Stelyo Kuloğlu – Postaneye Asla Yalnız Gitme (2007)

  • POSTANEYE ASLA YALNIZ GİTME, Stelyo Kuloğlu, çeviren: Sona Özzakar, Kanat Kitap, roman, 303 sayfa

postaneye-asla-gitme

Yunanistanlı yazar Stelyo Kuloğlu’nun ‘Postaneye Asla Yalnız Gitme’ adlı romanı, perestroika dönemi Rusya’sını hikâye ediyor. Kuloğlu’nun Moskova’da uzun yıllar muhabirlik yaptığı zamanlara dair deneyimleriyle oluşturduğu roman, gerçekçi gözlemleriyle öne çıkıyor diyebiliriz. Komünist yönetimin nasıl yıkıldığı ve bundan sonraki değişimler, romanın asıl olay örgüsünü oluşturuyor. Kitabın ilgi çekiciliği, bu yıkılan dünyalara, çoğu da sıradan hayatlar yaşayan insanların gözünden bakması. Romanın Kuloğlu ile otobiyografik özellikler barındıran anlatıcısı, yaşanan olağanüstü dönüşümü, “Birkaç saat içerisinde, McDonalds’ın önünde oluşan kuyruk, Lenin’in mozolesinin önündekinden çok daha uzundu. Ünlü bir talk şovcu, McDonalds’ın açılmasının Sovyetler Birliği’nde demokrasinin ilk işareti olduğunu belirtmişti,” cümlesiyle özetler.

Osman Özsoy – Kurtuluş Savaşı (2007)

  • KURTULUŞ SAVAŞI, Osman Özsoy, Timaş Yayıncılık, tarih, 511 sayfa

kurtulus-savasi

Osman Özsoy’un ‘Kurtuluş Savaşı’, 1918-1923 yılları arasında verilen bu önemli mücadeleyi, belgeler ve olaylara dayanarak anlatıyor. Özsoy’un 12 yıllık çalışmalarının ürünü olan kitap, ele aldığı konuyu kapsamlı işlemesiyle dikkat çekiyor. Osmanlı Arşiv belgeleri, Ankara’da TBMM’nin açılmasına müteakip tutulmaya başlanan TBMM Açık ve Gizli Celse Zabıtları ve son olarak da, ilgili ülkelerin olaylara ilişkin tutumlarını yansıtan bilgi ve belgeler, Özsoy’un çalışmasındaki başlıca arşiv kaynaklarını oluşturuyor. Bu arşiv kaynaklarının yanı sıra, konu hakkında kaleme alınmış yerli ve yabancı kaynaklara da çokça başvurulması, kitabı kapsamlı kılan etkenlerin başında geliyor.

Nasuh Mahruki – Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir (2007)

  • VATAN LAFLA DEĞİL EYLEMLE SEVİLİR, Nasuh Mahruki, Güncel Yayıncılık, anı, 688 sayfa

vatan-lafla-degil-eylemle

Nasuh Mahruki’nin ‘Vatan Lafla Değil Eylemle Sevilir’ isimli bu kitabı, tam açılımı ‘Arama Kurtarma Derneği’ olan AKUT’un kuruluş serüvenine ve zor dönemlerde yaptığı çalışmalara yer veriyor. Özellikle 1999 depreminde yaptığı çalışmalarla, geniş yığınların takdirini kazanan ve sivil toplum çalışmalarının en iyi örneklerinden biri olarak sunulan AKUT, depremden sonraki yıllarda da çok sayıda çalışmaya imza attı. Kitap, AKUT’un serüvenine yer verirken, Mahruki’nin bir başka profesyonel deneyimi olan dağcılığına, kendisinin kişisel dünyasının gelişimine de yer veriyor. AKUT kimliği çerçevesinde, Mahruki’nin düşünsel serüvenini izlemek için iyi bir fırsat.

Hakan Tahmaz – Şemdinli’den Ankara’ya Kürt Sorunu (2007)

  • ŞEMDİNLİ’DEN ANKARA’YA KÜRT SORUNU, Hakan Tahmaz, Agora Kitaplığı, siyaset, 255 sayfa

semdinliden-ankaraya-kurt-sorunu

Hakan Tahmaz, Kürt sorunu konusunda gelişme göstermenin, ancak ve ancak Türkiye’nin demokratikleşebilmesiyle mümkün olduğunu söylüyor. “Türkiye’nin demokratikleşmesinin ve Kürt sorununun çözümünün yolunu açacak kilit mesele, ordunun siyasal yaşam üzerindeki vesayetinin son bulmasını sağlamaktır,” diyen Tahmaz’ın kitabının birinci bölümü, iki yıllık sürece ilişkin bir değerlendirmeden oluşuyor. İkinci bölüm, Tahmaz’ın Kürt sorunu konusunda yayınlanmış makalelerinden ve üçüncü bölüm ise, konuya ilişkin yapılan toplantı ve konferansların sonuçlarından oluşuyor. Kitap, son zamanlarda yine yakıcı bir hale gelmeye başlayan soruna dair önemli saptamalar barındırıyor.

Maureen Dowd – Erkekler Gerekli mi? (2007)

  • ERKEKLER GEREKLİ Mİ?, Maureen Dowd, çeviren: Mahmut Tuna ve Zekiye Yaraş Meriç, Saga Yayınları, kadın, 320 sayfa

erkekler-gerekli-mi

Kadına yönelik baskıların azalmak yerine arttığı bu dönemde, bu sorunun çözümü konusunda önemli bir perspektif sunan feminist harekete daha bir dikkat kesilmemiz elzem. Maureen Dowd’un ‘Erkekler Gerekli mi?’ isimli kitabı da, feminist teoriyi yeniden canlandırma çabası olarak düşünülebilir. “Kadınlarla erkekler arasındaki karmaşık ilişkiler üçe ayrılır: Trajediler, komediler ve trajikomediler,” diyen Dowd, çok geniş bir çerçevede erkek-kadın ilişkilerinin günümüzde aldığı biçime odaklanıyor. Özellikle Dowd’un konu hakkında yaptığı göndermelerin, kitabı daha da ilgi çekici kıldığını söylemekte fayda var. Dowd’un çalışması, konu hakkında ileriye gitmenin, ancak geçmişi eleştirerek bugüne bakmakla mümkün olduğunu savunuyor.

Orhan Tüleylioğlu – Neden Öldürüldüler? (2007)

  • NEDEN ÖLDÜRÜLDÜLER?, Orhan Tüleylioğlu, um:ag Yayınları, siyaset, 359 sayfa

neden-oldurulduler

Orhan Tüleylioğlu ‘Neden Öldürüldüler?’ dizisinin bu ikinci kitabında, ülkenin acı veren gerçeklerinden birine, Türkiye’de siyasî cinayetlere kurban gitmiş gazeteciler konusuna kaldığı yerden devam ediyor. ‘Bu Kan Kurumaz’ isimli kitapta, Koray Doğan, Orhan Yavuz, Bedri Karafakioğlu, Akın Özdemir, Abdi İpekçi, Ümit Doğanay, Ümit Kaftancıoğlu ve Sevinç Özgüner gibi öldürülen gazeteciler ile Bahçelievler katliamı ve Kanlı Pazar gibi önemli olaylar anlatılıyor. Muzaffer İlhan Erdost’un, gazeteci cinayetleriyle ilgili bir yazısının da bulunduğu kitap, Türkiye’de benzer durumların bir daha yaşanmaması adına, bizi, sadece mesleklerini icra ettikleri için öldürülen gazetecileri unutmamaya davet ediyor.

Metin And – Minyatürlerle Osmanlı-İslam Mitologyası (2007)

  • MİNYATÜRLERLE OSMANLI-İSLAM MİTOLOGYASI, Metin And, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 487 sayfa

minyaturlerle-osmanli

Metin And’ın ‘Minyatürlerle Osmanlı-İslam Mitologyası’ isimli bu çalışmasının ilk baskısı 1998 yılında yapılmıştı. 60 yıldır Osmanlı tasvir sanatının minyatür dalıyla ilgilenen And’ın konuyla ilgili olarak şu ana kadar on kadar kitabı yayınlandı. And bu çalışmasında, Osmanlı tasvir sanatında dinî konularla ilgili kitaplar için yapılmış minyatürleri, Osmanlı, İslam ve mitoloji çerçevesinden inceliyor. And, kutsal sular, evrenin yaratılışı, ilk insan, mahşer ve ahiret, şeytanlar, cinler, melekler, burçlar ve gezegenler gibi dinî ve mitolojik konuları tasvir eden minyatürler üzerinden, Osmanlı İmparatorluğu ile İslam’ı kapsayan bir kültürel arkeoloji denemesine girişiyor.

 

Armand Mattelart ve Erik Neveu – Kültür İncelemelerine Giriş (2007)

  • KÜLTÜREL İNCELEMELERE GİRİŞ, Armand Mattelart ve Erik Neveu, çeviren: Hüsnü Dilli, Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 143 sayfa

kulturel-incelemelere-giris

1960’larda İngiltere’de ortaya çıkan kültürel araştırmalar, 20. yüzyılın sonlarında gittikçe önem kazanan bir disiplin haline geldi. Günümüzde de oldukça etkili olan bu araştırma akımı, akademik disiplinlerin sınırlamalarından kurtularak, kültür-toplum ilişkilerini toplumsal, tarihi ve siyasî bağlamında ele alır. Armand Mattelart ile Erik Neveu tarafından kaleme alınan bu çalışma, kültürel incelemeler akımının Avrupa’da ve özellikle de Fransa’da kat ettiği yolu gözler önüne sermeyi ve bundan sonra bu alanda ne gibi adımlar atılabileceğine dair sorular sormayı amaçlıyor. Kitap, akımın seyrini derli-toplu bir şekilde vermesiyle önemli.

Ahmet Murat – Kayıt Dışı Anılar (2007)

Ahmet Murat, uzun yıllar İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı başkanlığını yürüttü.

Kendisinin ‘Kayıt Dışı Anılar’ı ise, çocukluğunun ve ilk gençliğinin geçtiği İstanbul’a dair anılarından oluşuyor.

Burada, 1940-1950’lerin İstanbul’una, özellikle de Beşiktaş’a dair anlatımların olabildiğince detaylı oluşu, kitaba tarihi bir kaynak niteliği kazandırıyor.

1940’ların Beşiktaş’ı, neredeyse ev ev, dükkân dükkân, sokak sokak, zengin ayrıntılarıyla okuyucunun karşısına çıkıyor.

Kitap buradan yola çıkara, yazarın ilk ve ortaokul eğitimine ve oradan da İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarına uzanıyor.

Murat bu zaman aralığında, yaşadığı şehirle kesişen hayat hikâyesini, ilgi çekici ayrıntılarla sunuyor.

  • Künye: Ahmet Murat – Kayıt Dışı Anılar, Yapı Kredi Yayınları, anı, 273 sayfa, 2007

Aydoğan Koç – Gökyüzü Neden Başımıza Düşmüyor? (2007)

  • GÖKYÜZÜ NEDEN BAŞIMIZA DÜŞMÜYOR, Aydoğan Koç, çeviren: Nahit Ertongur, Koç Consulting Yayınları, bilim, 168 sayfa

gokyuzu-neden-basimiza-dusmuyor

Aydoğan Koç, uzay ve havacılık mühendisliği eğitimi görmüş ve alanında otorite kabul edilen bir isim. Koç’un bu kitabı da, havacılık ve uzay konusunda merak edilen soruları kolay ve anlaşılır bir şekilde cevaplamayı amaçlıyor. Herhangi bir mühendislik konusuna odaklanan kitaplar, çoğunlukla teknik bir dille yazılmalarından dolayı çoklukla genel okura hitap etmez. Koç’un çalışması ise, formüller ve karışık çizimlere yer vermemesi, basit bir anlatıma başvurmasıyla, teknik bilgisi olmayan okurlara da ziyadesiyle hitap edecek nitelikte.