Mahfi Eğilmez – Light Günlük (2007)

  • LIGTH GÜNLÜK, Mahfi Eğilmez, Remzi Kitabevi

light-gunluk

Mahfi Eğilmez’in ‘Light Günlük’ü, yayınlandığı 2000 yılında oldukça ilgi uyandırmıştı. Temelde bir popüler ekonomi kitabı olan bu çalışmasının ilgi çekmesinin başlıca nedeni, ekonomik olayların gündelik hayata birebir etkisini iyi kavrayabilmesiydi. Bunda, yazarın iktisat alanına yabancı olan okurlar için, zor anlaşılır kavramlardan özellikle imtina etmesinin de önemli bir etkisi vardı. Türkiye’de 1950’li yıllardan 2000’lere kadar oluşan gelişmeler ve Eğilmez’in bu gelişmelere gösterdiği refleksler çalışmanın gövdesini oluşturuyor. Eğilmez’in yazılarında en açık görünen nokta da, Türkiye’nin geçmişiyle bugünü arasında, ekonomik hataların sergilenmesi konusunda maalesef herhangi bir değişimin olmaması.

Askeri Öner – Anadolu’da Kızılca Halvet (2007)

  • ANADOLU’DA KIZILCA HALVET, Askeri Öner, Berfin Yayınları, roman, 542 sayfa

anadoluda-kizilca-halvet

‘Anadolu’da Kızılca Halvet’, Babai isyanını, isyanın tarihe geçmiş liderlerini ve dayandığı sosyal çevreyi hikâye eden bir roman. Askeri Öner bu romanını, 1989 Yunus Nadi Ödülü kazanmış senaryosundan yola çıkarak kaleme almış. Öner, Babai isyanını anlatırken, bu isyana neden olan çevresel faktörleri, isyanın daha sonraki Anadolu’ya miras bıraktıklarını da ihmal etmiyor. Burada Batı’da Haçlı ordularının İstanbul’u zapt etmesi ve Doğu’da da Moğol istilasının yarattığı büyük tehdit gibi tarihi gerçekler, tahmin edilebileceği gibi, romanın asıl gerilim unsurlarını oluşturuyor. Öner’in kurgusu için, konusunu Anadolu’dan alan tarihi romanların başarılı bir örneği denebilir.

Yaşar Seyman – Fırat’a Mektuplar (2007)

  • FIRAT’A MEKTUPLAR, Yaşar Seyman, Güncel Yayıncılık, mektup, 184 sayfa

firata-mektuplar

Yaşar Seyman’ın ‘Fırat’a Mektuplar’ı, askerlik yapan oğluna yazdığı gönderilmemiş mektuplardan oluşuyor. Bu mektuplarda, yaşamını dünyayı dönüştürmeye adamış kadınlar çıkıyor okurun karşısına. Clara Zetkin, Rosa Luxemburg, Maria Curie, Eleanor Roosevelt, Florence Nightingale, Indra Gandi, Joan Baez, Simon de Beauvoir, Golda Meir, Leyla Halid ve Nejla Said bu kadınlardan birkaçı. Türkiye’de kadın hakları ve sendikal mücadele alanında önde gelen isimlerden olan Seyman’ın mektupları; askerdeki oğlu Fırat’a duyduğu hasretle çerçevelenir ve yazarın anne yönünü merkeze alırken; aynı zamanda kendisinin kadın hakları savunucusu olarak bir portresini de çiziyor.

Kerim Sakızlı ve Donço Donçev – Fatemate: Sevgi ve Aşk (2007)

  • FATEMATE: SEVGİ VE AŞK, Kerim Sakızlı ve Donço Donçev, Arkabahçe Yayıncılık, çizgiroman, 88 sayfa

fatemate

‘Fatemate: Sevgi ve Aşk’ın yazarı Kerim Sakızlı. Kitabın resimleyeni ise Bulgar çizer Donço Donçev. Bu çalışma yazar ve çizerin ilk birliktelikleri değil, 2005 yılında Donço Donçev’in resimlerine Kerem Sakızlı şiirle eşlik etmiş ve bu çalışma, Bulgaristan’da Sofia Flarmoni galerisinde sergilenmişti. Adını İngilizce’deki kader arkadaşı kelimesinden alan, yazarların bu son ortak çalışması da, oldukça yetkin resimleri ve epik öyküsüyle dikkat çekiyor. İstanbul’da geçen öykü, bir aşk hikâyesi ile fedakâr bir baba ve kızı arasındaki sonsuz sevgiyi anlatıyor. Kitap, Türkiye’de bu türü basan yayınevi azlığı düşünüldüğünde, tarzın tutkunları için kaçırılmaz bir fırsat.

Jacques Attali – Geleceğin Kısa Tarihi (2007)

  • GELECEĞİN KISA TARİHİ, Jacques Attali, çeviren: Turhan Ilgaz, İmge Kitabevi, tarih, 329 sayfa

gelecegin-kisa-tarihi

Jacques Attali, hem politikacı, hem edebiyatçı hem de yeni teknolojiler alanında çalışan, çok yönlü bir isim. Attali’nin ‘Geleceğin Kısa Tarihi’ isimli bu çalışması da, bu çok yönlü uğraşlarının tümünden de yararlanıyor diyebiliriz. Yazar kitabında, gelecek elli yıl içinde, dünyada yaşanacak değişimlere odaklanıyor. Uluslar arasındaki ilişkiler; demografik sarsıntılar; halk hareketleri; emeğin geçireceği büyük dönüşümler; piyasanın yeni biçimleri; şiddet ve terörizmin alacağı yeni şekiller; iklimsel değişiklikler ve dinin artan etkisi, kitabın ilgi çeken kimi konuları. Buna şaşırtıcı teknik gelişmeleri de ekleyen yazar, bugünden oldukça farklı bir dünya tasavvur ediyor.

Turan Kaya – Küresel Isınma (2007)

  • KÜRESEL ISINMA, Turan Kaya, Ferman Yayınları, ekoloji, 320 sayfa

kuresel-isinma

Turan Kaya’nın ‘Küresel Isınması’, son zamanlarda gündeme gelen bu olgunun etkilerine ve bu konuda alınabilecek önlemlere odaklanıyor. Türkiye’nin sanayileşmesinden günümüze kadar, toprak su ve hava kirlenmelerinin nedenlerini açıklayan Kaya, bunun sonucunda oluşan çevre profilini de analiz ediyor. Kaya’ya göre, tarım, hayvancılık, balık, inşaat, turizm, lojistik hizmetler, bankacılık ve sigortacılık gibi sektörlere; sanayide üretim düşüklüğüne; her türlü açık ve kapalı alanlarda çalışan insanlara; hastanelere ve burada bulunan hayati önemdeki cihazlara; hasta, yaşlı ve çocuklara zarar vermesi, küresel ısınmanın Türkiye’deki başlıca etkileri. Yazar bu bağlamda, vatandaşlara, yöneticilere düşen görevlerin neler olduğunu açıklıyor.

David Kiley – Mükemmeli Sürüş (2007)

  • MÜKEMMELİ SÜRÜŞ, David Kiley, çeviren: Arzu Zümrüt Cingöz ve Tolga Alıcı, Ledo Yayıncılık, otomobil, 291 sayfa

mukemmeli-surus

David Kiley’in ‘Mükemmel Sürüş’ü, bir yönüyle otomobil devlerinden biri olan BMW’nin tarihi olarak okunabilir. Kiley, bu markanın tarihi boyunca yaptığı tartışmalı seçimlerden hareketle, firmanın bu seçimlerden nasıl başarıyla çıktığını anlatıyor. Aynı zamanda otomobil markasının tutkunlarından olan Kiley, markayı diğerlerinden ayıran en önemli unsurun özgünlük olduğunu söylüyor. Dolayısıyla kitap asıl olarak, piyasada kendi özgünlüğünü yaratan bir firmanın bunu nasıl sağladığıyla ilgileniyor. Kiley, BMW markasının doğuşundan, firmanın daha sonraki riskli fakat zafer getiren seçimlerini irdelerken, pazarda başarılı olabilmenin şartlarını da ortaya koymuş oluyor. Her araba firması sahibinin okuması gereken bir çalışma.

C. Canan Küçükeren – Karia Efsaneleri (2007)

  • KARİA EFSANELERİ, C. Canan Küçükeren, resimleyen: Güngör Kabakçıoğlu, Ekin Yayın Grubu, mitoloji, 144 sayfa

karia-efsaneleri

Arkeolog C. Canan Küçükeren’in ‘Karia Efsaneleri’, Didim, Milas, Bodrum, Dalyan, Güllük, Marmaris ve Datça’dan derlenmiş efsaneleri barındırıyor. Karia, bugünkü Aydın, Muğla ile Denizli’nin bir kısmı ve İzmir’in küçük bir kısmına yayılmış kentlerden oluşuyordu. Çalışmadan da görüleceği gibi, bu medeniyet, Antik Çağ’ın diğer büyük uygarlıklarında olduğu gibi çok sayıda efsane üretmiş. Kitapta efsanelerin yanında bir harita, Karia kentlerinin bugünkü yerleşimleri, efsanelerle ilgili açıklamalar, bir mini sözlük ve kaynakça da bulunuyor. Kitap, iyi resimleri ve kaliteli baskıyla, tarih ve mitoloji konularına meraklı okurlara önerilir.

Leyla Ağaçkoparan – Geri Vites Hayatlar (2007)

  • GERİ VİTES HAYATLAR, Leyla Ağaçkoparan, İletişim Yayınları, anı, 124 sayfa

geri-vites-hayatlar

Leyla Ağaçkoparan, Türkiye’nin ilk kadın ağır vasıta şoförü. ‘Geri Vites Hayatlar’, ambulanstan otobüse, TIR’dan tankere, çekiciden çöp kamyonuna kadar çok sayıda motorlu araç kullanan kendisinin ilginç anılarından, anekdotlarından oluşuyor. Kitabı dikkat çekici kılan başlıca husus, çoğunlukla erkeklerin egemenliğindeki ağır vasıta araçlarında çalışmış bir kadının, iş hayatı boyunca karşılaştığı zorlukları, bu araçlara karşı beslediği amansız tutkuyu ve kendini kadınlığından taviz vermeden kabul ettirme serüvenini ele almalarıdır diyebiliriz. Anılar, sadece bu mücadeleye odaklanmakla kalmayıp, şehir içi, şehirlerarası ve uluslararası yollarda geçen renkli bir hayatı anlatıyor.

Michel Foucault (ed.) – XIX. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti (2007)

  • XIX. YÜZYILDA BİR AİLE CİNAYETİ, editör: Michel Foucault, çeviren: Erdoğan Yıldırım ve Alev Özgüner, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 330 sayfa

xix-yuzyilda

XIX. yüzyılın Fransa’sında annesini, kız kardeşini ve erkek kardeşini öldüren Pierre Rivierè, hapishanedeyken hatıralarını kaleme almıştı. Dönemin Fransa’sında, bu cinayetleri işleyen Rivierè’in akıl hastası mı, yoksa bir canavar mı olduğu hararetli bir şekilde tartışılmış ama nihayetinde bir türlü ortak karara da varılamamıştı. İşte bu hatıralar, psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine araştırma yapmak amacıyla yola çıkan Foucault ve arkadaşlarının başlıca çalışma konusu olur. Kitap, Foucault’nun zayıfların, akıl hastalarının ve sapkınların hayatlarını anlamaya çalıştığı düşünsel yolculuğunun en önemli uğraklarından biri.