Erhan Sunar – Veda Oyunu (2014)

Erhan Sunar ‘Veda Oyunu’nda, Kürt destanı Mem û Zîn’i yeni bir bağlamda hikâye ediyor.

Roman, bir oyun yazarının yazdığı kurgunun, bir şekilde yön değiştirerek bambaşka hikâyelere doğru yol alışını işliyor.

Aşk, şiddet ve Kürt tarihinin dönüm noktaları üzerinden ilerleyen kurgu, Cizre’de taht kuran Kürt miri Abdullah, onun kız kardeşleri Zîn ile Sıti, nakkaş Mem, Tacdin ve mirin genelevdeki gizli aşkı ile bunların iç içe geçen hikâyelerine uzanır.

  • Künye: Erhan Sunar – Veda Oyunu, Alakarga Yayınları, roman, 363 sayfa

Fulvio Ervas – Sana Sarılırsam Korkma (2014)

Fulvio Ervas, bir babanın, otistik oğlu ile geçirdiği maceralı bir yolculuktan sonra, hayata farklı bir çerçeveden bakmasını hikâye ediyor.

Franco, otistik genç oğlu Andrea’nın tedavisi için modern ve alternatif tıbba kadar neredeyse her yolu denemiştir.

Bu çaresizliğin verdiği bıkkınlıkla baba-oğul, Amerika’yı bir uçtan bir uca kat etmeye koyulacak ve bu esnada Franco, oğlunun mucizevi kişiliğine tanık olacak ve böylece hep yanlış yaşayageldiği hayatını sorgulamaya başlayacaktır.

  • Künye: Fulvio Ervas – Sana Sarılırsam Korkma, çeviren: Melda Eralp, Pegasus Yayınları, roman, 319 sayfa

Tarquin Hall – Gülmekten Ölen Adam Vakası (2014)

Britanyalı yazar ve gazeteci Tarquin Hall ‘Gülmekten Ölen Adam Vakası’nda, bir bilim adamının ölümünün ardındaki sırları aydınlatmaya koyulan Pencaplı dedektifin maceralarını sunuyor.

Hindistan’ın önde gelen bilim adamlarından olan Dr. Suresh Jha, adeta tüm çalışmalarını bilim şarlatanlarının oyununu bozmaya adamıştır.

Günün birinde Jha, katıldığı bir etkinlikte kahkahalar ata ata hayatını kaybeder.

Olayın izini araştıran dedektif Vish Puri, bu ölümün, çoğunluk tarafından algılandığı şekilde doğaüstü olmadığını düşünmektedir.

Puri bir süre sonra kimi ipuçlarının, Jha’nın şarlatan dediği sahte guru Maharaj Swami’yi gösterdiğini fark eder.

  • Künye: Tarquin Hall – Gülmekten Ölen Adam Vakası, çeviren: Zeliha Babayiğit, Büyülü Fener Yayınları, roman, 341 sayfa

Mehmet Coral – Küçük Prens: Çöle Düşen Yıldız (2014)

Kendisi de bir uçma tutkunu olan Mehmet Coral bu biyografik romanında, Antoine de Saint-Exupéry’nin hayatını ve şaheseri ‘Küçük Prens’in hikâyesini anlatıyor.

Son uçuşunda uçağı denize çakıldığında 44 yaşında olan Exupéry, yaşadığı dönemde de tanınan bir yazardı.

Dünyanın her yerinde okunan, resimleri banknotlara basılan, uzayda keşfedilen yeni gökcisimlerine adı verilen ‘Küçük Prens’ adlı eseri ise, kuşkusuz bu ündeki başlıca etken.

Coral romanında, Exupéry’nin doğup büyüdüğü çevreyi, pilotluk yıllarını ve Exupéry’nin bir yazar olarak olağanüstü hayal gücünü ve kahramanı Küçük Prens’i yaratma sürecini aydınlatıyor.

  • Künye: Mehmet Coral – Küçük Prens: Çöle Düşen Yıldız, Doğan Kitap, roman, 289 sayfa

Linda Sue Park – Kırık Çömlek Parçası (2014)

Linda Sue Park, dikkat çekici romanı ‘Kırık Çömlek Parçası’nda, çömlek sanatına tutkuyla bağlı bir öksüzün bu merakının peşine düşerek adım adım hayatı öğrenişini hikâye ediyor.

Romanın başkahramanı Ağaçkulak, 12. yüzyılda Kore’nin küçük bir köyünde yaşamaktadır.

Ağaçkulak’ın bu küçük yerdeki neredeyse tek tutkusu, köyün büyük çömlek ustası Min’in sanatını izlemektir.

Min, olağanüstü yeteneğiyle şaheserler yaratmaktadır ve Ağaçkulak’ın hayali de, gelecekte onun gibi olmaktır.

Öksüz olduğu için Min’den, ona çırak olmak istediğini söyleyemeyen Ağaçkulak, en zor yolu deneyerek her gün Min’i ziyaret edecek, ona tutkusunu fark ettirmeye çalışacaktır.

  • Künye: Linda Sue Park – Kırık Çömlek Parçası, çeviren: Aslı Anar, Beyaz Balina Yayınları, roman, 164 sayfa

Henri Barbusse – Cehennem (2014)

Daha çok devrimci mücadeleyi işleyen romanlarıyla bilinen Henri Barbusse, anlam arayışını, varoluş duygusunu yoğun kullandığı bir romanla karşımıza çıkıyor.

Türkçede ilk kez yayınlanan ‘Cehennem’in hikâyesi, pansiyoner olarak bir yere taşınan isimsiz anlatıcısının gözlemlerine dayanıyor.

Bir bankada çalışmak amacıyla Paris’e gelen anlatıcı, odasının duvarında, diğer odayı açık bir biçimde görebilen bir delik keşfeder.

Kahramanımız, saplantılı bir röntgenci gibi yan odada gördüklerini izlemeye başlayacak ve yasak aşk yaşayanların, ölmekte olanların, yeniyetme aşkların dünyasına davetsiz misafir olarak dâhil olacaktır.

  • Künye: Henri Barbusse – Cehennem, çeviren: Gülay Oktar, Maya Kitap, roman, 267 sayfa

Lars Iyer – Dogma (2014)

Lars Iyer, kısa süre önce Türkçede yayınlanan ‘Kuşku’da, başkahramanları W. ile Lars’ın felsefenin girift labirentindeki gülünç maceralarını anlatmıştı.

Yazar, yine aynı karakterlerle arz-ı endam ettiği ‘Dogma’da da, felsefeyle giriştiği hesaplaşmayı yeni bir boyuta taşıyor.

Kahramanlarımız şimdi ders vermek üzere, kapitalizmin beşiği “Amerika Birleşik Çöplükleri”ne gelmiştir. İkili burada, yaşayageldikleri hayatın anlamsızlığı duygusunu aşmak amacıyla, “Dogma” teorisini geliştirir.

Fakat bu bile onları kurtaramayacaktır. Zira W. çalıştığı üniversiteden kovulacak, Lars ise evini basan sıçanların gazabına uğrayacaktır.

  • Künye: Lars Iyer – Dogma, çeviren: Elif Ersavcı, Kolektif Kitap, roman, 247 sayfa

Randa Ghazy – Kanama (2008)

Randa Ghazy ikinci romanı ‘Kanama’da, farklı uluslardan dört gencin kesişen hikâyelerini anlatıyor.

Arap Hayat, Amerikalı Daniel, İsrailli Ruth ve Kızılderili Ishi, romanın dört karakteri olarak okurun karşısına çıkıyor.

Bir yolculuğun başlangıcında birbirlerine rastlayan karakterler, yol boyunca akla gelebilecek her konuda konuşurlar.

Fakat bu konuşmalardaki çeşitlilik, aynı zamanda karakterlerin, ait oldukları kültürlere içkin önyargıları da kapsar.

Ghazy’nin kahramanlarının dünyasından yansıttığı kurgu, kültürlerin birbirine dair önyargılarını hedef alıyor.

  • Künye: Randa Ghazy – Kanama, çeviren: Şadan Karadeniz, Salyangoz Yayınları, roman, 340 sayfa

Panos Karnezis – Doğum Günü Partisi (2008)

Panos Karnezis’in ‘Doğum Günü Partisi’, tüm kahramanlarını ve olay örgüsünü bir güne sığdırmasıyla dikkat çekiyor.

Roman, Marko Timoleon isimli karakterinin, hamile olduğunu öğrendiği kızı Sofia için düzenlediği doğum günü partisinde geçer.

Timoleon’un asıl amacıysa, ilişkisini onaylamadığı kızını, çocuğunu aldırmasına ikna etmektir.

Fakat parti esnasında Timoleon’un öğrendiği bir ayrıntı, hiçbir şeyin bildiği gibi olmadığını gösterecektir.

Kurgu, özellikle Timoleon tiplemesiyle öne çıkıyor. Zira geri dönüşlerle beslenen roman, Timoleon’un İzmir’den Buenos Aires’e, New York’tan Londra ve Paris’e uzanan maceralı hayatıyla demlenmiş ilginç kişiliğini hikâye ediyor.

  • Künye: Panos Karnezis – Doğum Günü Partisi, çeviren: Kıvanç Güney, Merkez Kitaplar, roman, 240 sayfa

Madeleine Thien – Bundan Sonra Her Şey Biziz (2017)

Dünya değişiyor, geçmiş yeni bir gözle, yeniden yorumlanıyor.

Son zamanlarda Çin’in Kültür Devrimi’nde yaşananlar, edebiyatın sıklıkla konusu olmaya başladı.

Bu konuyu en çok işleyenler de eski yazarlardan ziyade genç yazarlar.

1974 doğumlu Madeleine Thien de, bu yazarlardan biri.

Roman, başkahramanı 11 yaşındaki kız çocuğunun yaşadıkları ekseninde, iki Çinli ailenin tarihine açılıyor.

Bu iki aileden gelen bireyler, Mao Zedung’un Kültür Devrimi’ni bizzat yaşamış ve bunun yarattığı sorunları birebir deneyimlemiş insanlar olarak karşımıza çıkıyor.

  • Tiananmen Meydanı’ndaki öğrenci protestosunda yaşanan kıyım,
  • Parçalanan aileler, parçalanan hayatlar,
  • İktidarın gittikçe gaddarlaşması karşısında, çareyi başka ülkelere göç etmekte bulan insanlar,
  • Yarım kalmış aşklar,
  • Ve gerçekleşmemiş hayaller…

Thien, ailenin dört kuşağından bireyler üzerinden bu sürecin izini sürerek hem trajik hem de etkileyici bir roman ortaya koymuş.

En çok renkli karakterleri ve üslubuyla kendini fark ettiren romanın, Scotiabank Giller Ödülü kazandığını, ayrıca 2016 Man Booker ve Governor General Edebiyat ödüllerinin finalisti olduğunu da belirtelim.

‘Bundan Sonra Her Şey Biziz’, 14 Nisan’da raflardaki yerini alacak.

  • Künye: Madeleine Thien – Bundan Sonra Her Şey Biziz, çeviren: Özlem Yüksel, Hep Kitap, roman, 480 sayfa