Deniz Banoğlu – Bir Şnitzel Lütfen (2008)

Deniz Banoğlu, 1930’lu yılların İstanbul’unda geçen ‘Bir Şnitzel Lütfen’de, İstanbul’un bir dönemine imzasını atmış bir lokantanın ve o lokantaya can veren ailenin öyküsünü anlatıyor.

Alman Lokantası’nı kuran Nunmacher ailesinin hayatı, trajik göçlerle şekillenmiştir.

Almanya’dan ayrılmak zorunda kalan aile, sırasıyla Fransa, Rusya, Arjantin, Meksika ve son olarak da İstanbul’da yaşar.

Alman baba ile Tatar anneden olma ailenin kızı Inge Nunmacher, göçlerinin İstanbul durağında, İstiklal Caddesi’nde şnitzeli ve birasıyla meşhur lokantalarını açar.

Banoğlu, bu lokantanın ve ailenin hikâyesini, bir kuşağın trajik göçü ve dönemin İstanbul’unun tasviriyle zenginleştiriyor.

  • Künye: Deniz Banoğlu – Bir Şnitzel Lütfen, Turkuvaz Kitap, roman, 195 sayfa

Nejdet Ertuğ – Osmanlı Döneminde İstanbul Hammalları (2008)

Nejdet Ertuğ, ‘Osmanlı Döneminde İstanbul Hammalları’nda, Osmanlı zamanında hamallık mesleğiyle iştigal edenlerin kökenlerini, geçim şekillerini, kurumsal örgütlenmelerini, çalışma biçimlerini ele alıyor ve arşivler üzerinden, dönemin toplumsal ilişkilerinin geniş bir fotoğrafını çekiyor.

Bilindiği gibi hamallar, hem Osmanlı toplumunda en kalabalık esnaf gruplarının başında gelmeleri hem de yaptıkları işle, şehrin sosyal yapısında önemli bir rol üstleniyordu.

Bu çalışma da, söz konusu ilişkiyi, Osmanlı’dan günümüze uzanan bir çizgide değerlendiriyor.

  • Künye: Nejdet Ertuğ – Osmanlı Döneminde İstanbul Hammalları, Timaş Yayınları, tarih, 366 sayfa

Philippe Corcuff – Siyasetin Büyük Düşünürleri (2008)

Philippe Corcuff, Lyon Siyasal Çalışmalar Enstitüsü’nde sosyoloji ve siyaset felsefesi dersleri veriyor.

Corcuff’nun bu kitabı da, günümüzdeki sorunlara, büyük siyaset düşünürlerinin mirası çerçevesinden bakıyor.

Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde antropolojiler ile siyaset felsefeleri arasındaki ilişkiler sorunu; ikinci bölümde tahakküm eleştirileri ile adalet kuramları arasındaki ilişkiler ve son bölümde de, evrensel temellerden dayanak alan siyaset felsefeleri ile bunları yapısöküme uğratan “post-modern” felsefeler arasındaki ilişki ele alınıyor.

Künye: Philippe Corcuff – Siyasetin Büyük Düşünürleri, çeviren: Aziz Ufuk Kılıç, Versus Kitap, siyaset, 149 sayfa

Ayhan Kaya ve Ferhat Kentel – Belçika Türkleri (2008)

Nitelikli bir göç çalışması olan ‘Belçika Türkleri’, Belçika toplumu ve Belçika Türkleri arasındaki etkileşim sürecini inceliyor ve göçmen topluluklarının yaşadıkları toplumun kural, norm, düzenleme, siyasal ve toplumsal yaşantısına uyma biçimlerine ve sürecine odaklanıyor.

Belçika’da yaşayan Türk kökenli toplulukların, Türkiye’nin AB üyeliği sürecini güçlü bir biçimde desteklediği ön kabulüyle hareket eden çalışma, söz konusu topluluğun Türkiye-AB ilişkilerine dair sosyal, siyasal ve kültürel söylemlerini inceliyor.

Kitap “Euro Türkler” üzerinden, göç ve göçmenlik olgusunu tartışıyor.

  • Künye: Ayhan Kaya ve Ferhat Kentel – Belçika Türkleri, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 220 sayfa

Fausto Zonaro – Abdülhamid’in Hükümdarlığında Yirmi Yıl (2008)

İtalyan ressam Fausto Zonaro, bilindiği gibi, 1891 yılında İstanbul’a gelmiş ve II. Abdülhamid tarafından 1896 yılında Saray Ressamı olarak görevlendirilmişti.

Padişahın Akaretler’de kendisine tahsis ettiği büyük evde atölyesini kuran Zonaro, burada açtığı daimi sergiyle uzun yıllar yerli ve yabancı ziyaretçilere ev sahipliği yaptı.

Padişah devrildikten sonra unvanını kaybeden Zonaro, ülkesine dönmüş, 1924 yılında da anılarını kaleme almıştı.

İşte sanatçının Türkiye’de yaşadıklarının önemli bir halkasını oluşturan bu kitapta, Zonaro’nun İstanbul’a gelişi, burada kaldığı yıllar boyunca yaşadıkları ve tarihsel tanıklıkları yer alıyor.

  • Künye: Fausto Zonaro – Abdülhamid’in Hükümdarlığında Yirmi Yıl, çeviren: Turan Alptekin ve Lotto Romano, Yapı Kredi Yayınları, anı, 384 sayfa

Mustafa Duman – Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası (2008)

2008, Nasreddin Hoca’nın 800. doğum yıldönümü.

Mustafa Duman’ın uzun yıllar üzerinde çalışarak tamamladığı bu kitapta da, Nasreddin Hoca’nın biyografisi ile 857’si Türkiye’deki yazılı ve sözlü kaynaklardan, 698’i ise Türkiye dışından derlenen 1555 Nasreddin Hoca fıkrası yer alıyor.

Dolayısıyla çalışma, Nasreddin Hoca kaynak kitabı niteliğinde.

Ayrıca eserde, Nasreddin Hoca hakkında yeni bilgiler ve kaynakların bulunduğunu da belirtmekte fayda var.

Bugüne kadar yayımlanan Nasreddin Hoca kitapları içerisinde en çok fıkra içeren kitap olma özelliğini taşıyan eserdeki ilklerden biri de, ‘Menâkıb-ı Nasreddin Efendi’ isimli yazmanın metnini de barındırıyor olması.

  • Künye: Mustafa Duman – Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası, Heyamola Yayınları, mizah, 672 sayfa

George Johnson – Bilim Tarihindeki En Güzel 10 Deney (2008)

New York Times gazetesinin bilim yazarı George Johnson, ‘Bilim Tarihindeki En Güzel 10 Deney’de, bilimin altın yıllarında yapılan ve dünyanın geleceğini şekillendiren en önemli deneyleri anlatıyor.

Johnson özellikle, bilimin geniş ekip ve ekipmanlar kullanmasından önce, tek başlarına ev tipi deneylerle bilimin önünü açan isimlere odaklanıyor.

Newton’ın gökkuşağı, Pavlov’un köpekleri, Galile’nin düşen vücutları, Michelson’un Morley deneyi ve Antoine-Laurent de Lavoisier’nin oksijenin bir element olduğunu kanıtlaması, kitapta anlatılan deneylerden birkaçı.

Johnson her bölümde, deneyin detaylarını ve bilim adamının hikâyesini de açıklıyor.

  • Künye: George Johnson – Bilim Tarihindeki En Güzel 10 Deney, çeviren: Serhat Ataman, Mikado Yayınları, bilim, 162 sayfa

Ahmet Haşim – Paris, Frankfurt… yahut Hiç! (2008)

Bir ilk olma özelliği taşıyan ‘Paris, Frankfurt… yahut Hiç!’, Ahmet Haşim’in Paris ve Frankfurt’a yapmış olduğu gezilere dair izlenimlerini bir araya getiriyor.

Şairin, bu gezilere dair izlenimleri, muhtelif kitaplarında kendilerine yer bulmalarına rağmen, yazık ki şu ana kadar, üç gezisi de tek bir kitapta toplanmamıştı.

Ahmet Haşim, 1928 ve 1929’da Paris’i, 1932 yılında da Frankfurt’u ziyaret etti.

İşte şairin, gezdiği yerlerden ufak ayrıntılar ve farklı imgeler toplayarak kaleme aldığı yazıları, bu deneyimi özgün bir üslupla tasvir ediyor.

Haşim’in, Avrupa’yı bir şairin gözü ve duygularıyla bakışı ve tasvir edişi ise, metni özgün kılan unsurların başında geliyor.

  • Künye: Ahmet Haşim – Paris, Frankfurt… yahut Hiç!, yayına hazırlayan: Serdar Soydan, Notos Kitap, gezi, 115 sayfa

A. Nevzad Odyakmaz ve Necla Odyakmaz Acar – İletişim Sözlüğü (2008)

Şair ve araştırmacı yazar A. Nevzad Odyakmaz ile Necla Odyakmaz Acar’ın birlikte hazırladığı ‘İletişim Sözlüğü’nde, geniş bir kavram dağarcığına sahip iletişim alanı kapsamlı bir şekilde açıklanıyor.

İletişim, kuşkusuz, toplumsal işlevlerinin yanı sıra, bireyler arası ilişkilerin yürütülebilmesinde ve bireyin sosyal-kültürel gelişimine katkıda bulunmada önemli bir işleve sahip.

Alanla ilgili değişimlerin yoğunluğu düşünüldüğünde de, konuyla ilgili kavramların açıklanması elzem bir nitelik kazanıyor.

İşte bu sözlükte, iletişimin değişik evrelerini kapsayan temel kavramları açıklanıyor.

Sözlük bu yönüyle, alana dair bilgilenmek isteyen okurlara hitap ediyor diyebiliriz.

  • Künye: A. Nevzad Odyakmaz ve Necla Odyakmaz Acar – İletişim Sözlüğü, Babil Yayınları, sözlük, 125 sayfa

Halit Ziya Uşaklıgil – İhtiyar Dost (2008)

Halit Ziya Uşaklıgil’in ‘İhtiyar Dost’unda, çoğunluğu meşrutiyet döneminde geçen yirmi iki öykü bulunuyor.

Uşaklıgil’in, bizzat yazarın konumunu da simgeleyen ihtiyar dostu ise, tecrübesiyle sorunları irdeleyip çözümler gösteren bir bilge karakter olarak okurun karşısına çıkıyor.

Burada yer alan öykülerde, birçok sosyo-kültürel meseleye değiniliyor ve özellikle müzik eğitimi ve kalkınma konularına geniş yer veriliyor.

Aynı zamanda makale özellikleri de bulunan bu öykülerde, ölüm cezası, Batı müziği ve eğitimi, devletin sorumlulukları, gençliğin üstüne düşen görevler, iç borçlanma, yabancı müdahalesi ve kuşaklar arası ilişkiler gibi konular işleniyor.

  • Künye: Halit Ziya Uşaklıgil – İhtiyar Dost, yayına hazırlayan: Muhammet Gür, Özgür Yayınları, öykü, 170 sayfa