İnci Yakut – Sağlık İletişiminde Katılımın İşlevi (2008)

İnci Yakut, ‘Sağlık İletişiminde Katılımın İşlevi’nde, hasta ve hasta yakınlarının, hastane içindeki sağlık iletişimi ortamları ile olan ilişkisini ortaya koymaya çalışıyor.

Doktor ve hemşire gibi sağlık çalışanları ile hastaların ve hasta yakınlarının sağlıklı iletişimi, sağlık kuruluşlarındaki hizmet kalitesini belirleyen olmazsa olmaz koşullardan biri.

Yakut’un anket çalışmasına dayanan kitabı da, sağlık kurumlarındaki iletişim koşullarının, hasta ve hasta yakınlarının katılımına ne derece etkide bulunduğunu inceledikten sonra, bu katılımın mümkün mertebe sağlanabilmesi için sağlık kurumu çalışanlarına düşen sorumlulukları sıralıyor.

  • Künye: İnci Yakut – Sağlık İletişiminde Katılımın İşlevi, Umuttepe Yayınları, sağlık, 122 sayfa

Sema Erder ve Nihal İncioğlu – Türkiye’de Yerel Politikanın Yükselişi (2008)

İki yazarlı ‘Türkiye’de Yerel Politikanın Yükselişi’, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1984-2004 tarihleri arasındaki yirmi yıllık çalışmalarını, yerel politika ekseninde inceliyor.

Yazarlar, 1986-1987’de yapmış oldukları bir alan araştırması üzerinden, o dönem tüm dünyada gözlenen yerelleşme hareketlerini, bu belediye üzerinden izliyor.

Çalışmanın en dikkat çeken yanı, yirmi yıl içinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yerel yönetim ve yerel politika üretme anlamında ne denli değiştiğini gözler önüne sermesidir diyebiliriz.

Kitap, burada görevli kişilerin siyaset ve belediyecilik anlayışlarını da ele alarak, kapsamlı bir perspektif sunuyor.

  • Künye: Sema Erder ve Nihal İncioğlu – Türkiye’de Yerel Politikanın Yükselişi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 179 sayfa

Güney Gönenç – Hep Aranızda Olacağım (2008)

Güney Gönenç, ‘Hep Aranızda Olacağım’da, bilim tarihinin önemli bir fizikçisi olmasının yanı sıra, Nazilere karşı direnmiş Frédéric Joliot-Curie’nin yaşam öyküsünü anlatıyor.

Joliot-Curie, radyoaktiflik ve atom reaktörü de dâhil olmak üzere, birçok bilimsel buluşa imza atmış bir bilim insanı.

Kendisi bilim insanı olduğu kadar, toplumsal konulardaki duyarlılığıyla da bilinen özgün isimlerden biri.

Zira Joliot-Curie, Nazi işgali altındaki Fransa’da, Fransız Ulusal Direniş Cephesi’nin başkanlığını yapmış, savaştan sonra da Dünya Barış Konseyi’nin kurucusu ve Genel Başkanı olmuştu.

Gönenç’in çalışması da, bu bilim adamının hayatını ve çalışmalarını, oldukça anlaşılabilir bir üslupla aktarıyor.

  • Künye: Güney Gönenç – Hep Aranızda Olacağım, Yordam Kitap, biyografi, 238 sayfa

Henry James – Bir Başyapıtın Öyküsü (2008)

Henry James’in ‘Bir Başyapıtın Öyküsü’, yazarın dört öyküsünü bir araya getiriyor.

Kitaba adını veren öykü, sanatçı ruhlu karakterlerinin, New York’taki sanat çevrelerine dair izlenimlerini hikâye ediyor.

‘Son Derece Tuhaf Bir Durum’, iç savaşa gitmiş erkekler ile evlerinde kalmış kadınlar arasındaki ilişkileri,

‘Crawford’un Tutarlılığı’, Crawford isimli karakterinin genç ve güzel bir kadına âşık olması ve ardından terk edilmesini,

Ve ‘Uluslararası Bir Olay’ başlıklı son öykü ise New York’a seyahat için gelen iki İngiliz’in züppe, düşüncesiz tavırlarını hikâye ediyor.

  • Künye: Henry James – Bir Başyapıtın Öyküsü, çeviren: Dost Körpe, Can Yayınları, öykü, 226 sayfa

Ataol Behramoğlu – Aziz Nesin’li Anılar (2008)

Ataol Behramoğlu’nun, Aziz Nesin’in 5 Temmuz 1995’teki ölümünden kısa bir süre sonra yazdığı ‘Aziz Nesin’li Anılar’, Türkiye edebiyatının bu büyük ismine dair önemli ayrıntılar barındırıyor.

Behramoğlu, “en çok sevdiğim ve en çok çatıştığım yazar” dediği Aziz Nesin’le, 1984 yılından itibaren başlayan mektuplaşmalarını, okuduğu ilk Nesin kitabını, düşünsel kimliğinin oluşumuna Nesin’in ne gibi katkılarda bulunduğunu ve Nesin’in ölümüne kadar süren ilişkilerini, kendisine gönderilen mektuplardan alıntılarla da harmanlayarak sunuyor.

Behramoğlu’nun anıları, Aziz Nesin’e dair ilginç bazı biyografik ayrıntıları da okurlara sunmasıyla ilgi çekiyor.

  • Künye: Ataol Behramoğlu – Aziz Nesin’li Anılar, Evrensel Yayınları, anı, 104 sayfa

Lisa St Aubin de Teran – Otto (2008)

Lisa St Aubin de Teran, ‘Otto’ isimli bu romanında, Castro’nun danışmanlığını yapan, Salvador Allende’nin yakın arkadaşı Venezuelalı devrimci ve gerilla komutanı Oswaldo Barreto Miliani’nin hayat hikâyesini anlatıyor.

Her ne kadar pek tanınmasa da, kod adı Otto olan Miliani’nin, Güney Amerika tarihinde önemli bir yeri var.

Teran’ın kurgusunu ilgi çekici kılan başlıca yön, Miliani’nin siyasi rolünün yanı sıra, kişisel dünyasından ayrıntılar da sunmasıdır diyebiliriz.

Miliani’nin nasıl önemli bir devrimci figür haline geldiği, İran’daki Kürt ayaklanmalarından birinin öncüsü bir kadınla tanışması ve ardından evliliği, romanda ilgi çeken ayrıntılardan birkaçı.

  • Künye: Lisa St Aubin de Teran – Otto, çeviren: Silya Zengilli, Dharma Yayınları, roman, 574 sayfa

Gültekin Emre – Yitik Kent Ankara (2008)

Şair Gültekin Emre, ‘Yitik Kent Ankara’da, Türkiye’nin başkentinin monografisini sunuyor ve bunu yaparken de, hayatının bu şehirle iç içe geçen bir çetelesini tutuyor.

Emre’nin Ankara’yla bağı, 1956-1980 zaman aralığını kapsıyor.

1980’den sonra Ankara’yla yolları ayrılan Emre, daha sonra hep bu şehirle buluşmayı, onunla yolunun kesişmesini beklemiş.

Kitabın adına ve içeriğine de sinen yitikliğin başlıca nedeni bu.

Emre, Ankara’nın çocukluğunda top oynadığı arsalarını; çoğu yanan, yıkılan ya da düğün salonuna dönüşen sinemalarını; caddelerini, sokaklarını ve meydanlarını; Ankara’daki öğrenciliğini, yürüyüşleri, gösterileri ve tabi insanlarını, buruk bir tebessümle hatırlıyor.

  • Künye: Gültekin Emre – Yitik Kent Ankara, Heyamola Yayınları, şehir, 430 sayfa

Bilge Umar – Phrygia (2008)

Bilge Umar’ın ‘Bir Tarihsel Coğrafya Araştırması ve Gezi Rehberi’ alt başlığıyla yayınlanan rehber niteliğindeki ‘Phrygia’sı, bölgeyi tarihi, turistik ve arkeolojik yönleriyle kapsamlı bir biçimde anlatıyor.

Kitabın ilk bölümü, Phrygia üzerine genel bilgilerden oluşuyor.

Bu bölümde, bölgenin çok sayıda tarihi kaynakta ne şekilde yer aldığının izi sürülüyor.

Çalışmada ikinci ve son bölüm, Phrygia’nın kentlerine ve kalıntılarına odaklanıyor.

Phrygia’nın güneyi, kuzeyi, batısı ve doğusunun sınırlarının nerede bitip nerede başladığı ve Denizli, Gölhisar, Çivril, Dinar, Uşak, Afyon ve Kütahya gibi, bölgenin kalıntılarının yer aldığı alanlar, bu bölümde ayrıntılı olarak ele alınıyor.

  • Künye: Bilge Umar – Phrygia, İnkılap Kitabevi, arkeoloji, 350 sayfa

Arthur C. Clarke ve Mike McQuay – Deprem (2008)

İki yazarlı ‘Deprem’, deprem tahmini konusunda önemli bir teori geliştiren Lewis Crane’i ve onun depremle olan trajik ilişkisini hikâye ediyor.

Crane, 1994 Los Angeles depreminde tüm ailesini kaybetmiştir.

Sadece bu acısı nedeniyle deprem uzmanı olmaya karar veren Crane, aradan geçen süre içinde dünyanın en önemli sismologlarından biri olmuştur.

Deprem tahmini konusunda çok önemli bir teori geliştiren Crane, çok yakın zamanda 10 Richter büyüklüğünde bir deprem olacağını tespit eder.

Fakat kahramanımızın teorisi, bu dünyayı yöneten dev şirketlerin hesaplarını bozacaktır ve şimdi bunlar ile Crane arasında büyük bir kovalamaca yaşanmaya başlar.

  • Künye: Arthur C. Clarke ve Mike McQuay – Deprem, çeviren: Ali Seval ve Emre Yerlikhan, Resif Yayıncılık, roman, 351 sayfa

A. Metin Akpınar – Maganda (2008)

Türkiyeliler, her maç kazanılmasında, her düğünde, her gösteride, kısacası her “coşkunluk” anında, maganda tabir edilen kimselerin havaya ateş açarak insanların yaralanmasına veya ölmesine sebep olmasına yabancı değil.

İşte Metin Akpınar’ın ‘Maganda’sı da, gün geçtikçe daha da içinden çıkılmaz bir soruna dönüşen bu durumu hikâye ediyor.

Akpınar’ın kurgusu, silah taşıyanlara, bunu her fırsatta kullananlara karşı savaşan Yakup ve arkadaşlarının hikâyesini verirken, aynı zamanda bu topraklardaki erkek aklının silah çılgınlığını ve toplumun silahı “namus” simgesi olarak algılayışını da eleştiriyor.

  • Künye: A. Metin Akpınar – Maganda, Berfin Yayınları, roman, 332 sayfa