Saul Bellow – Bay Sammler’ın Gezegeni (2016)

1960’ların Amerikası’nı zengin karakterler eşliğinde tasvir eden, usta işi bir roman.

Romanın kahramanı Bay Sammler, bir toplama kampından kurtulmuş ve ardından Amerika’ya göç etmiştir.

Kendini, hiçbir şeyin değerini bilmeyen bir gençliğin içinde bulacak kahramanımız, ahlaki bir kriz yaşayacaktır.

  • Künye: Saul Bellow – Bay Sammler’ın Gezegeni, çeviren: Hasan Fehmi Nemli, İletişim Yayınları

Alfred Bester – Yıkıma Giden Adam (2016)

Yirmi dördüncü yüzyılda, büyük güce sahip Ben Reich, 70 yıldır adı duyulmayan bir suç işlemeye karar verir.

Bu suç, cinayettir.

Zihin okuyucuların daha düşünce halindeyken suçları engellediği bu dünyada, Reich’ın bu hedefine ulaşması neredeyse imkânsızdır.

Tarihin ilk Hugo Ödülü’nü kazanmış muhteşem bir bilimkurgu romanı.

  • Künye: Alfred Bester – Yıkıma Giden Adam, çeviren: Barış Tanyeri, İthaki Yayınları

Andrew Miller – Oksijen (2016)

Tesadüflerin bir araya getirdiği karakterlerin iç içe geçen hayatları…

İstemeden karanlık işlere bulaşmış Larry; kırılgan ve içedönük çevirmen olan Alec; ölümü bekleyen bir anne ve ünlü Macar oyun yazarı László…

Hayatlarının en kötü dönemlerini yaşayan bu karakterlerin yolu, garip bir şekilde kesişecektir.

  • Künye: Andrew Miller – Oksijen, çeviren: Aslı Çıngıl, Kırmızı Kedi Yayınevi

Mustafa Bademci – Dinginler (2016)

Mustafa Bademci, 1965 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başladığında, henüz genç yaşta bir ilkokul öğretmeniydi.

Türkiye halklarının demokrasi talebinin hız kazandığı bir dönemde yaşamış yazar, bu romanında, Türkiye’nin sancılı günler geçirdiği 1970-1980 yılları arasını anlatıyor.

İdealist bir kuşağın umutlar ve hayal kırıklıklarıyla örülü hikâyesi.

  • Künye: Mustafa Bademci – Dinginler, Karina Yayınevi

Guillermo Cabrera Infante – Vefasız Peri (2016)

Yer, Küba devriminin hemen öncesindeki; eğlencenin, safahatın merkezi Havana.

Bir yanda evli bir sinema eleştirmeni, diğer yanda eleştirmenin âşık olduğu gencecik kadın Estela.

Fakat bu, sıradan bir aşk macerası değildir.

Zira eleştirmen, Estela’nın dışarıdan göründüğü kadar toy olmadığını keşfedecektir.

  • Künye: Guillermo Cabrera Infante – Vefasız Peri, çeviren: Çiğdem Öztürk, Can Yayınları

Günhan Kuşkanat – Hiçkimse’nin Anısı (2016)

‘Kış Leylekleri’yle Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’nü kazanmış Günhan Kuşkanat’ın kaleminden Alzheimerlı bir yazarın geçmişi ve bugünü arasında gidip gelen hayatının hikâyesi.

Notları aracılığıyla dünyasına girdiğimiz yazar, hastane odasında kim olduğuyla, geçmişiyle kıyasıya hesaplaşacaktır.

İç içe geçen hikâyeleri, özgün üslubu ve beklenmedik sonuyla dikkat çeken bir roman.

  • Künye: Günhan Kuşkanat – Hiçkimse’nin Anısı, Doğan Kitap

Necib Mahfuz – Kahire Modern (2016)

 

Mısır’ın bağımsızlığını ilan ettiği 1922 yılında, yoksul bir aileden gelen Mahcub’un önlenemez yükselişi.

Zenginleşme tutkusuyla yanıp tutuşan hırslı Mahcub, hedefine ulaşmak için her türlü ahlaki ilkeye sırt çevirecektir.

Fakat buna karşılık genç adamın ödeyeceği bedeller, düşündüğünden de fazladır.

  • Künye: Necib Mahfuz – Kahire Modern, çeviren: Olcay Boynudelik, Kırmızı Kedi Yayınevi

André Maurois – Sonbahar Gülleri (2016)

Başkahramanı Guillaume Fontane’ın yaşadıklarından yola çıkarak, André Maurois ile eserlerini İspanyolcaya kazandırmış María de los Dolores Checa Garçía y Rivera arasında yirmi gün sürmüş yasak aşkın görkemli hikâyesi.

Roman, ömrünün sonbaharını yaşayan bir yazarın, aşkın muazzam gücüyle yeniden hayat bulmasının destanı.

  • Künye: André Maurois – Sonbahar Gülleri, çeviren: Samih Tiryakioğlu, Nora Kitap

Jo Nesbo – Leopar (2016)

Hong Kong’ta inzivaya çekilmiş Harry Hole, vahşice işlenmiş iki kadın cinayetini aydınlatmak için gönülsüzce de olsa Oslo’ya geri dönmüştür.

Soruşturmaya dâhil olan Hole’un araştırmaları, sıra dışı bir psikopata işaret etmektedir.

O, hem Hole’un kişiliğini hem de onun ünlü mesleki kabiliyetini zorlayacak türde bir seri katildir.

  • Künye: Jo Nesbo – Leopar, çeviren: Can Yapalak, Doğan Kitap

Jack Kerouac – Paris’te Satori (2016)

Jack Kerouac, 1965’te, ölümünden dört yıl önce ailesinin kökenlerini araştırma amacıyla Paris’e gider.

Bu kısa roman, söz konusu seyahatin belgesi olsa da, bir seyahat izleniminden çok, otobiyografik ve doğrudan yönleri bulunan, “Nasıl yaşamalı?” sorusunun yanıtını arayan devinim halinde bir metin olarak okunabilir.

  • Künye: Jack Kerouac – Paris’te Satori, çeviren: Zeynep Akkuş, Siren Yayınları