Nijat Özön – Sinema Sanatına Giriş (2008)

Usta sinema tarihçisi Nijat Özön’ün, ‘Sinema Sanatına Giriş’i, sinema konusunda, gerek öğrenciler ve gerekse bu alanla henüz yeni yeni ilgilenmeye başlayan okurlar için, kapsamlı ve pratik bir rehber niteliğinde.

Özön’ün temel konuları ayrıntıcı bir bakışla işleyen çalışması, sinemanın yüzyıllık tarihinden edindiği deneyimleri ve bir sanat olarak sinemanın temel öğelerini anlatıyor.

Kitapta, sinemanın tarihi, dili, gereçleri, teknik olanakları, görüntü ve öğeleri, yönetmen, oyuncu, türleri ve film okuma gibi, sinemaya dair akla gelebilecek birçok konu yer alıyor.

Özön’ün çalışmasının sonunda, sinema alanına özgü kavramların açıklamalarına yer veren bir sözlük de bulunuyor.

  • Künye: Nijat Özön – Sinema Sanatına Giriş, Agora Kitaplığı, sinema, 308 sayfa

James C. Scott – Devlet Gibi Görmek (2008)

James C. Scott, alt başlığı ‘İnsanlık Durumunu Geliştirmeye Yönelik Projeler Nasıl Başarısız Oldu?’ olan bu kitabında, yüksek modernizmin doğası gereği barındırdığı tehditlere ve yaratmış olduğu tahribatlara odaklanıyor.

Yazar, yüksek modernizmi, kalıcı soyadlarının, nüfus ve kadastro kayıtlarının yaratılmasıyla, ağırlık ve ölçü birimlerinin, dilin standartlaşmasıyla kendini dayattığını ve bunun toplum mühendisliğiyle de doruğuna ulaştığını söylüyor.

Sovyet kamulaştırması, Çin’deki Büyük Atılım ve Tanzanya’daki zorunlu yerleşikleştirme, Scott’ın tartıştığı toplum mühendisliğine, yani “geliştirmeye” yönelik devlet projelerine birkaç örnek.

  • Künye: James C. Scott – Devlet Gibi Görmek, çeviren: Nil Erdoğan, Versus Kitap, sosyoloji, 666 sayfa

Koçi Bey – Koçi Bey Risaleleri (2008)

Enderun’da eğitim görmüş, bilim ve siyaset alanlarında bilgili ve zamanının seçkin isimlerinden Koçi Bey, IV. Murad’a ve I. İbrahim’e sunduğu risaleleriyle ünlüdür.

Bu risalelerden IV. Murad’a sunulanı, devlet idaresi ve saltanat işlerindeki sorunlara, geçmişteki örneklere dayanarak tedbirler sunarken, I. İbrahim’e sunulan risale ise Osmanlı devlet teşkilatına dairdir.

Risalelerde, padişahın çeşitli hallerde nasıl hareket etmesi, vezirler ve kumandanlara nasıl emir vermesi, hatta ne gibi kelimeler kullanması gerektiğine kadar birçok ayrıntı yer alıyor.

İki risalenin yer aldığı kitabın sonunda bir sözlük, kaynakça, dizin ve eserin tıpkıbasımı yer alıyor.

  • Künye: Koçi Bey Risaleleri, yayına hazırlayan: Seda Çakmakcıoğlu, Kabalcı Yayınları, tarih, 320 sayfa

Halim Bahadır – Tuzağa Düşen Masumiyet (2008)

Halim Bahadır, son romanı ‘Tuzağa Düşen Masumiyet’te, Türkiye’nin acılı bir kuşağını, 1978’lileri hikâye ediyor.

Bu kuşağın mensuplarının nasıl insanlar olduğu, ne yaşadıkları, darbeden sonra hayata nasıl tutunabildikleri, romanın konusunu oluşturuyor.

Bahadır bu kuşağı, romanın başkişisi Hasan’ın hayatı çerçevesinden anlatıyor.

Türkiye’nin yakın geçmişinde, ABD’nin de dâhil olduğu darbe pazarlıkları, o dönemin devrimci kuşağının maruz kaldığı sonu gelmez işkenceler, birebir Hasan’ın gözlerinden, geçmişi anımsayışlarından okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Halim Bahadır – Tuzağa Düşen Masumiyet, Say Yayınları, roman, 228 sayfa

Mustafa Yılmazer – Kar ve Köpük (2008)

Mustafa Yılmazer, şiirleriyle olduğu kadar, Bob Dylan, Leonard Cohen ve Patti Smith’ten yaptığı çevirilerle de bilinir.

Yılmazer’in yeni şiirlerinden oluşan ‘Kar ve Köpük’te yer alan ‘Eğiliyor Üzerine Kent’ adlı şiir şöyle:

 

“Sinemalar dağılıyor

Yüzler daha geri gelmemiş

Bir sır söylemek ister gibi

Eğiliyor üzerine kent

 

Dönülüyor gerçeğe yenik bir ordu

Gibi yavaş yavaş. Ah çocuklara film

Seyrettirmemeli, bir kovboy bir savaş

Eğiliyor üzerine kent

 

Akıntıda sürüklenen gece / Tüm bozgun anlarını içine alacak kadar geniş

Karar anı sığmıyor ama

Eğiliyor üzerine kent

 

Neonlara ve farlara sığınanlar

Kuyuya daha düşmeden taş

Büyütmeden bir kırgınlığı

Eğiliyor üzerine kent”

  • Künye: Mustafa Yılmazer – Kar ve Köpük, De Ki Yayınları, şiir, 112 sayfa

Jeffrey Eugenides – Middlesex (2008)

Jeffrey Eugenides, ‘Middlesex’te, Osmanlı’nın son yıllarında, Bursa’dan Amerika’nın sanayi şehri Detroit’e göç eden bir ailenin seksen yıllık hikâyesini anlatıyor.

Eugenides, bu ailenin hikâyesini de aile üyelerinin vücutlarında yaşayan ve şimdi de son kuşaktan Calliope’nin bedeninde varlığını sürdüren bir genin gözünden anlatıyor.

Osmanlı dönemindeki Bursa, Kozahan, meyhaneler, türbeler; hayatlarının ikinci durağı Detroit’in otomotiv sanayindeki zor çalışma koşulları, içki yasağı ve yükselen yeni değerler, romanın başlıca konuları.

Baba tarafından, Bursalı bir Rum aileden gelen Eugenides’in bu romanıyla, 2003 yılı Pulitzer ödülü kazandığını da hatırlatalım.

  • Künye: Jeffrey Eugenides – Middlesex, çeviren: Solmaz Kâmuran, İnkılap Kitabevi, roman, 640 sayfa

Jean-Pierre Verdet – Gökyüzü, Düzen ve Karmaşa (2008)

Jean-Pierre Verdet, 1963 yılında Paris Gözlemevi’ne girdi.

Burada 1997 yılına kadar görev alan Verdet’nin, Güneş tacı, gezegenlerin kızılötesi ışınları ve gökbilim tarihi üstüne çalışmaları bulunuyor.

‘Gökyüzü, Düzen ve Karmaşa’, Verdet’nin bu deneyimini, oldukça akıcı ve eğlendirici bir anlatımla sunuyor.

Kitapta gezegenler, takımyıldızlar, masalsı tanrılar, kuyrukluyıldızlar, göktaşları, tutulmalar, kasırgalar, taşkınlar, gökkuşağı ve kuzey şafağı gibi birçok konu, zengin bir görsel malzeme eşliğinde sunuluyor.

Verdet, gökyüzünü bilimsel yönleriyle ele alırken, konu hakkındaki efsaneler ile mitolojilerden de yararlanıyor.

  • Künye: Jean-Pierre Verdet – Gökyüzü, Düzen ve Karmaşa, çeviren: Orçun Türkay, Yapı Kredi Yayınları, bilim, 159 sayfa

Liliane Maury – Piaget ve Çocuk (2008)

Lilian Maury, ‘Piaget ve Çocuk’ta, İsviçreli ünlü psikolog Jean Piaget’in teorileri üzerinden, çocuğun hazır bir dünya karşısındaki konumunu ve tutumunu, iletişim ve etkileşim sorunlarını ele alıyor.

Piaget, çocuğun gözleriyle iletişimi ve içerden dışarıya evreni anlatırken, bu büyüme adaylarının kendilerine has iletişim ve etkileşim süreçlerini anlamaya ve anlatmaya çalışmıştı.

Piaget yaptığı araştırmalar neticesinde, çocukta düşünce ile dil gelişiminin süreklilik içinde olmaktan çok, evrelerden ge­çerek oluştuğunu ve birey-çevre ilişkilerinde etkin bir şekilde yapılandığını saptamıştı.

Yine, çocuk zihniyetinin yetişki­nin zihniyetiyle hiçbir ilişkisinin olmadığını savunan Piaget, çocuğun mantığının kendine özgü olduğunu söyler.

Maury, Piaget’in bakış açısının günümüzdeki anlamını ele alırken, buna dair yorumlar ile eleştirilerin bir analizini sunuyor.

  • Künye: Liliane Maury – Piaget ve Çocuk, çeviren: Nurten Sarıca, De Ki Yayınları, eğitim, 118 sayfa

Kolektif – Esir Düşler Irmağı (2008)

Daha önce de hapishane öyküleri ile şiirlerini derleyen Aytekin Yılmaz ve PEN’in Hapisteki Yazarlar Komitesi üyeliğini sürdüren Müge İplikçi’nin hazırladığı ‘Esir Düşler Irmağı’, tutuklu ve hükümlü on yedi yazarın öykülerinden oluşuyor.

Öyküler, yazarların mahpusluk durumundan kaynaklı olarak hüzünlü bir üslup taşısalar da, metinlerin tümünde, yarına dair büyük bir umudun, iyimserliğin egemen olduğu görülüyor.

Mahpushanenin hayatlarına getirdiği dönüşümü hikâye eden yazarlar, “dışarıdaki” insanlara da, özgürlüğün ne denli önemli olduğunu hatırlatıyor.

Kitabın yazarları şöyle:

Nibel Genç, Nevzat Güngör, Kemal Güler, Naif Bal, Adalet Aktepe, Mehmet Salim, Ruşen Özkan, Ahmet Temiz, İsa Kaya, Veysel Avcı, Yavuz Kardaşlar, Mehmet Karakuş, Uğur Tuncer, Özgür Soylu, Rojbin Perişan, Nusret Yıldız ve Mehmet Taşdemir.

  • Künye: Kolektif – Esir Düşler Irmağı, hazırlayan: Aytekin Yılmaz ve Müge İplikçi, Mahsus Mahal Kitaplığı, öykü, 165 sayfa

Yevgeni Primakov – Politikanın Mayınlı Tarlası (2008)

Yevgeni Primakov’un anıları, Rus politik ve toplumsal yaşamının çok katmanlılığını göstermesiyle dikkat çekiyor.

Primakov, Rusya’da Dış İstihbarat Servisi Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi önemli görevler üstlendi.

Gorbaçov ve Yeltsin dönemlerinde görev almış bir siyasetçi olan Primakov, Sovyetler Birliği’nin dağılmasına; toparlanma sürecinde yaşananlara; Çeçenistan ve Balkanlar’daki sıkıntılara; Körfez Savaşı’nda Rusya’nın diplomatik faaliyetlerine; Ortadoğu’daki gelişmelere ve Soğuk Savaş’ın ardından gelen yeni dünyaya tanık olmuş bir isim.

Kitap, bu çalkantılı dönemi yaşayan bir siyasetçinin birebir tanıklığını sunmasıyla önemli bir tarihi belge niteliğinde.

  • Künye: Yevgeni Primakov – Politikanın Mayınlı Tarlası, çeviren: Fatma Arıkan, Selis Kitaplar, anı, 464 sayfa