Suna Yılmaz — Diyarbakır’da Kentleşme (2026)

Suna Yılmaz’ın ‘Diyarbakır’da Kentleşme: “El Koyarak Birikim”’ adlı çalışması, Diyarbakır’ın kentleşme tarihini yalnızca nüfus artışı, planlama süreçleri ya da ekonomik gelişme üzerinden değil; kapitalizm, devlet politikaları, etnik ilişkiler ve savaşın iç içe geçtiği özgün bir tarihsel deneyim olarak ele alıyor. Kitap, Türkiye’deki hâkim kentleşme literatürünün uzun süre göz ardı ettiği Kürt kentlerini görünür kılmayı amaçlarken, Diyarbakır’ın yaşadığı dönüşümlerin modern ulus-devletin kuruluş süreçlerinden bağımsız anlaşılamayacağını savunuyor.

Eserin temel tezi, Kürt coğrafyasındaki kentleşmenin David Harvey’den mülhem “el koyarak birikim” (accumulation by dispossession) mekanizması etrafında şekillendiği yönünde. Yazar, kapitalist birikimin yalnızca ekonomik süreçlerle değil; mülksüzleştirme, zorunlu göç, güvenlik politikaları ve mekânsal müdahaleler aracılığıyla ilerlediğini ileri sürüyor. Bu çerçevede kentleşme, sadece yeni yapıların ortaya çıkışı değil, aynı zamanda nüfus hareketlerinin, mülkiyet ilişkilerinin ve siyasal denetimin yeniden örgütlenmesi olarak değerlendiriliyor.

Kitabın ilk bölümü, Kürt coğrafyasının uzun tarihine odaklanıyor. Osmanlı dönemindeki siyasal ve toplumsal yapılanmalar incelenirken, kapitalizmin bölgeye nüfuz etme biçimleri ile Kürt feodal yapılarının dönüşümü birlikte ele alınıyor. Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte ortaya çıkan ulus-devlet projesinin kentleşme politikalarına etkisi vurgulanıyor. Umumi müfettişlikler, kalkınma planları, iskân uygulamaları ve zorunlu göçler, ekonomik kalkınmanın araçları olmanın ötesinde, nüfusu ve mekânı yeniden düzenleyen siyasal müdahaleler olarak yorumlanıyor.

İkinci bölümde Diyarbakır’ın tarihsel gelişimi ayrıntılı biçimde inceleniyor. Kentin yüzyıllar boyunca ticaret, üretim ve askerî merkez olma özellikleri ele alınırken, Cumhuriyet döneminde devlet politikalarının kent üzerindeki etkileri analiz ediliyor. Özellikle 1950 sonrasında uygulanan kalkınma stratejileri ile 1980’lerden itibaren yoğunlaşan çatışma ortamının kentsel yapıyı nasıl dönüştürdüğü gösteriliyor. Zorunlu göçlerin Diyarbakır’ın nüfus yapısını, mekânsal örgütlenmesini ve toplumsal ilişkilerini köklü biçimde değiştirdiği savunuluyor.

Üçüncü bölüm, Kürt siyasal hareketinin yerel yönetimler aracılığıyla geliştirdiği kent politikalarına odaklanıyor. Feridun Çelik ve Osman Baydemir dönemlerinde uygulanan belediyecilik anlayışları, demokratik katılım, kültürel görünürlük ve kent yönetimi bağlamında değerlendiriliyor. Bununla birlikte yazar, bu dönemlerde de kapitalist kentleşme dinamiklerinin tamamen ortadan kalkmadığını; yerel yönetim deneyimlerinin çeşitli siyasal ve ekonomik sınırlar içinde şekillendiğini ileri sürüyor. 2014 sonrasında yeniden yoğunlaşan çatışmalar ise kentsel dönüşüm, mülksüzleştirme ve mekânsal yeniden yapılanma süreçleriyle ilişkilendiriliyor.

Suna Yılmaz’ın çalışmasının ayırt edici yanı, kentleşmeyi yalnızca ekonomi ya da yalnızca kimlik ekseninde açıklamayı reddetmesi. Kitap, kapitalizm ile etnik politikaların birbirinden ayrı değil, karşılıklı olarak birbirini şekillendiren süreçler olduğunu savunuyor. Bu nedenle Diyarbakır örneği, modern Türkiye’de kentleşmenin devlet, sermaye, savaş ve kimlik ilişkileri içinde nasıl biçimlendiğini anlamak için bir laboratuvar olarak değerlendiriliyor. Eser, hem kent sosyolojisine hem de Kürt coğrafyasının toplumsal tarihine yeni bir perspektif kazandırarak, savaşın ve etnik siyasetin kent mekânı üzerindeki dönüştürücü etkilerini görünür kılan kapsamlı bir analiz sunuyor.

Suna Yılmaz — Diyarbakır’da Kentleşme: “El Koyarak Birikim”
• Dipnot Yayınları
Kent Çalışmaları • 416 sayfa • 2026

Published by

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Bir cevap yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.