Chris Harman – Halkların Dünya Tarihi (2011)

  • HALKLARIN DÜNYA TARİHİ, Chris Harman, çeviren: Uygur Kocabaşoğlu, Yordam Kitap, tarih, 639 sayfa

Dünya tarihine giriş niteliğinde bir eser olan ‘Halkların Dünya Tarihi’, tarihe “büyük adam”ın bilinciyle değil, sıradan insanların gözünden bakmasıyla dikkat çekiyor. Chris Harman, “aşağıdan tarih” olarak tanımladığı özgün yöntemiyle, insanlık tarihinin belli başlı aşamalarının, toplum biçimlerinin, siyasal yapılanmaların, savaşların ve sınıf çatışmalarının öyküsünü anlatıyor. Halkların tarihteki ağırlıklarını irdeleyen kitap, sınıflı toplumların doğuşuyla başlıyor; Antik dünya, Orta Çağ, Rönesans, Aydınlanma, Fransız Devrimi, Marksizmin doğuşu, Paris Komünü, Amerikan İç Savaşı, Dünya savaşları ve soğuk savaştan günümüze uzanıyor.

Halldor Laxness – Salka Valka (2011)

  • SALKA VALKA, Halldor Laxness, çeviren: Mehtap Gün Ayral, Yordam Kitap, roman, 414 sayfa

‘Salka Valka’, idealist kadın karakteri Salka üzerinden, İzlanda’nın yoksulluktan kırılmış coğrafyasını ve insanların hayatta kalma çabasını hikâye ediyor. Laxness’e 1955’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran roman, yoksul balıkçılarla birlikte çileli bir hayat süren Salka’nın ile annesi Sigurlina’nın yaşadıkları üzerine kurulmuş. İki kadın, hayatta kalabilmek için kuzeydeki evlerini terk edip İzlanda’nın güneyinde bulunan Oseyri köyüne gelecektir. Fakat buradaki şartlar, geldikleri yerden daha zorludur. Anne, kısa bir süre sonra depresyona yenik düşecek, Salka ise onu ve kendisini koruyabilmek için amansız bir mücadeleye girişecektir.

Leo Panitch ve Colin Leys (haz.) – Kapitalizmde Sağlık: Sağlıksızlık Semptomları (2011)

  • KAPİTALİZMDE SAĞLIK: SAĞLIKSIZLIK SEMPTOMLARI, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 351 sayfa

1964’ten beri yayımlanan saygın Marksist kuram dergisi Socialist Register’ın 2010 yılı sayısı, kapitalist sistemde sağlık konusuna ayrılmıştı. Bu sayının çevirisinden oluşan elimizdeki kitap, kapitalist sağlık sisteminin ekonomi politiğini kapsamlı bir bakışla irdeliyor; neoliberal küreselleşmenin sağlık alanında gün geçtikçe daha olumsuz hale gelen etkilerini ortaya koyuyor. Kapitalist sistemde sağlığı şekillendiren tarihsel, ekonomik, toplumsal ve siyasî etmenlere eğilen çalışma, sağlık sektöründeki sermaye birikiminden sağlıktaki ilaç entrikalarına, sağlıkta piyasalaştırma süreçlerinden Afrika’daki anne ölümlerinin nedenlerine ve Amerikan sağlık reformuna kadar, konuya dair birçok ayrıntıya uzanıyor. Kitapta ayrıca, Küba, Çin, Amerika, Kanada ve Hindistan gibi ülkelerin sağlık politikaları da irdeleniyor.

Edward Hallett Carr – Lenin’den Stalin’e Rus Devrimi (2011)

LENİN’DEN STALİN’E RUS DEVRİMİ, Edward Hallett Carr, çeviren: Levent Cinemre, Yordam Kitap, tarih, 270 sayfa

Edward Hallett Carr, Sovyet tarihini en iyi anlatan on dört ciltlik ‘Sovyet Rusya Tarihi’ adlı eseriyle ünlü. Carr, ‘Lenin’den Stalin’e Rus Devrimi’ başlıklı eserinde ise, Ekim devriminin en önemli ayağını oluşturan 1917-1929 dönemine odaklanıyor. On dört ciltlik çalışmasının yoğun bir özeti olarak düşünülebilecek kitap, 1920’lerin ana sorunlarını “anlatısal” tarih biçiminde, kronolojik sıralamayla anlatıyor. Stalinizmin yükselişi, Bolşeviklerin ulusal azınlıklar konusundaki politika ve uygulamalarını kapsamlı bir bakışla irdeleyen Carr, özellikle Stalin diktatörlüğünün kuruluş aşamalarına dair henüz aşılamayan bir yoruma imza atmış.

Oya Köymen – Sermaye Birikirken (2007)

  • SERMAYE BİRİKİRKEN, Oya Köymen, Yordam Kitap, iktisat, 264 sayfa

Prof. Dr. Oya Köymen’in ‘Sermaye Birikirken’ isimli bu çalışması, kapitalist sistemin can damarı olan sermaye birikimini dünya, Osmanlı ve Türkiye üzerinden ele alıyor. İktisat ve iktisat tarihi alanlarında uzun yıllar emek vermiş bir isim olan Köymen’in çalışmasının asıl ilgi çekici yönü, sermayenin bu birikim aşamasında dışta bırakılanlarla, yani birikimden yararlanmayan “ötekiler”le ilgilenmesidir denilebilir. Dolayısıyla kitap, dünya, Osmanlı ve Türkiye’nin iktisat tarihinin ve bunu yaratan başlıca unsur olan siyasi çerçevenin eleştirel bir okuması anlamına geliyor. Kitabın sadece iktisat alanındaki uzmanlara değil, konuya ilgi duyan “sıradan okuyucuya” da hitap etmeyi amaçlıyor.

Oktar Türel – Geç Barbarlık Çağı (2010)

GEÇ BARBARLIK ÇAĞI 1, Oktar Türel, Yordam Kitap, İktisat, 300 sayfa

Tamamı iki cilt olan ‘Geç Barbarlık Çağı’, Oktar Türel’in otuz yılı aşkın bir zaman diliminde (1979-2010) kaleme aldığı makalelerinden yapılmış bir seçki. Bunların ilkini oluşturan, ‘Dünya ve Türkiye’ alt başlıklı elimizdeki kitap, ağırlıklı olarak dünya ve Türkiye ekonomisine odaklanıyor. Türkiye-AB ilişkileri, AB’nin genişleme süreci ve tarihsel süreç içinde Türkiye, Dünya Bankası ve IMF ilişkileri, kitapta bu bağlamda ele alınan konulardan birkaçı. Türel bunun yanı sıra, 1980’lerin başındaki Latin Amerika ülkelerini zora sokan borç krizlerini ve geçmiş çeyrek yüzyılda (1975-2010), dünyadaki sanayileşme deneyimini de masaya yatırıyor.


 

 

Piero Sraffa – Malların Mallarla Üretimi (2010)

  • MALLARIN MALLARLA ÜRETİMİ, Piero Sraffa, çeviren: Ümit Şenesen, Yordam Kitap, iktisat, 176 sayfa

 

1983 yılında hayata veda eden Piero Sraffa, yirminci yüzyılın en önemli iktisatçılarından. İtalyan asıllı İngiliz iktisatçı 1926’da, henüz 28 yaşındayken kaleme aldığı makalesinde, serbest piyasanın tekelleşmeye yol açtığını savunmuş; bu tez çok tartışılmıştı. Cambridge ekolünden gelen Sraffa’nın otuz yılda yazdığı ve tek kitabı olan ‘Malların Mallarla Üretimi’ ise, kapitalist dünyada iktisat düşüncesine bir yüzyıl boyunca hakim olmuş neoklasik iktisadın dışında yeni bir teorik çerçeve öneriyor. 1960’ta yayımlanan kitapta Sraffa’nın çizdiği teorik çerçeve, neoklasik iktisadı eleştiren iktisatçıların temel kaynaklarından biri olmuştu.

Humberto Constantini – Francisco Sanctis’in Uzun Gecesi (2007)

  • FRANCISCO SANCTIS’İN UZUN GECESİ, Humberto Constantini, çeviren: Alaz Pesen, Yordam Kitap, roman, 159 sayfa

Arjantinli şair ve yazar Humberto Constantini, ülkesindeki politik baskılar yüzünden 1976 yılında ükesini terk etmek zorunda kalmıştı. Yazarın ilk olarak 1984 yılında yayımlanan bu romanı, politik gerilim unsurlarının kuruluşuyla dikkat çekiyor. Evli, üç çocuklu, klasik müzik tutkunu, kendi halinde bir muhasebecinin hayatı, eski bir kız arkadaşından aldığı telefonla değişir. Telefonun peşinden Buenos Aires’in uykusuz barlarına ve işçi mahallelerine giden muhasebeci, burada hem bir kahraman olacak hem de tekdüze, sıradan hayatıyla hesaplaşacaktır.

Mustafa Sönmez – Medya, Kültür, Para ve İstanbul İktidarı (2010)

  • MEDYA, KÜLTÜR, PARA VE İSTANBUL İKTİDARI, Mustafa Sönmez, Yordam Kitap, medya, 156 sayfa

Daha çok Türkiye ekonomisi üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Mustafa Sönmez, ‘Medya, Kültür, Para ve İstanbul İktidarı’nda, Türkiye’deki medya-kültür endüstrisini masaya yatırıyor. Sönmez’in çalışması, son otuz yılda büyük bir endüstri haline gelen ve ağırlıklı olarak İstanbul ile özdeşleşen medya-kültür alanının sağlam bir ideolojik ve politik çerçevesini çizmesiyle dikkat çekiyor. Kitabın ilk bölümünde kavramsal bir çerçeve çizen Sönmez, ardından, yazılı medya, elektronik medya, reklamcılık endüstrisi, kitap endüstrisi, basım yayın sanayii ve futbol endüstrisi gibi, medya-kültür sektörüne dahil olan farklı alanları inceliyor.

Alexander Rabinowitch – Bolşevikler İktidara Geliyor (2010)

  • BOLŞEVİKLER İKTİDARA GELİYOR, Alexander Rabinowitch, çeviren: Levent Konyar, Yordam Kitap, tarih, 376 sayfa

Rusya tarihi profesörü Alexander Rabinowitch ‘Bolşevikler İktidara Geliyor’da, 1917 Ekim’inde Petrograd’da ya da o zamana kadarki adıyla St. Petersburg’da gerçekleşen sosyalist Ekim Devrimi’nin kapsamlı ve keyifle okunan bir hikâyesini sunuyor. 4 Temmuz 1917’de, Bolşevik partinin de önemli ölçüde katıldığı başkentteki kitle ayaklanmasıyla kitabına başlayan Rabinowitch, Çar güçlerince gerçekleştirilen karşı saldırıları, parti içindeki farklı görüşleri ve çekişmeleri, Geçici Hükümet’in yenilgisini, Bolşevikler’in yükselişini ve Ekim Devrimi’nin gerçekleşmesinden sonra Bolşevikler’in iktidara gelişine uzanan tarihi süreci ele alıyor.