Hans-Georg Gadamer – Hakikat ve Yöntem, 1. Cilt (2008)

Hans-Georg Gadamer’in ‘Hakikat ve Yöntem’i, 1960 yılında yayınlanmış olmasına ve Gadamer bundan sonra da birçok eser vermesine rağmen, düşünürün külliyatının en ünlü ve en önemli eseri olarak durmaya devam ediyor.

Kitabın Türkçeye çevirisi de, orijinal dili olan Almancadan yapılmış ve sağlıklı bir çeviri olması için de, İngilizce çevirisiyle karşılaştırılmış.

Gadamer, Türkçeye üç cilt halinde çevrilmesi düşünülen çalışmasının birinci cildinde, hakikat ve yöntem sorununu, sanatın ontolojisinde ve tarih düşüncesinde temellendirme denemesinde bulunuyor.

Kitabın bu birinci cildi, daha çok hakikat ve yöntem konusunda kavramsal bir çerçeve kuruyor.

  • Künye: Hans-Georg Gadamer – Hakikat ve Yöntem, 1. Cilt, çeviren: Hüsamettin Arslan ve İsmail Yavuzcan, Paradigma Yayıncılık, felsefe, 384 sayfa

Martin O’Brien – Jacquot ve Suyu Seven Katil (2008)‏

Martin O’Brien, ilaçla uyutup öldürdüğü kadınların çıplak cesetlerini sulara terk eden bir seri katili ve bu katilin peşindeki Jacquot’nun yaşadıklarını hikâye ediyor.

Katilin izini süren, Marsilya cinayet masası Başmüfettişi Daniel Jacquot’nun yolu, yeraltı dünyasının ürkütücü karakterleri ile dışardan sorunsuz görünen, fakat muazzam bir kirliliğin batağına saplanmış Marsilya’nın kaymak tabakasından karakterlerle kesişecektir.

Bu roman, polis müfettişi Jacquot’nun maceralarından oluşan serinin ilk kitabı.

  • Künye: Martin O’Brien – Jacquot ve Suyu Seven Katil, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Yapı Kredi Yayınları, roman, 513 sayfa

François Dosse – Ufalanmış Tarih (2008)

François Dosse, ‘Ufalanmış Tarih’te, Annales ekolünün tarih konusunda getirdiği yorumun, günümüzde hegemonik bir yapıya büründüğü eleştirisini sunuyor.

Batı’da iki dünya savaşı arasında, Fransa’da yayınlanan Annales dergisi, tarih biliminin ve yazımının geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasında etkili oldu.

Dosse, bu dergi ve derginin getirdiği tarih yazımı anlayışını masaya yatırıyor.

Yazar ayrıca, “tarihin tarihini” yazan Georges Duby, Emmanuel Le Roy Ladurie, Pierre Chaunu, Jean Bouvier, Marc Ferro ve Fernand Braudel gibi tarihçilerin hikâyesini de eleştirel bir gözle veriyor.

  • Künye: François Dosse – Ufalanmış Tarih, çeviren: Işık Ergüden, İş Kültür Yayınları, tarih, 282 sayfa

Özer Kanburoğlu – Mimari Fotoğraf (2008)

Özer Kanburoğlu, ‘Mimari Fotoğraf’ta, bu alanda çalışmalar yapacakların hangi malzemeleri hangi durumlarda ne şekilde kullanmaları gerektiğini ve karşılaşacakları olağanüstü durumlara karşı nasıl hareket edeceklerini anlatıyor.

Kitap, mimari fotoğrafçılığın tarihçesinden iç ve dış mekânlarda mimari fotoğraf çekimine kadar birçok konuyu alıyor.

Mimari fotoğraf çeken profesyonel fotoğrafçılara, mimarlara, bu konuda çalışan amatör fotoğrafçılara ve fotoğrafçılık ile mimarlık eğitimi alan öğrencilere çekimler konusunda öneriler sunan iyi bir kılavuz.

  • Künye: Özer Kanburoğlu – Mimari Fotoğraf, İnkılap Kitabevi, fotoğraf, 200 sayfa

Kolektif – Anne, Baba ve Çocuk Arasında (2008)

‘Anne, Baba ve Çocuk Arasında’, bebeklikten ergenliğe kadarki dönemde, çocuk eğitiminde uygulanacak yöntemlere yer veriyor.

Klinik psikolog ve çocuk terapisti yazarların çocukla iletişimi merkeze aldığı çalışmaları, anne babaları çocuklarıyla nasıl iletişim kuracakları konusunda aydınlatıyor.

Ebeveynlerin çocuklarını suçladığını, ayıpladığını, tehdit ettiğini, cezalandırdığını ve onlarla alay ettiğini söyleyen yazarlar, çoğu ebeveynin kelimelerin yıkıcı gücünden habersiz olduğunu savunuyor.

  • Künye: Anne, Baba Ve Çocuk Arasında, Haim G. Ginott, Alice Ginott ve W. Wallace Goddard, çeviren: Arzu Tüfekçi, Okuyan Us Yayınları,  psikoloji, 263 sayfa

Lionel Casson – Antik Çağda Seyahat (2008)

Antik çağ uzmanı Lionel Casson’ın, ‘Antik Çağda Seyahat’i, sosyal tarih türüne sağlam örneklerden biri.

Casson, antik çağda devlet görevlileri ve işadamlarının yanı sıra, turizm, sağlık ve eğlence amaçlarıyla seyahate çıkan insanların nerelere, hangi araçlarla ve nasıl yolculuk yaptıklarını inceliyor.

Kitap, turizm amaçlı seyahatlerin yanı sıra, antik dönemin müzeleri, rehberleri, gezi kitapları, hanları, barları, restoranları, fahişeleri ve festivalleri gibi çok sayıda konuyu da dikkat çeken anekdotlarla zenginleştirerek anlatıyor.

Casson’ın keyifli bir okuma vaat eden çalışması, turizm anlayışının çağlar boyu geçirdiği dönüşümü ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Antik Çağda Seyahat, Lionel Casson, çeviren: Nalan Özsoy, MB Yayınevi, tarih, 320 sayfa

Frédéric Beigbeder – Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim? (2008)

‘Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?’, Fransız yazar Frédéric Beigbeder’in ‘9.900’ romanındaki reklamcı başkahramanı Octave’ın yeniden okura göründüğü kitaplarından biri.

Octave bu sefer, bir model ajansı için çalışmaya başlar. Yapacağı iş de, dünyadaki güzel kadınların izini sürmesi ve sıradan kadınların olmak isteyeceği, örnek yüzler bulmaktır.

Hikâyenin mekânı, Octave’ın bu yeni işi için kadın yüzü bulmaya geldiği Moskova’dır.

Burada Lena adında bir kadına âşık olan Octave, verili ve dayatma güzellik anlayışının tüm kadınları tek tipleştirmekten, gençliği ve güzelliği sömürmekten başka bir anlama gelmediğini fark edecektir.

  • Künye: Pardon Nasıl Yardımcı Olabilirim?, Frédéric Beigbeder, çeviren: Mahmut Özışık, Doğan Kitap, roman, 199 sayfa

Rani Manicka – Bereket Ana (2008)

‘Bereket Ana’, Malezyalı Lakşmi’nin, ailesini koruma çabalarını hikâye ediyor.

Seylan’da yaşayan Lakşmi, henüz on altı yaşındayken, çok zengin ve çok iyi bir adam olduğu söylenen Ayah’la evlendirilir.

Kocasıyla beraber yaşamak için Malezya’ya gelen Lakşmi, söylenenin aksine Ayah’ın borç batağına gömülmüş yoksul bir memur olduğunu öğrenir.

Kısa sürede evin idaresini eline alan Lakşmi, tüm borçları öder.

Kocasıyla mutlu beraberlikleri de çifte altı çocuk armağan eder.

Fakat Lakşmi ve ailesinin bu güzel günleri, 2. Dünya Savaşı sırasında Japonların Malezya’yı işgal etmesiyle büyük bir trajediye dönüşecektir.

  • Künye: Bereket Ana, Rani Manicka, çeviren: Burcu Bingül, Literatür Yayıncılık, roman, 431 sayfa

Peter L. Berger ve Thomas Luckmann – Gerçekliğin Sosyal İnşası (2008)

Gerçekliğin sosyal inşasını, dışsallaştırma, nesnelleşme ve içselleştirme çerçevesinde değerlendiren bir çalışma.

Berger ve Luckmann, “Toplum, insani bir üründür, objektif bir realitedir ve insan da sosyal bir üründür,” diyor.

Yazarlar, bireylerin sosyal etkileşimle taşıdıkları sübjektif anlamların ve kendilerini dışsallaştırmalarıyla başlayan sosyal inşa sürecinin, faaliyetlerin rutinleşmesiyle objektif hale geldiğini, bir sonraki kuşak tarafından sosyalizasyon aracılığıyla içselleştirildiğini ve böylece tam anlamıyla bir sosyal dünya oluştuğunu savunuyor.

  • Künye: Gerçekliğin Sosyal İnşası: Bir Bilgi Sosyolojisi İncelemesi, Peter L. Berger ve Thomas Luckmann, çeviren: Vefa Saygın Öğütle, Paradigma Yayıncılık, sosyoloji, 289 sayfa

 

Sabri Üzer – Toprağın Sancısı (2008)

Sabri Üzer’in öykülerinden oluşan ‘Beş Oğlanın Anası’nın yanı sıra ‘Evlatlar’ adlı bir de oyunu bulunuyor.

Yazarın ‘Toprağın Sancısı’ isimli bu anı-romanı ise Türkiye tarihinin önemli duraklarından biri olan Köy Enstitüleri’ni anlatıyor.

Üzer, Köy Enstitüleri’nde öğrenci olarak bulunmuş biri olarak, bu kurumların ülkeye getirdiği büyük dönüşüme tanık olmuş.

Süzer, özellikle enstitülerin kapatılma sürecindeki karalamaları genç bir öğretmen olan Şükrü Bey’in gözünden anlattığı romanında, enstitülerin köylere götürdüğü eğitim ışığını, üretim ve imece anlayışını, günümüzdeki sorunların o dönemlerdeki izlerini ve toplumsal saplantıların enstitülerin kapatılış sürecindeki payını anlatıyor.

  • Künye: Toprağın Sancısı, Sabri Üzer, Logos Yayınları, anı-roman, 335 sayfa