Yelda Karataş – İstanbu Bir Dişi Orospu (2007)

  • İSTANBUL BİR DİŞİ OROSPU, BEYOĞLU ALTIN DİŞİ, Yelda Karataş, Telos Yayıncılık, şiir, 116 sayfa

istanbul-bir-disi

Yelda Karataş bir İstanbul âşığı. Bu kitapta yer alan ürünler de, her bir yanı başka bir karmaşaya açılan İstanbul’una dair sevdasını dile getiriyor. Kitaba adını veren şiirden bir alıntı: “İstanbul masal diyorlar, / Yalandır zinhar / Masallar büyümez ki çocuklarla / Masallar çocuk kalır // Oysa bin kez ihanete uğramış / nüfus kağıdı tarihten dönen / çok babalı bu çocuk / bir garip annenin kızıdır / dokunuldukça teni acır // vahşi büyüdü üstünden geçen tramvay dizelerinden / korkulu artık / şairlere bile utanarak yaklaşır / geceyi koynunda değil içinde taşır / masal yazdırır tarihe / saçlarını kesip kesip / dilek tutan bir deli / acımasız gerçeğiyle / kimsesiz kalmış. (…)

Ahmet Oktay – Kaç Kişiyiz Kendimizde (2007)

  • KAÇ KİŞİYİZ KENDİMİZDE, Ahmet Oktay, İthaki Yayınları, şiir, 529 sayfa

kac-kisiyiz-kendimizde

‘Kaç Kişiyiz Kendimizde’, Ahmet Oktay’ın bütün şiirlerini bir araya getiriyor. Kitapta, Oktay’ın 1963-2007 zaman aralığında yayınladığı on üç şiir kitabı yer alıyor. Bu bütünde, kendisinin daha önce ödül almış dört kitabı da bulunuyor. Çalışma, Türkiye yazın dünyasını hem eleştirmen hem de şair kimlikleriyle etkilemiş bu ismin külliyatına önemli bir katkı. Oktay’ın ‘Gözüm Seğirdi Vakitten’ isimli kitabındaki ‘Kiraz Mevsimi’ şiirinden bir alıntı: “Güzel defterler almalıyım / kalan zamanlar için; / ne çok şey var kaydedilecek: / karşı komşu üç gündür yaz temizliğinde, / yan bahçede / domatesleri suluyor bahçıvan; / bir esrar esrimesinin görüntüleri / apartmanlar arasında son düşler. (…)”

Fahri Güllüoğlu – Magmanın Gözleri (2007)

  • MAGMANIN GÖZLERİ, Fahri Güllüoğlu, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 60 sayfa

magmanin-gozleri

‘Magmanın Gözleri’, Fahri Güllüoğlu’nun 1996-2006 yılları arasında yayınlanan şiirlerinden oluşan bir ilk kitap. ‘Gizli Göçebe’, ‘Magmanın Gözleri’ ve ‘Çıkmazın Sesi’ bölümlerinden oluşan kitapta, Güllüoğlu’nun sinema, müzik ve tiyatroyla bağ kuran şiirleri bulunuyor. Kitapta yer alan ‘Ses’ isimli şiirden bir alıntı: “Su aktı.. Tekil, az değil. / Yoğun, yansılayarak kendini, / yankılanmadan, uzaktan duyulmadan, / açıklıklara uzanamadan aktı.. / Koyu, sessiz edasında sesler belirdi, / geri çekilip ileri fırladı, kabardı, köpürdü. / Geçmekle yükümlüydü, geçti su. (…)”

Nâzım Hikmet – Üç Şiir (2016)

  • ÜÇ ŞİİR, Nâzım Hikmet, resimleyen: Sedat Girgin, Yapı Kredi Yayınları

uc-siir

Nâzım Hikmet’ten, her yaştan okura hitap edecek üç muhteşem şiir. Şairin meşhur şiirleri Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı ve Masalların Masalı’nın yer aldığı kitap, Sedat Girgin’in şahane çizimleriyle de dikkat çekiyor. Kitabın ilk şiiri Yaşamaya Dair’den bir alıntı: “Yaşamak şakaya gelmez, / büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın / bir sincap gibi meselâ, /  yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, / yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.(…)” Hikmet’in yoğun, hümanist şiirini yeniden ve yeniden hatırlamak için iyi bir fırsat.

Ulufer Oğuzcan – Yitik Renkler Parkı (2007)

  • YİTİK RENKLER PARKI, Ulufer Oğuzcan, Everest Yayınları, şiir, 208 sayfa

yitik-renkler

Öyküleri, denemeleri ve çocuk kitapları dışında, ‘Bir Yerlerde Bir Kadın’, ‘Çığlık Çığlığa’, ‘Bir Ceylan Soluk Soluğa’ ve ‘Bir Dünyamız Vardı Bizim’, Nilüfer Oğuzcan’ın yayınlanmış şiir kitapları. Sekiz bölümden oluşan ‘Yitik Renkler Parkı’ da, uzun zamandır şiir yayınlamayan Oğuzcan’ın son ürünlerinden oluşuyor. Kitapta yer alan ‘Ölümsüz Aşk’ isimli şiirden bir alıntı: “Tarih öncesi miydi, tarih sonrası mı / Zaman erimişti zamansızlıkta / Ağır mı ağırdı hava, sıcak mı sıcak / Çekilmişti kıyılardan sular / Susmuştu börtü böcek… // Ve kayalar / Çıplak, yalın, gizemli / Taştan birer heykeldiler sanki / Tanrılar mı, taşa döndürmüştü onları / Yoksa bir zamanlar onlar mı, Tanrılardı (…)”

İlhan Sami Çomak – Açık Deniz (2007)

  • AÇIK DENİZ, İlhan Sami Çomak, Aram Yayınları, şiir, 103 sayfa

acik-deniz

‘Açık Deniz’, İlhan Sami Çomak’ın ikinci şiir kitabı. 1994 yılından bu yana cezaevinde olan Çomak, bu mahpusluk durumuna karşıt bir biçimde, dizelerinde dışarının sıkıntılarına, aşklarına ve yaşama çabalarına yer veriyor. Kitaptaki ‘En Çok Yaralıydık’ isimli şiirden bir alıntı: “En çok yaralıydık ta ki saçlarımız tarandı. / Ben şarap hevesiyle bir Asurî / O elinde bir telekle Yezidî / Taşın tarihini öğreniyoruz kendimizden, öğrendik / Bir kuşu sezmek, ya da deniz… / Bütün diller güzeldi, biz daha da güzelledik öğrendikçe / Bıraktık ellerimizi ellerinize Aramice / Baktık yaşamak çok güzel oluyor Kürtçe / Putlar ise ölü denizlerin sabah sonrası / İlk gördüğümde gökyüzüne aşk gider. (…)”

Tim Burton – İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü (2015)

  • İSTİRİDYE ÇOCUĞUN HÜZÜNLÜ ÖLÜMÜ, Tim Burton, çeviren: Artemis Günebakanlı, Altıkırkbeş Yayınları

istiridye-cocugun

‘İstiridye Çocuğunun Hüzünlü Ölümü’, ünlü yönetmen Tim Burton’un yirmi üç metnini bir araya getiriyor. Buna metin dememizin sebebi ise öykünün yanı sıra şiir türüne de yakın durmaları. Örneğin öyküler, Amerikan folk dize yapısıyla, kafiye ölçüsü gözetilerek yazılmış. Türkçe çeviri için de bu durumun esas alınmış. Bunun yanı sıra metin illüstrasyonlarla da olabildiğince desteklenerek, konunun anlatımı zenginleştirilmiş. Bu şiirsel öykülerin konularının çoğunlukla kederli, yitik ve umutsuz yönleriyle öne çıktığı ve yazarın yönetmenliğindeki gotik tarzla benzeştiği söylenebilir.

Louis Aragon – Elsa (2007)

  • ELSA, Louis Aragon, çeviren: Bahadır Gülmez, Kırmızı Yayınları, şiir, 171 sayfa

elsa

Louis Aragon’un ‘Elsa’sı, sadece bu ünlü ismin şiirlerinden oluşmuyor. Kitapta Aragon’un, ilham kaynağı Elsa için kaleme aldığı şiirler, ‘Elsa’nın Odası’ başlıklı bir oyun, bir öykü ve yazarın hayatındaki önemli dönemeçleri gösteren bir kronoloji yer alıyor. ‘Siyah Şarkı’ isimli şiirden bir alıntı: “Hüzünlü aşkım acı portakal tadında / Şarkım su setinden rüzgârdan / Rüyalar görerek gelir deniz can vermeye / Karanlık mahalleme // Benim güzel ağustos ayım / Yıldızlar yağdırır gökyüzünden sessiz tepelere / Benim palmiyelerle örülü hayalhanem / Orada gökyüzü masmavi renkte // Benim altından kollarım kırılgan harikalarım / İçimde doğan susuzluğum açlığım / Nöbette duran yüreğim (…)”

Tozan Alkan – Ve Rüzgâr (2007)

  • VE RÜZGÂR, Tozan Alkan, Artshop Yayınları, şiir, 47 sayfa

ve-ruzgar

Tozan Alkan’ın yirmi beş şiirine yer veren ‘Ve Rüzgar’, şairin ‘Zaman ve Maske’ ile ‘Kalbin Akşamüzerleri’nden sonraki üçüncü kitabı. Çok sayıda düzyazı ve şiir çevirisine de imza atmış Alkan’ın kitapta yer alan ‘Yeryüzünün Hüznü’ isimli şiiri şöyle: “Sesinde bunca yağmur birikmiş / yeryüzü iki sokak ötende / zaman oradan karışıyor hayata / yorgun göğsünün üzerinde kuşlar / kıpır kıpır. // ağacın kalbi kabuğunda / gökyüzü bulutun taşıdığı mavi / rüzgâr kim bilir nereden gelir / yarı yarıya bölüşüyoruz bir günü / yerle gök arasında. // bunca uykusu ağaç varken / orman bir başına kalmış gecede / oturmuş bizi bekliyor yağmur / bir hayâlden çıkmış gibi dalgın / ve tedirgin kendine.”

Ercan Y. Yılmaz – Yürüyen Siyah (2013)

  • YÜRÜYEN SİYAH, Ercan Y. Yılmaz, Mayıs Yayınları, şiir, 94 sayfa

YURUYEN

Ercan Y. Yılmaz’ın ilk şiir kitabı ‘Yürüyen Siyah’, Arkadaş Z. Özger Şiir Ödülü Jüri Özel Ödülü kazanmıştı. Kendisini kutluyoruz. Yılmaz’ın ‘Hilmi, Saklanan Cennet ve Şeytan Kulağı’ isimli şiirinden bir alıntı: “güneş ikimiz için doğmuyor hilmi / iyisi mi çay ver, bugün günlere geç kaldığımız / doğmak için yanlış zamanda babamız / bozmuş niyetini / sonra biz bu çağın adamı değiliz / karanlıkta kayıp ve ahraz / hangimiz bir elma bulsak eski masallara konuk / onlar ererdi muradına, dağ bize kalırdı çıkılacak / ve gökkuşağı ve yağmur ve böyle öğrendik altından / her geçtiğimizde bacaklarımız arasında büyüyen sancıyı (…)”