Arnold van Gennep – Geçiş Ritleri (2022)

 

Arnold van Gennep’in antropoloji alanında klasikleşmiş yapıtı ‘Geçiş Ritleri’, Türkçede.

Gennep, bireyin doğumdan ölüme uzanan hayatını kuşatan batıl inançlar ve büyüler gibi geçiş ritlerini sistematik olarak inceliyor.

“Bireyin hayatı, hangi tip toplumda olursa olsun, bir yaştan diğerine, bir uğraştan diğerine başarıyla geçmekten ibarettir.” diyen Arnold van Gennep aynı zamanda âdet ve alışkanlıkların evrendeki düzenle ilişkilendirildiğini gösteriyor.

Yer, durum, meslek, yaş, konum değişimine ve ay, yıl, mevsim döngüsüne eşlik eden ritlerin izini sürüyor.

Antropoloji alanında başvuru kaynağı olan bu kült eser ritlerin, değişimin yarattığı belirsizliğe karşı geliştirilen bir pratik olduğunu anlatıyor.

‘Geçiş Ritleri’, toplumsal hayatın akışını belirleyen kurallar ile doğal hayatın ve kozmik âlemin akışını düzenleyen döngüler arasında kurulan benzerliklerin bir şöleni.

  • Künye: Arnold van Gennep – Geçiş Ritleri, çeviren: Oylum Bülbül, Nora Kitap, antropoloji, 232 sayfa, 2022

John Rawls – Politika Felsefesi Üzerine Dersler (2022)

John Rawls’un modern siyaset felsefesi üzerine verdiği dersleri, bu kitapta.

728 sayfayı bulan bu derslerinde Rawls, ağırlıklı olarak liberal ve demokratik anayasa geleneklerini tartışıyor.

Rawls bu derslerinde ayrıca, Hobbes, Locke, Rousseau, Hume, Sidgwick, Mill ve Marx gibi, liberalizm ve demokratik anayasacılık geleneğini en iyi temsil eden tarihsel şahsiyetlerin fikirlerini çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Aynı zamanda toplumsal sözleşme, faydacılık ve sosyalizm doktrinine ve bunların en etkili savunucularına ilişkin analizlerin yapıldığı kitap, siyaset felsefesi tarihi alanında önemli bir yapıt.

  • Künye: John Rawls – Politika Felsefesi Üzerine Dersler, çeviren: Nuri Cumhur Özkaya, Nora Kitap, siyaset, 728 sayfa, 2022

Valerie Hansen – Küreselleşmenin İlk Adımları (2022)

1000 yılı, küreselleşmenin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Valerie Hansen de, denizciler, tüccarlar ve göçmenlerin eşlik ettiği o dönemin canlı bir fotoğrafını çekerek bizi modern dünyanın nasıl oluştuğuna yakından bakmaya davet ediyor.

Hansen, ‘İpek Yolu’ ile başladığı tarih yolculuğuna bu kez 1000 yılını anlattığı bu özenli eseriyle devam ediyor.

Küreselleşmenin başlangıcı da kabul edilen 1000 yılı malların, teknolojilerin, dinlerin dönüştüğü ve etkilendiği bir dönem.

İnsanların yurdundan ayrılıp yeni yerlere gitmesine olanak tanıyan, dünya çapındaki ticaret yollarının şekillendiği önemli bir zaman dilimi.

Bunun sonucunda ortaya çıkan değişimler o kadar köklü ki medeniyetleri ve insanları da kapsayan etkilere sahip.

‘Küreselleşmenin İlk Adımları’, modern dünyanın nasıl oluştuğunu yakından takip etmesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Valerie Hansen – Küreselleşmenin İlk Adımları: 1000 Yılı, çeviren: Gökçe Çiçek, Nora Kitap, tarih, 320 sayfa, 2022

Valerie Hansen – İpek Yolu (2021)

İpek Yolu üzerine harika bir arkeolojik ve tarihsel çalışma.

Seyahat güzergâhında yer alan sekiz arkeolojik kazı alanını inceleyen Valerie Hansen, aynı zamanda ortaçağ Çin keşişlerinin günlüklerinden kadınların kaleme aldığı mektuplara zengin bir arşivden besleniyor.

Dünya tarihine yön veren İpek Yolu tam olarak nedir?

Akla hemen çöl kumlarının üzerinde, Çin’den Roma’ya yol alan bir deve kervanı geliyor.

Ama gerçek bundan daha farklı ve ilgi çekici.

‘İpek Yolu’nda Valerie Hansen, bereketli ticaret rotalarına, kültürlerarası etkileşime, İpek Yolu ekonomisine ve arkeolojik şaheserlere dair bilinmeyenlere ışık tutuyor.

Hansen, seyahat güzergâhında yer alan sekiz arkeolojik kazı alanını inceliyor.

Çangan’dan Semarkand’a kadar uzanan bu coğrafi araştırmada tüccarların, hacıların, gezginlerin iç içe geçtiği kozmopolit toplulukların izini sürüyor.

Kültürel çeşitliliğin yanı sıra dini zenginliklere de değiniyor.

‘İpek Yolu’, ortaçağ Çin keşişlerinin günlüklerinden, hukuki belgelerden, kadınların kaleme aldığı mektuplardan, kasaba tasvirlerinden, yasal ve dini dokümanlardan oluşan zengin bir arşivden besleniyor.

Çalışma, İpek Yolu’nun Moğol hâkimiyetinde olduğu döneme dair belgelerle de destekleniyor.

  • Künye: Valerie Hansen – İpek Yolu, çeviren: İlkem Topal, Nora Kitap, tarih, 336 sayfa, 2021

David Renton – Faşizm: Tarihi ve Teorisi (2021)

Son yıllarda o çirkin yüzüyle yeniden hortlamış faşizmin tarihsel dinamiklerini daha iyi kavramak açısından çok önemli bir çalışma.

David Renton, geçmişten günümüze uzanan bir bakışla, faşizmle ilgili teorileri ve iddiaları tartışmaya açıyor.

Ne oldu, nasıl oldu da faşist bir iktidar kitleleri önüne katarak devasa bir soruna dönüştü?

Bu soru hâlâ güncelliğini koruyor.

Renton, cevapların peşine düşerken faşizmin öncelikle neden bir hareket sonra da neden bir siyaset biçimi olduğunu açıklamaya çalışıyor.

Çalışma, Hitler ve Mussolini dönemlerindeki faşist yükselişi, ona karşı çıkan Marksist tepkileri ve faşist söylemlerin ne zaman başladığı konusunu geçmişten günümüze taşıyor.

Troçki ve Gramsci’nin yazıları ile çağdaş teorisyenlerin öne sürdükleri savların çeşitliliği okurun kafasındaki sorulara netlik kazandırıyor.

‘Faşizm: Tarihi ve Teorisi’ geçmişi anlamak ve günümüzde yaşananları yorumlamak isteyenler için bir başvuru kitabı.

  • Künye: David Renton – Faşizm: Tarihi ve Teorisi, çeviren: Meral Kasap Harzem, Nora Kitap, siyaset, 192 sayfa, 2021

John Rawls – Ahlak Felsefesi Üzerine Dersler (2021)

John Rawls’un etik üzerine Harvard Üniversitesi’nde verdiği ünlü dersleri, nihayet Türkçede.

Bilhassa ahlak felsefesinin tarihi gelişimi hakkında Rawls’un özgün fikirlerine daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Rawls 1962’den 1991’e kadar, Harvard’da profesör olarak görev yaptığı dönemde, özellikle etik üzerine verdiği lisans dersiyle büyük etki uyandırmıştı.

Rawls bu derslerinde, Aristoteles, Leibniz, Kant, Mill, Hume, Sidgwick ya da Ross’u da içeren çeşitli tarihsel figürler derinlemesine incelemişti.

Düşünürün eğitimini verdiği biçimiyle, ahlak psikolojisi etiğin akademik bir alt alanı değildi, daha çok insan yaşamında ahlakın oynadığı rolün bir çalışmasıydı: ahlaki akıl yürütme, bunun varsaydığı birey kavramı ve ahlakın sosyal rolü organize etmesi.

Rawls’un yayımlanmış çalışmalarında felsefenin onun için oldukça önemli olduğu açıkça görülebilse de, hayatı boyunca yaptığı bu tarih çalışmasının sıra dışı ürünlerinden pek azı biliniyor.

Onun ahlak felsefesinin tarihi üzerine derslerini içeren bu oylumlu kitap ise, bu bilinmezliğin aşılması adına çok önemli katkıda bulunuyor.

  • Künye: John Rawls – Ahlak Felsefesi Üzerine Dersler, çeviren: Gökçe Metin, Nora Kitap, felsefe, 554 sayfa, 2021

Kolektif – Adem ile Havva Hangi Dili Konuşuyordu? (2021)

Dilbilim alanında çalışanlar kadar, dillerin nasıl doğduğu, geliştiği ve bir dilin neden öldüğü gibi konularda aydınlanmak isteyenlerin severek okuyacağı bir derleme.

Pek çok yazarın makalelerini bir araya getiren ‘Adem ile Havva Hangi Dili Konuşuyordu?’, yapılan son çalışmaların verilerinden de yararlanarak dil olgusunu farklı yönleriyle irdeliyor.

Kitapta, yazının nasıl ortaya çıktığından dillerin kökenine ve suçları aydınlatmada dilin nasıl kullanılabileceğine pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Gündelik hayatta, dili çok da ayırdında olmadan kullanıyoruz.

Bu kitap ise, insanoğlunun tarihten bugüne geliştirdiği en mucizevi araçlardan biri olan dil hakkında daha fazlasını öğrenmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Adem ile Havva Hangi Dili Konuşuyordu?, editör: E. M. Rickerson ve Barry Hilton, çeviren: Esra Cesur, Nora Kitap, dilbilim, 400 sayfa, 2021

Umberto Eco ve Kardinal Martini – İnanç ya da İnançsızlık (2021)

Dünya, hakikaten başkalarına güzel.

Mesela, yirmi iki yaşına kadar Katolik olarak kalmış, sonra kendisini şüpheci olarak tanımlamış Umberto Eco ile Kardinal Carlo Maria Martini, din konusunda en tartışmalı konuları, gayet soğukkanlı bir şekilde tartışabilmiş.

Zamanında bir gazete için hazırlanmış bir yazı dizisi için bir araya gelmiş ikilinin, bize gösterdikleri en güzel şey şu:

Din hakkında tartışılabilir, hassas konular rahatlıkla ele alınabilir ve bu durum hiçbir şekilde insanların birbirlerine olan saygılarından taviz vermek anlamına gelmez.

Eco ve Martini burada, “Yeni kıyamet nedir?”, “Tanrısız bir ahlak anlayışı mümkün mü?”, “Kadınlar dini lider olamaz mı?” ve “Şiddet ile hoşgörüsüzlük arasındaki ilişki nedir?” gibi önemli konuları tartışıyor.

İki isim bunu yaparken de, bizleri “İnananlar ve inanmayanlar arasında yeni ve ortak bir umut inşa edilebilir mi?” sorusu üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Umberto Eco ve Kardinal Martini – İnanç ya da İnançsızlık, çeviren: Kemal Atakay, Nora Kitap, din, 104 sayfa, 2021

Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet (2020)

Farklı alanlarda yazdığı pek çok eseri bulunan Umberto Eco, kitle kültürü üzerine de derinlemesine düşünmüş ve çalışmıştı.

İşte ‘Ertelenmiş Kıyamet’ de, Eco’nun kitle kültürü üzerine yazdığı makaleleri bir araya getiriyor.

1960’lı ve 80’li yıllarda kaleme aldığı bu makalelerinde Eco, kıyametçiler olarak tanımlanan kitle kültürüne tümüyle karşı çıkanlar ile bütünleşmişler olarak tanımlanan ve çoğu zaman farkında olmadan kitle kültürüne hizmet eden çağdaş entelektüellerin tezlerini karşılaştırıyor ve bunları kendine has ayrıntıcı tarzıyla tartışıyor.

Eco bunu yaparken de, çizgi romandan televizyona ve müziğe, popüler kültürün pek çok ürününden yararlanıyor.

  • Künye: Umberto Eco – Ertelenmiş Kıyamet, çeviren: Leyla Tonguç Basmacı, Nora Kitap, kültür, 424 sayfa, 2020

Ertuğrul Uzun – Hukuk Metodolojisinin Sorunları (2016)

Bir yargı kararının doğru olması için hangi özellikleri taşıması gerekir?

Ertuğrul Uzun, bu kitabında, en genel anlamıyla hukuki yargıların doğruluğu sorununu konu ediniyor.

Yazar, mahkeme kararlarını inceleyerek mantık ve hukuki muhakeme, rasyonel pratik tartışma, hukuki muhakemenin normları ve hukuki argümantasyonun nedenleri gibi konuları tartışıyor.

  • Künye: Ertuğrul Uzun – Hukuk Metodolojisinin Sorunları, Nora Kitap