Derya Önder – Akasya Telaşı (2008)

‘Akasya Telaşı’, genç kuşak şairlerimizden Derya Önder’in, ‘Ceza Defteri’nden sonraki ikinci şiir kitabı.

Daha önce de, muhtelif dergilerde şiirleri yayınlanan Önder’in bu kitabındaki otuz şiir, kadın duyarlığından izler taşıyor.

Bunun yanı sıra, şiirlerde duru bir anlatımın öne çıktığını da belirtmemiz gerek.

Kitaptaki ‘Ağıt’ şiirinden bir alıntı:

 

“sen gittin

tuhaf bir rüzgâr sıvazladı sırtımı

ben kürek seslerinde kaldım

toprağın şıkırtısında

bol ağaçlı bol yaşlı o ormanda

bir ağaç bir ağaca fısıldadı: ‘hoş geldi’

bir ağaç yürüdü gövdene

sarılıp sarılıp gölgesine

susacağımız başkası olmadı

 

ama a

çaldılar uzağımızı da

 

bir akşamüstü getirdiler muştusunu

(reva mı)

 

o tuhaf rüzgârla gelen

ne varsa

incitiyor sesimizi de

(bu da mı reva)

 

oysa on yedi nisan akşamında

bir adam bütün sökükleri dikmişti

temizlemişti yaban otlarını

o akşam ay da vardı (…)”

  • Künye: Derya Önder – Akasya Telaşı, Digraf Yayıncılık, şiir, 76 sayfa

Asuman Susam – Susunca Sen (2008)

‘Bir Unutuş Olsun’ ve ‘İhtimal ki Aşk’, Asuman Susam’ın daha önce yayınlanmış şiir kitapları.

Susam’ın üç bölüme ayırdığı bu kitabı da, yaklaşık kırk şiirini bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan ‘Aşk Cinayeti’ şiirinden bir alıntı:

 

“meşenin karanlık gövdesi yutuyor gölgeni

bilmiyorsun aslında, sen aşktan ölüyorsun

çırpındıkça kırlangıç elleri kalbinin

bir nar gibi delireceksin.

 

bak, orda ormanın uğultulu karanlığında

bir maktûl, usanmadan sürüklüyor katilini

çarptıkça masumiyet duvarlarına gecenin

ölmeden öleceksin.

 

susuyorsun ilerledikçe orman

kasıklarında kabardıkça ölmek arzusu

etin kararacak, uykunun ölümle dansı…

yükseklerden düşeceksin. (…)”

 

  • Künye: Asuman Susam – Susunca Sen, Digraf Yayıncılık, şiir, 58 sayfa

Halim Yazıcı – Beyaz Caz Sokağı (2014)

‘Beyaz Caz Sokağı’, şiirleri imge bolluğu ve yalınlıklarıyla öne çıkan, şu ana kadar pek çok ödül kazanmış Halim Yazıcı’nın toplu şiirlerinin ilk cildi.

Yazıcı’nın ilk baskısı 1982’de yapılan ‘O Güzel Narin Gelin’ kitabında yer alan ‘Gözeneklerine Yüreğimin’ isimli şiiri şöyle:

“senin şiirini yazmak istiyorum yuntdağı

oynakça bakırçay’a göz kırpışını

kekik saklı gözkapaklarının şiirini

 

senin şiirini yazmak istiyorum balık ağı

katil gözlerini senin

denizler buğusu mekik oynamasının şiirini

ey kalbimin deli kendisi

senin şiirini söylemek istemiyorum

yaklaştıkça uzaklaşıyorum

çünkü gözeneklerine yüreğimin.”

  • Künye: Halim Yazıcı – Beyaz Caz Sokağı, Yasakmeyve Yayınları, şiir, 438 sayfa

Cihan Oğuz – Mehteran Bölüğüyle Enternasyonal (2014)

Gazeteci Cihan Oğuz’un, şiir kitaplarının yanı sıra, eleştiri ve deneme çalışmaları da bulunuyor.

Oğuz, ‘Mehteran Bölüğüyle Enternasyonal’de de, yeni şiirlerini okurlarıyla paylaşıyor.

“Daha dün ıssızda bin çocuğa bin kurşun sıkan çakallar

Şimdi bayrak töreniyle Che şapkası giymek için kuyrukta” diyen Oğuz, üç kuşağın değerlerini, umutlarını ve yenilgilerini aynı durakta bir araya getiriyor.

Kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

“(…) Sıradaki gelsin, hayır hayır, bir adım daha arkadaki

İstanbul’a kefen biçmeye nâzır tellâklar

Keselerle uğurlasın kendi kafesinde turist gibi yaşayan aylakları

 

Bizi bize o diye tanıtıp kandırdılar ya

Kimliksiz olmamız bu veçhile

Şimdi ne kadar konuşsak o kadar suskunuz

Kelimeler aslına rücû etmeye korkan birer orospu çocuğu

Her satıra zorla vesika etmişler masum halini (…)”

  • Künye: Cihan Oğuz – Mehteran Bölüğüyle Enternasyonal, Yasakmeyve Yayınları, şiir, 94 sayfa

Burak Acar – Ateş Akvaryumu (2008)

Şiirleri muhtelif dergilerde yayınlanan Burak Acar, 1980 doğumlu genç bir yazar.

İlk kitabı ‘Ateş Akvaryumu’ vesilesiyle Acar’ı kutlar, başarılarının devamını dileriz.

Kitapta yer alan ‘Taş’ isimli şiir şöyle:

“içinde kuzgun ateşler yaktığım taş

kırışmış hırkalar örüyorum iki yaşıma

mezarımı açıp çıktığım seher vakti

duyduğum boru seslerinden

 

yüzümü yıkıyor bakır bir tas su

suyun yüzümü yıkayışını seyrediyorum

içinde dalgın ateşler yaktığım taş

çakıl çakıp ta şıp ta şıp

çamurlar a şıp a şıp

ayak izleri oluyorum

kapatılmış arkasından

ölmeye dağa tırmanan

yaban domuzunun

 

içinde taşkın ateşler yaktığım taş

yüzüyorum

uçsuz bucaksız bir gözyaşı çorbası içinde

kalbim cehennem cıvası”

  • Künye: Burak Acar – Ateş Akvaryumu, Pan Yayıncılık, şiir, 90 sayfa

Seçil Avcı – Gürültüde Uyuyan Çocuklar (2014)

‘Gürültüde Uyuyan Çocuklar’, Seçil Avcı’nın ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz.

Avcı, kitaba adını veren şiirinde şöyle diyor:

“(…) bir bakışta tanıyamazsın beni

katliam değil, çatışma diye geçiyor

mürekkepli kesekâğıtlarında adım

toprağın örtmediği mezarlıklarım

eteği yırtık bir küçük kadındım

topraktan önce üç çocuk öldüm

-hava, ten ve deniz-

gazetelerde sayfa üçtüm

küçük bir kan lekesi

kanadı tutuşmuş kuşlardım

dökülmüştüm kaldırımınıza

sınıfta kaldığım yazıyordu her yanda

yanlış kıyafetle katılmıştım

cinayet karnavalınıza

 

Bana bakıp ortancaları sevmek

dört buçuktan beş olsaydı keşke (…)”

  • Künye: Seçil Avcı – Gürültüde Uyuyan Çocuklar, Yasakmeyve Yayınları, şiir, 53 sayfa

Orhan Alkaya – A! Etika (2014)

İlk olarak 1991’de yayımlanan ‘A! Etika’nın elimizdeki yeni baskısı, Alkaya severler ile şiir severleri heyecanlandıracak cinsten.

Alkaya, ‘Bir Yazdönüşü Gecesi Rüyası’nda şöyle diyor:

“bir akşam ansızın anlaşılarak deliren

derin dokunuşun abdalı

saklısu mağarasında örselenmiş

giziyle haykırırsa yalnızlık duyuşlarına

dur! Dinle

günışığı mezarında doğrulan vardır, kimbilir

sıkıntıyı saran lavanta kokusu

ve acıtıcı bir anlam ağlayışında

 

bir akşam ansızın uyanıp

sarsak hayattan, anlayan olursa

yeryüzü tarihe direnir

bir ses bir sese dokunursa

kalkar abdal kırçıl gülüşün ardından, söyler

ve giderdi

 

dur! dinle”

  • Künye: Orhan Alkaya – A! Etika, Everest Yayınları, şiir, 71 sayfa

Refik Durbaş – Kırmızı Kanatlı Kartal (2014)

‘Kırmızı Kanatlı Kartal’da, şair ve yazar Refik Durbaş’ın çocukların dünyasına inmeyi amaç edinen, onların hayal güçlerinden beslenen şiirleri yer alıyor.

Durbaş’ın, ‘Sinemaya Giden Serçe’ isimli şiiri şöyle:

“Serçeyle bir daha sinemaya gitmem

ne zaman perdede bir koru görse

uçup gidiyor dalların yeşilinde

uçup gidiyor onunla birlikte

bütün çocuklar ve anılar

bir ben kalıyorum tek başıma

yalnızlık korusunun sinemasında

 

Serçeyle bir daha sinemaya gitmem”

  • Künye: Refik Durbaş – Kırmızı Kanatlı Kartal, resimleyen: Vaqar Aqaei, Can Yayınları, şiir, 55 sayfa

Talât Sait Halman – Ümit Harmanı (2008)

‘Ümit Harmanı’, şair ve çevirmen Talât Sait Halman’ın toplu şiirlerini bir araya getiriyor.

Kendi içinde bir hayli çeşitliliğe sahip olan kitap, serbest vezinle yazılmış şiirlerden hece ve aruz vezinleriyle yazılmış olanlarına kadar uzanmakta.

Kitaptaki ‘Güneşte Kopardığım Çiçek’ başlıklı şiirden bir alıntı: “Ölümü seçeceğim günlerden bir gün

Tanrı, hiçliğine çağırmadan beni…

Gökler belki bir an soluk almayacak,

Avcının astığı kuş

Can bulacak benim ebemkuşağımda…

 

Kara bir özlemle ürperecek deniz.

‘İçimizden’ demişti bilge Seneca

‘Hangi ölüm gelirse onu ölelim.’

Ben ölmek istiyorum yerde bulunca

Öpüp başıma koyduğum ekmek gibi

Murdar ve mübarek…(…)”

  • Künye: Talât Sait Halman – Ümit Harmanı, İş Kültür Yayınları, şiir, 510 sayfa

Ülkü Tamer – Bir Adın Yolculuktu (2014)

‘Bir Adın Yolculuktu’, usta şair ve çevirmen Ülkü Tamer’in yeni şiirlerinden oluşuyor.

Tamer, kitaba adını veren şiirinde şöyle diyor:

“Kavaklık neresiydi, İthaka neresi

Belki Kırkayak bahçesinden başlamıştı yolculuğun senin

Belki Nurgana’dan

Başpınar’da konaklar mıydı Odysseus

Penelope kurar mıydı tezgâhını Kayacık’ta

Troya neresiydi

Agamemnon

Bir dağ-yüreğinin sesiydi

 

Meyan şerbetçileri dolduruyor sokakları

Sebil sarıp sarmalıyor ikindiyi

Alçalan güneşin altında Kyklops

Birecik yolunu gösteriyor tek gözüyle

Dağ yeli, dağın yüreği, söyle

Kimdi Odysseus

Antep’e gelenlerin delisi miydi (…)”

  • Künye: Ülkü Tamer – Bir Adın Yolculuktu, Islık Yayınları, şiir, 86 sayfa