Sıddık Akbayır ve Cezmi Ersöz – Can Baba (2017)

Uzun zamandır aramızdan ayrılmış olan Can Yücel, eksikliğini halen olanca ağırlığıyla hissettiğimiz isimlerden.

Yücel şiiri, hem devrimci duruşundan taviz vermemesi hem de hınzır ve muzip yönleriyle bize çok farklı bir ufuk kattı.

Can Yücel, bir yanı Neyzen Tevfik’e, diğer yanı Şair Eşref’e açılan, özgün bir şahsiyetti.

İşte bu kitap, bazen Can Yücel’in bir anekdotundan bazen O’nun başkahramanı olduğu yaşanmış bir hikâyeden yola çıkarak şairin kişiliği ve şiiri üzerine yeniden düşünüyor.

Çalışma, Can Yücel’in evrenini aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda şu zor zamanlarda ümidimizi nasıl diri tutabileceğimiz ve mücadele etmekten vazgeçmememiz konusunda bize sağlam moral dayanaklar da armağan ediyor.

  • Künye: Sıddık Akbayır ve Cezmi Ersöz – Can Baba, Puslu Yayıncılık, biyografi, 176 sayfa

 

William Blake – Kehanetin Gölgeleri (2014)‏

Romantik akımın öncülerinden İngiliz şair, ressam ve gravürcü William Blake, bizde şimdiye kadar maalesef bütünlüklü bir çalışmaya konu olmadı.

Elimizdeki ‘Kehanetin Gölgeleri’ içinse, Türkçedeki en kapsamlı William Blake şiirleri seçkisi diyebiliriz.

Burada, şairin ‘Masumiyet Şarkıları’, ‘Deneyim Şarkıları’, ‘Triel’, ‘Thel’in Kitabı’, ‘Los’un Şarkısı’, ‘Ahania’, ‘Los’un Kitabı’, ‘Cennet ve Cehennemin Evliliği’, ‘Avrupa: Bir Kehanet’ ve ‘Cennetin Kapıları’ isimli yapıtlarının tamamı ile ‘Şiir Karalamaları’ ve ‘Defterler’den bir seçme sunuluyor.

Seçki, Blake’in gravürlerinden örnekler ile bir Blake sözlükçesi barındırmasıyla da harika bir sürpriz.

  • Künye: William Blake – Kehanetin Gölgeleri, çeviren: Tozan Alkan, Varlık Yayınları, şiir, 279 sayfa

Yusuf Alper – Yolda (2014)

Şu ana kadar bazıları ödül almış pek çok şiir kitabı ile şiir eleştirisi çalışması yayınlanmış Yusuf Alper, ‘Yolda’ ile yeni şiirlerini sunuyor.

Alper, ‘Gamlı değil’ isimli şiirinde şöyle diyor:

 

“Böyle böyle elim kalemden uzak

Yüreğim acı içinde

Kim okuyacak

 

Hani her gün ileri gidecektik

Hani bir ırmakta iki kere yıkanılmazdı

Oysa yıllardır yıkandığımız ırmak aynı

 

Suya kendini atan mandalar gibiyiz

Dünya umurunda olmayan

Aynı ırmakta yıkan yıkan kirleniriz

 

Acı acı olmaktan çıktı hüzün hüzün olmaktan

Odun gibiyiz duygusuz duyarsız

Diyemiyorum; bir öküz gibi gamlıyız

Gamlı değil düpedüz (…)”

  • Künye: Yusuf Alper – Yolda, Noktürn Yayınları, şiir, 78 sayfa

Emrah Yolcu – Padalya (2014)

‘Padalya’, genç şairlerimizden Emrah Yolcu’nun ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz.

Yolcu, ‘Kudret İçin Portre’ şiirinde şöyle diyor:

“Adım adım uçuruma biriktiriyorum seni

 

Ertelenmiş bütün sözlerin ağrısına boğuyorum seni

yeni doğmuş kızların avuç içlerinde boğuyorum seni

günahı sorulduğunda çekilen ertoprağında boğuyorum seni

 

Kalk ve çevir gözlerini, göreceğin çatlayışlara boğuyorum seni

her şeyin bir şeye benzediği bu sahte kente boğuyorum seni

kayalıklara, suya, yağmura, İstanbul’a boğuyorum seni

 

Takunyaların, alevin, kaçışın, çalının ışığına boğuyorum seni

tozun, ayağın, parmak uçlarına girdabın boğuyorum seni (…)”

  • Künye: Emrah Yolcu – Padalya, Noktürn Yayınları, şiir, 61 sayfa

Kolektif – Latin Amerika Şiirleri Antolojisi (2014)

‘Latin Amerika Şiirleri Antolojisi’, şairler ve şiir severlerin, bu özgün coğrafyanın şiirinin günümüzün en önemli temsilcilerini tanımaları için nitelikli bir kaynak.

Derlemede, Meksika, Nikaragua, Porto Riko, Venezuela, Uruguay, Paraguay, Şili, Arjantin, Guatemala, El Salvador, Kosta Rika, Bolivya, Brezilya, Peru, Küba, Ekvador, Kolombiya, Honduras, Panama ve Dominik Cumhuriyeti’nden, yüzlerce şairin eserlerine yer verilmiş.

Kitapta bunun yanı sıra, Ebru Yener Gökşenli’nin, Latin Amerika şiirini modernizm öncesinden 1980’li yıllara ve oradan günümüze değin izlediği kapsamlı bir analizi de bulunuyor.

  • Künye: Latin Amerika Şiirleri Antolojisi, derleyen ve çeviren: Ataol Behramoğlu ve Ebru Yener Gökşenli, Kırmızı Kedi Yayınevi, şiir, 290 sayfa

Oya Uysal – Kimselerin Akşamı (2008)‏

İlk şiiri 1968 yılında yayınlanan Oya Uysal, 1997 Ceyhun Atuf Kansu ile 1999 Cemal Süreya şiir ödüllerine de değer görülmüştü.

Uysal’ın kitaba adını veren şiirinden bir alıntı:

 

“Döndün yine, yeryüzünde kırık bir gülümseme, yorgun,

bakışlardaki hasetten gördün ve bildin işte,

zoruna gitse de gururdan ibaret ruhunun.

 

Şimdi sen adının ardında bir soru imi,

kibrinle çevrilmiş bahçende gezin

istenmeyeni oldun nasıl olsa herkesin.

 

Sen. Kimselerin akşamı,

kendi cehenneminden cennet yaratan ermiş.

Başını çevirip baksan

durup soluklanıyor gölgene yetişemeyen

sokak (…)”

  • Künye: Kimselerin Akşamı, Oya Uysal, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 59 sayfa

 

Cevat Çapan – Şiir Çevir, Denize At (2008)

Cevat Çapan’ın, uzun yıllara yayılan çabalarının ürünü olan bu antoloji, otuz bir ülkeden, yetmiş dört şairin yüzlerce şiirini kapsayan dört dörtlük bir şiir hazinesi.

Şiirlerin çoğunluğu da, 1993 yılından 2004 yılına kadar, Cevat Çapan’ın Cumhuriyet gazetesinin ilk olarak Cumartesi ekinde, daha sonra da Kitap ekinin ‘Şiir Atlası’ sayfalarında kendilerine yer bulmuştu.

Çevirilerin bir süreli yayında yer alması ise, günümüz dünya şiirini geniş bir okuyucu kitlesine ulaştırmak anlamında önemli bir katkısı olmuştu.

  • Künye: Şiir Çevir, Denize At, çeviren ve hazırlayan: Cevat Çapan, Cumhuriyet Kitapları, antoloji, 559 sayfa

Sinan Karadeniz – Yomblues (2014)

  • YOMBLUES, Sinan Karadeniz, Yasakmeyve Yayınları, şiir, 53 sayfa

‘Yomblues’, daha önce farklı dergilerde şiirlerinin yanı sıra öyküleri de yayınlanmış Sinan Karadeniz’in ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz. Karadeniz’in ‘simli tülün gözleri’ isimli şiirinden bir alıntı: “Seni izliyorum, duru notaların kıvrımlı inişinde / Her adımdan sonra manzarayı silip süpüren / Ellerin var ya ellerin yok böyle bir şey / Alıyor içine her ne var, dokuyor bütün uzamları / İnerek yeryüzüme // Harmanlayan parmaklarının alın teriyim ve güneş / Çalıyor büyük orkestrayı yakıcı gerçekliğiyle / Ellerin var ya ellerin yok böyle bir şey / Sürüyor kara toprağı renkli sesler üstüne / Kan ırmağın özümde (…)”

Gonca Özmen – Belki Sessiz (2008)

  • BELKİ SESSİZ, Gonca Özmen, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 76 sayfa

Gonca Özmen, şiir ve inceleme dalındaki birincilik ödülleriyle, genç yaşında önemli başarılara imza atmış bir isim. ‘Belki Sessiz’, kendisinin daha önce yayınlanan ‘Kuytumda’ isimli eserinden sonraki ikinci şiir kitabı. Kitaba adını veren şiir şöyle: “Geceye hazırlanıyor orman / Yavaş yavaş soyunuyor yeşili // Bir kuşun bir buluta karışmış düşü // Rüzgâr yine kayalardan söz ediyor / Rüzgâr gezip gördüğü yerleri anlatıyor // Bu sefer akar belki sözcükler diyorum / Yağmurla boşanır tenin arzusu // Belki şaşırır vaktini ezanlar ve ölümler / Nasılsa çiçek açar bir çocuğun kesik kolu // Ey dünya, küçüldükçe küçüldün içimizde // Durmadan birikiyor söz balçığı / gölün dibinde // Durmadan sesini yitiriyor her şey”

Behruz Celali (haz.) – Furuğ: Sonsuz Gün Batımında (2014)

  • FURUĞ: SONSUZ GÜN BATIMINDA, hazırlayan: Behruz Celali, çeviren: Kenan Karabulut, Telos Yayıncılık, edebiyat, 253 sayfa

‘Sonsuz Gün Batımında’, “keşke bir güvercin olsaydım, bu dünya sevmek için çok küçük” diyen İranlı şair Furuğ Ferruzhad’ın mektuplarını, yazılarını ve kendisiyle yapılmış söyleri bir araya getiriyor. Kitap, Behruz Celali’nin, Ferruhzad’ın hayatı ve şiirini ayrıntılı bir bakışla ele aldığı bir makaleyle açılıyor. Devamında Ahmet Şamlu ve Sohrap Sipehri gibi İranlı şairlerin, Ferruhzad’ın ölümüne merziye niteliğindeki şiirleri ile Ferruhzad’ın babası, kardeşi ve dostlarına yazmış olduğu mektuplara yer veriliyor. Kitapta, Ferruhzad’ın 1956’da Avrupa’ya yaptığı yolculuğun izlenimleri, hatıraları, yazı ve söyleşileri de bulunuyor.