Emrah Güler – Sudan Gelen (2014)

Emrah Güler ‘Sudan Gelen’de, bir sabah uyandığında kendini bir süper kahraman olarak bulan Nehir Nadir’in maceralarını anlatıyor.

Saygın bir akademisyen olan Nadir, hayatında çizgiroman okumayan, fantastik öykülere uzak duran, taviz vermeyen ciddiyette bir yardımcı doçenttir.

Fakat ne olmuşsa olmuş, Nadir bir sabah süperkahraman olarak uyanmıştır.

Nadir, yani güncel adıyla Fiyonkmer, yeni hayatına çabuk alışamasa da, bu dünyaya hızlı ve havalı bir giriş yapmakta gecikmeyecektir.

  • Künye: Emrah Güler – Sudan Gelen, İthaki Yayınları, roman, 321 sayfa

Philippe Djian – Affedilmeyenler (2008)

Türkçede ‘Eşiktekiler’, ‘Erojen Bölge’ ve ‘Betty Blue’ isimli kitaplarıyla bildiğimiz Philippe Djian’ın ‘Affedilmeyenler’i, geçmişi ve değerleriyle hesaplaşırken anlamlı bir hayatı aramaktan da vazgeçmeyen yaşlı bir yazarın hikâyesi.

60’lı yaşlarını süren Francis, geçmişinin kimi hatalarıyla yüzleşmeye başlamıştır.

Artık popülaritesi azalmış bir yazar olan Francis, bir yandan ölüm gerçekliği, öte yandan hayatın önüne geçilemez monotonluğu karşısında çaresiz gibidir.

Bu sıkıntıyı, yazma deneyimini yeniden canlandırarak aşmaya çalışan Francis, bu amaçla bizzat kendi hayatını bir kurguya dönüştürmeye karar verir.

  • Künye: Philippe Djian – Affedilmeyenler, çeviren: Çağdaş Ekin Şişman, Ayrıntı Yayınları, roman, 172 sayfa

Carol Shields – Aşk Cumhuriyeti (2008)

Daha önce Türkçede yayınlanan ‘Taş Günceler’le hatırlanacak Carol Shields yeni romanında, geçmişleri hatalar ve pişmanlıklarla örülmüş hayatlar yaşayan biri kadın diğeri erkek iki karakterinin aşk arayışını hikâye ediyor.

Shields’in, modern toplumdaki kadın-erkek ilişkilerine dair eleştirisi, metnin çerçevesini oluşturuyor diyebiliriz.

Kurgu, otuzlu yaşlarının ortalarında olan ve bir ilişkiden diğerine savrulan bir kadın ile daha önceki ilişkilerinde hataları yüzünden hep kaybetmiş olan bir erkek etrafında döner. Shields, ikili ilişkiler üzerinden, modern bireyin yalnızlığını, varoluş sıkıntılarını ve yaşadığı kirlenmeyi anlatıyor.

  • Künye: Carol Shields – Aşk Cumhuriyeti, çeviren: Hande Telçeken, Siren Yayınları, roman, 358 sayfa

Stephen King – Duma Adası (2008)

Stephen King, ‘Duma Adası’nda, zengin müteahhit karakteri Edgar Freemantle’ın şiddete eğilimli dünyasını ve bunun beraberinde getirdiği trajik sonu hikâye ediyor.

Bir iş kazası sonucu sağ kolunu kaybeden, ardından eşinden ayrılan Freemantle, her şeyi bir yana bırakarak hayatının geri kalan kısmını Duma adasında resim yaparak geçirmeye karar verir.

Freemantle bu dönemde kendisinde başlayan şiddet zaafını fark eder.

Bunu, kendine has tablolar yaparak aşmaya çalışan Freemantle’ın fırçası, gizemli bir şekilde, dışarıdan bir güç tarafından yönetilir. Bu kaynağın yönlendirmesiyle istemediği kötülüklere bulaşacak olan Freemantle, bunun bedelini de ağır bir şekilde ödeyecektir.

  • Künye: Stephen King – Duma Adası, çeviren: Esat Ören, Altın Kitaplar, roman, 687 sayfa

Patrick McCabe – Kasap Çırağı (2008)

İrlandalı edebiyatçı Patrick McCabe’nin ‘Kasap Çırağı’, çocuk kahramanı Francie Brady’nin hüzünlü hikâyesini anlatıyor.

1960’ların başlarındaki İrlanda’da yetişen Brady, alışılageldik büyüme öykülerinden farklı olarak kurtlar sofrası kadar zalimane, şiddet dolu bir çocukluktan geçer.

Brady’nin yaşadığı kasaba, annesinin, “dünyanın başkalarını hayal kırıklığına uğratan insanlarla” dolu olduğunu söylediği, duyarlılıktan, incelikten ve merhametten yoksun bir kasabadır.

Bu kasaba ve insanları, on iki yaşındaki çocuğu suça bulaştıracak, hayatını zindana çevirecektir.

Roman, 1997 yılında sinemaya da aktarılmış ve filmde Sean Mcginley, Sinead O’connor, Eamonn Owens ve Peter Gowen gibi oyuncular rol almıştı.

  • Künye: Patrick McCabe – Kasap Çırağı, çeviren: Avi Pardo, İthaki Yayınları, roman, 236 sayfa

Tolya Filiz – İstanbul, Seni Hiç Terk Etmedim ki (2008)

Tolya Filiz’in ilk romanı olan ‘İstanbul, Seni Hiç Terk Etmedim ki’, yazarın çocukluğuna dair anılarıyla ördüğü bir anı-roman.

1947 yılında İstanbul’da doğan Anatoli (Tolya) Filiz, 1964’te ailesiyle birlikte Kongo’ya taşınmıştı.

Filiz’in romanında, ağırlıklı olarak İstanbul’da geçirdiği çocukluk dönemini hikâye etmesi de, bu kadim şehre karşı hissettiği büyük tutku. Kurgu, Filiz’in Ayaspaşa ve Büyükada’da yaşadığı çocukluk dönemleri ile Kongo’nun Kolwezi kentindeki ilk dört yılını kapsıyor.

Roman bu iki kent bağlamında, farklı coğrafyaları ve farklı karakterleri de buluşturuyor.

  • Künye: Tolya Filiz – İstanbul, Seni Hiç Terk Etmedim ki, Gözlem Yayıncılık, roman, 566 sayfa

Alper Canıgüz – Kan ve Gül (2017)

‘Oğullar ve Rencide Ruhlar’, ‘Cehennem Çiçeği’, ‘Tatlı Rüyalar’ ve ‘Gizliajans’ gibi beğeniyle karşılanan romanların yazarı Alper Canıgüz’den hareketli ve kara mizahla örülü bir geçmişe dönüş hikâyesi.

Romanın başkahramanı Aziz, üçüncü sınıf aşk romanlarının çevirmeni olarak hayatını sürdürmektedir.

Aziz bu sıralarda çıkan bir yangında, yirmi yıl öncesine döner.

Bu durum, geçmişte yaptığı hataları telafi etmesi için tamı tamına bahşedilmiş bir fırsattır.

Mesela çok sevdiği Nergis’ten hiç ayrılmayabilir,

Veya Abdül’ün hayatını kurtarabilir,

En azından kızı Zeynep’e doğru düzgün babalık yapabilir.

Hem de 20 yaş gençleşmenin getirdiği avantajlarla…

Fakat asıl komedi tam da bu anda başlar.

“Ben bu anı daha önce de yaşamamıştım sanki…”

Kaderimizi tümüyle değiştirebilir miyiz?

Değiştirdik diyelim, bu bizi tam anlamıyla memnun eder mi?

İşte Aziz’in hikâyesi hem gülünç maceralarıyla hem de bize bunun gibi sorular sordurmasıyla iyi bir kurgu.

Künye: Alper Canıgüz – Kan ve Gül, APRIL Yayıncılık, roman, 216 sayfa

Emily Holleman – Kleopatra’nın Gölgeleri (2017)

Üvey annesinin kanlı darbesiyle tüm hayatı alt üst olan Arsione’nin trajik hayatı üzerinden iktidar kavgasının adeta cehenneme çevirdiği, antik Mısır dünyasında geçen bir hikâye.

Arsinoe, üvey ablası Berenike’nin gerçekleştirdiği darbenin hemen ertesinde, babası Kral Ptolemaios ve çok sevdiği ablası Kleopatra tarafından terk edilmiştir.

Bu olaydan sonra saraydan kopan genç kadın, İskenderiye sokaklarında hayata tutunmaya çalışır.

Günün birinde Arsinoe, babası ile ablasının, Roma ordusuyla şehri geri almak için döndüklerini öğrenir.

Genç kadın, yaşadığı onca acı ve hayal kırıklığından sonra, şimdi radikal bir karar almanın arifesindedir.

Kraliçe Berenike ise, tahtını korumak için tüm ülkeyi yakacak denli gözü karadır.

Emily Holleman romanında, meşhur Kleopatra efsanesini yeniden yorumluyor, dönemin keyifle okunacak canlı bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Emily Holleman – Kleopatra’nın Gölgeleri, çeviren: Peren Demirel, Maya Kitap, roman, 320 sayfa

Yoram Kaniuk – Adam’ın Dirilişi (2014)

İsrailli yazar Yoram Kaniuk ‘Adam’ın Dirilişi’nde, etkileyici bir soykırım hikâyesi sunuyor.

Naziler Adam Stein’ı, eski bir sirk palyaçosu olması vesilesiyle ölüme gönderilen Yahudileri eğlendirmekle görevlendirmiştir.

Toplama kampında tanık olduğu trajediler, buradan sağ çıkacak Adam’ı hayatı boyunca ruhsal açıdan sakat bırakacaktır.

Şimdi Adam, yalnızca Soykırımdan kurtulmuş olanların rehabilite edilmesi amacıyla Necef çölünün ortasına kurulmuş bir hastanededir.

Hayatı bir yıkımla gölgelenmiş, fakat sıra dışı bakabilme kabiliyetini de her şeye rağmen kaybetmemiş Adam’da, delilik ile aklı başındalık arasındaki sınırlar bulanıklaşmıştır.

  • Künye: Yoram Kaniuk – Adam’ın Dirilişi, çeviren: Gül Greenslade, Koton Kitap, roman, 400 sayfa

José Saramago – Kopyalanmış Adam (2014)

Kendisine benzeyen bir film figüranının izini sürerken kimlik ve benlik karmaşasına savrulan Tertuliano Máximo Afonso’nun hikâyesi.

Usta yazar José Saramago’nun kaleminden…

Sıradan bir hayat yaşayan Afonso, bir gün arkadaşlarını evinde film izlemeye davet eder.

Aynı gece Afonso, gürültülerle uyanır.

Televizyonda o gece izledikleri film kendi kendine oynamakta, ayrıca filmde rol alan figüranlardan biri, Afonso’nun beş yıl önceki haline inanılmaz derecede benzemektedir.

Kahramanımız, saplantılı bir şekilde bu figüranın izini sürmeye başladıktan sonra, kişiliği, kimliği ve benliği üzerine trajik bir sorgulamaya girişecektir.

  • Künye: José Saramago – Kopyalanmış Adam, çeviren: Emrah İmre, Kırmızı Kedi Yayınevi, roman, 304 sayfa