Martinez – Başlangıcın Sonu (2022)

Dünyanın ilk sosyalist devleti Sovyetler, yetmiş yıllık macerasının ardından çöktü.

Carlos Martinez, sosyalistler için bu yenilginin ne anlama geldiğini ve bundan ne gibi dersler çıkarılabileceğini tartışıyor.

“Sonun başlangıcı” sık işittiğimiz bir söz. Bu kez “başlangıcın sonu” var karşımızda.

Yetmiş yıllık sosyalizm deneyimi insanlık tarihinde yeni bir başlangıçtı ve çöktü.

  • Peki bu başlangıcın sonu nasıl geldi?
  • Sovyetler’in çöküşünde ne gibi etmenler, hangi ağırlıklarla rol oynadı?
  • Ve belki de en önemlisi; bu etmenleri iyi çözümleyebilir, onlardan gerekli dersleri çıkarabilirsek “başlangıcın sonu” yeni başlangıçlara gebe olabilir mi?

Carlos Martinez, yirmi beş yılı aşkın süredir solun tartışma gündeminden düşmeyen bu konuyu, soru ve sorunları, bu kitabında özlü bir biçimde yanıtlıyor.

Başka sorular ve yanıt arayışlarıyla birlikte: Ekonomide, siyasette, kültür ve ideoloji alanlarında; dış politikada, “barış içinde bir arada yaşama” çabalarında ve silahlanma yarışında; içeride, halkın devrimin ilk yıllarındaki coşkusunu koruma ve geliştirme anlamında neler yaşandı, nerelerde eksik kalındı? 1970’lerden itibaren ekonomideki büyüme eğilimi neden yavaşladı, bilim ve teknolojide Batı’yla girilen rekabette ne gibi hatalar yapıldı?

Çin ile ilişkiler, Macaristan ve Çekoslovakya’daki müdahaleler neleri değiştirdi?

Hruşçov’un “destalinizasyon politikası”ndan Gorbaçov’a nasıl bir yol uzanıyor?

Glasnost ve perestroyka gerekli miydi; bunlar ilk başta nasıl göründü, sonradan nasıl değişti?

Afganistan Savaşı çöküşte ne gibi bir rol oynadı?

Peki ya, Gorbaçov ve ekibinin ihaneti?

1991 darbe girişimi başarılı olsaydı, Sovyetler Birliği şimdi tıpkı Çin gibi yaşar mıydı?

  • Künye: Carlos Martinez – Başlangıcın Sonu: Sovyetler’in Çöküşünden Dersler, çeviren: Ali Haluk İmeryüz, Yordam Kitap, siyaset, 160 sayfa, 2022

Vijay Prashad – Washington Kurşunları (2022)

‘Washington Kurşunları’, emperyalizmin dünyanın farklı ülkelerine müdahale etmesinin altında yatan sinsi çıkarları gözler önüne seriyor.

Yazar, gazeteci ve akademisyen Vijay Prashad, Amerika Birleşik Devletleri’nin Afrika, Asya ve Latin Amerika’daki halk önderlerinin öldürülmesindeki ve çokuluslu şirketlerin çılgın ticari dolaplarının bedelini yoksulluklarıyla ödemeyi reddeden halklara yönelik katliamlardaki rolünü belgeliyor.

‘Washington Kurşunları’, dünya halklarını boyunduruk altında tutan ABD emperyalizminin giriştiği kirli oyunları belgelere dayanarak bütün açıklığıyla sergileyen cesur bir kitap.

Prashad, yerkürenin her yerindeki devrimleri ezen, demokratik olarak seçilmiş liderlere suikastlar düzenleyen, kanlı askerî darbelere önayak olan ve kukla hükümetleri destekleyen bu süper güce yönelik güçlü ithamlarda bulunuyor.

Kitabın merceği, İran’dan Güney Amerika’daki CIA destekli darbelere, Vietnam’dan Afrika’nın sömürge ülkelerinde yükselen ulusal kurtuluş savaşlarına dek hayli geniş bir coğrafyayı kapsıyor.

Brezilya’da Dilma Rousseff, Bolivya’da Evo Morales hükümetlerine 21. yüzyılda yapılan darbeler, emperyalist müdahalelerin günümüzde de sürdüğünü kanıtlamakta.

Prashad’ın çok sayıda belgeyle desteklediği savları inandırıcı ve etkileyici.

‘Washington Kurşunları’, ABD emperyalizminin tarihine gömülü, dünya çapındaki direnişlerin de tarihi.

Kitabın önsözünde Bolivya Eski Devlet Başkanı Evo Morales’in yazdığı gibi, “Kitleler biziz, buna inancımız tam. Ve günü geldiğinde kitlelerin kazanacağına da.”

  • Künye: Vijay Prashad – Washington Kurşunları, çeviren: Ilgın Yıldız, Yordam Kitap, siyaset, 160 sayfa, 2022