D. H. Lawrence – Uğurböceği (2009)

Edebiyatın sürgün kalemlerinden D. H. Lawrence, ‘Uğurböceği’ isimli novellasında, hayatı kendi ölçütlerine göre yaşamayı tercih eden bir Kont’u ve onun savaşla ilişkisini hikâye ediyor.

Savaşta yara almış bu sıra dışı Kont, kendisiyle ve yaşadığı toplumla yüzleşecektir. Bu yüzleşme onu, geriye dönüşü olmayan bir şekilde savaş karşıtlığına vardırır.

Burada öne çıkan temel eleştirilerden biri de, sanayileşmenin getirdiği yabancılaşma olarak okurun karşısına çıkıyor.

Lawrence’ın yapıtlarında, çoğu zaman kendi hayatından da yola çıktığı bilinir.

Bunun izinin sürülebildiği ‘Uğurböceği’nin de, sarsıcı ve rahatsız edici bir eser olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

  • Künye: D. H. Lawrence – Uğurböceği, çeviren: Nilüfer Sahni, Kavis Kitap, roman, 94 sayfa

Erhan Bener – Yalnızlar (2015)

Zaman: 1950’li yıllar, yer: Türkiye’nin bir taşra kasabası.

Bir yanda siyasi görüşleri nedeniyle kasabaya sürgün edilmiş öğretmen, doktor ve savcılar, diğer yanda buraya atanmış subaylar ve kasabanın yerlileri…

Bu karakterler arasındaki çatışma ve gerilimler, hikâyemizin konusu.

Roman, kimilerine göre, Türkiye edebiyatının ilk distopya örneklerinden biri.

  • Künye: Erhan Bener – Yalnızlar, Everest Yayınları

Stephen King – Kim Bulduysa Onundur (2015)

Stephen King’in ‘Bay Mercedes’iyle başlayan korku macerası, bu romanla yeni bir aşamaya varıyor.

Karşımızda bu sefer, dünyadan elini eteğini çekmiş ünlü bir yazar, psikopat ruhlu, saplantılı bir okur ve bir cinayetin ardından izi kaybedilmiş, içi hazine değerinde defterlerle dolu bir bavul yer alıyor.

  • Künye: Stephen King – Kim Bulduysa Onundur, çeviren: Mehmet Gürsel, Altın Kitaplar

Mehmet Atilla – İskandil (2015)

İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne uzanan trajik aşk hikâyeleri, bu romanın konusu.

‘İskandil’, Yunanistan’ın İstanköy adası ile Bodrum’un Akyarlar köyünde yaşanan iki aşkın izini sürerek, İkinci Dünya Savaşı’nın Ege kıyılarındaki izlerini, parçalanan aileleri ve bu acıların tam ortasında kalıp umutsuzca yönlerini bulmaya çalışan âşıkların yaşadığı büyük yıkımı resmediyor.

  • Künye: Mehmet Atilla – İskandil, Deli Dolu Yayınları

Suat Derviş – Çılgın Gibi (2015)

Suat Derviş’in edebiyatında önemli yeri olan özgün bir roman.

Aşk için mahvolmayı göze almış, Celile’nin trajik hikâyesi.

Arka planında sıra dışı atmosferiyle İstanbul’un, karaborsa ve savaşın zenginleştirdiği açgözlü kesimlerin ve bir türlü tatmin olmayan güç tutkusunun yer aldığı roman, Celile ve Muhsin’in tutkulu aşkları için ödedikleri büyük bedelleri anlatıyor.

  • Künye: Suat Derviş – Çılgın Gibi, İthaki Yayınları

Giorgio Bassani – Finzi-Contini’lerin Bahçesi (2015)

Utangaç anlatıcının, toplumdan kopuk, zengin ve zeki bir genç kadın olan Micól’e duyduğu sonu gelmez tutku, bu ilginç romanın konusu…

Fakat 1938 yılındayız ve yeni çıkarılmış ırk yasaları, kent halkını daha şimdiden birbirinden ayırmıştır.

Giorgio Bassani’nin romanı, savaş sonrası İtalyan yazınının en dikkat çeken yapıtlarından biri.

Bassani’nin adeta Proustvari bir titizlikle “yitik zamanın” izini sürdüğü bu etkileyici romanı, 1962’de ilk yayımlandığında büyük beğeniyle karşılanmış ve prestijli Viareggio Ödülü’nü kazanmıştı.

  • Künye: Giorgio Bassani – Finzi-Contini’lerin Bahçesi, çeviren: Neyyire Gül Işık, Yapı Kredi Yayınları, roman, 236 sayfa, 2015

Ian McEwan – Zamanın İzlerinde (2009)

İngiliz yazar Ian McEwan, bir yetişkinlik ve çocukluk romanı olan ‘Zamanın İzlerinde’ isimli son eserinde, çocuğunu kaybeden bir babanın yaşadığı bunalımı ve dönüşümü hikâye ediyor.

Çocuk kitapları yazarı olan Stephen Lewis, üç yaşındaki kızıyla birlikte alışverişe çıkar.

Bulundukları süpermarketin kasa kuyruğunda beklerken, dalgınlık sonucu kızını kaybeder.

Bu şok, Lewis’ın hayatının alt üst oluşunun ilk aşaması olacaktır.

Kaybın ağır acısıyla baba, gördüğü her çocuğun yüzünde, kaybolan kızının yüzünü arayacaktır.

Ayrıca baba, kızının yokluğunun üstesinden gelmek için, kendi çocukluğuna doğru bir yolculuğa çıkacaktır.

Yolculuğu Lewis’ı, hem çocukluğunun unutulmuş gizlerine götürecek, hem de onun yetişkinlik, kimlik, yerleşik olmak gibi kavramlar üzerine yeniden düşünmeye sevk edecektir.

McEwan’ın romanıyla, 1987 Whitbread Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Ian McEwan – Zamanın İzlerinde, çeviren: Emre Ağanoğlu, Turkuvaz Kitap, roman, 278 sayfa

Richard Bach – Hipnozcu (2009)

Richard Bach, ‘Martı’dan uzun bir süre sonra kaleme aldığı ‘Hipnozcu’ romanında, bir pilotun hipnoz sayesinde zihninin gücünü keşfedişini hikâye ediyor.

Kurgusunu, deneyimli pilot ve uçuş öğretmeni Jamie Forbes’in yaşadıklarıyla çerçeveleyen roman, insanın bilinç, farkındalık ve kendini tanımayla örülü hayatını irdeliyor.

Neden burada olduğumuz ve nereye gittiğimiz; insanın gerçek doğasının zaman ve uzayla çevrili olup olmadığı; yanılsamalarla dolu bir dünyada yaşayıp yaşamadığımız; bu yanılsamalarla hesaplaşmanın beraberinde getirecekleri ve sınırların nasıl aşılabileceği, romanın karşımıza çıkan temalardan birkaçı. Bach, okurunu, iç dünyasının derinlerine inmeye davet ediyor.

  • Künye: Richard Bach – Hipnozcu, çeviren: Cihat Taşçıoğlu, APRIL Yayıncılık, roman, 160 sayfa

Mehmet Komşu – Taif’te Ölüm (2009)

Mehmet Komşu ‘Taif’te Ölüm’de, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş yıllarında Mithat Paşa’nın Taif’te katledilişinin ve bu ölüm fermanını yerine getiren Edirneli Berber İsmail’in hikâyesini anlatıyor.

Osmanlı’nın yenilikçi devlet adamlarından Mithat Paşa, Abdülhamit tarafından Taif’e sürgün edilmişti.

Burada, Abdülhamit’in emriyle öldürülüp öldürülmediği meselesi, yıllardır tartışılan konulardan.

Mehmet Komşu’nun romanında, Mithat Paşa’yı öldüren kişi olarak Edirneli Berber İsmail karşımıza çıkıyor.

Roman, Taif’te Osmanlı Ordusu’na ait bir kışlada hapis bulunan Mithat Paşa’nın öldürülmesini cinayeti işleyen İsmail’in iç dünyasında yaşadıkları ekseninde anlatıyor.

  • Künye: Mehmet Komşu – Taif’te Ölüm, Bizim Kitaplar, roman, 167 sayfa

Joakim Zander – Yüzücü (2015)

Avrupa Parlamentosu’nda çalışan Klara ile eski erkek arkadaşı Mahmoud, Amerika’nın Ortadoğu’daki kirli hesaplarıyla yüz yüze!

Mahmoud’un peşinde bazı adamların olduğunu öğrenen Klara, eski sevgilisine yardım elini uzatır.

Bir süre sonra ikili, ABD’nin CIA eliyle Ortadoğu’da uyguladığı kirli hesapları ortaya çıkarır.

  • Künye: Joakim Zander – Yüzücü, çeviren: Can Yapalak, Doğan Kitap