Enis Batur – Doğu-Batı Divanı (2008)

Enis Batur’un ‘Doğu-Batı Divanı’, kendisinin ‘Gri’, ‘Seferî’, ‘Alaca’ ve ‘Barok’ ismini verdiği dört divanını bir araya getiriyor.

Batur’un 1985-1996 yılları arasında yazdığı şiirler, dramatik yönleriyle öne çıkıyor.

İlk divandaki ‘Bekleyiş’ şiiri şöyle:

“Cehennem kimdir demiştiniz?

Keder kuşlarını ben de gördüm

flütün ucundan bir oraya bir buraya

evet, biliyorum, her şey benim düşgücümün

şeyi, nasıl söylenebilir, bu kelimeler

böyledir işte: Tam tutacakken…

 

Yağmur yürüyüşüne çıkmıştık o gün,

unutmam ben ayrıntıları, kimdi

hatırlamıyorum tabi, ne önemi olabilir

isimlerin, evet yüzünü de getiremiyorum

gözümün önüne, eylüldü, eylüllerden

biri, cehennem kimdir diyordunuz?”

  • Künye: Enis Batur – Doğu-Batı Divanı, Kırmızı Yayınları, şiir, 2 Cilt, 315 sayfa

Mehmet Coral – Ateşin Gelini Gâvur İzmir (2008)

Daha önce de aynı konuya eğildiği bir kitabıyla hatırlanacak Mehmet Coral ‘Ateşin Gelini Gâvur İzmir’de, Kurtuluş Savaşı’nı kazanan Türk ordusunun İzmir’e girişinden kısa bir sonra şehrin ateşe verilmesinin izini sürüyor.

Kaliteli baskısı ve görsel zenginliğiyle dikkat çeken kitabında Coral, 20. yüzyılın başındaki İzmir’le başlayıp, Kurtuluş Savaşı esnasında Yunan ordusunun geri çekilmesinin ardından başlayan ve hâlâ tartışılan yangının sorumlularını araştırıyor.

Coral, Türk ordusunun İzmir’e girişinden sonra, 13 Eylül 1922’de başlayarak şehrin dörtte üçünü yok eden yangında Türklerin, Ermenilerin ve Rumların nasıl bir rol üstlendiğini belgelere dayanarak anlatıyor.

  • Künye: Mehmet Coral – Ateşin Gelini Gâvur İzmir, Doğan Kitap, tarih, 305 sayfa

Alan Palmer – Bir Çöküşün Yeni Tarihi (2008)

Alan Palmer’ın ‘Bir Çöküşün Yeni Tarihi’ isimli bu çalışması, Osmanlı İmparatorluğu’nun son 300 yılını kapsayan gerileme ve çöküş dönemini anlatıyor.

Yedi cihana hükmeden, muhteşem bir güce ve sağlam bir iktidara sahip Osmanlı, son dönemlerinde ise, Avrupa’nın hasta adamı durumuna geldi.

Palmer çalışmasında, hem imparatorluğu çöküşe götüren son 300 yılındaki ayrıntılara odaklanıyor hem de o dönemin Osmanlı İmparatorlarını zaafları ve erdemleri gibi insani yönleriyle ele alıyor.

Kitap, bu dönemi tarafsız ve dışarıdan bir gözle değerlendirmesiyle konuya dair değerli bir kaynak; kolay okunabilir olmasıyla da, uzman olmayan okurlara da hitap edecek nitelikte.

  • Künye: Alan Palmer – Bir Çöküşün Yeni Tarihi, çeviren: Belkıs Çorakçı Dişbudak, Turkuvaz Kitap, tarih, 351 sayfa

Zeki Tez – Fiziğin Kültürel Tarihi (2008)

Zeki Tez, ‘Fiziğin Kültürel Tarihi’nde, ağırlıklı olarak modern çağ öncesi fiziğinin kültürel tarihini veriyor.

Daha önce de ‘Matematiğin Kültürel Tarihi’ ve ‘Mekanik Oyuncaklar Tarihi’ gibi aydınlatıcı çalışmalarıyla hatırlanacak Tez’in kitabında, Eskiçağ’dan günümüze fiziğin nasıl bir gelişme kaydettiği, keşifler ve buluşların bu bilimin gelişmesine ne gibi katkılarda bulunduğu ve bu alana yıllarını vermiş bilim insanlarının yaşam öyküleri yer alıyor.

Tüm bu gelişmeleri, bilim tarihindeki önemli sıçramalar eşliğinde aktaran kitap, lise dönemlerinde kimi öğrencilerin korkulu rüyası olan fiziğin kültürel ve sosyal tarihini anlaşılabilir bir dille vermesiyle öne çıkıyor.

  • Künye: Zeki Tez – Fiziğin Kültürel Tarihi, Doruk Yayınları, tarih, 301 sayfa

Aydın Ulun – Kod Adı Blitz (2008)

Aydın Ulun ‘Kod Adı Blitz’de, Soğuk Savaş döneminde farklı istihbarat örgütlerinde istihbarat çalışmaları yapmış Hüseyin Yıldırım’ın hayatını ve maceralarını anlatıyor.

Yıldırım, 1964 yılında Almanya’ya göç ettikten sonra CIA için görev yapmaya başlamıştı.

Fakat bu görevinin yanı sıra, ABD’ye ait bilgileri KGB ve STASI’yle de paylaşmıştı.

Yıldırım ardından deşifre olmuş, 1989 yılında yakalanarak idamla yargılanmış, müebbet hapse mahkum olmuş ve nihayet 2003 yılında da serbest bırakılmıştı.

Ulun’un röportajlarla oluşturduğu çalışma, Yıldırım’ın istihbarat faaliyetlerini ve Soğuk Savaş’a dair anlatımlarını barındırıyor.

  • Künye: Aydın Ulun – Kod Adı Blitz, Doğan Kitap, biyografi, 139 sayfa

Marie-Carmen Smyrnelis (der.) – İzmir: 1830-1930 (2008)

İzmir, 1922 yılındaki yakılışından önce, Osmanlı’nın en parlak şehirlerinden biriydi.

Yangından önce şehir, Ortodoks ve Katolik Hıristiyanların, Yahudilerin ve Müslümanların bir arada yaşadığı, Avrupa’ya doğrudan açılan bir ticaret şehriydi.

İşte Marie-Carmen Smyrnelis’in derlediği elimizdeki kitap, Osmanlı’nın bu önemli liman kentinin daha çok yangından önceki dönemine odaklanan yazıları bir araya getiriyor.

Bir dönem “Doğu’nun küçük Paris’i” olarak tanımlanan İzmir’deki ortak yaşam; ticaret ve deniz yollarının şehre kazandırdıkları; şehrin modern ve kozmopolit yapısı, savaşla beraber yaşanan kopmalar, kitaptaki yazıların odaklandığı konularından.

  • Künye: Kolektif – İzmir: 1830-1930, derleyen: Marie-Carmen Smyrnelis, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, tarih, 280 sayfa

Michael Connelly – Unutulan Sesler (2008)

Çok satan polisiye-gerilim yazarı Michael Connelly ‘Unutulan Sesler’de, bazı cinayetleri engelleyebilecekken önemli bir ayrıntıyı unuttuğu için bunu beceremeyen dedektif karakteri Harry Bosch’un yaşadığı vicdan azabını anlatıyor.

Marie Gesto adında bir kız kaçırılır ve kızı bulma görevi de Bosch’a verilir.

Şimdi aradan on üç yıl geçmiş ve kızın izi bulunamadığı için dosya kapanmıştır.

Fakat günün birinde, bir katil Marie Gesto cinayeti de dâhil birçok cinayeti işlediğini itiraf eder.

Bosch bu durumda, Gesto’nun kaybolduğu on üç yıl önce önemli bir ipucunu kaçırdığını, bu nedenle de Gesto’dan sonra işlenen dokuz cinayetin önlenebileceğini acıyla fark edecektir.

  • Künye: Michael Connelly – Unutulan Sesler, çeviren: Canan Kim, Altın Kitaplar, roman, 431 sayfa

Ricki Ostrov – Cilt Sorunlarına Çözümler (2008)

Ricki Ostrov’un ‘Cilt Sorunlarına Çözümler’i, sağlık durumunun aynası vazifesini gören cildin nasıl korunabileceğini anlatıyor.

Birinci bölümde, cildin yapısı ve işlevi açıklanıyor ve yaşam tarzıyla ilgili etkenler ile çevresel koşulların cilt sağlığı üzerindeki etkilerine yer veriliyor.

İkinci bölümde, bebeklikten yaşlılığa ciltte oluşan değişiklikler; üçüncü bölümde cilt türünü belirlenme yolları ile deriye uygun tedaviler açıklanıyor.

Dördüncü bölümde en yaygın cilt hastalıklarından bazıları ve beşinci bölümde de pigmentasyon sorunları anlatılıyor.

Kitabın son bölümde de, güneşin cilt üzerindeki etkileri ve bunlardan korunma yolları anlatılıyor.

  • Künye: Ricki Ostrov – Cilt Sorunlarına Çözümler, çeviren: Esra Davutoğlu, Arkadaş Yayınevi, sağlık, 112 sayfa

Bernard Weber – Biz Tanrılar (2008)

Fransız edebiyatçı Bernard Weber, bilindiği üzere ‘Ölüm Kaşifleri’ ve ‘Melekler İmparatorluğu’ romanlarının da yazarı.

Weber’in dinden ve mitolojiden beslenen bu romanı ise bir okuldaki Tanrı adaylarının başından geçenleri hikâye ediyor.

Olympus dağında kurulmuş Tanrılar Okulu’nda, öğretmen olarak da Yunan mitolojisinin on iki tanrısı görev alır ve okulda eğitim gören 144 öğrenciye, insanları nasıl yönetebileceklerini öğretmeye çalışır.

Fakat bu “ilahi” dünya, okulda yaşanan ilginç olaylar nedeniyle maceralı günler yaşamaya başlar.

Zira öğrencilerden biri arkadaşını öldürmeye çalışırken bir diğeri Afrodit’e âşık olacak ve böylece okuldaki düzen alt üst olacaktır.

  • Künye: Bernard Weber – Biz Tanrılar, çeviren: Neslihan Burcu Akdağ, Galata Yayınları, roman, 364 sayfa

Nikita Lalwani – Dâhi (2008)

Nikita Lalwani, ‘Dâhi’ isimli bu romanında, ailesiyle birlikte Hindistan’dan İngiltere’ye göç eden Rumi Vasi’nin dramını anlatıyor.

15 yaşında Oxford’da matematik öğrenmeye hak kazanan Vasi, bunun mutluluğuna tam anlamıyla varamaz.

Çünkü deha olduğu için arkadaşlarıyla yaşadığı yabancılaşma bir yana, ailesi de çocuklarının Batı ahlakı karşısında yozlaşacağına hükmederek ona baskı uygular.

Fakat gerekçesi ne olursa olsun, Vasi bu baskıya uzun süre dayanamayacak ve çevresinin boyunduruğuna karşı çıkarak bedeli ne olursa olsun özgürlükten yana tercih yapacaktır.

  • Künye: Nikita Lalwani – Dâhi, çeviren: Gökçe Ateş Aytuğ, İthaki Yayınları, roman, 327 sayfa