Türkan Saylan – Hekim Olmak (2009)

Alt başlığı ’15’inde Başlayan ve Bir Ömür Boyu Süren Tıbbiye Aşkı’ olan ‘Hekim Olmak’, Türkân Saylan’ın öğrencisi Şefik Görkey’le yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

Aynı zamanda fotoğraflar, şiirler ve mektuplarla da zenginleştirilen söyleşide Saylan, cüzzam taramaları için yaptıkları alan çalışmalarında yaşadıklarını, bir meslek olarak hekimliğe nasıl baktığını, hekim ve meslek örgütleri ilişkisini, hekim ve ilaç endüstrisi ilişkisini, hekim ve sağlık personeli ilişkisini, tıp etiğini, öğretim üyesi kimliğini, YÖK’ü ve YÖK üyeliğini anlatıyor.

Saylan ayrıca, deneyimlerinden yararlanarak, Türkiye’de tıbbın gelişmesi için yapılması gerekenleri de okurla paylaşıyor.

  • Künye: Türkân Saylan – Hekim Olmak, söyleşi: Şefik Görkey, İskele Yayıncılık, söyleşi, 151 sayfa

Safa Önal – Ne Kadar Gamlı Bu Akşam Vakti: “Safa Önal Kitabı” (2009)

Safa Önal, Türkiye sinemasının altın çağını yaşadığı dönemin simge isimlerinden.

Önal, hatırlanacağı gibi, dünyada en çok senaryosu filme çekilen senarist olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girmişti.

İşte Yasemin Arpa’nın, kendisiyle yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşan elimizdeki kitap, okuyucuyu, 400’ü aşkın senaryosuyla sinemaya damgasını vuran Önal’ın ilginç hayatına davet ediyor.

Kitap, Önal’ın kişisel dünyası kadar, Türkiye sinemasının önde gelen isimlerine dair anılar ve o dönem Türkiye sinemasına dair önemli detaylar sunmasıyla da ilgi çekiyor. Kitabın sonuna, Safa Önal’ın fotoğraflarından oluşan bir albüm de eklenmiş.

  • Künye: Safa Önal – Ne Kadar Gamlı Bu Akşam Vakti: “Safa Önal Kitabı”, söyleşi: Yasemin Arpa, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 476 sayfa

Vladimir Nabokov – Vladimir Nabokov’la Konuşmalar (2018)

En büyük ününü ‘Lolita’ romanıyla kazanmış Vladimir Nabokov, hem kişiliği hem tavrı hem de edebiyatıyla şu ana kadar pek az yazara nasip olacak şekilde tartışılmış isimlerden.

Bu kitap da, Nabokov’la yapılmış en iyi söyleşileri bir araya getiriyor.

Robert Golla tarafından derlenen kitapta Nabokov, hem bir yazar olarak beslendiği kaynakları hem edebiyata ve okura bakışını hem de yazarlık üzerine düşüncelerini bizimle paylaşıyor.

Kitap, Nabokov’un dünyasına daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Nabokov’un burada paylaştığı düşüncelerinden birkaçı:

“Bir yazarın, bir sanatçının en üstün değeri, başkalarının içinde heyecan uyandırmakta yatar.”

“Benim sağlamak istediğim, hakikaten sanatçı-okurun belkemiğinde hissedeceği o küçük ürperiş.”

“İyi okur da kendi uzaklığından keyif alır, ama iliğine dek titremekten ve gözyaşı dökmekten de heyecanlanır. Çoğu romanda bu ancak yeniden okumayla gerçekleşir. İlk okumada okur öğrenir ve kavrar, ikinci okumada romanın keyfini çıkartır.”

“Yaratıcı sanatçı kendi çalışma odasında, kendi yatak odasında, lambasının ışığının etrafında dolanan bir sürgündür. Orada tamamen yalnızdır. Bir yalnız kurttur. O yüzden birinci sınıf bir kurmaca eserde gerçek çatışma, karakterler arasında değil, yazar ile dünya arasındadır.”

“Zaten yazarlıkta tek kategori olabilir: özgünlük ve yetenek. Bunlar dışında ne bir ekole inanırım, ne bir akıma. Benim toplumsal bir amacım yok, ahlâki bir mesaj vermeye kalkışmam. Ben dille değil, imgelerle düşünür; zevk için, kendime zorluk çıkarmak adına yazarım. Yazarın sanatının, onun gerçek pasaportu olduğuna inanırım…”

  • Künye: Vladimir Nabokov – Vladimir Nabokov’la Konuşmalar, derleyen: Robert Golla, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, söyleşi, 320 sayfa, 2018

Alexander Kluge ve Gerhard Richter – Sürükleyen Zaman (2015)

Her ikisi de 1932 doğumlu olan yazar ve düşünür Alexander Kluge ile ressam Gerhard Richter arasında tarih, geçmiş, şimdiki zaman, mekân, mitoloji, fotoğraf ve yazıya uzanan keyifli bir sohbet.

Nietzsche’nin evinin çok yakınındaki Waldhaus Oteli’nde bir araya gelen ikili, tarihten taşıyıp getirdiklerini bizimle paylaşıyor ve ortaya enfes bir söyleşi çıkıyor.

  • Künye: Alexander Kluge ve Gerhard Richter – Sürükleyen Zaman, çeviren: Tevfik Turan, Everest Yayınları

Yılmaz Ulusoy – Önemsiyorum Öneriyorum (2009)

Türkiye’nin sayılı işadamlarından Yılmaz Ulusoy’la yapılan uzun soluklu bir söyleşinin ürünü olan ‘Önemsiyorum Öneriyorum’, kendisinin elli yıllık iş ve sosyal dünyasından ayrıntılar sunuyor.

Ulusoy, çocukluğundan beri not tutma alışkanlığı edindiğini söylüyor.

Söyleşiyi gerçekleştiren Nuri Dikeç’in de vurguladığı gibi bu alışkanlık Ulusoy’da, bir fikri beyan ederken notlarından yararlanmasının yanı sıra, görüşlerini belgelere, akademik makale ve raporlara dayandırmak gibi bir özellik de kazandırmış.

Ulusoy’un önemsediklerini, yaşadıklarını, öğrendiklerini ve deneyimlerini barındıran kitap, okuru, birçok konuya uzanan zengin bir sohbete davet ediyor.

  • Künye: Yılmaz Ulusoy – Önemsiyorum Öneriyorum, söyleşi: Nuri Dikeç, Doğan Kitap, söyleşi, 283 sayfa

Kolektif – Charlie Chaplin (2009)

Kevin J. Hayes’in derlediği ‘Charlie Chaplin’, muhalif sinemacılığın usta isimlerinden Charlie Chaplin’le yapılmış söyleşilerden oluşuyor.

Doğallık, komedinin en büyük şartıdır. diyen Chaplin’le, henüz tanındığı 1915 yılından, ününün doruğunda olduğu 1967 yılına kadar yapılan yirmi dört söyleşiyi barındıran kitap, Chaplin sinemasının evrelerine gelişim dönemlerine dair önemli ayrıntılar sunmalarıyla dikkat çekiyor.

Kitapta, Hayes’in kaleme aldığı kapsamlı bir sunuş yazısının yanı sıra, Chaplin’in kronolojisi ve filmografisi de bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Charlie Chaplin, derleyen: Kevin J. Hayes, çeviren: Hira Doğrul ve Ahmet Ergenç, Agora Kitaplığı, sinema, 202 sayfa

Stanley Kubrick – Stanley Kubrick (2009)

Bu önemli kitap, 1999’da hayata veda eden ünlü Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick’le yapılmış röportajlardan oluşuyor.

Kubrick’in sinemasını sıra dışı kılan unsurların başında, film çekme tekniklerini kendi kendine öğrenmesi, bir film stüdyosunda çıraklık ya da daha alt düzeyde işler yapmayarak kendi özgün ve özgür sinemasını yaratabilmesiydi.

Bazı film eleştirmenleriyle sinema tarihçilerinin Kubrick’i, çağının en büyük Amerikan film yönetmeni ilan etmeleri de bu durumdan kaynaklanıyor.

Yönetmenle 1950’lerin sonları ile 1960’ların başlarında yapılan ilk röportajlar, kendisinin bağımsız bir film yapımcısı olma konumuna odaklanıyor.

Kitaptaki röportajlar, yapıldıkları dönemde Kubrick’in henüz başlangıç aşamasında olan projelerine referanslar da içeriyor ve yönetmenin fikirlerini olgunlaştırana kadar onları uzun zaman boyunca beslediğini de gösteriyor.

  • Künye: Stanley Kubrick – Stanley Kubrick, derleyen: Gene D. Phillips, çeviren: Neşfa Dereli, Agora Kitaplığı, sinema, 266 sayfa

Ethem Kocabaş – Hep Çocuk Kaldık (2008)

‘Hep Çocuk Kaldık’ isimli bu kitap, Ethem Kocabaş’ın Türkiye’nin sanatçı ve aydınlarıyla çocukluklarına dair yaptığı söyleşilerden oluşuyor.

Dolayısıyla her okur, bu söyleşilerden yola çıkarak kendi çocukluğunu, oyuncaklarını ve şimdiye değin katettiği yolu düşünüyor.

Adalet Ağaoğlu, Ali Poyrazoğlu, Anjelika Akbar, Balkan Naci İslimyeli, Betül Mardin, Beyazıt Öztürk, Cahit Berkay, Demet Akbağ, Ediz Hun, Erol Günaydın, Filiz Akın, Gani Müjde, Gazanfer Özcan, Gülten Dayıoğlu, Halit Kıvanç, Haluk Bilginer, Hıncal Uluç, İlber Ortaylı, Hülya Koçyiğit, İlhan Şeşen, İskender Pala, Kerem Görsev, Müjdat Gezen, Savaş Dinçel ve Nebil Özgentürk, Kocabaş’ın söyleşi yaptığı isimlerden birkaçı.

  • Künye: Ethem Kocabaş – Hep Çocuk Kaldık, Altın Kitaplar, söyleşi, 342 sayfa

Pelin Özer – Latife Tekin Kitabı (2014)

Latife Tekin’in kendine has edebiyat dünyasını farklı bir pencereden görmek isteyenlere.

Kendisiyle yapılmış söyleşilere dayanan kitapta Tekin, samimi bir şekilde yazı macerasını, kimi romanlarını yazarken yaşadığı ilginç olayları okurlarıyla paylaşıyor.

Bu söyleşi, kendi hikâyesini kurmak isteyen yazar adayları için de pek çok ipucu barındırıyor.

  • Künye: Pelin Özer – Latife Tekin Kitabı, İletişim Yayınları

Arman Manukyan – Efsane Papyon: Arman Manukyan Kitabı (2008)

‘Efsane Papyon: Arman Manukyan Kitabı’, Ermeni cemaatinin önde gelen isimlerinden, Robert Kolej ile Boğaziçi Üniversitesi’nde uzun yıllar ders veren ve eğitim alanındaki büyük dönüşümler başta olmak üzere, Türkiye’nin yakın tarihindeki birçok olaya tanıklık etmiş isimlerden Arman Manukyan’la yapılan uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor.

Kuşkusuz, en çok sürekli taktığı papyonuyla hatırlanan 1931 doğumlu Manukyan, aralarında Suna Koç, Güler Sabancı, Cem Boyner, Cefi Kamhi, İbrahim Betil ve Neşe Erberk gibi isimlerin de bulunduğu birçok öğrenciye hocalık yaptı.

Ayrıca spor kulübü ve yardım kuruluşlarının yönetiminde görev alan Manukyan, Patrikhane Danışma Kurulu’nda da bulundu.

  • Künye: Arman Manukyan – Efsane Papyon: Arman Manukyan Kitabı, söyleşi: Nuran Çakmakçı, İş Kültür Yayınları, söyleşi, 358 sayfa