Levent Cantek ve Levent Gönenç – Muhalefet Defteri: Türkiye’de Mizah Dergileri ve Karikatür (2017)

Türkiye’de mizah dergilerinin, daha Osmanlı döneminde başlayan uzun ve oldukça etkili bir geçmişi var.

İki yazarlı ‘Muhalefet Defteri’ de, Teodor Kasap tarafından yayımlanan ilk bağımsız mizah dergisi Diyojen’den (1870) başlayarak günümüze kadar bu yolculuğun nitelikli bir kaydını tutuyor.

Kitapta,

  • Mizah dergilerindeki başat simge ve metaforlar,
  • Karikatür sanatında stereotipler,
  • Karikatürün sosyal ve siyasi olayları etkileme gücü,
  • Mizah dergileri ve sol,
  • Gırgır, LeMan, Penguen ve Uykusuz dergilerinin Türkiye mizah/karikatür kültürüne etkileri,
  • Ve Türkiye’de İslami mizah gibi konular ele alınıyor.

Künye: Levent Cantek ve Levent Gönenç – Muhalefet Defteri: Türkiye’de Mizah Dergileri ve Karikatür, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 228 sayfa

Derya Çağlar – Hayali Komünizm (2008)

Derya Çağlar’ın, ‘Soğuk Savaş’ın Türkiye Söylemleri’ alt başlıklı ‘Hayali Komünizm’i, söz konusu dönemdeki SSCB karşıtı propagandayı, gazetelerde yer alan haberler üzerinden izliyor.

Soğuk Savaş döneminde, ABD’nin başını çektiği kutupta yer alan Türkiye, SSCB karşıtı propagandasını halka benimsetmek için yoğun bir faaliyete girişmişti.

Çağlar, bu faaliyetin en doruk noktalarından birini oluşturan 1945-1955 arasındaki on yıllık dönemde, günlük gazetelerin bu anlamda üstlendiği gönüllü rolü inceliyor.

Gazetelerin, etik dışı tavrı sonucunda da istenilen elde edildi ve anti-komünist bir kamuoyu oluşturuldu.

İnceleme, basının bu dönemdeki etik dışı ve olabildiğince trajikomik durumunu kayıt altına alıyor.

  • Künye: Derya Çağlar – Hayali Komünizm, Berfin Yayınları, siyaset, 204 sayfa

Kolektif – Videonun Eylemi (2017)

Anaakım medyanın olduğu her yerde, medyadan kovulan, bilinçli bir şekilde görmezden gelinen ötekiler de vardır.

İşte bu aşamada ortaya çıkmış video eylemciliği, hem devlete ve topluma muhalif olan kesimlerin hem de farklı fikirlerin kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyan etkili bir yöntem.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de video eylemciliğin çok iyi örnekleri bulunuyor.

İşte, farklı isimlerin katkılarıyla ortaya çıkmış bu değerli kitap da, 1990’lardan bugüne Türkiye’deki video eylemciliği hem kuramsal bir perspektifle hem de uygulamalı örnekleriyle izliyor.

Kitap bu deneyimleri eleştirel bir bakışla irdelemekle kalmıyor, aynı zamanda video eylemciliğin bir muhalefet ve ifade aracı olarak nasıl daha aktif ve verimli kullanılabileceği üzerine de kafa yoruyor.

Çalışmaya katkıda bulunanlar ise şöyle:

Ulus Baker, Maurizio Lazzarato, Hito Steyerl, Angela Melitopoulos, Ayşe Uslu, Gülsüm Depeli, Ege Berensel, Gürşat Özdamar, Oktay İnce, Özge Çelikaslan, Alper Şen, Belit Sağ, Funda Başaran, Sibel Tekin, Onur Metin, Genç Sinema, Video Aktivist Şebeke, Witness Video Kollektif, Indymedia, Karahaber, Videa, Balıkbilir, Seyri Sokak, bak.ma, Artıkişler, çapul.tv, Ankara Eylem Vakti ve Vitopya Video Kollektif.

  • Künye: Kolektif – Videonun Eylemi, derleyen: Ege Berensel, Alef Yayınları, medya, 240 sayfa

Yalçın Pekşen – Ko-Medya (2008)

Yalçın Pekşen, kırk yıllık bir basın mensubu.

Pekşen’in, ‘Ko-Medya’ isimli bu kitabı da, uzun yıllarını verdiği bu mesleğin Türkiye’deki seyrine odaklanan mizahi yazılarından oluşuyor.

  • Gazetecililik mesleğinin aksayan yanları,
  • Babıâli’den “Babıtelli”ye nasıl geçildiği,
  • Dinci gazeteciliğin ne zaman ortaya çıkmaya başladığı,
  • Gazeteye nasıl girilip çıkıldığı,
  • Haberin ne olduğu ve nasıl arandığı,
  • Akla gelebilecek her konuda yazı yazmaya kendilerini yeterli gören köşe yazarları,
  • Ve en önemli işlerinden birinin patronu izlemek olduğu genel yayın yönetmenleri, kitapta yer alan birkaç konu.

Kitaba, Emre Ulaş da çizimleriyle katkıda bulunmuş.

  • Künye: Yalçın Pekşen – Ko-Medya, çizimler: Emre Ulaş, Say Yayınları, mizah, 168 sayfa

 

Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak (2017)

Kültür, eleştiri ve medya teorisinde uzmanlaşmış bir araştırmacı ve akademisyen olan Dominic Pettman elimizdeki çalışmasında, internet ve sosyal medyanın insan ilişkilerinde yarattığı muazzam dönüşümü kayda alıyor.

İnternet ve sosyal ağlarla teknolojik, kültürel, toplumsal ve politik ilişkilerimizin geldiği yeni boyutu, “dikkat dağılmasının dijitalleşmesi” olarak tanımlayan Pettman, teknolojik vaatlere ve pratiklere kuşkuyla yaklaşmamız ve tetikte olmamız çağrısında bulunuyor.

Dünyanın nasıl işlediğini ne kadar derinden fark edersek, elimizi kolumuzu bağlayan bir öfke, hınç, bunalım, utanç ve acizlik sarmalına kapılmamızın da o kadar kolay olduğunu belirten Pettman’a göre, sosyal medyanın bu kadar bağımlılık yaratmasının başlıca nedenlerinden biri de, kitlelerin yeni afyonu olması.

Bugünün gelip dayandığı yeni sosyallik ve toplumsallaşma biçimleri hakkında aydınlanmak açısından çok iyi bir çalışma.

  • Künye: Dominic Pettman – Sonsuz Dikkat Dağınıklığı: Gündelik Yaşamda Sosyal Medyaya Odaklanmak, çeviren: Yunus Çetin, Sel Yayıncılık, medya çalışmaları, 126 sayfa

Kolektif – Sosyal Medyanın ABC’si (2014)

Cumhurbaşkanlığı Sosyal Medya Ekibi’nce hazırlanan çalışma, sosyal medya konusunu akademik bir tarzda irdeliyor.

Kitapta, sosyal medyanın gelişimi, sosyal medya ile geleneksel medya farkı, sosyal ağları kullanmanın püf noktaları, Gezi Direnişi’nde sosyal medya kullanımı ve liderlerin sosyal medyayı kullanma biçimleri gibi pek çok konu ele alınıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan yazarlar ise şöyle:

Fatih Özutku, M. Mücahit Küçükyılmaz, Hakan Çopur, Kemal İlter, İbrahim Sığın ve Yalçın Arı.

  • Künye: Kolektif – Sosyal Medyanın ABC’si, Alfa Yayınları, internet, 215 sayfa

Kolektif – Uygun Adım Medya (2008)

Alt başlığı ‘Bir Bilinç Körleşmesi’ olan ‘Uygun Adım Medya’da, medyanın artan gücü, iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ekseninde, eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

İnterdisipliner bir çabayla hazırlanan kitapta yer alan yazıların çoğunluğu, özellikle medyanın savaş ve çatışma söz konusu olduğunda, nasıl cinsiyetçi bir dil kullanarak ve hedef göstererek, sıradan izleyiciler için büyük bir baskı aracına dönüşebileceğini analiz etmeleriyle ilgi çekiyor.

Kitaba yazılarıyla katkı sunan isimler şöyle: Sevda Alankuş, İncilay Cangöz, Emre Gökalp, Süleyman İnceefe, Süleyman İrvan, Cem Kaptanoğlu, Deniz Kılıç, Gülbin Özdamar, Nikos Panagiotou ve Özgür İlke Şanlıer.

  • Künye: Kolektif – Uygun Adım Medya, editör: İncilay Cangöz, Ayraç Yayınevi, medya çalışmaları / sosyoloji, 279 sayfa

Derya Sazak – İtirazım Var (2017)

1983 yılında muhabir olarak Milliyet gazetesine giren ve burada 30 yıl boyunca çeşitli görevler alan ve en son gazetenin genel yayın yönetmenliğini sürdürürken İmralı Zabıtları ve Gezi Direnişi haberleri nedeniyle gazeteden ayrılan Derya Sazak’ın bu sürece dair deneyim ve anıları.

  • 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde neler yaşandı?
  • Öcalan’ın “paralel devlet” uyarısı ne anlama geliyordu?
  • Meclis darbe komisyonundan çıkan sonuçlar bize ne söylüyor?
  • Brüksel kaynaklı 15 Temmuz istihbarat raporunda ne diyordu?
  • Sabancı cinayetinde gizemini koruyan noktalar ne?
  • MİT Müsteşarı Koman “İçinizden birileri öldürülecek” sözünü kimlere söyledi?
  • Ahmet Altan’ın “Atakürt” başlıklı yazısına kimler ne tepki verdi?
  • Siyasetçiler ile gazetecilerin 28 Şubat muhtırasına karşı tavrı nasıldı?
  • Çiller zamanında örtülü ödenekten 500 milyar nereye gitti?
  • Aydın Doğan iktidarla nasıl barıştı?
  • Orhan Pamuk’un “Hayır” dediği röportajının Hürriyet’te yayımlanmama sürecinde neler yaşandı?
  • Hürriyet’in Sabiha Gökçen manşeti nasıl korkunç sonuçlar doğurdu?

Derya Sazak’ın kitabında bu ve bunun gibi pek çok sorunun yanıtı aranıyor.

Kitap, yalnızca medyada uzun yıllar çalışmış bir gazetecinin anıları olarak değil, yakın dönem Türkiye’sinde siyasetin ve medyanın asıl amacından nasıl uzaklaştığını ve aralarında bulunması gereken mesafeyi ne denli ihlal ettiklerini açıkça görmek için de okunmalı.

  • Künye: Derya Sazak – İtirazım Var, İletişim Yayınları, medya, siyaset, 312 sayfa

İrfan Karaca – Apê Musa’nın Küçük Generalleri (2008)

İrfan Karaca’nın ‘Apê Musa’nın Küçük Generalleri’, sıcak savaşın yoğun bir şekilde yaşandığı 1992-97 yılları arasında Diyarbakır’da gazete dağıtımcılığı yapan çocukların maruz kaldıkları gözaltına alınmanın, işkenceye uğramanın ve ajanlık dayatmalarının bir belgeseli.

Gazete muhabirlerinin, yazarlarının, dağıtımcılarının, bayilerin ve okurların öldürüldüğü o günlerde, JİTEM, kontr-gerilla ve polis kıskacında gazete dağıtmak, hatırlanacağı gibi, inanılmaz zorluklar ve bedel ödemelerle yapılan işlerdi.

Karaca belgelerle desteklediği kitabı, çocukların başından geçenleri ayrıntılı bir şekilde gözler önüne sererken, o sıkıntılı dönemde öldürülen gazeteci-yazar, muhabir, dağıtımcı, gazete bayii ve gazete çalışanlarının bir listesini de sunuyor.

  • Künye: İrfan Karaca – Apê Musa’nın Küçük Generalleri, Berçem Yayınları, siyaset, 311 sayfa

Sema Karabıyık – Türk’ün Dizi ile İmtihanı (2014)

Dizilerin, Türkiyeli izleyici açısından neredeyse bir bağımlılık anlamına geldiği bilinir.

Sema Karabıyık da bu kitabında, izleyici ile diziler arasındaki bu tutkulu ilişkinin peşine düşüyor.

Karabıyık, bir ikna yöntemi olarak yerli dizilerin nasıl bir rol üstlendiğini, dizilerdeki politik kurguyu, roman ve yabancı dizi uyarlaması dizilerdeki kimi ilginç detayları, dönem dizilerini ve dizilerin çocukların sosyalleşmesine olumlu veya olumsuz ne gibi etkilerde bulunduğunu araştırıyor.

  • Künye: Sema Karabıyık – Türk’ün Dizi ile İmtihanı, Profil Yayınları, medya çalışmaları, 214 sayfa