Tana Amen – Omni Diyeti (2014)

Sağlık uzmanı Tana Amen ‘Omni Diyeti’nde, yüzde 70 bitkisel ve yüzde 30 proteinden oluşan, kilo verdirmenin yanı sıra hastalıkları yenmeyi, beyni daha iyi çalıştırmayı, bağışıklık sistemini güçlendirmeyi de vaat eden bir diyet sunuyor.

Yazar, bu diyetin uygulanması için gerekli olan yiyecekler ile tümüyle bırakılması gereken yiyeceklerin neler olduğunu açıklıyor, ardından takviye yiyeceklerin hangileri olacağını ve Omni diyetinin nasıl programlanacağını ele alıyor.

  • Künye: Tana Amen – Omni Diyeti, çeviren: Levent Aydoğan, Pena Yayınları, sağlık, 331 sayfa

Adil Küçükay – Labirent (2014)

1980’lerde sıkıyönetim, 1990’larda da DGM savcılıkları yapmış Adil Küçükay, komplo teorileriyle ördüğü bir hikâye sunuyor.

Bir minibüs kazasında birçok kişi hayatını kaybeder, fakat ölenlerin yakınları bunun iyi düşünülmüş bir suikast olduğunu öğrenir.

Yerli istihbarat örgütü Karşıt İstihbarat Teşkilatı’nın (KİT) ulaştığı ipuçları ise, dış devletlerin Türkiye üzerindeki hesaplarını gerçekleştirmeye çalışan taşeron Devrimci Karargâh Güçleri’ni (DKG) işaret etmektedir.

  • Künye: Adil Küçükay – Labirent, Cinius Yayınları, roman, 629 sayfa

Jonathan Evison – Kayıp Şeylerin Bakım Kılavuzu (2014)

Jonathan Evison, tüm umutlarını yitirmiş bir adam ile tekerlekli iskemleye mahkûm olmuş sivri dilli bir ergen arasındaki trajikomik ilişkiyi anlatıyor.

Meteliksiz, tüm hayat kredisini tüketmiş Ben Benjamin, yaşamına çekidüzen vermek için bakıcılık kursuna gider.

Benjamin, bir süre sonra Trevor adında iskemleye bağımlı bir ergenin bakımını üstlenir.

Fakat Trevor ile duygusal bağ kurmaktan kendini alamayan Benjamin, onunla birlikte maceralı bir yolculuğa koyulacaktır.

  • Künye: Jonathan Evison – Kayıp Şeylerin Bakım Kılavuzu, çeviren: Kıvanç Güney, Domingo Kitap, roman, 302 sayfa

Sevgi Perek – Bizim Şirket (2014)

Sevgi Perek ‘Bizim Şirket’te, Türk aile şirketlerinin dünü ve bugününü ele alıyor, bir aile şirketini başarılı kılacak bazı öneriler sunuyor.

Kitapta, aile şirketlerinin çöküş nedenlerini, iş ve aile şirketlerinin birbirinden ayırt edilememesi sonucu yaşanan krizleri, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin şirkete ne gibi katkılar sunacağını, haleflik planlamasının nasıl yapılacağı ve aile şirketlerinde yaratıcılık kültürünün nasıl oluşturulacağı gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Sevgi Perek – Bizim Şirket, Altın Kitaplar, iş dünyası, 255 sayfa

David Mitchell – Jacob de Zoet’in Bin Sonbaharı (2014)

David Mitchell, 19. yüzyılın başında geçen romanında, göç ettiği Japonya’da kendini büyük bir karmaşanın içinde bulan bir kâtibin başından geçenleri anlatıyor.

Hollandalı Jacob de Zoet, hayallerinin peşine düşerek, Batılı değerlerin ülkeye girişini engellemek uğruna sıkı bir sansürün uygulandığı Japonya’ya gider.

Burada, bir ticaret adası olan Decima’da kâtiplik yapmaya başlayan Zoet’in ilk zamanları oldukça sıradandır.

Fakat bir süre sonra Decima’nın İngilizler tarafından işgali, adadaki huzuru alt üst eder.

Buna, başrahip Enomoto’nun ölümsüzlük peşindeki eylemleri de eklenince, Zoet kendini büyük bir isyanın merkezinde bulur.

  • Künye: David Mitchell – Jacob de Zoet’in Bin Sonbaharı, çeviren: Sıla Okur, Doğan Kitap, roman, 656 sayfa

David Sobel – Ekofobiyi Aşmak (2014)

David Sobel’in ‘Ekofobiyi Aşmak’taki amacı, modern kent yaşamının gün geçtikte doğadan kopardığı çocukları, doğal yatkınlıklarının bulunduğu çevreyle buluşturacak eğitim stratejileri sunmak.

Ekolojinin çocuk için bir fobi olmaktan ziyade, bir tat alma, oyun oynama alanı olduğunu düşünen Sobel, öğretmen ve ebeveynlerin çocukların ekofobisini nasıl analiz edeceklerini ve nasıl çözebileceklerini anlatıyor.

Çevre bilincine sahip güçlü öğrencilerin yetiştirilebileceğini söyleyen Sobel, hayvan dostlar edinmek, peyzajı öğrenmek, su havzalarına dair bilgi edinmek gibi, çocuklarda bu duyguyu uyandıracak bir dizi etkinlik sunuyor.

  • Künye: David Sobel – Ekofobiyi Aşmak, çeviren: İlknur Urkun Kelso, Yeni İnsan Yayınevi, ekoloji, 80 sayfa

Liliane Maury – Piaget ve Çocuk (2008)

Lilian Maury, ‘Piaget ve Çocuk’ta, İsviçreli ünlü psikolog Jean Piaget’in teorileri üzerinden, çocuğun hazır bir dünya karşısındaki konumunu ve tutumunu, iletişim ve etkileşim sorunlarını ele alıyor.

Piaget, çocuğun gözleriyle iletişimi ve içerden dışarıya evreni anlatırken, bu büyüme adaylarının kendilerine has iletişim ve etkileşim süreçlerini anlamaya ve anlatmaya çalışmıştı.

Piaget yaptığı araştırmalar neticesinde, çocukta düşünce ile dil gelişiminin süreklilik içinde olmaktan çok, evrelerden ge­çerek oluştuğunu ve birey-çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını saptamıştı.

Yine, çocuk zihniyetinin yetişki­nin zihniyetiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını savunan Piaget, çocuğun mantığının kendine özgü olduğunu söyler.

Maury, Piaget’in bakış açısının günümüzdeki anlamını ele alırken, buna dair yorumlar ile eleştirilerin bir analizini sunuyor.

  • Künye: Liliane Maury – Piaget ve Çocuk, çeviren: Nurten Sarıca, De Ki Yayınları, eğitim, 118 sayfa

Derya Önder – Akasya Telaşı (2008)

‘Akasya Telaşı’, genç kuşak şairlerimizden Derya Önder’in, ‘Ceza Defteri’nden sonraki ikinci şiir kitabı.

Daha önce de, muhtelif dergilerde şiirleri yayınlanan Önder’in bu kitabındaki otuz şiir, kadın duyarlığından izler taşıyor.

Bunun yanı sıra, şiirlerde duru bir anlatımın öne çıktığını da belirtmemiz gerek.

Kitaptaki ‘Ağıt’ şiirinden bir alıntı:

 

“sen gittin

tuhaf bir rüzgâr sıvazladı sırtımı

ben kürek seslerinde kaldım

toprağın şıkırtısında

bol ağaçlı bol yaşlı o ormanda

bir ağaç bir ağaca fısıldadı: ‘hoş geldi’

bir ağaç yürüdü gövdene

sarılıp sarılıp gölgesine

susacağımız başkası olmadı

 

ama a

çaldılar uzağımızı da

 

bir akşamüstü getirdiler muştusunu

(reva mı)

 

o tuhaf rüzgârla gelen

ne varsa

incitiyor sesimizi de

(bu da mı reva)

 

oysa on yedi nisan akşamında

bir adam bütün sökükleri dikmişti

temizlemişti yaban otlarını

o akşam ay da vardı (…)”

  • Künye: Derya Önder – Akasya Telaşı, Digraf Yayıncılık, şiir, 76 sayfa

Kolektif – Esir Düşler Irmağı (2008)

Daha önce de hapishane öyküleri ile şiirlerini derleyen Aytekin Yılmaz ve PEN’in Hapisteki Yazarlar Komitesi üyeliğini sürdüren Müge İplikçi’nin hazırladığı ‘Esir Düşler Irmağı’, tutuklu ve hükümlü on yedi yazarın öykülerinden oluşuyor.

Öyküler, yazarların mahpusluk durumundan kaynaklı olarak hüzünlü bir üslup taşısalar da, metinlerin tümünde, yarına dair büyük bir umudun, iyimserliğin egemen olduğu görülüyor.

Mahpushanenin hayatlarına getirdiği dönüşümü hikâye eden yazarlar, “dışarıdaki” insanlara da, özgürlüğün ne denli önemli olduğunu hatırlatıyor.

Kitabın yazarları şöyle:

Nibel Genç, Nevzat Güngör, Kemal Güler, Naif Bal, Adalet Aktepe, Mehmet Salim, Ruşen Özkan, Ahmet Temiz, İsa Kaya, Veysel Avcı, Yavuz Kardaşlar, Mehmet Karakuş, Uğur Tuncer, Özgür Soylu, Rojbin Perişan, Nusret Yıldız ve Mehmet Taşdemir.

  • Künye: Kolektif – Esir Düşler Irmağı, hazırlayan: Aytekin Yılmaz ve Müge İplikçi, Mahsus Mahal Kitaplığı, öykü, 165 sayfa

Alex Ferrara ve José Levy – Şeytan’ın Habercisi (2008)

İki yazarlı ‘Şeytan’ın Habercisi’nin kurgusu, Goethe’nin ‘Faust’uyla benzer özellikler taşıyor.

Romanda, Faust’un rolünü Doktor Martin, Mefistofeles’in rolünü de Joe Sagasti üstlenir.

Dr. Martin’in hayatı, günün birinde Joe Sagasti’yle karşılaşmasıyla alt üst olur.

Kendini “Şeytan’ın Habercisi” olarak tanıtan Sagasti, Martin’in büyükbabasının bir servet değil, büyük bir borç bıraktığını ve bunun karşılığında da para yerine Martin’in ruhunu istediğini söyler.

Kurgu, Martin’in ruhunu şeytana satmakla ona karşı mücadele etmek ikilemini yaşamasını ve nihayetinde şeytan ve onun habercisiyle zorlu bir mücadeleye girişmesi üzerinden ilerler.

  • Künye: Alex Ferrara ve José Levy – Şeytan’ın Habercisi, çeviren: Gökçe Çiçek Çetin, Literatür Yayıncılık, roman, 312 sayfa