Volker Kutscher – Islak Balık: Gereon Rath’ın İlk Vakası (2017)

Birinci Dünya Savaşı’nın ertesinde, içine kapanık, karmaşa içinde bir Almanya…

Bu dönemde kurulmuş Weimar Cumhuriyeti de, maalesef var olan sıkıntılara çözüm üretmekten uzak…

İktidar boşluk kaldırmaz ve dolayısıyla şimdi Nazilerin iktidarı adım adım yaklaşmaktadır…

Tam da bu dönemde geçen ‘Islak Balık’, başkahramanı Komiser Gereon Rath’ın gizemli bir cinayetin izini sürüşünü hikâye ediyor.

Berlin’de, sıradan denebilecek suçlarla uğraşan Komiser Rath, bu esnada kendini ucu derin ilişkilere bağlanacak bu dosyayla karşı karşıya bulur.

Şimdi hızla örgütlenen Naziler, komünistlere karşı amansız bir sokak savaşı yürütmekte, muhalifleri acımasız cinayetler ve suikastlarla hedef almaktadır.

Komiser Rath, işlenen bu cinayetin ardındaki gizemleri aydınlatmaya çalışırken, karanlık ve pervasız Nazi örgütlenmesini açığa çıkarır.

“Buda” lakaplı cinayet masası şefi Gennat, ilginç polis sekreteri Charlotte, sıra dışı mafya üyesi Marlow gibi karakterleriyle de dikkat çeken ve dönemin Almanya’sına dair gerçekçi bir fotoğraf sunan romanı, sağlam tarihi polisiye sevenler kaçırmamalı.

  • Künye: Volker Kutscher – Islak Balık: Gereon Rath’ın İlk Vakası, çeviren: Cem Sey, İletişim Yayınları, roman, 480 sayfa, 2017

 

Michael Finkel – Ormandaki Yabancı: Son Hakiki Münzevinin Sıra Dışı Hikâyesi (2017)

Yirmi yıl boyunca ormanda yaşayan ve bu zaman diliminde hiçbir insanla iletişim kurmayan Christopher Knight’ın sıra dışı hikâyesi.

İçine kapanık ve zeki Knight, 1986’da Massachusetts’teki evini terk edip Maine’de bir ormanda yaşamaya başlar.

Yıllar yılları kovalar ve Knight bu esnada hiçbir insana ve doğal olarak “medeniyet”e ihtiyaç duymadan ormanında yaşamaya devam eder.

Sadece bir çadırda yaşayarak, dondurucu soğuklara, açlığa ve susuzluğa karşı yemek ve su depolamak için dâhice yollar geliştirerek ve bütün bunların da ötesinde sadece ve sadece düşüncelerinden ve ideallerinden güç alarak…

Ta ki yirmi yıl sonra, yiyecek çaldığı için tutuklanıncaya dek.

Kitap, bu olağanüstü hikâyeyi, Knight’ın ormandaki hayatına dair tasvirler ve onun uzun bir aradan sonra insanların dünyasına döndükten sonra yaşadığı karmaşalarla harmanlayarak anlatıyor.

Yalnız kalmak, toplum, yabancılaşma ve kendini gerçekleştirmek üzerine ufuk açıcı bir hikâye.

  • Künye: Michael Finkel – Ormandaki Yabancı: Son Hakiki Münzevinin Sıra Dışı Hikâyesi, çeviren: Devrim Kılıçer, Heretik Yayıncılık, roman, 231 sayfa, 2017

Piraye Şengel – Nihal: Gölgesiz Bir Kadın (2008)

İlk baskısı 1994’te yapılan ve Türkiye politik polisiye edebiyatının nitelikli eserlerinden biri olarak kabul edilen ‘Nihal’, intihar süsü verilen iki cinayeti hikâye ediyor.

Piraye Şengel’in romanını, yayımlandığı yıl düşünüldüğünde, dikkat çekici kılan bir unsur da günümüzde ayyuka çıkan devlet katındaki kirli örgütlenmeleri resmediyor olması.

80’li yılların siyasi atmosferinde geçen roman, karakterlerinin kişiliklerini de iyi çözümlüyor.

İçtenliğiyle öne çıkan ve masumiyetinin bedelini ödeyen Nihal; ölü bir kadına aşk duyan Baş komiser Tahsin; inanç ve inançsızlık arasında gidip gelen Nilgün; hiçbir eyleme geçmeksizin hayatı yalnızca izlemekle yetinen Ümit, bu karakterlerden birkaçı.

  • Künye: Piraye Şengel – Nihal: Gölgesiz Bir Kadın, Marka Yayınları, roman, 239 sayfa

Zacharey Jane – Okyanusun Sonsuzluğunda (2008)

Zaharey Jane ‘Okyanusun Sonsuzluğunda’ romanında, isimsiz bir adanın kıyısına vurmuş yaşlı bir çiftin hikâyesini anlatıyor.

Bu hikâye de, adada yaşayan genç bir çevirmenin gözünden anlatılır.

Bu çiftin geçmişlerine, nereden geldiklerine ve ne yapacaklarına dair tüm belleklerinin silinmesi, romanın en ilginç temalarından.

Ada, çift için hayata yeniden başlamayı simgeler.

Öte yandan, hikâyeyi aktaran çevirmen de, kurguda ağırlıklı bir rol oynar.

Zira, savaşta tüm ailesini kaybetmiş bu genç kız, çifte yakınlık duyacak ve kaybettiklerini onlarla telafi edecektir.

  • Künye: Zacharey Jane – Okyanusun Sonsuzluğunda, çeviren: Belgin Çallıoğlu, Şenocak Yayınları, roman, 207 sayfa

Arslan Kacar – Pepo Kuşu (2008)

Arslan Kacar ‘Pepo Kuşu’nda, İran’da hüküm süren Kacar ailesinden iki kardeşin Elazığ Palu’ya yaptıkları göçü ve bunun sonrasında yaşadıklarını hikâye ediyor.

1779-1925 yılları arasında İran’da hüküm süren bir hanedanlık olan Kacarlar, Türkiye, Türkistan, Azerbaycan ve Esterâbad’ta da varlık gösteriyor.

Romanın dikkat çeken yönlerinden birinin, bu aileden Abbas Mirza ve Nasır isimli kardeşlerin göçünü, Türkiye’nin son 60 yılının önemli tarihi olaylarıyla harmanlayarak vermesidir diyebiliriz.

Kacar, özenle kurduğu romanında, kardeşlerden Abbas Mirza’nın Elazığ’dan İstanbul’a gelişini, bu şehirdeki üniversite hayatını, cezaevine girişini ve trajik ölümünü, söz konusu ailenin ve Türkiye’nin tarihi çerçevesinden hikâye ediyor.

  • Künye: Arslan Kacar – Pepo Kuşu, Berfin Yayınları, roman, 427 sayfa

Sam Hayes – Başkasının Oğlu (2014)

Ünlü televizyon programcısı Carie Kent, oğlu Max’in bıçaklanarak öldürüldüğü haberiyle sarsılır.

Böyle olayların, yalnızca programına konuk ettiği insanların başına geldiğini zanneden Kent, oğlunun ölümünün ardındaki gizemleri araştırmaya koyulur.

Fakat Kent, cinayetin gerçek nedenini öğrendiğinde, bu sefer daha büyük bir şok yaşar.

  • Künye: Sam Hayes – Başkasının Oğlu, çeviren: İrem Karay Yücel, Feniks Kitap

 

Harriet Beecher Stowe – Tom Amca’nın Kulübesi (2014)

Beyazların egemenliğini sürdürdüğü 19. yüzyıl Amerika’sının utanç verici kölelik kurumunu acımasızca eleştiren, devrimci bir roman.

Harriet Beecher Stowe, siyah başkahramanı yaşlı Tom Amca’nın hikâyesi üzerinden, köleliği tümüyle beyazların sebep olduğu bir sorun olarak ele alıyor, siyahların çektiği ıstırap ve sıkıntıları cesur bir şekilde tasvir ediyor.

  • Künye: Harriet Beecher Stowe – Tom Amca’nın Kulübesi, çeviren: Yasemin Yener, Bilgi Yayınevi

Mesut Çiftçi – Yaşanmamış Hayata Veda (2014)

Hayatı, tarihe yön vermiş olaylar ile yitik aşkların gölgesinde geçmiş Aziz Yalnız’ın hikâyesi.

Ömrünün son yıllarını sürmekte olan Yalnız, geçmişinde tanık oldukları ve yaşadıklarıyla yüzleşmeye koyulur.

1968 Mayıs’ı, 1938 Dersim katliamı ve bir kadına duyduğu sonu gelmez aşk, kimi yerde trajik hale gelen bu yüzleşmenin önemli duraklarıdır.

  • Künye: Mesut Çiftçi – Yaşanmamış Hayata Veda, Minval Yayınları

Hüseyin Yurttaş – Saklı Kimlik (2014)

Yıllar sonra doğduğu yere geri dönen orta yaşlı bir adam, çocukluğundaki neredeyse tüm izlerin silinip gittiğini görür.

Delikanlılık döneminde, Anadolu’nun taşrasında tanık olduğu baskılara dayanamayan Özgür, kasabadan ayrılmıştır.

Kırklı yaşlarının başlarında doğup büyüdüğü kasabayı yeniden görmek isteyen kahramanımız, hiçbir şeyi eskisi gibi bulamayacaktır.

  • Künye: Hüseyin Yurttaş – Saklı Kimlik, Tekin Yayınevi

Shemi Zarhin – Çocukluğumun Mavi Düşleri (2014)

İsrail’in ünlü yönetmen ve senaristlerinden Shemi Zarhin’den, ülkesinin tarihine doğru yol aldığı bir yüzleşme ve hesaplaşma hikâyesi.

İsrail’in Tiberya kasabasında yaşayan iki ailenin yaşadıklarını eksen alan roman, bu ailelerin birbiriyle kesişen, iç içe geçen kaderlerini, ülkenin yakın tarihinde yaşanan gelişmelerle harmanlayarak veriyor.

  • Künye: Shemi Zarhin – Çocukluğumun Mavi Düşleri, çeviren: Başak İztürk, Martı Yayınları