John Rawls – Ahlak Felsefesi Üzerine Dersler (2021)

John Rawls’un etik üzerine Harvard Üniversitesi’nde verdiği ünlü dersleri, nihayet Türkçede.

Bilhassa ahlak felsefesinin tarihi gelişimi hakkında Rawls’un özgün fikirlerine daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Rawls 1962’den 1991’e kadar, Harvard’da profesör olarak görev yaptığı dönemde, özellikle etik üzerine verdiği lisans dersiyle büyük etki uyandırmıştı.

Rawls bu derslerinde, Aristoteles, Leibniz, Kant, Mill, Hume, Sidgwick ya da Ross’u da içeren çeşitli tarihsel figürler derinlemesine incelemişti.

Düşünürün eğitimini verdiği biçimiyle, ahlak psikolojisi etiğin akademik bir alt alanı değildi, daha çok insan yaşamında ahlakın oynadığı rolün bir çalışmasıydı: ahlaki akıl yürütme, bunun varsaydığı birey kavramı ve ahlakın sosyal rolü organize etmesi.

Rawls’un yayımlanmış çalışmalarında felsefenin onun için oldukça önemli olduğu açıkça görülebilse de, hayatı boyunca yaptığı bu tarih çalışmasının sıra dışı ürünlerinden pek azı biliniyor.

Onun ahlak felsefesinin tarihi üzerine derslerini içeren bu oylumlu kitap ise, bu bilinmezliğin aşılması adına çok önemli katkıda bulunuyor.

  • Künye: John Rawls – Ahlak Felsefesi Üzerine Dersler, çeviren: Gökçe Metin, Nora Kitap, felsefe, 554 sayfa, 2021

Kolektif – Adem ile Havva Hangi Dili Konuşuyordu? (2021)

Dilbilim alanında çalışanlar kadar, dillerin nasıl doğduğu, geliştiği ve bir dilin neden öldüğü gibi konularda aydınlanmak isteyenlerin severek okuyacağı bir derleme.

Pek çok yazarın makalelerini bir araya getiren ‘Adem ile Havva Hangi Dili Konuşuyordu?’, yapılan son çalışmaların verilerinden de yararlanarak dil olgusunu farklı yönleriyle irdeliyor.

Kitapta, yazının nasıl ortaya çıktığından dillerin kökenine ve suçları aydınlatmada dilin nasıl kullanılabileceğine pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Gündelik hayatta, dili çok da ayırdında olmadan kullanıyoruz.

Bu kitap ise, insanoğlunun tarihten bugüne geliştirdiği en mucizevi araçlardan biri olan dil hakkında daha fazlasını öğrenmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Adem ile Havva Hangi Dili Konuşuyordu?, editör: E. M. Rickerson ve Barry Hilton, çeviren: Esra Cesur, Nora Kitap, dilbilim, 400 sayfa, 2021

Umberto Eco ve Kardinal Martini – İnanç ya da İnançsızlık (2021)

Dünya, hakikaten başkalarına güzel.

Mesela, yirmi iki yaşına kadar Katolik olarak kalmış, sonra kendisini şüpheci olarak tanımlamış Umberto Eco ile Kardinal Carlo Maria Martini, din konusunda en tartışmalı konuları, gayet soğukkanlı bir şekilde tartışabilmiş.

Zamanında bir gazete için hazırlanmış bir yazı dizisi için bir araya gelmiş ikilinin, bize gösterdikleri en güzel şey şu:

Din hakkında tartışılabilir, hassas konular rahatlıkla ele alınabilir ve bu durum hiçbir şekilde insanların birbirlerine olan saygılarından taviz vermek anlamına gelmez.

Eco ve Martini burada, “Yeni kıyamet nedir?”, “Tanrısız bir ahlak anlayışı mümkün mü?”, “Kadınlar dini lider olamaz mı?” ve “Şiddet ile hoşgörüsüzlük arasındaki ilişki nedir?” gibi önemli konuları tartışıyor.

İki isim bunu yaparken de, bizleri “İnananlar ve inanmayanlar arasında yeni ve ortak bir umut inşa edilebilir mi?” sorusu üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Umberto Eco ve Kardinal Martini – İnanç ya da İnançsızlık, çeviren: Kemal Atakay, Nora Kitap, din, 104 sayfa, 2021

Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet (2020)

Farklı alanlarda yazdığı pek çok eseri bulunan Umberto Eco, kitle kültürü üzerine de derinlemesine düşünmüş ve çalışmıştı.

İşte ‘Ertelenmiş Kıyamet’ de, Eco’nun kitle kültürü üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor.

1960’lı ve 80’li yıllarda kaleme aldığı bu makalelerinde Eco, kıyametçiler olarak tanımlanan kitle kültürüne tümüyle karşı çıkanlar ile bütünleşmişler olarak tanımlanan ve çoğu zaman farkında olmadan kitle kültürüne hizmet eden çağdaş entelektüellerin tezlerini karşılaştırıyor ve bunları kendine has ayrıntıcı tarzıyla tartışıyor.

Eco bunu yaparken de, çizgi romandan televizyona ve müziğe, popüler kültürün pek çok ürününden yararlanıyor.

  • Künye: Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Nora Kitap, kültür, 424 sayfa, 2020

Ertuğrul Uzun – Hukuk Metodolojisinin Sorunları (2016)

Bir yargı kararının doğru olması için hangi özellikleri taşıması gerekir?

Ertuğrul Uzun, bu kitabında, en genel anlamıyla hukuki yargıların doğruluğu sorununu konu ediniyor.

Yazar, mahkeme kararlarını inceleyerek mantık ve hukuki muhakeme, rasyonel pratik tartışma, hukuki muhakemenin normları ve hukuki argümantasyonun nedenleri gibi konuları tartışıyor.

  • Künye: Ertuğrul Uzun – Hukuk Metodolojisinin Sorunları, Nora Kitap

Franz Kafka – Dönüşüm (2016)

Edebiyat tarihinin en muhteşem girişlerinden biriyle açılan ve yabancılaşma denince ilk akla gelen öykülerden biri.

Romanın başkahramanı Gregor Samsa, bir sabah huzursuz uykularından uyanınca kendini dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulur.

Bu durum, kendisinin hayatıyla, ailesiyle ve toplumla derin ve trajik bir hesaplaşmaya girişmesine vesile olur.

  • Künye: Franz Kafka – Dönüşüm, çeviren: Semih Uçar, Nora Kitap

Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya (2019)

İletişim kuramcısı Marshall McLuhan, internetin henüz icat edilmediği zamanlarda yaşasa da, yazılı ve görsel basının kitleleri manipüle etmede ne kadar mahir olabildiğine, televizyonun kitlelerin yeni afyonu haline geldiğine yakından tanıklık etti.

“Küresel köy” kavramıyla ilk “medya gurusu” olarak kabul edilen McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı ortamın o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını söyledi.

Bu görüşünü de o ünlü “Ortam mesajdır” deyişiyle özetledi.

McLuhan’ın ilk kez 1967 yılında yayımlanmış, bizde de yeni baskısıyla raflardaki yerini almış ‘Yaradanımız Medya’ adlı bu çalışması ise, medyanın ne denli güçlü bir aygıt olabileceğini, pek çok çarpıcı örnekten yola çıkarak gözler önüne seriyor.

İktidarların medya aracılığıyla propaganda yapmak ve rıza üretmek için trol orduları kurduğu günümüzde, özellikle okunması gereken bir çalışma.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Evrensel, tiranca bir gözetim, hem de ana rahminden mezara kadar gözetim altındayız.”

“Zamanımız neyin nerede başlayıp bittiğinin belirsizleştiği, eski kategorilerin geçersizleştiği – her şeyin yeniden incelenmesinin gerektiği bir zaman.”

“Bugünün gençliği, bugünün yaşam ortamını – yaşadığımız bu elektronik dramayı içgüdüsel bir şekilde anlayabiliyor. Bu drama, mitik ve derinlemesine yaşanan bir drama. Kuşaklar arasındaki bugünkü yoğun yabancılaşmanın nedeni de budur. Yaşadığımız günün savaşları, devrimleri, toplumsal ayaklanmaları da günümüzün elektronik enformasyon araçlarının arabirimleri, kumanda panelleri durumunda.”

“Herkesin herkesin yapıp ettiğiyle bu kadar uğraştığı, hepimizin bir toplumsal değişimin amelesine dönüştüğü günümüz dünyasına nasıl gelip dayandık? Bunu kim programladı? Bu ne iştir?”

“Yeni teknolojiden ‘evli evine, köylü köyüne’ demesini bekleyemeyiz. Artık, günün birinde dönecek yurdunuz, yuvanız kalmadı.”

  • Künye: Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya, çeviren: Ünsal Oskay, Nora Kitap, medya, 160 sayfa, 2019

Goce Smilevski – Freud’un Kız Kardeşi (2016)

Naziler Viyana’da, Sigmund Freud’a ülkeden çıkması için vize ve yanında götürmek istediği kişilerin bir listesini yapma şansı tanır.

Freud, doktorundan hizmetçisine hatta köpeğine kadar birçok kişiyi listeye alır, fakat kız kardeşlerini listeye dahil etmez.

Bu insafsız seçimin nedeni nedir ve daha da önemlisi, bu tercih dört kız kardeşin kaderini nasıl etkileyecektir?

Goce Smilevski, çalkantılı bir dönem üzerine çarpıcı bir romanla karşımızda.

  • Künye: Goce Smilevski – Freud’un Kız Kardeşi, çeviren: Levent Ademov, Nora Kitap

André Maurois – Sonbahar Gülleri (2016)

Başkahramanı Guillaume Fontane’ın yaşadıklarından yola çıkarak, André Maurois ile eserlerini İspanyolcaya kazandırmış María de los Dolores Checa Garçía y Rivera arasında yirmi gün sürmüş yasak aşkın görkemli hikâyesi.

Roman, ömrünün sonbaharını yaşayan bir yazarın, aşkın muazzam gücüyle yeniden hayat bulmasının destanı.

  • Künye: André Maurois – Sonbahar Gülleri, çeviren: Samih Tiryakioğlu, Nora Kitap

Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm (2018)

Claude Lévi-Strauss’un ‘Günümüzde Totemizm’i ilk olarak 1962’de yayınlandı ve eser bugün, totemizm çalışmaları alanında tam bir klasik.

Lévi-Strauss, şöyle diyor:

“Totemizm histeriye benzer. Bazı olguların gelişigüzel yalıtılıp, bir hastalığın veya nesnel bir kurumun tanılayıcı işaretleri olarak gruplandırılabileceğinden kuşku duymaya bir kez ikna olunca, bu işaretlerin kendileri ya ortadan kaybolur ya da herhangi bir tektipleştirici yoruma direnç gösterecek şekilde ortaya çıkar.”

Lévi-Strauss burada, totemizmin ilkel kabilelerden günümüze uzanan seyrini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor ve bunu yaparken, totemizmin bugün hangi kılıklar ve şekiller altında hayatına devam ettiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli özgünlüklerinden bir diğeri ise, antropoloji ile evrim kuramının yetkin bir bireşimini sunması.

Lévi-Strauss, bu çalışmasıyla, evrimci yaklaşımdan yola çıkarak, antropolojide yeni bir yapısalcı paradigmanın oluşumuna öncülük etmişti.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm, çeviren: Kasım Akbaş, Nora Kitap, antropoloji, 144 sayfa, 2018