Kolektif – Uygun Adım Medya (2008)

Alt başlığı ‘Bir Bilinç Körleşmesi’ olan ‘Uygun Adım Medya’da, medyanın artan gücü, iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ekseninde, eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

İnterdisipliner bir çabayla hazırlanan kitapta yer alan yazıların çoğunluğu, özellikle medyanın savaş ve çatışma söz konusu olduğunda, nasıl cinsiyetçi bir dil kullanarak ve hedef göstererek, sıradan izleyiciler için büyük bir baskı aracına dönüşebileceğini analiz etmeleriyle ilgi çekiyor.

Kitaba yazılarıyla katkı sunan isimler şöyle: Sevda Alankuş, İncilay Cangöz, Emre Gökalp, Süleyman İnceefe, Süleyman İrvan, Cem Kaptanoğlu, Deniz Kılıç, Gülbin Özdamar, Nikos Panagiotou ve Özgür İlke Şanlıer.

  • Künye: Kolektif – Uygun Adım Medya, editör: İncilay Cangöz, Ayraç Yayınevi, medya çalışmaları / sosyoloji, 279 sayfa

Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite (2017)

Türkiye ve İran gibi hem çok farklı hem de fazlasıyla benzer tarihi, siyasi ve toplumsal özelliklere sahip iki ülke, uzunca bir zamandır birbiriyle karşılaştırılıyor.

Mustafa Suphi Erden’in elimizdeki bu nitelikli çalışması, iki ülkeyi tarihsel, siyasi ve sosyolojik yönleriyle karşılaştırmasıyla, bu konuya ilgi duyanları cezbedecek nitelikte.

İkisi de otoriter modernleşme temelinde yola çıkan Atatürk ile Rıza Şah’ın hedefleri, ne oldu da birbirinden ayrıştı?

Erden’in dört bölümden oluşan kitabının ilk iki bölümü, Türkiye ve İran’ın modern tarihlerini irdeliyor.

Kitabın üçüncü ve dördüncü bölümleri de, İran ve Türkiye’nin devlet oluşumları ile vatandaşlıklarının kapsamlı karşılaştırılmasından oluşuyor.

Bu bölümlerde,

  • İran ve Türkiye’nin imparatorluk mirasları,
  • İki ülkenin muhalefet odaklarının özellikleri,
  • Ulema, esnaf, aktif sosyal güçler, aşiretler ve politik sol gibi, sosyal güç ağları,
  • İran ve Türkiye’de modernleşme reformları,
  • İran ve Türkiye’de vatandaşlık hakları,
  • Ve yönetim stratejileri gibi pek çok konu irdeleniyor.

Çalışma, bu ilgi çekici konuların yanı sıra, İran ve Türkiye hakkındaki temel iddiaları da tartışıyor ve yakın zamanda iki ülkeyi bekleyen olası sorunları da saptıyor.

  • Künye: Mustafa Suphi Erden – Türkiye ve İran’da Vatandaşlık ve Etnisite, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 Sayfa

Ernest Gellner – Uluslar ve Ulusçuluk (2008)

Ernest Gellner’in ‘Uluslar ve Ulusçuluk’u, ilk yayınlandığı 1983 yılından beri ulusçuluk konusunda en çok başvurulan eserlerden biri.

Gellner, ulus-devlet inşasının, ulusçu fikir, duygu ve hareket süreçlerinin sanayileşme ile kesiştiği noktada gerçekleştiğini söyler.

Yani Gellner, uluslar ve ulusalcılığın insanlık durumunun kalıcı özellikleri olmadığı için doğal olmadığını, sanayileşme ile ortaya çıktıklarını ve bu nedenle de, ulusçuluk ideolojisinin ürünü olarak inşa edildiğini savunur.

İkinci baskısı yapılan kitap, John Breuilly’nin Gellner’den önceki ulusçuluk çalışmaları ile Gellner’in tezini değerlendiren bir sunuşunu da barındırıyor.

Alan için değerli bir başucu kitabı.

  • Künye: Ernest Gellner – Uluslar ve Ulusçuluk, çeviren: Büşra Ersanlı ve Günay Göksu Özdoğan, Hil Yayın, sosyoloji, 263 sayfa

 

Hale Bolak Boratav, Güler Okman Fişek ve Hande Eslen Ziya – Erkekliğin Türkiye Halleri (2017)

Şimdinin Türkiye erkeği, geleneksel kalıpların dayatmalarıyla sosyal değişmelerin beraberinde getirdiklerinin arasına sıkışmış durumda.

İşte elimizdeki bu nitelikli çalışma, Türkiye’de aile dinamiğini derinlemesine irdeliyor ve oğul olmanın, baba olmanın, eş olmanın bu topraklardaki seyrinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Baba-çocuk ilişkisinden geleneksel ve modern babalık modellerine, bu alanda yapılmış literatürün geniş bir incelemesini yaparak başlayan kitap,

  • Babayla ilişkide hiyerarşik boyut,
  • Erkekliğe ilişkin algı, söylem ve deneyimler,
  • Taşralı, yoksul, bireyselleşme arayışında ve geleneksel erkek tipleri,
  • Evli erkeklerin kendi ebeveynleriyle ve kendi çocuklarıyla ilişkileri,
  • Eşle ilişkide hiyerarşi ve kadın-erkek eşitliği,
  • Erkeklik tanımları,
  • Ve toplumda erkekliğe ilişkin tutumları gibi birçok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Bugünün Türkiye erkeklerini, onların ailesiyle ilişkilerini ve bu ilişkinin çevrelerini nasıl etkilediğini daha iyi kavramak için çok iyi bir kaynak.

Bu topraklarda her ne kadar sarsılmaz gibi görünen bir erkek algısı halen egemen olsa da, kitap, farklı kesimlerden gelen erkeklerin hayat öykülerinin nasıl farklı seyirler izleyebileceğini de gözler önüne sermekte.

  • Künye: Hale Bolak Boratav, Güler Okman Fişek ve Hande Eslen Ziya – Erkekliğin Türkiye Halleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 477 sayfa

Kayhan Delibaş – Risk Toplumu (2017)

Belirsizliklerin arttığı, korku kültürünün yaygınlaştığı, güven erozyonunun doruğa ulaştığı içinde yaşadığımız dönemi en iyi açıklayan iki kavram, risk toplumu ve belirsizlikler çağı.

Bilhassa son on yılda yaşanan inanılmaz toplumsal dönüşüm, kültürel dünyamızı o kadar etkiledi ki, bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak söylentiler, dedikodular, şehir efsaneleri ve komplo teorilerinin hızla yayıldığı ve toplumsal hayatın her alanına hızla sirayet ettiği görülüyor.

İşte Kayhan Delibaş da bu nitelikli çalışmasında, söylentileri sosyolojik bir perspektiften risk toplumu, belirsizlikler ve güven erozyonu gibi kuramlar çerçevesinden irdeliyor.

Kitap, söylenti, dedikodu, şehir efsanesi ve komplo teorilerilerinin neden bu denli sık ortaya çıkmaya başladıklarını, toplum içinde hangi yollarla yayıldıklarını, nasıl ve neden bu denli geniş bir alanı etkilediklerini ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

  • Künye: Kayhan Delibaş – Risk Toplumu, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 320 sayfa

Émile Durkheim – Sosyalizm Dersleri (2017)

Sosyolojinin kurucularından sayılan Émile Durkheim, yaşadığı dönemde de kitleleri peşinden sürükleyen sosyalist idealler hakkında neler düşünüyordu?

Düşünürün Türkçe külliyatına önemli bir katkı sunan elimizdeki kitap, Durkheim’ın sosyalizm hakkındaki fikirlerini serimleyen derslerini bir araya getiriyor.

Durkheim burada, sosyalist kurama ve onun pratiklerine odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda sosyalizmi, sosyolojinin bir konusu olarak ele alıp irdeliyor.

Düşünür derslerinde ayrıca, Fransız sosyalizminin kurucusu Saint-Simon’un düşüncelerinin beslendiği kaynakların kapsamlı bir analizini de yapıyor.

  • Künye: Émile Durkheim – Sosyalizm Dersleri, çeviren: Gökçe Yavaş, Pinhan Yayıncılık, sosyoloji, 300 sayfa

Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler (2017)

Yirminci yüzyılın en önemli sosyolog ve düşünürlerinden Zygmunt Bauman ile yapılmış aydınlatıcı bir söyleşi.

Söyleşinin en büyük katkısı, Bauman’ın hem bir insan hem de düşünür olarak nitelikli bir portresini sunması.

Burada, Bauman entelektüel rehberliği eşliğinde, edebiyattan sosyolojiye ve felsefeye uzanan farklı disiplinlerle, ayrıca Gramsci’den Borges’e, Calvino’dan Marx’a, Castoriadis’ten Levinas’a pek çok yazar ve düşünürle karşılaşıyoruz.

Bauman söyleşisinde, modernlik, postmodern durum, akışkan dünya, öteki, ahlak, antisemitizm ve allosemitizm gibi pek çok kavram üzerine yeniden düşünüyor.

Kitap, Bauman’ın kişiliğine ve düşünce sistemine dair bizi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda çağdaş düşüncenin 20. yüzyıldan 21. yüzyıla kat ettiği seyrin derli toplu bir sunumunu da izleyebiliyoruz.

  • Künye: Zygmunt Bauman ve Keith Tester – Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, çeviren: Mesut Hazır, Heretik Yayıncılık, söyleşi, 192 Sayfa

James C. Scott – Devlet Gibi Görmek (2008)

James C. Scott, alt başlığı ‘İnsanlık Durumunu Geliştirmeye Yönelik Projeler Nasıl Başarısız Oldu?’ olan bu kitabında, yüksek modernizmin doğası gereği barındırdığı tehditlere ve yaratmış olduğu tahribatlara odaklanıyor.

Yazar, yüksek modernizmi, kalıcı soyadlarının, nüfus ve kadastro kayıtlarının yaratılmasıyla, ağırlık ve ölçü birimlerinin, dilin standartlaşmasıyla kendini dayattığını ve bunun toplum mühendisliğiyle de doruğuna ulaştığını söylüyor.

Sovyet kamulaştırması, Çin’deki Büyük Atılım ve Tanzanya’daki zorunlu yerleşikleştirme, Scott’ın tartıştığı toplum mühendisliğine, yani “geliştirmeye” yönelik devlet projelerine birkaç örnek.

  • Künye: James C. Scott – Devlet Gibi Görmek, çeviren: Nil Erdoğan, Versus Kitap, sosyoloji, 666 sayfa

Berch Berberoğlu – Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji (2014)

‘Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji’, devlete dair önemli soruları, bunların toplumdaki rollerini eleştirel perspektifle irdeliyor.

Kitap, dünyadaki sosyo-politik dinamiklerini daha iyi anlayabilmek açısından, devlet ve toplumun doğası, gelişimi ve değişimine dair kuramsal bir bakış açısı sunuyor.

Berch Berberoğlu, Ortadoğu, Afrika ve Latin Amerika gibi az gelişmiş ülkeleri inceleyerek, sınıfsal yapının ve sınıf ilişkilerinin siyasi güç ve devlet için en büyük belirleyiciler olduğunu ve bizatihi devletin, sosyal oluşumların siyasi parametrelerini belirleyen sınıfsal yapının doğrudan ürünü olduğunu savunmakta.

Konu hakkında sağlam bir teorik inceleme.

  • Künye: Berch Berberoğlu – Küresel Çağda Siyasal Sosyoloji, çeviren: Edip Sönmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 240 sayfa

Mustafa Orçan – Osmanlı’dan Günümüze Modern Türk Tüketim Kültürü (2014)

Mustafa Orçan sosyolojik incelemesinde, Batılı anlamda tüketim kültürünün yaşadığımız coğrafyadaki izlerini, Osmanlı’dan bugüne gözlemlenen Batılılaşma ve Modernleşme olgusunu baz alarak inceliyor.

Batılı ürünlerin ve bunların kullanımıyla birlikte ortaya çıkan tüketim tarzının Türkiye gündelik hayatını nasıl değişime zorladığını araştıran kitapta, şu konular irdeleniyor:

Osmanlı tüketim kültürünün karakteristiği,

Batılı tüketim kültürünün Osmanlı’da nüvelenme ve yerleşme süreçleri,

Cumhuriyet döneminde modern tüketim kültürünün serpilmesi,

Küreselleşme çağında tüketim ürünleri ve tüketim tarzlarında yaşanan değişimler.

  • Künye: Mustafa Orçan – Osmanlı’dan Günümüze Modern Türk Tüketim Kültürü, Harf Yayınları, inceleme, 304 sayfa