Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya (2019)

İletişim kuramcısı Marshall McLuhan, internetin henüz icat edilmediği zamanlarda yaşasa da, yazılı ve görsel basının kitleleri manipüle etmede ne kadar mahir olabildiğine, televizyonun kitlelerin yeni afyonu haline geldiğine yakından tanıklık etti.

“Küresel köy” kavramıyla ilk “medya gurusu” olarak kabul edilen McLuhan, her kültür çağında bilginin kaydedilip aktarıldığı ortamın o kültürün karakterinin belirlenmesinde kesin bir rol oynadığını söyledi.

Bu görüşünü de o ünlü “Ortam mesajdır” deyişiyle özetledi.

McLuhan’ın ilk kez 1967 yılında yayımlanmış, bizde de yeni baskısıyla raflardaki yerini almış ‘Yaradanımız Medya’ adlı bu çalışması ise, medyanın ne denli güçlü bir aygıt olabileceğini, pek çok çarpıcı örnekten yola çıkarak gözler önüne seriyor.

İktidarların medya aracılığıyla propaganda yapmak ve rıza üretmek için trol orduları kurduğu günümüzde, özellikle okunması gereken bir çalışma.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Evrensel, tiranca bir gözetim, hem de ana rahminden mezara kadar gözetim altındayız.”

“Zamanımız neyin nerede başlayıp bittiğinin belirsizleştiği, eski kategorilerin geçersizleştiği – her şeyin yeniden incelenmesinin gerektiği bir zaman.”

“Bugünün gençliği, bugünün yaşam ortamını – yaşadığımız bu elektronik dramayı içgüdüsel bir şekilde anlayabiliyor. Bu drama, mitik ve derinlemesine yaşanan bir drama. Kuşaklar arasındaki bugünkü yoğun yabancılaşmanın nedeni de budur. Yaşadığımız günün savaşları, devrimleri, toplumsal ayaklanmaları da günümüzün elektronik enformasyon araçlarının arabirimleri, kumanda panelleri durumunda.”

“Herkesin herkesin yapıp ettiğiyle bu kadar uğraştığı, hepimizin bir toplumsal değişimin amelesine dönüştüğü günümüz dünyasına nasıl gelip dayandık? Bunu kim programladı? Bu ne iştir?”

“Yeni teknolojiden ‘evli evine, köylü köyüne’ demesini bekleyemeyiz. Artık, günün birinde dönecek yurdunuz, yuvanız kalmadı.”

  • Künye: Marshall McLuhan – Yaradanımız Medya, çeviren: Ünsal Oskay, Nora Kitap, medya, 160 sayfa, 2019

Goce Smilevski – Freud’un Kız Kardeşi (2016)

Naziler Viyana’da, Sigmund Freud’a ülkeden çıkması için vize ve yanında götürmek istediği kişilerin bir listesini yapma şansı tanır.

Freud, doktorundan hizmetçisine hatta köpeğine kadar birçok kişiyi listeye alır, fakat kız kardeşlerini listeye dahil etmez.

Bu insafsız seçimin nedeni nedir ve daha da önemlisi, bu tercih dört kız kardeşin kaderini nasıl etkileyecektir?

Goce Smilevski, çalkantılı bir dönem üzerine çarpıcı bir romanla karşımızda.

  • Künye: Goce Smilevski – Freud’un Kız Kardeşi, çeviren: Levent Ademov, Nora Kitap

André Maurois – Sonbahar Gülleri (2016)

Başkahramanı Guillaume Fontane’ın yaşadıklarından yola çıkarak, André Maurois ile eserlerini İspanyolcaya kazandırmış María de los Dolores Checa Garçía y Rivera arasında yirmi gün sürmüş yasak aşkın görkemli hikâyesi.

Roman, ömrünün sonbaharını yaşayan bir yazarın, aşkın muazzam gücüyle yeniden hayat bulmasının destanı.

  • Künye: André Maurois – Sonbahar Gülleri, çeviren: Samih Tiryakioğlu, Nora Kitap

Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm (2018)

Claude Lévi-Strauss’un ‘Günümüzde Totemizm’i ilk olarak 1962’de yayınlandı ve eser bugün, totemizm çalışmaları alanında tam bir klasik.

Lévi-Strauss, şöyle diyor:

“Totemizm histeriye benzer. Bazı olguların gelişigüzel yalıtılıp, bir hastalığın veya nesnel bir kurumun tanılayıcı işaretleri olarak gruplandırılabileceğinden kuşku duymaya bir kez ikna olunca, bu işaretlerin kendileri ya ortadan kaybolur ya da herhangi bir tektipleştirici yoruma direnç gösterecek şekilde ortaya çıkar.”

Lévi-Strauss burada, totemizmin ilkel kabilelerden günümüze uzanan seyrini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor ve bunu yaparken, totemizmin bugün hangi kılıklar ve şekiller altında hayatına devam ettiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın en önemli özgünlüklerinden bir diğeri ise, antropoloji ile evrim kuramının yetkin bir bireşimini sunması.

Lévi-Strauss, bu çalışmasıyla, evrimci yaklaşımdan yola çıkarak, antropolojide yeni bir yapısalcı paradigmanın oluşumuna öncülük etmişti.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Günümüzde Totemizm, çeviren: Kasım Akbaş, Nora Kitap, antropoloji, 144 sayfa, 2018

Ronald Dworkin – Hukukun Hükümranlığı (2018)

Ronald Dworkin’den, Anglo-Amerikan hukuk sisteminin ve bu sistemin ortaya koyduğu ilkelerin derinlikli bir analizi.

Hukuk, siyaset ve ahlak arasındaki ilişkiyi de ustalıkla irdeleyen Dworkin, hukuk sisteminin en hassas sorularından birini tartışarak kitabına başlıyor:

Zorlu davalar söz konusu olunca, yargıçlar hukuki olanı nasıl belirler ve nasıl belirlemelidir?

Dworkin’e göre bir yargıcın karar vermesinde, geçmiş içtihatlardan ziyade, yargıcın bizzat kendisinin yorumu belirleyici olmalıdır.

Buradan hareketle yorumlamanın genel bir teorisini üreten düşünür, bir yorumu diğerlerinden üstün kılan öğelerin neler olduğunu gözler önüne seriyor.

“Yargıçların nasıl karar verdikleri çeşitli şekillerde önem taşıdığından, hukukun ne olduğuna dair düşünceleri de önemlidir, dolayısıyla bu konuda anlaşmazlık yaşadıklarında, sahip oldukları anlaşmazlığın hangi türden olduğu da önemlidir.” diyen Dworkin, hukukun en temel noktasının, bir siyasi birliğin, yine aynı birliğe tabi bütün unsurlara karşı tutarlı ve ilkeli bir tutum sergileme gereksinimini karşılamak olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Ronald Dworkin – Hukukun Hükümranlığı, çeviren: Ertuğrul Uzun, Nora Kitap, hukuk, 552 sayfa, 2018

Gérard Chaliand ve Arnaud Blin (ed.) – Terörizmin Tarihi (2016)

  • TERÖRİZMİN TARİHİ, editör: Gérard Chaliand ve Arnaud Blin, çeviren: Bülent Tanatar, Nora Kitap, tarih

terorizmin-tarihi

Antikçağ’dan IŞİD’e, terörün çağlar boyu tezahür eden biçimlerini irdeleyen bir kitap. Zelotlar ve Haşhaşiler, modern terörün icadı, 19. yüzyılın anarşist teröristleri, savaşlar ve ulusal kurtuluş savaşlarında terörizm, intihar eylemleri, 11 Eylül’den sonra radikal İslamcı terörizm tehdidi, IŞİD döneminde cihatçılık gibi önemli bilgiler, bu kitapta.

Rainer Maria Rilke – Auguste Rodin (2017)

  • AUGUSTE RODIN, Rainer Maria Rilke, çeviren: Semih Uçar, Nora Kitap

auguste-rodin

Ünlü bir şairden meşhur bir heykeltıraşın yapıtları hakkında derinlikli analizler… Rilke’nin buradaki değerlendirmeleri, Rodin’in dehasındaki inceliği ve yapıtlarının kendine has hususiyetlerini anlamak açısından önemli ipuçları sunuyor. Kitap bunun yanı sıra, Rilke’nin sanat üzerine düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aydınlatmasıyla da önemli.