Isaiah Berlin – Isaiah Berlin’le Konuşmalar (2009)

Yirminci yüzyıl liberalizminin önemli düşünürlerinden Isaiah Berlin, özellikle negatif ve pozitif özgürlük arasında yaptığı ayrımla bilinir.

İranlı felsefeci Ramin Jahanbegloo’nun, Berlin’le yaptığı beş söyleşiden oluşan ‘Isaiah Berlin’le Konuşmalar’, Berlin’in eserlerine iyi bir giriş niteliğinde.

Söyleşiler, Berlin’in düşünceler tarihi alanındaki çalışmalarında yer alan tarihselcilik, çoğulculuk ve özgürlük üzerine görüşlerini okura sunuyor.

Kitapta ayrıca, düşünürün, modern siyasetin doğuşu, on dokuzuncu yüzyıl Rus düşüncesi, kültürel görecilik, Aydınlanma karşıtlığı ve insan hakları gibi konulardaki fikirleri de yer alıyor.

  • Künye: Isaiah Berlin – Isaiah Berlin’le Konuşmalar, söyleşi: Ramin Jahanbegloo, çeviren: Zeynel Kılınç, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 203 sayfa

Ellen Meiksins Wood – Yurttaşlardan Lordlara (2009)

Ellen Meiksins Wood, önemli iktisatçılarımızdan Prof. Oya Köymen tarafından Türkçeye kazandırılan ‘Yurttaşlardan Lordlara’ başlıklı bu çarpıcı çalışmasında, emeğiyle geçinen mülksüz insanların hangi gerekçe ve dalaverelerle siyasetten dışlandıklarını irdeliyor.

Siyaset teorisinde eskiçağdan ortaçağa kadar aristokratlar, mülksüz insanlar ve devlet ilişkisini inceleyen Wood, devlete neden itaat edilmesi gerektiği, hangi koşullarda başkaldırılabileceği, eşitsizliğin meşrulaştırılması, demokrasi savunucuları ile karşıtlarının mücadelesi ve adaletin kıstasları konularını; Platon, Aristoteles, Cicero, Aquinolu Thomas gibi düşünürler üzerinden değerlendiriyor.

  • Künye: Ellen Meiksins Wood – Yurttaşlardan Lordlara: Eskiçağlardan Ortaçağlara Batı Siyasi Düşüncesinin Toplumsal Tarihi, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, siyaset, 255 sayfa

 

Cynthia Cockburn – Buradan Baktığımızda (2009)

Feminist araştırmacı ve yazar Cynthia Cockburn ‘Buradan Baktığımızda’ isimli bu eserinde, farklı savaşlarda, kadınların militarizme karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor.

Cockburn kitabını, savaşı yaşayan, savaştan kurtulan, savaşı gözlemleyen ve protesto eden, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu on beş ülkeden yüzlerce kadının yaşam deneyimleri üzerine kurmuş.

Yazar, ziyaret ettiği her ülkede ya da kentte, önde gelen militarizm ve savaş karşıtı kadın örgüt ve ağlarından üyelerle görüşmüş ve onların içinde bulundukları politik koşulları, karşı çıktıkları şiddetin doğasını, çatışmayla ilgili analizlerini ve eylem stratejilerini okurlara sunuyor.

  • Künye: Cynthia Cockburn – Buradan Baktığımızda, çeviren: Füsun Özlen, Metis Yayınları, kadın, 324 sayfa

Ruy Castro – Rio: Ateş Altında Karnaval (2009)

Ruy Castro ‘Rio: Ateş Altında Karnaval’da, özgürlükçü ve eğlenceli şehirlerden Rio’nun zengin kültürünü, hareketli gündelik hayatını anlatıyor.

Yazar, Ipanemalı Kız, Siyah Orfe, Carioca, Copacabana, samba, karnaval, Tom Jobim, Vinicius de Moraes, Ronaldo, Carmen Miranda gibi sözcüklerle özdeşleşen kenti anlatırken, aynı zamanda neden efsane olmaya hak kazandığını da gösteriyor.

Her renkten insanın yüzyıllardır bir arada yaşadığı; samba, bossa nova dinlediği, karnavalda çılgınca eğlendiği; Copacabana ya da Ipanema’da güneşlendiği; köşe başındaki barlarda fıçı bira içip sohbet ettiği bu büyülü kent, sıcak bir üslupla okurun karşısına çıkıyor.

  • Künye: Ruy Castro – Rio: Ateş Altında Karnaval, çeviren: Nalan Özsoy ve Nevin Şeker, MB Yayınevi, şehir, 171 sayfa

Belma Akçura – Derin Devlet Oldu Devlet (2009)

Belma Akçura, beşinci baskısıyla raflardaki yerini alan ‘Derin Devlet Oldu Devlet’te, Derin Devlet’in aile albümünü sunuyor.

Susurluk’tan Şemdinli’ye ve Ergenekon’a uzanan süreci, öncesiyle ve sonrasıyla araştıran Akçura, örtbas edilen, yargıdan kaçırılan, dosyaları kaybedilen ve belgeleri gizlenen kirli ilişkiler ağını gözler önüne seriyor.

Susurluk, Şemdinli gibi üzeri örtülen, kapatılan, geçiştirilen kirli işleri; Ergenekon’a doğru yol alan korkutucu ağı anlatan Akçura, “Derin devlet yöntemiyle yolunda ilerleyen bir Türkiye mi istiyoruz? Yoksa bir hukuk toplumuna doğru ilerleyen, demokrasiyi içine sindirmiş bir ülkede yaşamayı mı tercih ediyoruz?” diyerek, Türkiye’nin tüm bu olup bitenlerden sonra karar vermesi gerektiğini söylüyor.

Akçura kapsamlı çalışmasıyla, Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin ve bunu engellemeye çalışan “derin” güçlerin hikâyesini anlatıyor.

  • Künye: Belma Akçura – Derin Devlet Oldu Devlet, New Age Yayınları, siyaset, 528 sayfa

Yasemin Giritli İnceoğlu ve Nebahat Akgün Çomak – Metin Çözümlemeleri (2009)

Şimdiye kadar Türkiye’de kuramlara, kuramcıların yaşamları ve eserlerine yönelik birçok kitap yayımlandı.

Fakat bu kuramların film, reklam, gazete haber başlıkları gibi örneklere nasıl uyarlanacağına dair kitaplar bulunmuyor.

İşte elimizdeki çalışma, konularında uzman hocaların çeşitli metin çözümleme kuramları ve kuramcıları üzerine yazılarından oluşuyor.

Kitabın bu yönüyle hem Umberto Eco, Jürgen Habermas, Guy Debord, Teun A. van Dijk gibi kuramcıları anlamak açısından hem de sosyal bilimler, özellikle de medya ve iletişim öğrencileri ile öğretmenleri için rehber nitelikte olduğunu söylemeliyiz.

Kitaba metinleriyle katılan isimler şöyle: Yasemin Giritli İnceoğlu, Nebahat Akgün Çomak, Nurdoğan Rigel, Emine Yavaşgel, Nilgün Tutal Cheviron, Nilüfer Pembecioğlu, Halime Yücel, Altan Kar, Sevgi Kesim Güven, Seda Çakar Mengü ve Murat Mengü.

  • Künye: Yasemin Giritli İnceoğlu ve Nebahat Akgün Çomak – Metin Çözümlemeleri, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 379 sayfa

Mehmet Serdar – Küçük Umutlar (2009)

‘Küçük Umutlar’, Mehmet Serdar’ın yirmiyi aşkın denemesini bir araya getiriyor.

1988 yılından bu yana, denemeleri farklı dergilerde yayımlanan Serdar, bu kitaptaki metinleriyle, okurla bir duyguda buluşmayı, bir düşünceyi paylaşmayı ve ortaklaşa bir duyarlılık ve düşünce düzlemi oluşturmayı amaçlıyor.

“Deneme yaşam bilgeliğine dayanmalı. Bilgiçlik kesinliğinde değil bilgelik esnekliğinde olmalı. En önemlisi okuyucunun katılımına açık bir yapısı olmalı. Deneme yazmak var olanın dışına çıkma girişimidir. Kuralları aşmaya çalışmaktır.” diyen Serdar, birbirinden farklı konuları işleyen metinleriyle, okurunu, iki yönlü bir diyaloga, derinlikli bir sorgulamaya davet ediyor.

  • Künye: Mehmet Serdar – Küçük Umutlar, Sözcükler Yayınları, deneme, 240 sayfa

Cavit Orhan Tütengil – Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak (2009)

‘Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak’, Cavit Orhan Tütengil’in Atatürk ve Cumhuriyet Türkiye’si üzerine 1953’ten itibaren kaleme aldığı makalelerden oluşuyor.

Tütengil bu eserinde, temelde, Atatürk’ü anlamanın, Atatürkçü düşünceyi canlı tutmanın ilk basamağı olduğunu ve Atatürk’ü tamamlamanın da, Atatürkçü eylemi geliştirmenin ilk koşulu olduğunu söylüyor.

Yazara göre, Atatürk’ün yüklendiği misyonun ulusal ve evrensel tarihteki yeri, düşünce-eylem bütünlüğü içinde ele alınıp değerlendirilmelidir.

Tütengil’in, 1975 yılında yayımlanan çalışması, Atatürk ve Atatürkçülük konusunda günümüzde halen devam eden tartışmalara, kendi cephesinden katkı sunuyor.

  • Künye: Cavit Orhan Tütengil – Atatürk’ü Anlamak ve Tamamlamak, İş Kültür Yayınları, siyaset, 156 sayfa

Ali Cengizkan – Kırmızı Gün, Beyaz Gece (2009)

1977 yılında aylık dergilerde şiirlerini yayımlamaya başlayan Ali Cengizkan, Türkiye şiirinin özgün isimlerinden.

Eserleriyle birçok ödül kazanmış Cengizkan’ın elimizdeki kitabı, 1977-2009 yılları arasında yayımladığı şiirlerini bir araya getiriyor.

Cengizkan, kitapta yer alan ‘Şiirimiz’ başlıklı eserinde şöyle diyor:

“Gözönüne asılmalı kavganın şiiri

Yüreklerde okunmalı her zaman,

ki ben seni bir mayısta sevdim.

Makinalıyla yaşıyorsa insan,

Çiçek gibi koklamalı şiiri.

 

Ölülerimizden söz ederken şiir

Mutlu doğumları da anımsatmalı,

Namludaki çiçekleri anlatmalı

Dağlarda koparılanların şiiri

Yeşeren sevgilerden sözetmeli.

 

Ki bebeklerimiz güçlü yetişsin.”

  • Künye: Ali Cengizkan – Kırmızı Gün, Beyaz Gece, Kırmızı Yayınları, şiir, 589 sayfa

Carol Cassella – Oksijen (2009)

Carol Cassella, gerilim romanı ‘Oksijen’de, anestezi uzmanı Dr. Marie Heaton’ın, bir yanlış tedavinin beraberinde getirdiği felaketlerin üstesinden gelme mücadelesini hikâye ediyor.

Kariyerinin en parlak dönemlerini yaşayan Dr. Heaton’ın hayatı, ameliyathanede yaşanan bir felaketin ardından alt üst olur.

Heaton, bunun, profesyonel iş yaşamına getireceği sarsıntıların yanı sıra, kişisel dünyasında yaratacağı yıkımla da boğuşmak zorundadır.

Yanlış tedavi nedeniyle açılan milyon dolarlık davayı kaybetmeye yaklaştığını fark eden Heaton, kendisiyle, yetenekleriyle, işiyle ve çalışma arkadaşlarıyla hesaplaşacak, kısacası tüm yaşamını sorgulamaya başlayacaktır.

  • Künye: Carol Cassella – Oksijen, çeviren: Nükhet Amanoel, Artemis Yayınları, roman, 448 sayfa