Sevinç Türkmen – Ekopraksisin Ontolojisi (2021)

İlk bakışta birbirinden farklı gibi görünen Spinoza ile Karl Marx’ı, ekolojik bir varoluş tarzı bağlamında bir araya getiren özgün bir çalışma.

Sevinç Türkmen, iki büyük filozofun düşüncelerini insan, doğa ve etik bağlamında irdeleyerek bunun çağdaş sorunlarımıza nasıl yanıt verebileceğini tartışıyor.

Türkmen bunu yaparken de iki filozofun doğa felsefelerini merkeze alıyor, zira kendisine göre, ekolojik bir araştırmanın nesnelliğini temin edecek birincil disiplin doğa felsefesi, yani esasen ontolojidir.

Kitabın ikinci önemli katkısı ise, toplumların kuruluşunun mantığına dair tarihsel bir okumaya girişmesi.

  • Künye: Sevinç Türkmen – Ekopraksisin Ontolojisi: Spinoza ve Marx, İthaki Yayınları, felsefe, 360 sayfa, 2021

Jon Miller – Spinoza ve Stoacılar (2021)

Spinoza, Stoacı olarak tanımlanabilir mi?

Jon Miller’ın bu kitabı, Spinoza düşüncesi ile Stoacılık arasındaki ilişkiyi irdeleyen ilk sistematik çalışma olmasıyla çok değerli.

Spinozacılığın ana unsurlarından metafiziğin, epistemolojinin, felsefi psikolojinin ve etiğin Stoacılıktaki muadilleriyle ilişkisini gözler önüne seren Miller’ın, bunu yaparken birincil metinler üzerine yaptığı titiz inceleme dikkat çekiyor.

Aynı zamanda literatürdeki tüm ikincil kaynaklara başvuran Miller, Spinoza’nın Stoacı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine doyurucu yanıtlar verdiği gibi, her iki sistemin özgünlüklerini de ortaya koyuyor.

  • Künye: Jon Miller – Spinoza ve Stoacılar, çeviren: Berk Utkan Atbakan, Albaraka Yayınları, felsefe, 360 sayfa, 2021

Antonio Negri – Yaban Kuraldışılık (2021)

Antonio Negri’den Spinozacılığın özünü ortaya koyan harika bir çalışma.

Negri’nin Spinoza düşüncesinde güç ve iktidar olgusunun kendine nasıl yer bulduğunu irdelediği bu kitabını, alıkonulduğu hapishanede yazması ise tarihin bir başka ironisi.

Düşünür, Spinoza’nın fikirlerini çok yönlü bir bakışla irdelerken, aynı zamanda ideolojinin bugün içinde bulunduğu çok yönlü krizi, gerçekliğin kuruluşu ve Spinoza’nın felsefesinde politikanın kurucu rolü gibi ilgi çekici konular üzerine de derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Antonio Negri – Yaban Kuraldışılık: Spinoza’da Güç ve İktidar, çeviren: Eylem Canaslan, Zoe Kitap, felsefe, 392 sayfa, 2021

Steven Nadler – Spinoza’nın Etika’sı (2021)

Spinoza’nın ‘Etika’ adlı başyapıtı, felsefe tarihinin hem en önemli hem de en zor kitaplarından biridir.

Steven Nadler’in bu çalışması ise, söz konusu eserin katkıları üzerine eşsiz bir inceleme.

Nadler burada, ‘Etika’nın argümanlarını ve öğretilerini açıkladığı gibi, Spinoza’nın özgün fikirlerinin o zamanki dünyayı neden bu denli korkuttuğunu da irdeleyerek dönemin düşünce atmosferinin iyi bir fotoğrafını çekiyor.

Nadler bunun yanı sıra, Spinoza’nın düşüncesinin bugün neden güncelliğini koruduğunu da ele alıyor.

‘Etika’ bize Tanrı, doğa, insan ve mutluluk üzerine neler söyler sorusunun yanıtını arayanların muhakkak okuması gereken çalışma, Spinoza düşüncesinin felsefi arka planını ve Spinoza’nın girdiği diyalogları inceliyor, örneğin Descartes ve Hobbes da dahil çağdaşlarıyla ve Stoacılar başta olmak üzere antik düşünürlerle ve nihayet ataları Yahudi rasyonalistleriyle nasıl bir diyalog kurduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Steven Nadler – Spinoza’nın Etika’sı, çeviren: Özgür Şahin, Say Yayınları, felsefe, 408 sayfa, 2021

Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı (2021)

İçinde yaşadığımız modernite çağında politika hepten itibarsızlaştırılmıştır.

Arjantinli düşünür Diego Tatián, var olma gücümüzü geliştirecek üstün bir yol olarak politikayı hayatımıza nasıl dâhil edeceğimizi, Spinoza’nın düşüncelerini merkeze alarak açıklıyor.

‘Yabanın İhtiyatı’, politikasızlaştırılmış bir dünyada yepyeni bir politikanın ve yeniliğin engellendiği her durumda da “impolitik” bir direnişin imkânını arıyor.

Tatián’a göre, topyekûn hâkimiyet ve güç istencinin mutlak emrediciliği karşısında, o eski politik ideali koruyan ve gerçekleştiren ‘impolitik’ davranış ve buluşmaları ortaya koymamız, ayrıca önderlik mantığını merkezsiz, bürokrasisiz, hiyerarşisiz biçimde tersine çevirmemiz gerekiyor.

Varolma direncini her türlü iradenin iktidarı ve iktidarın iradesinin önüne geçirmek konusunda Spinoza’nın bize neler verebileceğini irdeleyen Tatián’ın çalışması, hem bugün içinde bulunduğumuz çıkmaz hem de Spinoza’nın mirası üzerine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Diego Tatián – Yabanın İhtiyatı: Spinoza’da Tutkular ve Politika, çeviren: Ali Dokuzlu ve İsmet Şebin, Zoe Kitap, felsefe, 184 sayfa, 2021

Serhat Celâl Birdal – Bir Başka Devrim (2020)

 

1960-1980 arası Türkiye sol hareketini, Deleuze ve Guattari’nin genişlettiği Spinozacı arzu kavramının ışığında inceleyen özgün bir çalışma.

Politik bir kavram olarak arzuyu irdeleyerek çalışmasına başlayan Serhat Celâl Birdal, devamında da, Türkiye solunun arzu politikasını ve bir kimlik olarak devrimciliği çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Kitap, ’60’lar ve ’70’lerde büyük kalabalıkları yepyeni bir dünyanın imkânında siyasal mücadeleye sevk eden, çoğu zaman ideolojik konumların ve tarihsel gelişmelerin altında kalan dinamiğinin, Birdal’ın deyimiyle “tarihselliğin altındaki şiirselliğin” izlerini arzu kavramı zemininde takip ediyor.

Çalışma, söz konusu süreçte devrim perspektifine sahip sol siyasetin, salt ideoloji ve bilinç düzeyinde halkın ya da sınıfın çıkarlarının temsil edilmesinden ve gerçekleştirilmesinden ibaret görülemeyeceği kabulünden hareketle, ’60’lar ve ’70’ler boyunca ortaya çıkan toplumsal dönüşüm olanaklarını ve bu olanaklar zemininde tetiklenen siyasallaşma sürecini, bilinçdışı toplumsal arzu yatırımları düzeyinde değerlendiriyor.

Yazar böylece, söz konusu siyasallaşmayı kapitalist üretim ilişkilerinin yerleşmeye başlamasının ardından sınıfsal çelişkilerin keskinleşmesinin “zorunlu” bir sonucu olarak, sömürülen sınıfların ve halk kesimlerinin gerçek çıkarlarının bilincine varması ve mücadeleye atılması olarak tarif eden klasik Marksist anlayışın ötesine geçmeyi amaçlıyor.

  • Künye: Serhat Celâl Birdal – Bir Başka Devrim: Türkiye Sol Hareketinde Arzu, İdeoloji, Politika (1960-1980), İletişim Yayınları, siyaset, 259 sayfa, 2020

Frédéric Lenoir – Spinoza Mucizesi (2020)

 

 

Spinoza, “Dalga geçmemeli, ağlayıp sızlamamalı, nefret etmemeli; anlamalı.” demişti.

Spinoza’nın sadece yaşadığı dönemin çok ötesinde değil, zamanımızın da çok ötesinde bir mucize olduğunu belirten Frédéric Lenoir bu güzel kitabında, Spinoza’nın zihnimizi nasıl aydınlatabileceğini, yüreğimizi nasıl ferahlatabileceğini anlatıyor.

İki bölümden oluşan kitabında Lenoir, ilk olarak Spinoza’nın hem dinde, hem politikada hem de felsefede nasıl büyük bir devrim gerçekleştirdiğini irdeliyor.

Yazar çalışmasının ikinci bölümünde ise, Spinoza’nın neden bir bilgelik ustası olduğunu ele alıyor.

  • Künye: Frédéric Lenoir – Spinoza Mucizesi, çeviren: Aslı Sümer, İş Kültür Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2020

Kolektif – İçkinlik Etiği (2020)

Ahlak buyurur; etik, üretir.

Ahlak sabit ve değişmez ilkeler var sayar; etik, süreç içinde değişebilir ilkelere öncelik verir.

Buradan hareketle şu sonuca varılabilir:

Eylemi değişmeyen ilkelerle belirleyen ahlak aşkınlık düzlemine aittir; etik ise, eylemin esnekliğini öne çıkarmasıyla felsefenin içkin kavranışıdır.

İşte bu derleme de, içkinlik düzleminde konuşlanan bir etik arayışı, bunun başlıca düşünürleri olarak Spinoza ve Nietzsche’nin fikirlerini merkeze alarak tartışıyor.

Zira kitapta ifade edildiğine göre Spinoza ve Nietzsche, ahlakın “Ne yapmalıyım?” sorusunun yerine “Neyi yapmaya muktedirim?” sorusunu geçirerek, etiği bir güç meselesi olarak yorumlamanın ve yaşamı sonsuzca deneyimleme imkânının önünü açmışlardır.

Kitapta,

  • Spinoza’nın içkinlik felsefesi,
  • Felsefi bir ideal olarak özgürlük,
  • İçkinlik ve sonluluk,
  • Deleuze ve Derrida bağlamında çağdaş Fransız düşüncesinde iki yön olarak içkinlik ve aşkınlık,
  • Deleuze ve arzu meselesi bağlamında içkin bir etik teorisi,
  • Nietzsche ve Spinoza’da ahlaki duygular,
  • Spinoza, Nietzsche ve Stoacılar bağlamında tutkular, güç ve pratik felsefe gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Spinoza ve Nietzsche’den türeyen bir içkin etiğin bize bugün nasıl rehberlik edebileceğini merak edenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – İçkinlik Etiği: Nietzsche ve Spinoza, derleyen: Hüseyin Deniz Özcan ve Orkun Tüfenk, Otonom Yayıncılık, felsefe, 350 sayfa, 2020

Maxime Rovere – Spinoza Tayfası (2020)

 

Maxime Rovere’nin bu dikkat çekici romanı, Benedictus Spinoza’nın yaşamını merkeze alarak büyük dönüşümlerin yaşandığı 17. yüzyıl Avrupa’sını anlatıyor.

Şahane bir dönem romanı olarak okunabilecek eser, modern akıl ve özgürlük anlayışının ortaya çıktığı bir dönem olarak tanımlanan 17. yüzyılda Spinoza’nın etkileşim içinde bulunduğu, kendisinin çığır açan fikirlerine beşiklik eden bu dünyanın dört dörtlük bir haritasını çıkarıyor.

Döneme renk veren fikirler ve tartışmalarla ilerleyen roman, Spinoza’nın kişisel dünyasına yakından bakmakla yetinmiyor, aynı zamanda Spinoza’yı derinden etkilemiş anatomistlerin, şairlerin, aktivistlerin, Yahudi cemaatinin önde gelen isimlerini de canlı bir şekilde tasvir ediyor.

Kitabın yazarı Maxime Rovere, Spinoza üzerine yaptığı özgün çalışmalarla, özellikle de mektuplarını çevirmesiyle biliniyor.

Bu durum, romanın yetkinliğini de açıklayan hususlardan.

  • Künye: Maxime Rovere – Spinoza Tayfası, çeviren: Osman Senemoğlu, Kolektif Kitap, roman, 496 sayfa, 2020

Solmaz Zelyüt – Spinoza (2010)

Solmaz Zelyüt, ilk baskısı 2003’te yapılan ‘Spinoza’da, dünya felsefe tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Benedict de Spinoza’nın hayatı ve felsefesine odaklanıyor.

Kendisini bir “Spinoza sarhoşu” olarak tanımlayan yazar, kitabına, bu sıra dışı filozofun kısa yaşamöyküsünü, yapmış olduğu çalışmaları ve eserlerini kaleme alma sürecini anlatarak başlıyor.

Zelyüt ardından, Spinoza felsefesinin öne çıkan noktalarını ayrıntılı bir bakışla ele alıyor.

Yazar burada, Spinoza’nın Tanrı, zihin, beden, insan ve devlet gibi kavramları nasıl tanımladığını irdeliyor.

Çalışma, okurunu, “İnsan daima zorunlu olarak tutkulara tabidir.” diyen Spinoza’nın felsefesine inmeye davet ediyor.

  • Künye: Solmaz Zelyüt – Spinoza, Dost Yayınevi, felsefe, 109 sayfa