Pablo Neruda – Aşk Şiirleri (2011)

  • AŞK ŞİİRLERİ, Pablo Neruda, yayıma hazırlayan: Fahri Özdemir, Kırmızı Yayınları, şiir, 146 sayfa

Şilili Pablo Neruda, en güzel aşk şiirlerini yazan isimlerden biri. İşte Fahri Özdemir’in yayıma hazırladığı elimizdeki kitap, onun aşkı en iyi anlattığı, unutulmaz şiirlerine yer veriyor. Neruda, ‘Sevgili’ başlıklı şiirinde şöyle diyor: “Sevgili, / serin taş üstünde, baharleyin, / suyun bir köpük parıltısını açıp yayışı gibi, / öyledir yüzünün gülümsemesi, / sevgili. // Sevgili, / nazik eller ve narin ayaklar / bir tay gibi gümüşten, / yürüyen, dünya çiçeği, / böyledir gözümün görmesi, / sevgili. / Sevgili, / bakırdan bir yuva örülmüşken / başında, bir yuva / koyu bal renginde, / orda gönlüm yanar ve dinlenir, / sevgili. (…)”

Ömür Ceylan – Kuşlar Divanı (2007)

  • KUŞLAR DİVANI, Ömür Ceylan, Kapı Yayınları, inceleme, 314 sayfa

Ömür Ceylan’ın ‘Kuşlar Divanı’ isimli bu çalışması, Osmanlı dönemi şiirinde geçen kuşları anlatıyor. Kitap, yazarın daha önce yayımlanmış olan ‘Kuş Cenneti Şiirimiz-Klasik Türk Şiirinde Kuşlar’ isimli kitabın genişletilmiş hali. Kitap, ‘Türk Mitolojisinde Kuşlar’, ‘Osmanlı Kültüründe Kuşlar’ ve ‘Kuş Edebiyatımız’ isimli üç kısa başlangıç bölümünden sonra, kuşların Osmanlı şiirindeki izlerini araştırıyor. Bu bölüm, başlığa aldığı kuşun yaşam bölgelerinden ve özelliklerinden başlayarak, kuşun Osmanlı şiirine yansıma şekillerine ve hangi temayla yer aldığına  örnekleriyle yer veriyor. Kitabın sonunda da, araştırmaya konu edilen bazı kuşların fotoğraflarından oluşan bir albüm bulunuyor.

Müslim Çelik – Bülbülün Ölümü (2007)

  • BÜLBÜLÜN ÖLÜMÜ, Müslim Çelik, Artshop Yayınları, şiir, 103 sayfa

Usta şair Müslim Çelik’in ‘Bülbülün Ölümü’ndeki şiirlerin teması, kitabın isminden de anlaşıldığı gibi, ölüm. Burada yer alan şiirler, şiirin öncülerinden yapılan alıntılarla da zenginleştirilmiş. Kitaptaki ‘Saz ve LUT’ isimli şiir şöyle: “‘Ölümün ey ateş ülkesi şiiri’ / ucunda dilimin alev yer / dağ üşür, terli, örtüverin der / kansın ağzımın çöl serinliği // Başta bir kör buluyor şehrimi / sazımın telinde günaydın akan / çöl üşür, terli, örtüverin hırkam / içiyor şafağın gelgitini // Hoşçakal ateş yurdunun kuşluğu / dünya suya dalmak gibi bir beste / nar bülbülü şakıyor son nefeste / Ay uyur, göl uyur, uyur çöl kuşu.”

Kolektif – Özgürlük? (2011)

  • ÖZGÜRLÜK?, kolektif, çeviren: Cumhur Orancı, Hayy Kitap, öykü, 223 sayfa

‘Özgürlük?’, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden beslenen öykü ve şiirlerden oluşuyor. Kitapta bir araya getirilen metinler, 1948’de kabul edilen ve “Hepimiz özgür doğarız…” cümlesiyle başlayan bu ünlü beyannamenin otuz maddesini okurlarına yeniden hatırlatıyor; aynı zamanda insan haklarının nasıl kolayca ihlal edildiğini de gözler önüne seriyor. Kitapta öykü ve şiirleri bulunan isimler şöyle: David Almond, Bejan Matur, Theresa Breslin, Sarah Mussi, Ursula Dubosarsky, Rita Williams Garcia, Patricia McCormick, Roddy Doyle, Ibtisam Barakat, Malorie Blackman, Margaret Mahy, Meja Mwangi, Jamila Gavin, Eoin Colfer ve Michael Morpurgo.

Pablo Neruda – Kuruntular Kitabı (2007)

  • KURUNTULAR KİTABI, Pablo Neruda, çeviren: Erdal Alova, Can Yayınları, şiir, 162 sayfa

‘Kuruntular Kitabı’, şair Pablo Neruda’nın “güz dönemi” başyapıtı olarak değerlendirilir. Çünkü, uzun zaman sürgünde kalan Neruda, onca sürgünden ve yurt özleminin ardından nihayet ülkesine dönmüştü. İşte, 1957-1958 gibi bir yıllık süre içinde kaleme alınan bu kitaptaki şiirler, bu dönemin melankolik-ironik yapısını, yurduna ve halkına duyduğu büyük özlemi gayet iyi açıklıyor. Neruda, ‘Yirmi Aşk Şiiri’, ‘Umutsuz Bir Şarkı’, ‘Yeryüzünde Konaklama’, ‘Yürekteki İspanya’, ‘Evrensel Şarkı’ ve ‘Macahu Picchu Dorukları’ gibi eserleriyle 1971 Nobel Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Neruda’nın bu kitabı ise, kendisinin külliyatında önemli bir yer işgal ediyor.

Selim Temo – Türk Şiirinde Taşra (2010)

  • TÜRK ŞİİRİNDE TAŞRA, Selim Temo, Agora Kitaplığı, eleştiri, 395 sayfa

Selim Temo ‘Türk Şiirinde Taşra’da, 1859-1959 zaman aralığında, Türk şiirinde taşra temasının ortaya çıkışını ve dönüşümünü irdeliyor. Çalışmasına, 1859’da yayımlanan İbrahim Şinasi’ye ait ‘Terceme-i Manzûme’ ile başlayan Temo, ardından, Namık Kemal, Ziya Paşa ve Recaizâde Mahmut Ekrem tarafından yazılan vatan ve taşra temalı şiirleri ele alıyor. Devam eden bölümlerde ise, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte, halkçı söylemin şiirde nasıl belirdiği; o yıllarda yaygınlaşan taşrayı tanıtma söylemi inceleniyor. Kitapta, ilgi çeken bir dönem de, 1950-1959 zaman aralığı. Zira yazara göre bu dönemde, taşralı şairler nicel olarak merkezdeki şairleri geçmiş ve “poetik iktidarı” ele geçirmişti. Temo, taşranın Türk şiirindeki görünümlerini incelerken, taşra olgusunun siyasal, tarihsel durumla olan ilişkisini de analiz ediyor.

Yusuf Alper – Psikodinamik Açıdan Haydar Ergülen Şiiri (2010)

  • PSİKODİNAMİK AÇIDAN HAYDAR ERGÜLEN VE ŞİİRİ, Yusuf Alper, Özgür Yayınları, eleştiri, 95 sayfa

Yusuf Alper, daha önce yayımlanan ‘Şiir ve Psikiyatri Kavşağında’ adlı kitabında, sanat ve yaratıcılığın psikodinamiğini irdelemişti. Şiir ve psikiyatri ilişkisi ise, Alper’in söz konusu  incelemesinin omurgasını oluşturuyordu. Yazarın elimizdeki kitabı ise, Türkiye şiirinin önde gelen isimlerinden Haydar Ergülen’in şiirini psikodinamik açıdan irdeliyor. Alper’e göre Ergülen, şiirinde bilinçdışı süreçleri kullanmasıyla, ruhsal dünyası psikodinamik açıdan incelenebilecek şairlerden biri. Cemal Süreya’yı da benzer bir teknikle ele alan Alper, yaratıcı sanatçının psikolojik-psikodinamik bir portresini çizmeye Ergülen’le devam ediyor.

Odisseus Elitis – Çılgın Nar Ağacı (2010)

  • ÇILGIN NAR AĞACI, Odisseus Elitis, çeviren: Cevat Çapan, Can Yayınları, şiir, 114 sayfa

1979 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan Odisseus Elitis’in, Yannis Ritsos’la birlikte çağdaş Yunan şiirinin 20. yüzyıldaki en büyük ustalarından biri olduğu söylenir. Elitis’in güneş ve deniz tutkusuyla harmanladığı şiiri, canlı imgeleri ve sonu gelmez doğa sevgisiyle özgünlüğünü ortaya koyar. Kitaba adını veren şiir şöyle: “Kıbleden esen yelin kemerler arasında ıslık çaldığı / Bu beyaz avlularda, söyleyin, o çılgın nar ağacı mı / Nar dolu kahkahalar atarak aydınlıkta sıçrayan / Rüzgârın inadıyla, fısıltıyla; söyleyin, o çılgın nar / ağacı mı, / Şafakta yeşeren yaprakların ışıltısıyla / Bir zafer sevincinin renklerini coşturan?”

Amorgoslu Semonides – Kadınlar Üzerine (2010)

  • KADINLAR ÜZERİNE, Amorgoslu Semonides, çeviren: Alova, Notos Kitap, şiir, 76 sayfa

Amorgoslu Semonides’in Troya Savaşı’ndan 490 yıl sonra ünlendiği söylenir. Elimizdeki kitapta, Semonides’in şenliklerde söylenen, açık saçık sözlerden oluşan “İambos” tarzı şiirleri yer alıyor. Kitaptan bir alıntı: “Başlangıçta tanrı türlü akıl verdi kadına. / Birini uzun kıllı domuzdan yarattı. / Evi baştan sona karman çorman, / çamurlar topak olmuş yuvarlanır yerde, / ne kendi yıkanır, ne üstünü yıkar; / çöküp yağ bağlar gübrenin üstünde. // Birini hınzır tilkiden. Bir kadın ki / her şeye erer aklı. İyiymiş, kötüymüş / bir şey kaçmaz gözünden. Huyudur çünkü / kötü demesi iyiye, kötüye iyi. / Sabahtan akşama değişir ruh hali. (…)”

Metin Altıok – Bir Acıya Kiracı (2006)

  • BİR ACIYA KİRACI, Metin Altıok, Kırmızı Yayınları, şiir, 447 sayfa

 

 

‘Bir Acıya Kiracı’, “Kendi göğünü arayan” bir şair olan ve Madımak’ta hayatını kaybeden Metin Altıok’un bütün şiirlerinden oluşuyor. Ölümünün ardından Altıok’tan geriye onlarca kitap, yüzlerce şiir kaldı. Elimizdeki kitap bu yönüyle, şairden geriye kalanların bir kısmını bir araya getirmesiyle, kuşkusuz değerli bir yadigar. Altıok’un ‘Yalnızlığın Buzdan Ayı’ isimli şiiri şöyle: “Islanmış taşlığında suskun bir bekleyişin / Yutar yalnızlığın buzdan ayını, / Akşam sefaları içinde karanlık gözlerin. / Döker çiçeğini sararan rengiyle, / Yaralı bir aşkla seğiren derin. / Ve aklın seni sürgüne gönderir / Yüzüne iğreti gelen isminle, / En yalnız köşesine donmuş yüreğinin.”