Caroline Levine – Biçimler (2017)

Biçimler kültürü, siyaseti ve bilgiyi nasıl etkiledi?

Caroline Levin bu ödüllü çalışmasında, biçimi bütün, ritim, hiyerarşi ve ağ gibi dört ana bölümde irdeleyerek biçimlerin siyasal, toplumsal ve tarihsel ile olan ilişkisini gözler önüne seriyor.

Biçimlerin yalnızca sanatın konusu olamayacağını, bilakis genel olarak hayatın tümünü yansıttığını belirten Levine, felsefe ve popüler kültür, edebiyat gibi farklı alanlarda gezinerek, biçimin hayatımızı nasıl etkilediğini araştırıyor.

Levine’in çalışmasının kuramsal boyutunda Michel Foucault, Jacques Rancière, Mary Poovey ve Judith Butler gibi düşünürlerin biçimciliğe dair yaklaşımları irdeleniyor.

Yazar ayrıca, Sophokles’in ‘Antigone’si, Charles Dickens’in ‘Kasvetli Evi’ ve meşhur televizyon dizisi The Wire gibi pek çok eserin arka planında işleyen biçimsel yapıyı da ortaya çıkarıyor.

Bu ufuk açıcı çalışmanın 2015 James Russell Lowell Ödülü ile 2016 Dorothy Lee Kültür Ekolojisi Alanında Üstün Akademik Çalışma Ödülü kazandığını, ayrıca çalışmanın Flavorwire tarafından 2015’in en iyi 10 akademik yayınından biri ilan edildiğini de belirtelim.

  • Künye: Caroline Levine – Biçimler, çeviren: Didem Dinçsoy Koç Üniversitesi Yayınları, edebiyat inceleme, 237 sayfa

Süleyman Bulut – Arkadaşım Nasreddin Hoca (2017)

Nasreddin Hoca, zekâsı ve hazırcevaplığıyla bizde sempati kazanmış karakterlerden. Üstelik yalnız bizde değil, farklı kültürlerin halk edebiyatlarında da karşımıza çıkan bir karakterdir kendisi.

Örneğin Azerbaycan ve İran’da Molla Nasreddin, Özbekistan’da ve Uygurlarda Nasreddin Efendi, Kazaklarda Hoca Nasir, Çeçenlerde Nasaret adıyla fıkraları anlatılır.

Arapların ünlü fıkra karakteri Cuha ile Nasreddin Hoca arasında büyük benzerlikler vardır. Hatta Çin’de Avanti adıyla ortaya çıkar.

Çocuk yazınının önemli kalemlerinden Süleyman Bulut da, bu çalışmasında, Nasreddin Hoca fıkralarından zengin bir derleme yapmış ve bunları yeniden kaleme almış.

Çocuklar bu fıkraları okuyunca eğlenecek, öte yandan Bulut’un fıkraların yanına koyduğu “Sözün Özü” bölümleriyle de, hikâyenin vermek istediği mesaj hakkında aydınlanacak.

Burcu Yılmaz’ın fıkralara eşlik eden masalsı çizimleri ise, kitaba ayrı bir zenginlik katıyor.

  • Künye: Süleyman Bulut – Arkadaşım Nasreddin Hoca, resimleyen: Burcu Yılmaz, Can Yayınları, çocuk, 192 sayfa

Hal Edward Runkel – Bağırmayan Anne Baba Olmak (2017)

Anne-babalar iyi bilir, çocuklar kimi zaman insanın sabrının sınırlarını zorlayacak kadar sinir etme becerisine sahip olabiliyor.

Muhtemelen onların süper gücü de bu!

Sinirlenen insansa, ne yazık ki daha sonra pişmanlık duyacağı şeyler yapar.

İşte Hal Edward Runkel bu kitabında, çocukla iletişimimizde şiddetin öne çıkmasının asıl nedeninin iletişimsizlikten kaynaklandığını belirterek bunu nasıl aşabileceğimiz konusunda kimi öneriler sunuyor.

Runkel, mucizevi reçeteler sunmaktan öte, bu gergin zamanda kendimize nasıl odaklanacağımızı ve böylece iletişim sorunlarımızı nasıl çözebileceğimizi anlatıyor.

Yazar bu amaçla bir dizi öneri sunuyor ve bu öneriler, sadece çocukla ilişkimiz için değil, genel olarak başkalarıyla iletişimimizdeki sorunları da çözebilecek türden.

  • Künye: Hal Edward Runkel – Bağırmayan Anne Baba Olmak, çeviren: Ebrar Güldemler, Aganta Kitap, eğitim, 184 sayfa

Betül İpşirli Argıt – Harem-i Hümayun Cariyeleri (2017)

Osmanlı sarayında cariyeler, bitimsiz bir ilgiye mazhar olan konulardan. Yerli ve yabancı tarihçiler kadar okurlar da, bir gizem bulutuyla sarmalanmış Osmanlı haremine meraklıdır.

Betül İpşirli Argıt da bu dikkat çekici çalışmasında, harem kadınlarına bu sefer farklı bir pencereden, sarayın himaye ilişkileri çerçevesinden bakıyor.

Argıt, himaye ilişkilerinin Harem-i Humayun’la sınırlı kalmayarak, kadınların saraydan çıkmalarından sonraki süreçte de nasıl devam ettiğini ayrıntılı bir şekilde izliyor.

Kitap, haremden çıkan kadınların sarayla ilişkilerinin tümüyle sona ermediğini, tam tersine bu kadınların ağırlıklı olarak yönetici zümre ve özellikle de Enderun mensuplarıyla evlenerek sarayla irtibatlarını koparmadıklarını gözler önüne seriyor.

  • Himaye ilişkilerinin saray ve kadınlar açısından anlamı neydi?
  • Bu himaye ilişkileri, saray müessesesinin ve siyasi mekanizmanın işleyişi konusunda bize neler söyler?
  • Saraydan çıkan cariyeler, sarayla toplum arasında ne gibi ilişkilerin kurulmasına aracılık ediyordu?

Bu sorulara tatmin edici yanıtlan sunan çalışma, saraylı kadınları merkeze alarak onların deneyimlerini, kişisel dünyalarını, yaşam şartlarını ve toplumsal statülerini açıklığa kavuşturuyor.

  • Künye: Betül İpşirli Argıt – Harem-i Hümayun Cariyeleri, Kitap Yayınevi, tarih, 372 sayfa

Kolektif – Dünyanın Teni: Merleau-Ponty Felsefesi Üzerine İncelemeler (2017)

Maurice Merleau-Ponty, Kıta Avrupası felsefesinin en zengin alanlarından estetik, ontoloji, çevre etiği ve feminist felsefeye özgün ve eleştirel katkılar sunmuş bir düşünür.

İlk baskısı 2001’de yapılan, şimdi de güncellenmiş basımıyla yeniden yayımlanan bu çalışma da, Türkiyeli okur için Merleau-Ponty’nin düşüncesinin serimleyen, düşünür hakkında kapsamlı bir çalışma.

Kitap ilk yayımlandığında hem akademide Merleau-Ponty’ye ilgiyi artırmış hem de sanat çevrelerinde yeniden yorumlanmıştı.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Merleau-Ponty’nin ‘Algının Fenomenolojisi’ ve ‘Görünür ve Görünmez’ gibi iki temel metninden yola çıkarak:

  • Algı sorunsalı,
  • Kuramsal bilgi,
  • Algısal deneyim,
  • Başkası ve aşkınlık,
  • Cogito,
  • Algısal inanç,
  • Zamansallık düşüncesi ve düşüncenin zamansallığı,
  • İkilik,
  • Ten,
  • Tepegöz
  • Ve Tin gibi, Merleau-Ponty düşüncesinin öne çıkan konu ve kavramlarını yoğunlaşıyor.

Kitapta yazıları bulunan isimler ise şöyle:

Erdem Gökyaran, Ömer Aygün, Merve Rümeysa Tapınç, Gülcevahir Şahin Granade, Zeynep Savaşçın ve Emre Şan.

  • Künye: Kolektif – Dünyanın Teni: Merleau-Ponty Felsefesi Üzerine İncelemeler, hazırlayan: Zeynep Direk, Metis Yayınları, felsefe, 264 sayfa

Okan Okumuş – Yaşasın Sırt Çantası (2014)

Şu ana kadar elliden fazla ülke gezmiş, Latin Amerika ve Uzakdoğu tutkunu Okan Okumuş ‘Yaşasın Sırt Çantası’nda, gezi tutkunları için seyahatlerine nereden ve nasıl başlayacakları konusunda nitelikli bir rehber sunuyor.

Okumuş, gezinin planlanmasından ulaşım imkânlarının kullanımına, rota belirlemeden konaklamaya, seyahat esnasında ihmal edilmemesi gerekenlerden etik bir seyahatin ne anlama geldiğine kadar pek çok konuyu ele alıyor.

“Gezginin hikâyesi henüz yaşadığı yerde başlar.” diyen yazar, turist değil gezgin olmaya, gezmenin ne anlama geldiğine ve gezginliğin faydalarına dair fikirlerini de okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Okan Okumuş – Yaşasın Sırt Çantası, Kolektif Kitap, gezi, 222 sayfa

Leonard Smith – Kaos (2014)

Oxford’daki Pembroke College’te matematik dersleri veren Leonard Smith, bazen gözle görülemeyecek kadar küçük değişikliklerin geleceğin biçimlenmesinde başat bir etkiye sahip olup olmadığıyla ilgilenen kaos bilimini kapsamlı bir bakışla açıklıyor.

Kaosa ilişkin ne, nerede ve nasıl sorularını yanıtlayan Smith, kaosun ortaya çıkışını, determinizm ve rastlantısallığı, matematiksel ve fiziksel fraktalları, matematiksel modellerde kaosu, belirsizliğin dinamiğinin hesaplanmasını, istatistik ve kaosu, kaosun tahminlerimizi kısıtlayıp kısıtlamadığını, farklı kaotik modelleri ve felsefenin kaos konusuna yaklaşımını anlatıyor.

  • Künye: Leonard Smith – Kaos, çeviren: Hakan Gür, Dost Kitabevi, bilim, 230 sayfa

Arthur Conan Doyle – Korku Vadisi (2014)

Arthur Conan Doyle’un ‘Korku Vadisi’nin elimizdeki uyarlaması, çizgiroman tutkunlarını sevindirecek türden.

Hikâye, Sherlock Holmes’un davetli olduğu bir evde karşılaştığı kötü bir sürprizle açılır.

Dedektifin Sussex’te konuk olduğu Birlstone Malikânesi’nde, Amerikalı John Douglas feci bir cinayete kurban gitmiştir.

Scotland Yard’ın çaresiz kaldığı bu süreçte, devreye Holmes ile sadık yardımcısı Dr. Watson girecektir.Holmes’un kendine has dehası ile Dr. Watson’ın muazzam kabiliyeti bir araya gelince, İngiltere’den ABD’nin taşrasına, Korku Vadisi’nden mason örgütlenmelerine uzanan büyük gizemin perdesi de yavaş yavaş aralanacaktır.

  • Künye: Arthur Conan Doyle – Korku Vadisi, çizer: I. N. J. Culbard, uyarlama: Ian Edginton, çeviren: Kutlukhan Kutlu, NTV Yayınları, çizgiroman, 128 sayfa

Hulûsi Turgut – Sabri Ülker’in Hayat Hikâyesi (2014)

Hulûsi Turgut, Kırım’dan Türkiye’ye göç eden bir ailenin çocuğu olup ağabeyinin kurmuş olduğu küçük bir dükkândan Ülker gibi dünya çapında dev bir markayı ortaya çıkaran Sabri Ülker’in hayatını anlatıyor.

Yazar, 1920’de Kırım’da dünyaya gelen ve 2012 yılında 92 yaşında hayata veda eden Sabri Ülker’in ailesinin 93 Harbi, Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi’yle şekillenen tarihini, Sabri Ülker’in çocukluk ve eğitim yıllarını, Sabri Ülker’in iş dünyasına adım atışını, 2. Dünya Savaşı’nın zorlu yıllarında, ilkel bir makine ve üç işçiyle yola çıkan Ülker’in dünya çapında bir şirket haline gelişini ele alıyor.

  • Künye: Hulûsi Turgut – Sabri Ülker’in Hayat Hikâyesi, Doğan Kitap, biyografi, 731 sayfa

Ellen Meiksins Wood – Sermaye İmparatorluğu (2014)

Ellen Meiksins Wood, Oya Köymen’in yetkin çevirisiyle Türkçeye kazandırılan ‘Sermaye İmparatorluğu’nda, Doğu-Batı ekseninde tarihsel bir gezintiye çıkarak yeni ve eski emperyalizmin özgüllüklerini ortaya çıkarıyor.

Wood’un ayrıntıcı bakışının en iyi örneği diyebileceğimiz kitapta tartışılan kimi konular şöyle:

  • Kapitalizmde iktisadi ve siyasi güç arasındaki ilişkilerin dönüşümü,
  • Kapitalizmin iktisadi zorunluluklarının genişlemesi,
  • İngiltere’nin egemenliğinin İrlanda’ya ve denizaşırı Amerika’ya yayılması,
  • Tarihte Arap, Çin, Hollanda ve Roma gibi uygarlıklarda emperyalist güç ilişkileri,
  • Günümüzün ABD egemenliğindeki “küreselleşme” ve bu yeni emperyalizmin doğurduğu sonsuz savaş döngüsü.

Künye: Ellen Meiksins Wood – Sermaye İmparatorluğu, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, inceleme, 190 sayfa