Bilge Karasu – Şiir Çevirileri (2014)

Bilindiği gibi Bilge Karasu, İngilizce ve İspanyolca’dan şiir çevirileri de yapmıştı.

İşte uzun çabalarla ortaya konan elimizdeki çalışma, yazarın 1950’li ve 1960’lı yıllarda yapmış olduğu, Gustavo Adolfo Bécquer, Federico Garcia Lorca, Ezra Pound, William Shakespeare, T. S. Eliot, B. Rajan ve Srinivas Rayaprol’un şiir çevirilerini bir araya getiriyor.

Karasu’nun, Lorca’nın ‘Kayıt Düşürün’ şiirinden yaptığı çeviri şöyle:

“Öldüğümde gömün beni

Meydanın kumlarına

Yanımdaki sazımla.

 

Öldüğümde,

Portakallarla

Naneler arasında.

 

Öldüğümde, isterseniz,

Bir fırıldakla beni

Savuruverin havaya.

 

Öldükten sonra!”

  • Künye: Bilge Karasu – Şiir Çevirileri, hazırlayan: Tunç Tayanç, Metis Yayınları, şiir, 106 sayfa, 2014

Selahattin Yolgiden – Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler (2014)

  • EVE GEÇ KALDIM YALNIZLIK BEKLER, Selahattin Yolgiden, Kırmızı Kedi Yayınevi, şiir, 68 sayfa

Selahattin Yolgiden’in son şiirlerinden oluşan ‘Eve Geç Kaldım Yalnızlık Bekler’deki şiirler, ressamların adını taşıyor.  Şair ‘dürer’de şöyle diyor: “gömmeye kıyamadığım ölülerim / koltuğumun altındaki çantada / yüzümü kıyamete kadar sakladım // gelene geçene kalbimi gösteriyorum / çıkarıp sımsıkı avuçlarımda / bütün bir yıl sığınıyorum, biteceğini bile bile / baharla birlikte uzaklara gidecek kedere // yağmuru özleyenlerden misiniz / kuleli evlerinin damlarında tıp tıp / doğu avrupa’nın ıssız bir sokağının // içinde acıdan bir tepe oluştu ve dışım / aldırmaz görünür hiçbir şeye / görmezden gelir gibi bir körün gözlerini (…)”

Ünal Ersözlü – Gençliğin Dün Gecesi (2008)

  • GENÇLİĞİN DÜN GECESİ, Ünal Ersözlü, Everest Yayınları, şiir, 98 sayfa

‘Okyanusların Not Defterinden’, ‘Gidiyorum Adım Unutuluş Olsun’ ve ‘Aşk-ı Hakiki’, Ünal Ersözlü’nün ‘Gençliğin Dün Gecesi’nden önceki şiir kitapları. Ersözlü’nün şiirleri oldukça lirik ve izlenimci olmalarıyla öne çıkıyor. Kitaptan bir alıntı: “Ey sevginin efendisi / Akşamları ne muhteşem / Olur yayılır çizgi çizgi / Her denizde bir ay yolu / Kıyısında kır çiçekleri açar / Gözyaşım gövdemde uçurum / Sefilim, barışığım, insanım / Arıyorum kendi anlamımı: / Seviştim, üleştim, koklaştım / Hiçliğe vardım da / Kendime geç kaldım / Bulmak için önce / Yitirmeyi öğrendim / Aşk dedim, tutku dedim / Ömrümün taraçasında / Havva’dan Adem’den miras / Teslimdim arzunun kraliçesine”

Herodas – Mimoslar (2008)

  • MİMOSLAR, Herodas, çeviren: Erdal Alova, Kabalcı Yayınevi, şiir, 112 sayfa

Herodas ‘Mimoslar’ında, gülünç olayların taklit edildiği bir drama türü olan mimoslar yer alıyor. Çoğunlukla iki ya da üç kişilik küçük dramatik sahnelerden oluşan mimoslarda, günlük yaşamdan seçilen kişiler bulunuyor. Bu seçilen kişilerin, Herodas’ın derin karakter ve yetkin ahlaksal incelemeleriyle bilhassa öne çıktığını söyleyebiliriz. Herodas’ın halk dilinden aldığı sözcükleri kullanmasının, onları deyim ve atasözleriyle bezemesinin de, şiirlere, toplumun gerçekçi bir tasvirini sunmak, bir dönemin günlük yaşamına ayna tutmak gibi katkılar yaptığı görülüyor. Mısır kralı Ptolemaios Philadelphos’un İskenderiye’sinde yaşayan Herodias, aynı zamanda şair Kallimakhos’un da çağdaşı.

Süreyyya Evren – Bir Avuç Adalet İçin (2014)

  • BİR AVUÇ ADALET İÇİN, Süreyyya Evren, Pan Kitap, şiir, 108 sayfa

bir-avuc

Yazın dünyamızın üretken isimlerinden Süreyyya Evren, 2013’te iki roman, bir inceleme ve bir çocuk kitabına imza attı. Politik göndermeler barındıran ‘Bir Avuç Adalet İçin’ ise, Evren’in üçüncü şiir kitabı. Evren, ‘Anne Sözü Dinler Gibi Ermeni’de şöyle diyor: “saat 11 henüz ölü yok / dalgalandım da durdum / yağmur yok, İstanbul yok / gözler, martılar ve şarkılar yok / anne sözü veya anne yok / dayanılmaz bir şey yok, geçen günler yok / sen yok, ben yok, biz de yok / uzak, yakın, hele bilinmezlik hiç yok / anne sözü dinler gibi Ermeni / anne sözü parçalar gibi masum / tekrar yok, her taş ilk / en son sana vurdum”

Abdülbâki Gölpınarlı – Kaygusuz Abdal, Hatayî, Kul Himmet (2014)

  • KAYGUSUZ ABDAL, HATAYÎ, KUL HİMMET, hazırlayan: Abdülbâki Gölpınarlı, Kapı Yayınları, şiir, 205 sayfa

kaygusuz

Abdülbâki Gölpınarlı, halk edebiyatının üç önemli şairi olan Kaygusuz Abdal, Hatayî ve Kul Himmet’in hayatını anlatıyor, günümüze ulaşabilmiş şiirlerine yer veriyor. Yazar, kitabının ilk bölümünde söz konusu şairlerin hayatlarına, yetiştikleri çevreye, dönemin toplumsal/siyasal şartlarının sanatları üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Kitabın ikinci bölümünde de, şairlerin eserleri, şiirlerde geçen kimi bilinmeyen kelimelerin açıklandığı bir sözlük eşliğinde sunuluyor.

Can Bahadır Yüce – Yaslı Mızıka (2014)

  • YASLI MIZIKA, Can Bahadır Yüce, Everest Yayınları, şiir, 57 sayfa

yasli

Can Bahadır Yüce’nin ilk şiir kitabı olan ‘Yaslı Mızıka’, ilk kez 2000 yılında yayınlanmıştı. Hilmi Yavuz bu kitabıyla Yüce’nin, Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ilk gençliğini anımsattığını söylemişti. Yüce, kitabının açılış şiiri olan ‘Denizde Ölmek’te şöyle diyor: “su kendine dönüyor, mavilikler kendine / kendine dönüyorsun, işte; kendi yüzündür, / hiç kimse görmemeli, saklan suyun sesinden / üşümesin yıldızlar, yalnızlığını söndür // korsan, daha ne kadar gizlenecek bu hüzün? / yalnızların yalnızı, hey korsan, hey serseri / deniz çirkinleşmeden gömülüp git sulara / bilmez misin dünyada korsanların yok yeri… (…)”

Ataol Behramoğlu – Şiirin Dili Anadil (2007)

  • ŞİİRİN DİLİ ANADİL, Ataol Behramoğlu, Evrensel Yayınları, deneme, 368 sayfa

siirin-dili-anadil

‘Şiirin Dili Anadil’de, Ataol Behramoğlu’nun Türkiye ve dünya şiiri ve şairleri üstüne kaleme aldığı yazılar yer alıyor. Yunus, Kaygusuz Abdal, Namık Kemal ve Tevfik Fikret’ten günümüzün genç şairlerine kadar, yüzlerce yıllık Türkiye şiirinin birikimi bu kitapta okuyucuyu karşılıyor. Yine Dante ve Hugo’dan, Marti, Eluard, Ritsos ve Neruda’ya, dünya şiirinin önemli isimlerinden seslenen kitap, şiirin evrensel coğrafyasına ve seyrine de odaklanmış oluyor. ‘Ustalardan Günümüze’, ‘Şiirin Dili-Anadil’, ‘Günümüz Şiirinden’ ve ‘Dünya Şiirinden’ başlıklı bölümlerden oluşan kitap, şiirin önemli duraklarına uğruyor, ayrıca Türkiye şiirinin dünya şiiriyle kurduğu bağlara da işaret ediyor.

Arif Berberoğlu – Gökyüzü Kuşlara Kalsaydı (2007)

  • GÖKYÜZÜ KUŞLARA KALSAYDI, Arif Berberoğlu, Evrensel Çocuk Kitaplığı, 55 sayfa

gokyuzu-kuslara-kalsaydi

Arif Berberoğlu, şiirin uçarılığını ve sınır tanımayan yönünü, çocukların bu özellikleriyle özdeşleştiriyor. Kitapta yer alan ‘Kitap Okuyorum’ şiiri şöyle: “Kitap okuyorum: / harfler çiçekleniyor gözlerimde / öğreniyorum denizdeki balığın / topraktaki karıncanın dilini / bakışım güzelleşiyor / görüyorum ter damlasındaki güneşi // Soruyorum: ne için ne zaman / gökyüzü neden mavi / insan nasıl oldu insan / ve anlıyorum ki / hep köleler ölmüş savaşlarda / rahat yaşasın diye efendileri”

Sennur Sezer (haz.) – Akdenizli Şiirler (2007)

  • AKDENİZLİ ŞİİRLER, hazırlayan: Sennur Sezer, Evrensel Yayınları, şiir, 192 sayfa

akdenizli-siirler

Sennur Sezer’in hazırladığı, ‘Akdenizli Şiirler’ isimli bu çalışma, Akdeniz coğrafyasına adanmış şiirlerin yer aldığı bir antoloji. Dolayısıyla burada, Arnavutluk’tan Fas’a, Fransa’dan Hırvatistan’a, İtalya’dan Suriye’ye, Mısır’dan Tunus’a, Sicilya’dan Kıbrıs’a ve daha birçok coğrafyadan şairin önemli şiirleri yer alıyor. Akdeniz üzüm, incir ve özellikle de zeytinle özdeşleşmiş bir iklime sahip. Yine, yüzyıllardır süren savaşların merkezi olmak ile dünyaya egemen olan dinlerin beşiği olmak da Akdeniz’e özgü bir durum. Sezer’in, “Peki, bütün bunların yansıması nedir edebiyata?” sorusundan hareketle oluşturduğu bu antoloji, Akdeniz’in şiirsel zenginliğini de gözler önüne seriyor.