Kolektif – Irkı Mahkemeye Çıkarmak (2021)

Amerika tarihindeki kölelik ve ırk temelli ayrımcılık uzun süre yasal dayanaklara sahip olageldi.

Bu şahane derleme ise, Amerika’daki hukuk ve ırk ilişkisini, Amistad’dan O. J. Simpson’a en çarpıcı davaları merkeze alarak irdeleyen on iki makaleye yer veriyor.

Çalışma, Amerika’da beyaz üstünlüğünü hukukileştiren düzenlemelerin ne olduğu, toplumdaki baskın durumda olan ırkçı kanaatlerin mahkemelere nasıl yansıdığı, hukuku kullanmak suretiyle ırk ayrımcılığına karşı mücadele etmenin olanaklarının neler olduğu ve mahkemelerin kimi zaman verdikleri eşitlikçi kararların toplumdaki karşılığının nasıl olduğu gibi konularda aydınlanmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Irkı Mahkemeye Çıkarmak: Amerikan Tarihinde Hukuk ve Adalet, derleyen: Annette Gordon-Reed, çeviren: Ertuğrul Uzun, Zoe Kitap, hukuk, 312 sayfa, 2021

Antonio Negri – Yaban Kuraldışılık (2021)

Antonio Negri’den Spinozacılığın özünü ortaya koyan harika bir çalışma.

Negri’nin Spinoza düşüncesinde güç ve iktidar olgusunun kendine nasıl yer bulduğunu irdelediği bu kitabını, alıkonulduğu hapishanede yazması ise tarihin bir başka ironisi.

Düşünür, Spinoza’nın fikirlerini çok yönlü bir bakışla irdelerken, aynı zamanda ideolojinin bugün içinde bulunduğu çok yönlü krizi, gerçekliğin kuruluşu ve Spinoza’nın felsefesinde politikanın kurucu rolü gibi ilgi çekici konular üzerine de derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Antonio Negri – Yaban Kuraldışılık: Spinoza’da Güç ve İktidar, çeviren: Eylem Canaslan, Zoe Kitap, felsefe, 392 sayfa, 2021

Cemal Bâli Akal – Hukuk ya da Kukla Tiyatrosu (2021)

Felsefe ve edebiyattan beslenemeyen bir hukuk, bazı hukukçular bunu bilmese de zayıf, yetersiz bir hukuktur.

Cemal Bâli Akal’ın bu özgün çalışması da, edebiyattaki hukukun izini sürüyor.

Sofokles, Euripides, Shakespeare, Cervantes, Swift, Sade, Büchner, Stendhal, Dostoyevski, Melville, Kafka, Conrad, Barrie, Musil, Camus, Faulkner ve Koestler gibi devlerin eserlerine uğrayan Akal, edebi metinler ile siyasi hukuk kuramı arasındaki ilişkiyi çok yönlü bir şekilde irdeliyor.

Yazar bunu yaparken de, bizi özgür irade ya da zorunluluk, soyut bir hukuk sisteminde hak mücadelesi gibi ilgi çekici konuları üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Cemal Bâli Akal – Hukuk ya da Kukla Tiyatrosu: Edebiyat ve Hukuk, Zoe Kitap, hukuk, 192 sayfa, 2021

Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı (2021)

İçinde yaşadığımız modernite çağında politika hepten itibarsızlaştırılmıştır.

Arjantinli düşünür Diego Tatián, var olma gücümüzü geliştirecek üstün bir yol olarak politikayı hayatımıza nasıl dâhil edeceğimizi, Spinoza’nın düşüncelerini merkeze alarak açıklıyor.

‘Yabanın İhtiyatı’, politikasızlaştırılmış bir dünyada yepyeni bir politikanın ve yeniliğin engellendiği her durumda da “impolitik” bir direnişin imkânını arıyor.

Tatián’a göre, topyekûn hâkimiyet ve güç istencinin mutlak emrediciliği karşısında, o eski politik ideali koruyan ve gerçekleştiren ‘impolitik’ davranış ve buluşmaları ortaya koymamız, ayrıca önderlik mantığını merkezsiz, bürokrasisiz, hiyerarşisiz biçimde tersine çevirmemiz gerekiyor.

Varolma direncini her türlü iradenin iktidarı ve iktidarın iradesinin önüne geçirmek konusunda Spinoza’nın bize neler verebileceğini irdeleyen Tatián’ın çalışması, hem bugün içinde bulunduğumuz çıkmaz hem de Spinoza’nın mirası üzerine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı: Spinoza’da Tutkular ve Politika, çeviren: Ali Dokuzlu ve İsmet Şebin, Zoe Kitap, felsefe, 184 sayfa, 2021

Kolektif – Nazi Almanyası’nda Hukuk (2020)

Nazi döneminde hukuk amacından saptırıldı, yer yer yürürlükten kaldırıldı, olağanüstü hal olağan yönetim biçimi olarak kabul edildi, bir zamanların hukuka âşık hukukçuları hukuku katleden gözü dönmüş işbirlikçilere dönüştü.

İşte bu harika derleme de, Nazi Almanya’sının hukuk düzeninin nasıl işlediğini aydınlatıyor, bundan ne gibi dersler çıkarabileceğimizi irdeliyor ve en önemlisi de, bugün Nazi hukuk pratiklerini sergilemeye hevesli, demokratik görünümlü faşist potansiyelli ülkeler konusunda bizi daha teyakkuzda olmaya davet ediyor.

Kitapta yer alan makalelerde irdelenen ilgi çekici konulardan birkaçı şöyle:

  • Nazi Almanya’sında hukukun holokost sürecine nasıl destek sunduğu,
  • Profesyonel hukukçularının Yahudi soykırımındaki suç ortaklıkları,
  • Wilhelm Stuckart örneği bağlamında kamu görevlisi hukukçuların holokost sürecindeki rolleri,
  • Nazi hukukunda bir tedhiş aracı olarak mahkeme,
  • Nazi hukuku ile Nazi ahlakı arasındaki ilişki,
  • Nazizm döneminde ayrımcılık ve itibarsızlaştırmaya uğrayan Yahudi hukukçular,
  • Nürnberg’te yargılanan eli kanlı hukukçular,
  • Savaş suçlarından yargılanan Alman yargıçlarda geçmişle yüzleşme süreci…

Kitap, yalnızca Nazi hukukunu çok yönlü bir şekilde işlemesiyle değil, bizi hukuk düzenlerine içkin hukuksuzluğa karşı teyakkuz halinde olmaya davet etmesiyle de büyük önem arz ediyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alan E. Steinweis, Douglas G. Morris, Hans-Christian Jasch, Harry Reicher, Kenneth F. Ledford, Konrad H. Jarausch, Raphael Gross ve Robert D. Rachlin.

  • Künye: Kolektif – Nazi Almanyası’nda Hukuk: İdeoloji, Fırsatçılık ve Adaletin Saptırılması, editör: Alan E. Steinweis ve Robert D. Rachlin, çeviren: Kıvılcım Turanlı, Zoe Kitap, hukuk, 232 sayfa, 2020

Antonio Negri – Aykırı Spinoza (2020)

Antonio Negri’den, Spinoza’nın fikirlerinin yüzyıllardan sonra nasıl olup da hâlâ güncelliğini koruduğu üzerine sağlam bir sorgulama.

Negri burada, Spinoza’nın modern demokrasinin temeli olarak ‘Politik İnceleme’ adlı eserini, son dönem Spinoza’daki demokrasi kavramının tanımlanışını, Spinoza ve Leopardi’nin materyalizmini, Spinoza’nın modernlik karşıtlığını, son yıllarda gözlemlenen Spinoza’ya dönüş ile komünizme dönüş arasındaki benzerliği, Spinoza’da demokrasi ve bengilik konusunu ve Spinoza’nın postmodernler tarafından nasıl ele alındığı gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitap, Spinoza’nın fikirlerine, çağımızın önde gelen düşünürlerinden birinin özgün değerlendirmeleriyle bakmak için iyi fırsat.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Spinoza, bir filozof olarak, insanın doğasını, bilincini ve bilinçaltını, dürtü ve arzusunu, düşünce ile tutkular arasındaki ilişkiyi Freud’dan, modern psikoloji ve psikoterapiden çok daha önce tanımlamıştır.”

“Spinozacılık’ın ateizm olarak nitelendirilmesinin derin anlamı nedir? Bu soruya yanıt verme girişimi, umuyoruz ki, Spinoza’nın Almanya’daki alımlanışının kimi yönlerini açığa kavuşturma olanağı sağlayacak.”

“Spinoza’nın biyografları da Spinoza’yı ateist olmakla suçlar. Spinoza’nın erdemli bir hayat sürmüş olabileceğini kabul etseler bile hepsi onu saçma ve kabul edilemez buldukları bir Tanrı kavramının doğru olduğunu kabul ettirmeye çalışmakla suçlar.”

“Politik evren bir eylem evrenidir. Demokrasinin, mutlağın ve özgürlüğün nesnel aporiası olarak gözükmesi ve bu aporianın, politik sürecin dinamik koşulu olarak sunulması, sorunu ve demokrasi tanımının zorluklarını çözmez, bilakis durumu daha da kötüleştirir.”

“Spinozacı kuraldışılığın, iktidarın felsefeleri ile altüst edişin felsefeleri arasında modern çağın yüzyılları boyunca uzanan derin bir yarık açmayı bize öğretebileceğini düşünmemin sebebi de buydu.”

“Zaman gücü arzular, onun üretkenliğini kinayeler, onun enerjisini yalayıp geçer. Zaman hiçliğe geri döndüğünde, bu gücü unutmaz. Spinoza bu noktada yeniden belirir. Tempus potentiae. Spinoza’nın şimdi-buradalık ısrarı, Heidegger’in sadece olanak olarak bıraktığı şeyi doldurur.”

  • Künye: Antonio Negri – Aykırı Spinoza: Gündem (deki / dışı) Çeşitlemeler, çeviren: Nurfer Çelebioğlu ve Eylem Canaslan, Zoe Kitap, felsefe, 168 sayfa, 2020

Kolektif – Düşmanı Yargılamak (2020)

Yaşadığımız çağda savaş tekrar kutsanan bir değer haline gelmeye başladı ve olağanüstü hal olağanlaştırıldı.

Keyfilik, belirsizlik, kontrolsüzlük, tutarsızlık ve tekinsizlik, hem içe hem dışa yönelik diktatörce uygulamaların hız kazandığı bu dönemin öne çıkan kavramları haline geldi.

Bu kitap ise, şiddet ile yasa, kural ile istisna, savaş, güvenlik ve özgürlük gibi kavramlar üzerine yeniden düşünen makaleler sunuyor.

Bütün canlıları kapsayacak bir politikanın imkânlarını sorgulayan kitapta,

  • İyi ve kötünün yaratılışı olarak istisna halinin sürekliliği,
  • Özgürlük ve egemenliğe dair yanılsamalar,
  • Düşman ceza hukuku,
  • Karanlığa aralanan bir kapı olarak Weimar Cumhuriyeti yargısı,
  • Toplumsal gerçekçi bir diktatörlük tahlili olarak Ernst Fraenkel’in ‘İkili Devlet’ yapıtı,
  • İslami söylemde “Yasa”nın imkânsızlığı,
  • Türkiye’de hukukun şiddetinin etnografik analizi,
  • Olağanüstü muhakemenin anayasallığı,
  • Ve Barbarlık mitosu bağlamında düşmanı yargılamak gibi konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurrahman Aydın, Boran Ali Mercan, Cansu Muratoğlu, Cemal Bâli Akal, Deniz Yonucu, Fehmiye Ceren Akçabay, Işıl Kurnaz, Mehmet Cemil Ozansü, Ozan Değer, Serdar Tekin ve Zehra Çiğdem Özcan.

  • Künye: Kolektif – Düşmanı Yargılamak, hazırlayan: Ozan Değer, Zoe Kitap, hukuk, 320 sayfa, 2020

Engin Topuzkanamış – Hukuk ve Disiplin (2019)

Hukuka nasıl ve hangi mekanizmaların zorlamasıyla uyarız?

Alışkanlıklardan mı, menfaatten mi, korkudan mı, sevgiden mi, yoksa bilincinde olmadığımız bir zamana ait bir duygudan mı hukuka uyarız?

Engin Topuzkanamış’ın yeni bir baskıyla yayımlanan bu kitabı, modern toplumda hukuka uymanın dayanaklarını irdeleyerek bu soruya çarpıcı yanıtlar veriyor.

Yazar, hukuka uyma probleminin izini sürerken modern ve geleneksel toplumlardaki hukukun büyük resmini çiziyor ve bununla da yetinmeyerek hukuk ve devlet felsefesi, sosyoloji, tarih ve sosyal psikoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanarak modern toplumda hukuk ve birey arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğunu ortaya koyuyor.

Topuzkanamış, tarihsel olarak temel hareket noktası olan Orta Çağ toplumları ve Aquinolu Thomas’nın tabii hukuk yaklaşımından başlayarak hem belli başlı “büyük” siyasi ve hukuki kuramları ele alıyor hem de modern toplumu ve hukuk düzenini mümkün kılan gündelik hayat pratiklerindeki değişmeyi izliyor.

Yazar ayrıca, ordu düzeni, işyeri ve fabrikaların kuruluşu, görgü kuralları ve gündelik alışkanlıklardaki değişim, ahlakla arasına mesafe koyan bir hukuk düzeninde ahlak arayışı gibi pek çok konuyu da tartışıyor, modern bireyin özgürlük ve disiplin arasında şekillenmesini adım adım izliyor.

  • Künye: Engin Topuzkanamış – Hukuk ve Disiplin: Modern Toplumda Hukuka Uymanın Dayanakları, Zoe Kitap, hukuk, 312 sayfa, 2019

Kolektif – Spinoza Daima (2019)

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde, dünyadaki önemli felsefecilerin de katılımıyla 2008 ve 2009 yılında iki ayrı Spinoza paneli düzenlenmiş ve bu panele sunulan tebliğler daha sonra ‘Spinoza Günleri’ ve ‘Spinoza Günleri 2’ adıyla kitaplaştırılmıştı.

Bu kitaplar, uzun bir süredir temin edilemiyordu.

İşte elimizdeki çalışma da, ilk baskıları tükenmiş olan söz konusu kitaplardan hazırlanmış bir seçki.

Burada, yerli katılımcılardan çok sunum için Türkiye’ye gelmiş Spinozacı konukların metinlerine yer verilmiş.

Kitapta Spinoza’nın duygu felsefesinden anayasal iktisadına, Almanya’da Spinoza’nın alımlanışından Kantçı Spinozacılıka ve Spinoza’nın din ve siyaset ilişkisine yaklaşımına kadar pek çok konu ele alınıyor.

Türkiye’de Spinoza bibliyografyasıyla da zenginleşen kitap, Spinoza üzerine düşünen ve çalışanların kaçırmak istemeyecekleri türden.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Diego Tatián, Marilena Chauí, Miriam van Rejien, Maria das Graças de Souza, Manfred Walter, María Jimena Solé, Natalia Andrea Lerussi, Birden Göngören Bulgan ve Reyda Ergün.

  • Künye: Kolektif – Spinoza Daima, çeviren: Cemal Bâli Akal, Reyda Ergün ve Sinem Özer, Zoe Kitap, felsefe, 191 sayfa, 2019