Oktay Rifat – Bayraklarımı Çektim (2014)

‘Bayraklarımı Çektim’, Türkiye şiirinin önde gelen isimlerinden Oktay Rifat’ın, 1946-73 yılları arasında yayımladığı kitaplarının bazılarından seçerek okuduğu on altı şiirden oluşuyor.

Rifat’ın gitarla okuduğu şiirleri, kendi tonlaması ve edasıyla, şiirindeki bazı ince ayrımları belirginleştiriyor, yalın ve lirik okuyuş biçimiyle de öne çıkıyor.

  • Künye: Oktay Rifat – Bayraklarımı Çektim, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 76 sayfa

Louis Aragon – Elsa’nın Gözleri (2014)

İlk baskısı 1942’de yapılan Elsa’nın Gözleri’nin tamamı, Hüseyin Demirhan’ın uzun süren çabalarıyla ilk kez Türkçede.

Bu ünlü şiirin ünlü girişi şöyle başlar:

“Ne derinmiş içmeye eğildiğim gözlerin

Gördüm ki güneşlerin yansır oraya tümü

Her umutsuz onlara dalıp bulur ölümü

Ben kendimi yitirdim ta dibinde o yerin

 

Kuşlar gölge düşürür bu duru okyanusa

Sonra bir açar hava ışır gözbebeklerin

Yaz kırpar önlüğüne bulutu meleklerin

Gök bunca mavi vurur ekine vursa vursa (…)”

  • Künye: Louis Aragon – Elsa’nın Gözleri, çeviren: Hüseyin Demirhan, Islık Yayınları, şiir, 155 sayfa

Nazmi Ağıl – Yağmura Bunca Düşkün (2014)

‘Yağmura Bunca Düşkün’, Nazmi Ağıl’ın 1998-2014 arasında yayınlanmış sekiz şiir kitabını bir araya getiriyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Girdabının en güvenli ve durgun

merkezine derken döne döne meğer

doruğuna varmışım bir dağın. Vurgun

yemiş gibiyim işte, felçliyim ve her

 

yanım rüzgâra açık, eşiğindeyim

savruluşların. Ufalanıp geliyor taşlar

elimi atsam, yıkılıyor dağ ve deyim

yerindeyse küsüyor dağa ne kadar

 

tavşan varsa içimde. Yüzlercesi şimdi

eteklerde soluk soluğa.(…)”

  • Künye: Nazmi Ağıl – Yağmura Bunca Düşkün, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 475 sayfa

Balkanlar’da Türk Çocuk Şiiri (2008)

‘Balkanlar’da Türk Çocuk Şiiri’ isimli bu antoloji, Makedonya, Kosova, Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya gibi, Balkanlar’ın değişik coğrafyalarına yayılmış Türk şairlerin çocuk şiirlerini bir araya getiriyor.

Çalışmada ilk olarak, bölgenin Türk tarihiyle ilişkisi ele alınmış ve Balkanlar’da Türk edebiyatının bir panoraması çizilmiş.

Kitabın ikinci bölümünde de, yukarıda değindiğimiz coğrafyalarda yaşamış ve Türkçe çocuk şiiri kaleme almış şairlerin kısa özgeçmişleri ile şiirlerinden örnekler verilmiş.

Şiirlerin ortak özelliği ise, çocukluk anılarını, barış özlemlerini ve doğa sevgisini öne çıkarmaları.

  • Künye: Kolektif – Balkanlar’da Türk Çocuk Şiiri, hazırlayan: Mustafa İsen, Reyhan İsen ve Ayşe Esra Kireççi, Varlık Yayınları, antoloji, 360 sayfa

Zeynep Aliye – Çöl Kapısı (2008)

Zeynep Aliye, şairliği dışında, öykü başta olmak üzere, inceleme ve söyleşi çalışmalarıyla da bilinen bir isim.

Aliye’nin ‘Çöl Kapısı’ da, ‘Sevilmemiş Kadınlar’, ‘Kapılar’ ve ‘Uçurum’ başlıklı üç bölümden oluşuyor.

‘Bir Çocuk Tanrı’ şiirinden bir alıntı:

 

“öpüyorum yaralarımı

hiç yaşanmamış bir yalnızlığa

kusursuz kapanırken dişleri kozanın

benim olmadı hiçbir şey yaralarımdan başka

 

bir çocuğun tanrısını istiyorum

içi en kavurgan volkanların sarmalında

hokkada yay kırmızı mürekkebin sabrıyla

hiç sevilmemiş bir kadının bedeninden

 

bir çocuğun tanrısını

acı çekmesini iyi bilen acımasız

kül kasırgalarında şampanya patlatıp

yaramı göstermek için

samuray kılıcımın biçtiği (…)”

 

  • Künye: Zeynep Aliye – Çöl Kapısı, Artshop Yayınları, şiir, 64 sayfa

Sadettin Ökten – Yahya Kemal’in Rüzgarıyle (2008)

‘Yahya Kemal’in Rüzgarıyle’, Sadettin Ökten’in düşünce ve duygu dünyasında, Yahya Kemal’in çağrıştırdıklarını anlatıyor. Ökten bu çağrışımlardan yola çıkarak başka yollara, başka alanlara açılıyor.

Yazar, Yahya Kemal’in şiirini, ‘Cemiyet, Ferd ve Hakan Üzerine’, ‘Musiki Üzerine’ ve ‘Tarih ve Vatan Üzerine’ başlıklı üç bölümde incelerken, bu şiirleri tarihsel, toplumsal ve kültürel açılardan yorumluyor.

Ökten, sunulan Yahya Kemal imgesinin yetersiz olduğunu ve bu şairin düşünce dünyasının zengin bir medeniyet iklimi sunduğunu söylüyor.

Ökten’in yorumları da, bu medeniyet ikliminin açığa çıkarılma çabası olarak düşünülebilir.

  • Künye: Sadettin Ökten – Yahya Kemal’in Rüzgarıyle, Ötüken Yayınları, inceleme, 486 sayfa

Nihat Behram – Tanımlar (2008)

Türkiye sol edebiyatının önemli isimlerinden Nihat Behram’ın ‘Tanımlar’ı, kendisinin son dönem şiirleri ile kırk yıllık serüveninden derlenmiş, kırk şiirini bir araya getiriyor.

Coşkulu, politik, duyarlı, sevinçli ve kimi zaman öfkeli olan bu şiirlerden, ‘İnsana Tanım’ isimli olanından bir alıntı:

“Hiçbir şey heyecanlandırmadı beni

Ayaklanıp

acısının hesabını soran

halktan daha fazla;

bir roman ya da bir filmin

arasında bile ansızın

çıkıverse karşıma

böylesine bir başkaldırı sahnesi:

ne hekimlik kaygılar, ne hakimin yargısı,

Che’nin sesi bilenir ıslığımda,

ince mi ince, derin mi derin, insan mı insan

adları kardeşlerimin:

Spartakus, Rosa Luxemburg, Lenin… (…)”

  • Künye: Nihat Behram – Tanımlar, Everest Yayınları, şiir, 172 sayfa

Salih Bolat – Atların Uykusu (2014)

‘Atların Uykusu’, şiir, deneme ve derleme çalışmaları yayımlanmış Salih Bolat’ın yeni şiirlerinden oluşuyor.

Bolat, kitaba adını veren şiirinde şöyle diyor:

“atların yelesinde geliyor gece

dalgalarını kıyıdan çekip alıyor deniz

ve birden bir kemik

hesabı verilmiş bir gecikme.

 

gecenin biçimlendirdiği atlar vardı.

taşların uykusunu kaçıran ayazda.

ateş yoktu.

kanla ısıtılmış elleri.

çatlamış toprak ve kükürtle.

 

onlar burunlarıyla yırttılar şafağı.

 

uyanın!

yanlış biniciler taşıyan atlar

bulun kaybettiğiniz yönü

üzengilerinizdeki yabanmersini yapraklarından tanıyın

güneyi ve geleceği. (…)”

 

  • Künye: Salih Bolat – Atların Uykusu, Varlık Yayınları, şiir, 112 sayfa

Mustafa Yılmazer – Kar ve Köpük (2008)

Mustafa Yılmazer, şiirleriyle olduğu kadar, Bob Dylan, Leonard Cohen ve Patti Smith’ten yaptığı çevirilerle de bilinir.

Yılmazer’in yeni şiirlerinden oluşan ‘Kar ve Köpük’te yer alan ‘Eğiliyor Üzerine Kent’ adlı şiir şöyle:

 

“Sinemalar dağılıyor

Yüzler daha geri gelmemiş

Bir sır söylemek ister gibi

Eğiliyor üzerine kent

 

Dönülüyor gerçeğe yenik bir ordu

Gibi yavaş yavaş. Ah çocuklara film

Seyrettirmemeli, bir kovboy bir savaş

Eğiliyor üzerine kent

 

Akıntıda sürüklenen gece / Tüm bozgun anlarını içine alacak kadar geniş

Karar anı sığmıyor ama

Eğiliyor üzerine kent

 

Neonlara ve farlara sığınanlar

Kuyuya daha düşmeden taş

Büyütmeden bir kırgınlığı

Eğiliyor üzerine kent”

  • Künye: Mustafa Yılmazer – Kar ve Köpük, De Ki Yayınları, şiir, 112 sayfa

küçük İskender – Elli Belirsiz (2014)

Şiirler ve düzyazı metinlerden oluşan ‘Elli Belirsiz’, küçük İskender’in ellinci yaşı onuruna yayımlanmış.

Ellinci yaşın kutlu olsun, nice yıllara küçük İskender!

 

küçük İskender ‘Ağır Roman’ isimli şiirinde şöyle diyor:

 

“Denizden gelen uğultular

sallarken üç kuruşluk jiletleri

karanlık delikanlıların açgözlü göğüslerine.

 

Rüzgâra yamanmış dolunaylarla

şahlanır itler,

çığlığın çığlığa

 

kanka düştüğü tehlikelerde

 

Raconun kırmızı pelerinini savururken o zarif zamana

sen ki bir gizli öfkeyle hasta olmuş,

incelikli bir haytasın

 

O muhteşem raksına çökerken elâlemin

maaşallah’ları, eyvallah’ları,

güzellik bu be oğlum!

 

şimdilik ölümüne kadar hayattasın.”

  • Künye: küçük İskender – Elli Belirsiz, Sel Yayıncılık, şiir, 160 sayfa