Preston Hughes – Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Atatürkçülük (2009)

Preston Hughes, ilk baskısı 1992’de yapılan ‘Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Atatürkçülük’te, Atatürkçülüğün açık bir siyasi ideolojiye dönüşümünü ve bunun yanı sıra Türkiye’de laik demokrasinin kurumsallaşmasını inceliyor.

“Atatürkçülüğün Türkiye’deki demokratikleşme sürecinde pozitif ve negatif etkisi ne olmuştur?” sorusunun yanıtını arayan yazar, Türkiye’nin demokratikleşme çabasını ve bu süreçte karşılaştığı sorunları, Atatürkçülük kavramının bu süreçte üstlendiği rolü değerlendiriyor.

Son olarak belirtelim: Askeri görevli olarak Türkiye’de on üç yıl görev yapan Hughes, Türkiye’yi yakından tanıyan isimlerden.

  • Künye: Preston Hughes – Türkiye’nin Demokratikleşme Sürecinde Atatürkçülük, çeviren: Narin Özlem, Arkadaş Yayınevi, siyaset, 228 sayfa

Gustav Davidson – Melekler Sözlüğü (2009)

Gustav Davidson, Amerikan şiiri üzerine birçok çalışması bulunmasına karşın, daha çok ‘Melekler Sözlüğü’ ile ünlendi.

Davidson on beş yıl gibi uzun bir süre üzerinde çalıştığı ve alanının en yetkin kaynaklarından olan bu sözlüğünde, iyi ve kötü meleklerin yanı sıra, gözden düşmüş melekleri de anlatıyor.

Yazar, sözlüğünün başında da, meleklerin adları, iyi ve kötü melekler, meleklerin ödevleri ve güçleri, meleklerin sayısı, meleklerin dili, meleklerin ölümsüzlüğü, meleklerin bedeni ve cinsiyeti, meleklerin üremesi ve meleklerin mekânıyla ilgili konularda detaylı bilgiler veriyor.

Ananel’den Chafriel’e Peri’den Tir’e, Pişmanlık Meleği’nden Uykusuzluk Meleği’ne, meleklerin gizli yaşamından pek çok karakter burada.

Sözlüğün çok sayıda illüstrasyonla zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

  • Künye: Gustav Davidson – Melekler Sözlüğü, çeviren: İsmail Yerguz, Sel Yayıncılık, sözlük, 461 sayfa

Max Horkheimer – Alacakaranlık (2009)

Max Horkheimer ‘Alacakaranlık’ta, okuru, yaklaşık bir asır öncesinin Almanya’sına ve bir anlamda da geçen yüzyılın kapitalist dünyasına götürüyor.

Horkheimer’ın 1931-1934 yılları arasında kaleme aldığı kısa öykü ve denemelerinin bir derlemesi olan ‘Alacakaranlık’, kapitalizme, burjuva kültürü ve burjuva toplum düzenine sıkı eleştiriler getiriyor.

Horkheimer’ın bir yandan hummalı bir çalışma yürütürken, molalarda kâğıda döktüğü bu metinler konularını, o dönemin kapitalist düzenine özgü metafizik, karakter, ahlak, kişilik ve insan değeri anlayışı etrafında dönen eleştirilerden alıyor.

Yazarın kendi yaşamından hareketle yıllar önce kaleme aldığı bu metinlerin, bugün de bize birçok konuda ışık tutacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Max Horkheimer – Alacakaranlık, çeviren: İlknur Aka, Kırmızı Yayınları, deneme, 287 sayfa

Stephen Kuusisto – Körler Gezegeni (2009)

Amerikalı yazar Stephen Kuusisto, ‘Körler Gezegeni’ isimli elimizdeki romanında, gözleri göremeyen bir gencin dünyasını resmediyor.

Romanın hem başkahramanı hem de anlatıcısı, göremediği halde görüyormuş gibi davranan yeniyetme bir gençtir.

Dünyayı keşfetme merakından ödün vermeyen bu gence yolculuğunda, Corky isimli, labrador cinsi köpeği eşlik edecektir.

Bu gencin, bir yandan içinde bulunduğu “normal” hayata adapte olma çabalarının, öte yandan kendine has bir görme biçimi geliştirme hayalinin tasvir edilişi, romanı dikkat çekici kılan unsurlar.

Kuusisto şiirsel bir üslupla, okurunu, körlerin hem trajik hem de olağanüstü dünyasına davet ediyor.

  • Künye: Stephen Kuusisto – Körler Gezegeni, çeviren: Murat Bengisu, Şenocak Yayınları, roman, 167 sayfa

Nihat Behram – Çıkmak İçin Bu Karanlıktan (2009)

‘Çıkmak İçin Bu Karanlıktan’, Türkiye şiirinin özgün isimlerinden Nihat Behram’ın 2008-2009 döneminde kaleme aldığı şiirlerinden oluşuyor.

İki bölümden oluşan kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

“Zorbanın tuzağındasın! Aç, bitkin, yaralı… / Katilin, sinsice izliyor seni / kurbanı olarak iştahının! / Vahşet ve acımasızlık: bu onun karakteri… / Ve sen tutacaksın, kanlı bir oyuncak gibi ellerinde, / sarıldığını sanarak yaralarının… / Susuyorsun, sustukça derinleşiyor yaran, iyileştiğini sansan da! / Acısından hınç sağmayan bir halkın yaraları nasıl iyileşir? / Susmanı istiyor efendiler! Susmanın körelmek, esaret, / teslimiyet olduğunu bilerek… (…)”

  • Künye: Nihat Behram – Çıkmak İçin Bu Karanlıktan, Everest Yayınları, şiir, 71 sayfa

Alain Robbe-Grillet – Röntgenci (2009)

‘Kıskançlık’ ve ‘Silgiler’, Yeni Roman akımının kurucusu Alain Robbe Grillet’nin Türkçede daha önce yayımlanmış romanları.

Robbe-Grillet, elimizdeki eseri ‘Röntgenci’de ise, karmaşık bir cinayeti hikâye ediyor.

Olaylar, gezgin bir saat satıcısı olan Mathias etrafında gelişir.

On üç yaşındaki bir kız çocuğunun cinayetini irdeleyen Mathias, aniden kendini de olayların içinde bulacaktır.

Bu durum, onun iç dünyasına inmesine de vesile olacak, kişiliğinin gizemli, örtük dünyasıyla yüzleşmesini sağlayacaktır.

Doğduğu adaya uzun bir aradan sonra dönen Mathias, hem bu dönüşün hem de cinayetin gözlerini açmasıyla, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını fark edecektir.

  • Künye: Alain Robbe-Grillet – Röntgenci, çeviren: Suat Başar Çağlan, Şenocak Yayınları, roman, 171 sayfa

Murat Çakır – DIE LINKE (2009)

Murat Çakır, ‘Almanya’da Sol Parti Deneyimi’ alt başlığını taşıyan bu kitabında, 2007 yılında kurulduktan kısa bir süre sonra Almanya’da etkili olan sol parti Die Linke’nin başarılarının altındaki dinamikleri ve bunun gelecekteki yansımalarını tartışıyor.

2004-2008 yılları arasında, partinin kuruluşunun hem aktörü hem de tanığı olan Çakır, sürecin partileşmeye dönüşmesini ve seçim başarılarını ayrıntılı bir biçimde anlatıyor.

Die Linke’nin şu anki güncel durumunu aktararak kitabına başlayan yazar, Almanya işçi hareketi geleneğinin devamı olduğunu ilan eden partinin olgunlaşmasını; partinin ortaya çıkışının temel toplumsal ve politik arka planını ve Die Linke’yi kuran iki temel güç olan PDS ile WASG’yi anlatıyor.

  • Künye: Murat Çakır – DIE LINKE: Bir Başarı Hikâyesi mi?, Tarem Yayınları, siyaset, 224 sayfa

Kolektif – Orhan Koloğlu Armağanı (2009)

Başta tarih olmak üzere, farklı alanlara odaklanan çalışmaları bulunan araştırmacı-yazar Orhan Koloğlu, Türkiye kültür dünyasının önemli aktörlerinden.

Bu armağan kitap için hazırlanan Orhan Koloğlu bibliyografyasına göre, kendisinin katkıda bulundukları da dahil 68 kitabı, 86 bildirisi ve ansiklopedi maddeleri de dahil 522 makalesi bulunuyor.

Birçok ismin yazılarıyla katkı sunduğu, kaliteli bir baskıyla yayımlanan elimizdeki armağan kitap, Koloğlu’nun çok sayıda fotoğrafını da barındırıyor.

Kitaba katılan isimler şöyle: Halit Eren, Ekmeleddin İhsanoğlu, Orhan M. Çolak, Ali Birinci, Barış Doster, Sefa Kaplan, Gazmend Shpuza, Salvatore Bono ve Kamel Filali.

  • Künye: Kolektif – Orhan Koloğlu Armağanı, yayına hazırlayan: Orhan M. Çolak, İSAR Vakfı Yayınları, armağan, 292 sayfa

Anahad O’Connor – Fırtınalı Havada Duş Alma (2009)

Anahad O’Connor, gündelik hayatın ilginç ve bazen de rahatsız edici konularını, New York Times’ta ‘Gerçekten mi?’ isimli köşesinde kaleme alıyor.

Grip aşısı işe yararmı?, yapay tatlandırıcılar zararlı mıdır?, hamilelerin kedi beslemesi zararlı mıdır? ve mikrodalga fırınlar yiyeceklerin besin değerini düşürür mü?, O’Connor’un ilgilendiği konulardan birkaçı.

O’Connor sağlık sayfalarından, uzmanlarla yaptığı röportajlardan yararlanarak kaleme aldığı kitabında, geçmişte anne-babalar, aile büyükleri ve öğretmenler tarafından bizlere verilen tavsiyeleri gözden geçiriyor ve bunların kimi dikkat çekici, kimi son derece pratik sonuçlarını bizlerle paylaşıyor.

  • Künye: Anahad O’Connor – Fırtınalı Havada Duş Alma, çeviren: Aslı Telseren, Maya Kitap, bilim, 239 sayfa

Jack Kerouac – Yolda (2009)

Jack Kerouac’ın 1951’de yazdığı, fakat dönemin gerek toplumsal gerek edebi kabullerinin ötesinde bir yapıt olduğu için altı yıl yayıncı bulamayan ‘Yolda’, orijinal haliyle Türkçede.

Kerouac’ın, arkadaşı Neal Cassady ile Amerika’nın dört bir yanına ve Meksika’ya yaptığı yolculukları kaleme aldığı ‘Yolda’, 1940 ve 1950’ler Amerikası’nın dayatılan değerlerinin dışında kalan caz, cinsellik, uyuşturucu, alkol gibi temaları işlediği için büyük yankılar uyandırdı.

Kitap yayımlandığı gibi, gençlik isyanının el kitabı niteliği kazanmıştı ve günümüzde de, yeni değerler ve yeni dünyaların izini süren bir kuşağın hatıratı olarak değerlendirilmekte.

Beat kuşağının kült eserinin elimizdeki baskısında ayrıca, farklı isimler tarafından kaleme alınan, esere ve yazarına odaklanan yazılar da yer alıyor.

‘Yolda’yı orijinal haliyle okumak isteyenler için iyi bir fırsat.

  • Künye: Jack Kerouac – Yolda, çeviren: Can Kantarcı, Ayrıntı Yayınları, roman, 491 sayfa