Rafael de Nogales – Osmanlı Ordusunda Dört Yıl (2008)

  • OSMANLI ORDUSUNDA DÖRT YIL, Rafael de Nogales, çeviren: Vedii İlmen, Yaba Yayınları, anı, 301 sayfa

Tam adıyla Rafael de Nogales Mendez, 1914 yılında, V. Mehmed’in 1. Dünya Savaşı’na katılan Osmanlı ordusunda savaşmak üzere Sofya’dan İstanbul’a hareket etti. Nogales’in, 1924 yılında Buenos Aires’te bir Alman yayınevinde basılan bu kitabı da, kendisinin Osmanlı ordusunda bulunduğu 1915-1919 arasındaki anılarından oluşuyor. Nogales’in anılarının eksiksiz Türkçe’ye çevrilmesiyle önem arz eden kitap, yazarının mizahi üslubu, güçlü dili ve en çok da sıra dışı deneyimleriyle dikkat çekiyor. Dönem hakkında en çok başvurulan kaynaklardan biri olan anılar, Nogales’in yaşadığı maceralar kadar, birkaçına tanık olduğu Ermeni kıyımlarına dair gözlemleriyle de öne çıkıyor.

Behruz Celali (haz.) – Furuğ: Sonsuz Gün Batımında (2014)

  • FURUĞ: SONSUZ GÜN BATIMINDA, hazırlayan: Behruz Celali, çeviren: Kenan Karabulut, Telos Yayıncılık, edebiyat, 253 sayfa

‘Sonsuz Gün Batımında’, “keşke bir güvercin olsaydım, bu dünya sevmek için çok küçük” diyen İranlı şair Furuğ Ferruzhad’ın mektuplarını, yazılarını ve kendisiyle yapılmış söyleri bir araya getiriyor. Kitap, Behruz Celali’nin, Ferruhzad’ın hayatı ve şiirini ayrıntılı bir bakışla ele aldığı bir makaleyle açılıyor. Devamında Ahmet Şamlu ve Sohrap Sipehri gibi İranlı şairlerin, Ferruhzad’ın ölümüne merziye niteliğindeki şiirleri ile Ferruhzad’ın babası, kardeşi ve dostlarına yazmış olduğu mektuplara yer veriliyor. Kitapta, Ferruhzad’ın 1956’da Avrupa’ya yaptığı yolculuğun izlenimleri, hatıraları, yazı ve söyleşileri de bulunuyor.

Todd Strasser – Dalga (2014)

  • DALGA, Todd Strasser, çeviren: Dilek Berilgen Cenkçiler, APRIL Yayıncılık, roman, 154 sayfa

Todd Strasser, ilgi çekici romanı ‘Dalga’da, bir lise sınıfında gerçekleştirilen kötücül bir deneyin çığırından çıkarak neredeyse öğrencilerin tümünü ele geçiren bir yıkıcılıkla sonuçlanışını anlatıyor. Lisede tarih öğretmenliği yapan Ben Ross, öğrencileri üzerinde bir deney yapar. Deneyin amacı, Yahudi soykırımını yaratan Nazi Almanya’sını yeniden canlandırmaktır. Deney icabı öğrencileri manipüle eden Ross, onların içindeki korkunç yıkıcılığı yüzeye çıkaracaktır.

Elise Broach – Şaheser (2014)

  • ŞAHESER, Elise Broach, çeviren: Cihangir Çırak, Martı Yayınları, genç romanı, 320 sayfa

Elise Broach, gençlik romanı ‘Şaheser’de, bir sanat hırsızlığını engellemeye çalışan James ile Böcek Marvin’in maceralarını anlatıyor. Maharetli böcek Marvin, doğum gününde James’e kendi elleriyle yaptığı bir resim hediye eder. Resim, Albrecht Dürer’in bir eserine şaşırtıcı derecede benzemesiyle, sanat hırsızlarının dikkatini çeker. Hırsızlar, Marvin’in resmini, Dürer’in gerçek yapıtıyla değiştirmek ister, tabii kahramanlarımız da, bunun önüne geçmeye çalışır. Ödüllü bir gençlik romanı…

Eray Emin Aydemir – Şeytanın Notaları (2014)

Eray Emin Aydemir ‘Şeytanın Notaları’nda, 1999 Gölcük-Yalova depreminden itibaren Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen satanizm gerçeğini araştırıyor.

Bilindiği gibi depremden hemen sonra, Şehriban Coşkunfırat isimli genç kadın, kendilerini satanist olarak tanımlayan üç kişi tarafından acımasızca öldürülmüştü.

Aydemir’in kitabı, ülkede infial yaratan söz konusu cinayeti eksen alarak, kökenleri Orta Çağ’a uzanan satanizm anlayışını, satanizmin modernizmle birlikte nasıl dönüştüğünü, Şeytan Kilisesi’nin kurucusu Anton Lavey’in çalışmalarını ve heavy metal müziğin neden satanist bir tür olarak algılandığını açıklıyor.

  • Künye: Eray Emin Aydemir – Şeytanın Notaları, Cinius Yayınları, inceleme, 132 sayfa

Şahin Filiz – İslam Felsefesinde Mistik Bilginin Yeri (2014)

  • İSLAM FELSEFESİNDE MİSTİK BİLGİNİN YERİ, Şahin Filiz, Say Yayınları, inceleme, 384 sayfa

Felsefe tarihi alanında uzman Şahin Filiz ‘İslam Felsefesinde Mistik Bilginin Yeri’nde, İslam’ın tasavvufi bilgi teorisini geniş bir düşünsel alanda gezinerek irdeliyor. Filiz, üç bölümden oluşan kitabında ilk olarak, genel olarak bilgi fenomenini ve felsefe tarihinde bu problemi ele alan başlıca bilgi ekollerini sistematik tarzda inceliyor; sensualist, empirist rasyonalist ve sezgici yaklaşımların bilgi anlayışlarına odaklanıyor. Devamında, tasavvufi bilginin bilhassa kendi iç ve dış imkânlarını felsefi açıdan ele alan yazar, bunu da Descartes, Kant, Bergson ve Russell gibi pek çok düşünürün fikirlerini tartışarak yapıyor.

Dallas Hartwig ve Melissa Hartwig – Can Boğazdan Gelir (2014)

  • CAN BOĞAZDAN GELİR, Dallas Hartwig ve Melissa Hartwig, çeviren: Türkan Çolak, Hera Yayınları, sağlık, 367 sayfa

‘Can Boğazdan Gelir’, birçoğumuzun gıdalarla olan sağlıksız ilişkisini ele alıyor ve beslenme alışkanlığımızı, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan iyileştirebilme özelliğine sahip doğal yiyeceklerle düzenlememiz konusunda önerilerde bulunuyor. Yazarların otuz gün süren, “SAĞLIKLI30” adını verdikleri programları, esasen sporcuların performans hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlayan beslenmeyle ilgili esaslar üzerine kurulmuş. Kitapta, gıdaların hormon sağlığı, beyin ve sindirim sistemi üzerindeki etkileri ele alınıyor; daha sağlıklı gıdaların ne şekilde tüketilebileceği, kapsamlı bir öğün planı eşliğinde sunuluyor.

Ahu Özyurt – Gece Görüşü (2014)

  • GECE GÖRÜŞÜ, Ahu Özyurt, GOA Yayınları, medya, 192 sayfa

‘Gece Görüşü’, yirmi yılı aşkın bir zamandır gazetecilik yapan ve önemli haberlere imza atmış Ahu Özyurt’un mesleğini icra ederken tanık olduğu olayları barındırıyor. Özyurt burada, gazeteciliğe başladığı yılları, dış haberler servisinin kendine has işleyişini, Milliyet ve CNN Türk’ün Washington temsilcisi oluşunu, dünyanın yönetildiği Beyaz Saray’a dair gözlemlerini, Roma’da Abdullah Öcalan’ın peşinde geçirdiği üç ayı, Kıbrıs’ta yaşanan Bayrak krizini ve Tahran, Erbil, Singapur, Kudüs, Gazze, Kopenhag ve Diyarbakır’da haber peşinde koşarken yaşadıklarını anlatıyor. Özyurt, köşe yazılarından yaptığı bir seçkiyi de sunuyor.

Bilge Karasu – Şiir Çevirileri (2014)

Bilindiği gibi Bilge Karasu, İngilizce ve İspanyolca’dan şiir çevirileri de yapmıştı.

İşte uzun çabalarla ortaya konan elimizdeki çalışma, yazarın 1950’li ve 1960’lı yıllarda yapmış olduğu, Gustavo Adolfo Bécquer, Federico Garcia Lorca, Ezra Pound, William Shakespeare, T. S. Eliot, B. Rajan ve Srinivas Rayaprol’un şiir çevirilerini bir araya getiriyor.

Karasu’nun, Lorca’nın ‘Kayıt Düşürün’ şiirinden yaptığı çeviri şöyle:

“Öldüğümde gömün beni

Meydanın kumlarına

Yanımdaki sazımla.

 

Öldüğümde,

Portakallarla

Naneler arasında.

 

Öldüğümde, isterseniz,

Bir fırıldakla beni

Savuruverin havaya.

 

Öldükten sonra!”

  • Künye: Bilge Karasu – Şiir Çevirileri, hazırlayan: Tunç Tayanç, Metis Yayınları, şiir, 106 sayfa, 2014

Jenny March – Klasik Mitler (2014)

  • KLASİK MİTLER, Jenny March, çeviren: Semih Lim, İletişim Yayınları, mitoloji, 565 sayfa

Jenny March, rehber kitabı ‘Klasik Mitler’de, Eski Yunanistan ve Roma’nın pek çok efsanesine yer veriyor. Evrenin yaratılışı ve tanrıların doğuşunu anlatarak çalışmasına başlayan March, “Altın Post Macerası”, “İo ve Argos”, “Yiğitler ve Canavarlar”, “Thebai”, “Troya Savaşı”, “Herakles”, “Odysseus’un Yurduna Dönüşü” ve “Tehlikeli Kadınlar” gibi destanları kronolojik bir şekilde sunuyor. Mitleri sunmakla yetinmeyip, bunların ortaya çıktığı tarihsel koşulları da irdeleyen March, Olymposlu tanrı ve tanrıçaları, Yunan hanedanı Deukalion soyunun kökenlerini araştırıyor. Kitapta, aşk ve ölüm üzerine ilham verici sekiz mit de sunuluyor.