Serhat Güney – Zor İsimli Çocuklar (2015)

❝Kreuzberg, hayatı tersten kat edenlerin mekânı olmuştur hep; yoksulların, solcuların ve toplumun kıyısına savrulmuşların semti. Belki bu nedenle Türkiyeli göçmenler için en uygun sığınaktır.❞

Almanya’ya işçi göçünde önemli bir durak olan Berlin Kreuzberg’de doğup büyümüş Türkiyelilerin gurbet hikâyeleri.

Hem bu ilk diaspora kuşağının tarihini, iş yaşamını, gündelik hayatını, kaygı ve beklentilerini aydınlatan hem de onların müzik, spor, ticaret ve kültür alanlarındaki yaratımlarını ortaya koyan bir çalışma.

Serhat Güney’in çalışması, İkinci Dünya Savaşı sonrası yıkılan Kreuzberg’den başlayarak Türkiye’den işçi göçüne ve buradan da ilk diaspora kuşağının hayat akışına değinmesiyle çok büyük öneme haiz.

  • Künye: Serhat Güney – Zor İsimli Çocuklar: Bir Gurbet Hikâyesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 178 sayfa, 2015

Sevcan Sönmez – Filmlerle Hatırlamak (2019)

Türkiye sinemasında toplumsal belleğin tezahürlerine ve travmatik anlatılara odaklanan ilgi çekici bir çalışma.

Sevcan Sönmez, Uğur Yücel’in Yazı Tura, Reis Çelik’in Işıklar Sönmesin, Tomris Giritlioğlu’nun Salkım Hanım’ın Taneleri ve Güz Sancısı, Ömer Uğur’un Eve Dönüş, Levent Semerci’nin Nefes, Özcan Alper’in Sonbahar ve Sedat Yılmaz’ın Press filmlerini toplumsal bellek ve travma literatüründen yararlanarak inceliyor, ayrıca, sinematografik olarak bu meselelerin nasıl temsil edildiğini derinlemesine araştırıyor.

Yeni Türkiye sinemasının anlatıları içinden 1996-2011 yılları arasında yapılmış, geçmişle hesaplaşma filmlerini seçen Sönmez, bu filmleri toplumsal bellek ve travma literatüründen yararlanarak inceliyor; ayrıca sinematografik olarak bu meselelerin nasıl temsil edildiğine ve anlamlandırıldığına bakıyor.

Kitap, özellikle şu soruların yanıtlarını aramasıyla büyük öneme haiz:

  • Toplumsal travmatik olayların sinemadaki temsilinde eleştirel, sorgulayıcı bir yaklaşım var mıdır?
  • Bu temsiller, travmaların ortaya konduğu, yüzleşme ve iyileşme yolunda adımlar mıdır, yoksa bağlamsız ve yüzeysel yaklaşımlarla bastıran ve unutmaya yardım eden bir nitelik mi taşırlar?
  • Sinema travmaların temsili ile toplumsal belleğin yeniden kurgulanmasında hangi temsil stratejileriyle nasıl bir işlev görmektedir?

Künye: Sevcan Sönmez – Filmlerle Hatırlamak: Toplumsal Travmaların Sinemada Temsil Edilişi, Metis Yayınları, sinema, 168 sayfa, 2015

Otto Jastrow – Mıhalmi Kültürü (2015)

Arapça ve Aramice alanında bir otorite olarak kabul edilen Otto Jastrow’dan, bugün Midyat ve çevresinde yaşamakta olan Mıhalmiler üzerine önemli bir etnografik inceleme.

Bu alanda Türkiye’de yaşanan kaynak eksikliğine ilaç olacak kitap, Mıhalmi topluluğunun sosyal yaşamını ve kültürel durumunu aydınlatıyor.

Mıhalmiler genelde yok sayılan, görmezden gelinen bir topluluktur.

Mıhalmileri ele alan, zaten sayıları oldukça az olan çalışmalar ise, daha çok bu halkın kökenlerini tartışma konusu yapıyor.

Jastrow’un kitabının ise, Mıhalmilere hak ettikleri değeri verdiğini ve ayrıca bu özgün topluluğu objektif bir gözle incelediğini söylemeliyiz.

  • Künye: Otto Jastrow – Mıhalmi Kültürü, çeviren: İhsan Çetin, Avesta Yayınları, inceleme, 224 sayfa, 2015

Feyzan Erkip – Piyasa Yapmanın Yeni Yüzleri (2019)

 

Bu kısa ama çarpıcı inceleme, kent kültürü, kamusal alan, kamusal alanın tanımı ve kullanımı, tüketim ve kent ilişkisi konusunda önemli saptama ve değerlendirmeler barındırıyor.

Feyzan Erkip’in çalışmasını benzerlerinden ayıran başlıca yön ise, AVM’lerin kent hayatını olumsuz etkilediğini yinelemek yerine, AVM’lerin beraberinde getirdiği olumsuzluklarla birlikte AVM’lerin neden kabul gördüklerini çok yönlü bir şekilde sorgulaması.

AVM’lerin hangi ekonomi-politik dönüşümlerin sonucu ortaya çıktığını izleyen Erkip, örgütlü sermayenin kentsel tüketime etkilerini, bunun beraberinde getirdiği toplumsal ve ekonomik sorunları, bu süreçte fiziksel çevreye duyarlılığın azalışı ve artan sokak korkusu gibi olumsuzlukları ve bunun gibi dikkat çekici konuları tartışıyor.

Erkip bununla da yetinmeyerek, AVM’lerin insanlara neden cazip geldiğini, özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar düşünüldüğünde nasıl bir yaşam alanı ve kamusallık imkânı sağladığını da irdeliyor.

  • Künye: Feyzan Erkip – Piyasa Yapmanın Yeni Yüzleri: AVM’ler, Sokaklar, Kentler, İletişim Yayınları, sosyoloji, 182 sayfa, 2019

 

Ümit Hassan – Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler (2009)

Ümit Hassan, ilk baskısı 1986 yılında yapılan ‘Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler’de, antropoloji ve siyaset bilimi disiplinlerinden yararlanarak, Orta Asya ve eski Türk toplumunun gelişim-değişim dinamiklerini ele alıyor.

Kitapta,

  • Eski Türklerde kabile örgütlenmesi,
  • Örgüt-inanç ilişkisi açısından eski Türklerde şamanlık,
  • Kabileden devlete geçişte töre ve değişimi,
  • Khan’ın (Han), baştan itibaren devlet yöneticisi mi, kandaşlığın şaman-lideri mi, yoksa kandaşlık bağının kendisi mi olduğu,
  • Anaerkil örgütlenmenin esasları,
  • Şamanlığın toplum yapısındaki yeri ve bugüne uzanan etkileri,
  • Türk toplumu hakkındaki kemikleşmiş çarpıtmaların nedenleri ve örneklenmesi,
  • Han/hakan kavramının gerisinde yatan toplumsal gerçeklik ve kavramın tarih içerisindeki değişimi, gibi dikkat çekici konular irdeleniyor.

Eserin, Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü aldığını da hatırlatalım.

  • Künye: Ümit Hassan – Eski Türk Toplumu Üzerine İncelemeler, Doğu Batı Yayınları, tarih, 338 sayfa

Elisabeth Özdalga – Tarihsel Sosyoloji (2009)

Bir atölye çalışmasının ürünü olan ‘Tarihsel Sosyoloji’, konuyla ilgili olarak tarihçi ve sosyologlarla yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Kitap, Türkiye’de yeni bir disiplin olan tarihsel sosyolojinin kendine has bir dili ve tarzı nasıl oluşturabileceğine odaklanmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor diyebiliriz.

Kitapta, tarihsel sosyolojinin belirli çekirdek öğeleri tanımlanıyor; bu dalın gelişmesinde ortaya çıkan önemli boyutların üzerinde duruluyor ve alana dair iyi bilinen çalışmalardan bir seçki sunuluyor.

Kitaba söyleşileriyle katılan isimler ise şöyle: Şerif Mardin, Mehmet Genç, Çağlar Keyder, Ali Yaşar Sarıbay, Fethi Açıkel, Oktay Özel ve Ferdan Ergut.

  • Künye: Elisabeth Özdalga – Tarihsel Sosyoloji, Doğu Batı Yayınları, sosyoloji, 227 sayfa

İrfan Özet – Fatih-Başakşehir (2019)

Türkiye’nin yeni egemen bloğu muhafazakârların kent ortamlarında hayata geçirdikleri habitus son yıllarda nasıl dönüşümler geçirdi?

İrfan Özet, muhafazakârlığın İstanbul’daki simgesel mekânları olan Fatih ve Başakşehir arasındaki uçurumu merkeze alarak bu soruya dikkat çekici yanıtlar veriyor.

1950 sonrası göç süreciyle birlikte gelişen habitusun, ana hatlarıyla kolektif dışlamanın öne çıkmadığı, dayanışmacı ve içermeci bir kamusal deneyime sahip olduğunu belirten Özet’e göre, bugün ise, egemen topluluklara özgü dışlayıcı eğilimlerin merkezîleştiğini söylüyor.

İşte bu çalışma da, 1950’den bugüne muhafazakârlığın geçirdiği olağanüstü dönüşümü bu iki mekân üzerinden, Weberyen “sosyal kapanma” ve Bourdieucü “habitus dönüşümü” kavramları bağlamında inceliyor.

  • Künye: İrfan Özet – Fatih-Başakşehir: Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus, İletişim Yayınları, sosyoloji, 357 sayfa, 2019

Ferhunde Özbay – Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus (2015)

Kadın emeği, aile, nüfus dinamikleri ve politikalarına dair pek çok çalışması bulunan Ferhunde Özbay’ın bütün bu alanlardaki üretimlerini ortaya koyan, şahane bir derleme.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Kırsal kesimde toplumsal ve ekonomik yapı değişimlerinin aile işlevlerine yansıması,
  • Aile ve hane yapısı,
  • Türk modernleşmesi bağlamında toplumsal cinsiyet ve mekân,
  • İstanbul nüfusu ve göçler,
  • İstanbul’da 1950 sonrası nüfus dinamikleri,
  • Nüfus hareketleri ve devlet politikaları,
  • Gençliğe yönelik politikalar ve uygulamalar,
  • Cumhuriyet döneminde nüfus bilgisinde kuramsal ve yapısal ayrışma,
  • Türkiye’de demografik dönüşüm sürecinde cinsiyet ve sınıf…

Çalışma, 2015’te aramızdan ayrılan Özbay’ın külliyatına çok değerli bir katkı.

  • Künye: Ferhunde Özbay – Dünden Bugüne Aile, Kent ve Nüfus, İletişim Yayınları, sosyoloji, 352 sayfa, 2015

Yasemin Işıktaç ve Umut Koloş – Hukuk Sosyolojisi (2015)

Hukuk sosyolojisi alanında çalışmış önemli isimlerin fikirleri bağlamında, alanı modern öncesi, modernizm ve modernite sonrasına uzanan geniş bir perspektifte inceleyen, hem bir ders kitabı hem de bir kaynak çalışma.

Yasemin Işıktaç ve Umut Koloş’un kaleme aldıkları eser, hukuk ve sosyoloji ilişkisini tarihsel ve güncel bir perspektifle tartışırken, Durkheim, Marx, Engels, Weber, Duguit, Petrażycki, Ehrlich ve Luhmann gibi, bu alana önemli katkılarda bulunmuş isimlerin görüşlerini kapsamlı şekilde açıklıyor.

Çalışma bunun yanı sıra, hukuk ve toplum çalışmaları, feminist hukuk ve eleştirel hukuk gibi konularda da tam bir başucu eseri.

  • Künye: Yasemin Işıktaç ve Umut Koloş – Hukuk Sosyolojisi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 320 sayfa, 2015

Kolektif – Geç Osmanlı’dan Günümüze Modern Doğa Bilimciliği (2019)

Geç Osmanlı döneminden erken Cumhuriyet’e uzanan süreçte, bizdeki doğa bilimciliği nasıl dönüşümler yaşadı?

Elimizdeki kitap, bu konuyu tarihsel ve sosyolojik bir perspektifle irdeleyen ve bu alanda çalışanlar için önemli veri ve değerlendirmeler sunan makaleleri bir araya getiriyor.

Kitapta tartışılan kimi konular:

  • Cumhuriyet dönemi biliminde pozitivizmin etkileri,
  • Yeniçağ Osmanlı’sında astronomi pratikleri,
  • On dokuzuncu yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nda modernleşme, bilim ve mühendislik,
  • Türkiye’de fizikçilerin “sosyal”, “bilim” ve “sosyal bilim” algıları,
  • 1894 İstanbul depremi ve geç dönem Osmanlı İmparatorluğu’nda bilim…

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Ömer Faik Anlı, Özgür Budak, B. Harun Küçük, Berrak Burçak, Amit Bein, Ellen Abrams, Alper Yalçınkaya, Vefa Saygın Öğütle, Sanem Güvenç-Salgırlı, Ozan Doğan ve Ozan Erözden.

  • Künye: Kolektif – Geç Osmanlı’dan Günümüze Modern Doğa Bilimciliği, editör: Vefa Saygın Öğütle ve Sanem Güvenç-Salgırlı, Doğu Batı Yayınları, bilim, 415 sayfa, 2019