Levent Köker – Demokrasi, Eleştiri ve Türkiye (2008)

Levent Köker, Türkiye’nin son derece hızlı gelişen sosyo-politik gündeminde, değişmeyen ana konuların başında gelen demokrasi sorununu çeşitli boyutlarıyla ele alıyor.

Kitap, Köker’in konu hakkında, 1984’ten beri kaleme aldığı yazılarının bir bölümünü barındırıyor.

Bu yazıların bir kısmı, ele aldığı konuyu siyaset teorisi bağlamında değerlendirirken, diğer kısmı da, demokrasinin Türkiye tecrübesine odaklanıyor.

Yazılar, liberal demokrasiye yönelik eleştirel bir yaklaşımı siyaset teorisi bağlamında sunarken, devlet ile siyaset anlayışının demokrasinin önüne koyduğu engelleri ve bunun nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Demokrasi, Eleştiri ve Türkiye, Levent Köker, Dipnot Yayınları, siyaset, 363 sayfa

Güldane Çolak ve Lâle Uçan – 2. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Basında Kadın Öncüler (2008)

2008, 2. Meşrutiyet’in 100. yıldönümü.

İki yazarlı bu değerli inceleme de, kadının 2. Meşrutiyet’le ivme kazanan sesini duyurma çabasını ve bu çabada önemli katkılara sahip isimlerin hikâyelerinden oluşuyor.

Uçağa binen ilk kadın Belkıs Şevket, ilk kadın doktor Safiye Ali, entelektüel kimliğiyle bilinen Nezihe Muhittin, kız çocuklarını okutma projelerinin öncüsü Nakiye Hanım, seyyar fotoğrafçı Muzaffer Hanım, Şair Nigar, Türkiye tiyatrosunun ilk kadın sanatçılarından Bedia Muvahhit, şair Şukûfe Nihal, Milli Mücadele’ye büyük katkıları olan ve Kara Fatma olarak bilinen Fatma Seher, kitapta hikâyeleri ve mücadeleleri anlatılan kadınlardan bazıları.

  • Künye: 2. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Basında Kadın Öncüler, Güldane Çolak ve Lâle Uçan, Heyamola Yayınları, inceleme, 248 sayfa

 

Jodi Picoult – Kız Kardeşim İçin (2008)

Jodi Picoult’ün ‘Kız Kardeşim İçin’ romanı, birinin iyiliği için, başka bir insanı acıya sürüklemenin ahlaki ve duygusal boyutlarını irdeliyor.

Kurgunun merkezinde yer alan karakterlerden Anna, ablası Kate’in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi ve ablasına ilik üretebilmesi için dünyaya getirilen, laboratuar ortamında genleri seçilen, tam anlamıyla özel üretim bir çocuktur.

On üç yaşına kadar birçok ameliyat, nakil ve operasyon geçiren Anna, günün birinde bu durumu sorgulamaya ve olanlara isyan etmeye başlar.

Fakat bu durum, ailesinin parçalanmasına, hatta ablası Kate’in hayatının tehlikeye girmesine neden olacaktır.

  • Künye: Kız Kardeşim İçin, Jodi Picoult, çeviren: Serkan Göktaş, APRIL Yayıncılık, roman, 448 sayfa

 

Antonia Felix – Condi: Condoleezza Rice’ın Hikâyesi (2008)

Antonia Felix’in ‘Condi’si, ABD’nin Ulusal Güvenlik danışmanlığından, Dışişleri Bakanlığı’na uzanan Condoleezza Rice’ın hayatını anlatıyor.

Felix’in çalışması, Rice’ın siyasal görüşlerinden çok, onun erkek egemen bir alanda, hükümetteki en nüfuzlu görevlerden birine getirilmesini sağlayan kişisel etkenlere odaklanıyor.

Rice’ın Birmingham’daki çocukluğu, ailesi, eğitim yılları ve kariyeri, kitabın omurgasını oluşturuyor.

Rice’ın müziğe ve Rusya’ya olan tutkusu ve 13-14 yaşlarında ani bir yön değişikliğiyle, müzikten politikaya geçişi, kitabın dikkat çekici bazı konuları.

  • Künye: Condi: Condoleezza Rice’ın Hikâyesi, Antonia Felix, çeviren: Öykü Coşkun, Elips Yayınları, biyografi, 197 sayfa

Ali Sami Alkış – Yedi Kandilli Avize (2008)

2007, Çanakkale Zaferi’nin 93. yıldönümüydü.

Ali Sami Alkış’ın ‘Yedi Kandilli Avize’si de, büyük yıkımlara neden olmuş bu savaşa katılmış ve savaşta hayatını kaybetmiş futbolcuların izini sürüyor.

Fenerbahçe’den Arif Emirzade, Halim, Kemal ve Neşet Beyler; Galatasaray’dan Hasnun Galip, Abdurrahman Robenson, Celal İbrahim ve Hüseyin Hasip Beyler; Beşiktaş’tan Kaptan Kazım, Muallim Sadi ve Dr. Mehmet Beyler, savaş esnasında hayatını kaybeden yetmiş futbolcudan yalnızca birkaçı.

Alkış’ın uzun soluklu çalışması, savaşa katılan, burada mücadele eden veya hayatını kaybeden futbolcuların yanı sıra, Türkiye’nin o dönemdeki futbol hayatının nitelikli bir fotoğrafını da çekiyor.

  • Künye: Yedi Kandilli Avize, Ali Sami Alkış, Yarımada Yayınları, tarih, 117 sayfa

Ahmet Şerif İzgören – Bir Türk Zabitinin Anıları (2008)‏

Ahmet Şerif İzgören’in ‘Bir Türk Zabitinin Anıları’ isimli bu kitabı, 1917 doğumlu Muhittin Ergüneş’in anılarından oluşuyor.

Padişah Vahdettin zamanında yaşamış, Atatürk’le göz göze gelmiş Ergüneş’in anılarında, 6-7 Eylül olayları, 2. Dünya Savaşı, Menemen olayı ve darbeler gibi, yakın tarihte büyük etkiler yaratmış olaylara dair tanıklıklar yer alıyor.

Ergüneş’in subay olmasından da kaynaklı olarak, Türkiye’nin neredeyse her tarafına gittiğini ve bunun da, kendisinin 1920’den günümüze uzanan anılarını gerçekçi ve zengin kıldığını belirtelim.

  • Künye: Bir Türk Zabitinin Anıları, Ahmet Şerif İzgören, İzgören Yayınları, anı, 117 sayfa

 

 

Ayşegül Kumsuoğlu – Süleyman Demirel (2008)

Ayşegül Komsuoğlu, Türkiye siyaset tarihinin önemli figürlerinden olan Süleyman Demirel’in, lider olarak etkinliğini ve sürekliliğini inceliyor.

Komsuoğlu bunu, Demirel’in temsil etme iddiasında olduğu kitle ile kurduğu iletişim üzerinden yapıyor.

Çalışmanın en dikkat çeken yönü de, Demirel’in siyasetini, sadece onun nevi şahsına münhasır söylemiyle değil, bu söylemini destekleyen, kendisini izleyen kitlenin ihtiyaçlarını karşılarken onlarla kurduğu duygusal bağı da göstermesi.

Türkiye’de siyasal liderlik konulu kitapların azlığı düşünüldüğünde, ayrıca önem kazanan bir çalışma.

  • Künye: Siyasal Yaşamda Bir Lider: Süleyman Demirel, Ayşegül Komsuoğlu, Bengi Yayınları, siyaset, 381 sayfa

Orhan Kurmuş – Emperyalizmin Türkiye’ye Girişi (2008)

Orhan Kurmuş’un elimizdeki çalışması, kendisinin İngiltere’de yıllar süren arşiv çalışmalarıyla elde ettiği bulguların ürünü.

Kurmuş kitabında, Türkiye’nin bugününü büyük ölçüde etkilemiş emperyalizme bağımlılığın tarihsel köklerine odaklanıyor.

Osmanlı tarihine dair önemli ayrıntılar barındıran kitap, İngiliz emperyalizminin Türkiye’ye girme sürecini, Türkiye’nin kapitalist gelişme sürecinin 1850-1913 arasındaki ilk döneminin ana hatları üzerinden ortaya çıkarmaya çalışıyor.

İngiliz şirketlerinin liman kenti olan İzmir ve Batı Anadolu’daki ticari etkinlikleri, doğrudan sermaye yatırımları ve bu yatırımlar bağlamında İzmir-Aydın demiryolunun ortaya çıkışı, kitapta ele alınan kimi dikkat çekici konular.

  • Künye: Emperyalizmin Türkiye’ye Girişi, Orhan Kurmuş, Yordam Kitap, iktisat tarihi, 303 sayfa

Oya Uysal – Kimselerin Akşamı (2008)‏

İlk şiiri 1968 yılında yayınlanan Oya Uysal, 1997 Ceyhun Atuf Kansu ile 1999 Cemal Süreya şiir ödüllerine de değer görülmüştü.

Uysal’ın kitaba adını veren şiirinden bir alıntı:

 

“Döndün yine, yeryüzünde kırık bir gülümseme, yorgun,

bakışlardaki hasetten gördün ve bildin işte,

zoruna gitse de gururdan ibaret ruhunun.

 

Şimdi sen adının ardında bir soru imi,

kibrinle çevrilmiş bahçende gezin

istenmeyeni oldun nasıl olsa herkesin.

 

Sen. Kimselerin akşamı,

kendi cehenneminden cennet yaratan ermiş.

Başını çevirip baksan

durup soluklanıyor gölgene yetişemeyen

sokak (…)”

  • Künye: Kimselerin Akşamı, Oya Uysal, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 59 sayfa

 

Maxime Chattam – Zamanın Kanı (2008)

Fransız polisiye roman yazarı Maxime Chattam’dan, iki farklı zamanı yaşayan kahramanlarının yaşadıklarını hikâye eden bir gerilim romanı.

Fransız Karşı Casusluk Örgütü (DST), Dr. Marion’a, anlaşılmaz bir nedenden dolayı yakın zamanda öleceğini bildirir. Marion bu nedenle Paris’ten ayrılmak ve ortadan kaybolmak zorundadır.

DST’nin adamları Dr. Marion’u, dini bir tarikatın yaşadığı Mont-Saint-Michel’e götürür. Fakat çok geçmeden, Dr. Marion burada da gözetlendiğini fark eder.

Bu tuhaf durumu çözmek için kolları sıvayan Dr. Marion, kendisini de bekleyen ölümün, 1928 yılında Kahire’de baş gösteren gizemli çocuk ölümleriyle çok benzer olduğunu, o zamanki çocuk ölümlerinin sebebinin ise ‘Binbir Gece Masalları’nda anlatılan korkunç Gûl olduğunu fark edecektir.

  • Künye: Zamanın Kanı, Maxime Chattam, çeviren: Ali Cevvat Akkoyunlu, Doğan Kitap, roman, 322 sayfa