Melik Duvaklı – JİTEM’in Kürt Tetikçileri (2010)

Melik Duvaklı ‘JİTEM’in Kürt Tetikçileri’nde, Türkiye’nin Kürt bölgesinde yaşananlarla ilgili en çok tartışılan örgütlenmelerden JİTEM’i ve bu kurum bünyesindeki kadro ve itirafçıları irdeliyor.

Süreci, bazı insanlar veya örgütlerin devlet imkânlarını kullanarak yasaların dışına çıktığı şeklinde yorumlamanın eksik ve yanlış olduğunu söyleyen Duvaklı, bir gazeteci olarak bölgede yaşanan olayları araştırmaya çalıştığı tarihten beri, devleti devlet yapan tüm kurumların bu süreçte aktif rol aldığını belirtiyor.

Duvaklı, JİTEM’in Kürt itirafçılarını, devletle olan bağlarını ve adları sayısız kirli olaya karıştığı halde neden yargılanamadıkları gibi konuları irdeliyor.

  • Künye: Melik Duvaklı – JİTEM’in Kürt Tetikçileri, Profil Yayınları, siyaset, 271 sayfa

Metin Özata – Naturel Zayıflama (2010)

Yaz ayları malum, kilo verme ayları olarak bilinir.

Endokrinoloji ve metabolizma uzmanı Metin Özata ‘Naturel Zayıflama’da, bir kilo verme yöntemi olarak metabolizma diyetini sunuyor.

Özata, hızlı kilo alınmasının ve bu kiloların verilememesinin bir nedeninin kan şekerindeki oynamalar olabileceğini ve bu kilo almalarındaki en büyük etkenin insülin direnci olduğunu belirtiyor.

Yazar öncelikle, insülin direncinin nedenlerini irdeliyor ve ardından, beslenmede yapılacak değişikliklerle bu direncin nasıl çözülebileceğini anlatıyor.

Özata, kalıcı kilo vermeyi sağlayacak metabolizma diyetinin, ayrıca kalp hastalığı, kanser, makula dejenerasyonu ve felç gibi hastalıklardan da koruyacağını vurguluyor.

  • Künye: Metin Özata – Naturel Zayıflama, Hayy Kitap, sağlık, 141 sayfa

Joe Sacco – Güvenli Bölge Goražde (2010)

Türkiyeli okurlar Joe Sacco’yu, bu kitaptan kısa süre öne yayımlanan ‘Filistin’ isimli çizgiromanıyla bilir.

Sacco söz konusu eserini, 1991-92 kışında işgal altındaki topraklarda geçirdiği iki ayın sonrasında yazıp çizmişti.

Sacco, kendisine 2001 Will Eisner Ödülü’nü de kazandıran ‘Güvenli Bölge Goražde’de ise, 1995 yılında dört ay boyunca gözlemlediği Doğu Bosna’daki savaşı resmediyor.

Burada da, Sacco’nun etkileyici çizgileri ve yazıları, eski Yugoslavya’da yaşanan savaşın insanlar üzerinde bıraktığı telafisi mümkün olmayan acılar anlatılıyor.

  • Künye: Joe Sacco – Güvenli Bölge Goražde, çeviren: Hilal Alkan Zeybek, İthaki Yayınları, çizgiroman, 227 sayfa

Kolektif – Ebedî Öpücük (2010)

Vampir hikâyeleri, sadece sinemanın değil, edebiyatın da vazgeçilmez konularından.

İşte ‘Ebedî Öpücük’ başlıklı elimizdeki kitap, birçok yazarın vampirleri anlatan öykülerini bir araya getiriyor.

Türün meraklılarına hitap edebilecek öyküler, korku, gerilim ve romantizm unsurlarını harmanlayarak, vampirin iz bırakan öpücüğünün ardından, herbiri birer korkutucu vampire dönüşen karakterleri hikâye ediyor.

Kitapta öyküleri bulunan isimler şöyle: Holly Black, Libba Bray, Melisa De La Cruz, Cassandra Clare, Rachel Caine, Nancy Holder, Debbie Viguie, Cecil Castellucci, Kelley Armsrong, Maria V. Snyder, Sarah Rees Brennan, Lili St. Crow, Karen Mahoney ve Dina James.

  • Künye: Kolektif – Ebedî Öpücük, çeviren: Berna Yılmazcan, Karakedi Yayınları, öykü, 366 sayfa

Bernhard Waldenfels – Yabancı Fenomenolojisi (2010)

Bernhard Waldenfels ‘Yabancı Fenomenolojisi’nde, başlıca konularını düzen, pathos, cevap, vücut, dikkat ve kültürlerarasılığın oluşturduğu Yabancı Fenomenolojisini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Altı bölümden oluşan kitabın herbir bölümü, farklı etaplardan kendine has vurguları çıkarıp alarak yabancılığın ve esas olarak da yabancılık felsefesinin oluşumunu ve gelişimini aydınlatıyor.

Yabancı olanın, başımıza gelen doğal kavranabilir olduğu varsayımı ile kişisel ve kültürel yaşamda önemli olan her şeyin yabancı teşviklerden serpilip geliştiği varsayımının, Waldenfels’in çalışmasının ana motifi olarak dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Bernhard Waldenfels – Yabancı Fenomenolojisi, çeviren: Mesut Keskin, Avesta Yayınları, felsefe, 136 sayfa

Mehmet Yavuz Erler – Osmanlı Devleti’nde Kuraklık ve Kıtlık Olayları (2010)

Mehmet Yavuz Erler, elimizdeki çalışmasında 1800-1880 yıllarında Osmanlı coğrafyasında kıtlığa neden olan doğal afetlerin Osmanlı maliyesi ve sosyal yaşamı üzerindeki etkilerini inceliyor.

Kıtlığı ortaya çıkaran sebeplerden biri olarak kuraklığı detaylı bir biçimde irdeleyen yazar, kuraklık sahası olarak Ankara, Konya ve civar vilayetleri ele alıyor.

Yazar kitabının ilk bölümünde kıtlık olaylarının sebeplerini, ikinci bölümde de Ankara ve Konya’daki kuraklığı inceliyor.

Kitabın üçüncü bölümü, Osmanlı ulaşım ağının kuraklık sahasına yapılan yardım sevkiyatındaki konumunu ve gıda sevkiyatındaki güçlükleri; son bölüm ise, kuraklığın sonuçlarını ele alıyor.

  • Künye: Mehmet Yavuz Erler – Osmanlı Devleti’nde Kuraklık ve Kıtlık Olayları, Libra Kitap, tarih, 400 sayfa

Ali Mezarcıoğlu – Çingeneler Kitabı (2010)

Şair Ahmet Haşim, çingeneler için “İnsanın tabiata en yakın şeklidir.” demişti.

Ali Mezarcıoğlu da ‘Çingenelerin Kitabı’nda, çoğunlukla önyargıların egemen olduğu romanlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan okurlarına, onların kültürleri, kökenleri ve onlara dair güncel tartışmalar hakkında detaylı bilgiler sunuyor.

Mezarcıoğlu’nun çalışmasında, göçebe zanaatçılıkla hayatını kazanan romanların kim olduğu, muhtelif adları, roman usulü geçim yolları, bağlı ve bağımsız romanlar, gacolar, romanlar hakkında uydurulan sahte tarihsel anlatılar, romanların tarihe katkıları, roman dilleri, kentleşme ve sanayileşme sürecini romanların nasıl deneyimledikleri gibi birçok konu yer alıyor.

Yazar ayrıca, romanların gözünden insanlık tarihini vererek, alternatif bir tarih okuması da sunuyor.

  • Künye: Ali Mezarcıoğlu – Çingenelerin Kitabı, Cinius Yayınları, kültür, 212 sayfa

Pablo Neruda – Yüz Aşk Sonesi (2010)

Pablo Neruda, ilk kez 1959 yılında yayımlanan ünlü eseri ‘Yüz Aşk Sonesi’ni, Matilde Urrutia’ya ithaf etmişti.

Orijinal ismi ‘Cien Sonetos de Amor’ olan kitaptaki ilk şiirden bir alıntı:

“Matilde, çimen, taş, şarap, hangisi senin adın?

Adısın hem topraktan doğup sonsuza kalanın,

öyle bir sözcük ki söktürür şafağı büyümesiyle,

çakar limon ışıkları onun yaz demlerinde.

 

Akıp gider bu adın üstünde

ateşin deniz mavisi arılarıyla sarılmış tahta gemiler;

bir ırmağın suyudur ki o harfler

kireçlenmiş yüreğimde yüzerler.

 

Ah, nice yollardan sonra bulunmuş ad,

gizli bir tünelin kapısı sarmaşıklar altında,

dertleşir dünyanın mis kokusuyla! (…)”

  • Künye: Pablo Neruda – Yüz Aşk Sonesi, çeviren: Adnan Özer, Kırmızı Yayınları, şiir, 226 sayfa

Kolektif – Efendime Söyleyeyim: Hasan Ali Toptaş Kitabı (2010)

Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan ‘Efendime Söyleyeyim’, Türkiye edebiyatının önde gelen simalarından Hasan Ali Toptaş’ın hayatına ve edebiyatına odaklanan metinlerden oluşuyor.

Toptaş’ın hem eserlerinin hem de kendisinin bugünden görülen bir profili olarak kurgulanan kitapta, hayatı ve edebiyata yaklaşımı üzerine ayrıntılı bir söyleşi, eserlerini çevirenlerin ve tiyatro ile sinemaya uyarlayanların deneyimleri, şimdiye kadarki bütün eserleri üzerine yazılan inceleme yazıları, edebiyat dostlarının anıları, okurlarından mektuplar, kendi metinlerinden ve nihayet, Toptaş üzerine yazılan yazılardan yapılmış alıntılar yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle:

Mesut Varlık, Süha Oğuzertem, Stefan Weidner, Gerhart Meier, Tuula Kojo, Victor Bottenbley, Celil Toksöz, Mahir Günşıray, Kamucan Yalçın, Hakan Karahan, Ümit Ünal, Altan Erkekli, Eda Çaça, Asaf Koçak, Alper Akçam, Çimen Günay-Erkol, Beliz Güçbilmez, Şâmil Yılmaz, Ebru Ağca, Ersin Altay, Ayşe (Eziler) Kıran, Meral Oraliş, Mavisel Yener, Feridun Andaç, Zeynep Erk Emeksiz, Elif Türker, Yıldız Ecevit, Bülent Yıldız, Mahmut Temizyürek, Sibel Ercan, Aydan Çelik, Haydar Ergülen, Semih Gümüş, Handan İnci, Faruk Duman, Tacettin Kandemir, Necmiye Alpay, İshak Reyna, Cemil Kavukçu, Akif Kurtuluş, Ethem Baran, Abdullah Ataşçı ve Şükrü Erbaş.

  • Künye: Kolektif – Efendime Söyleyeyim: Hasan Ali Toptaş Kitabı, hazırlayan: Mesut Varlık, İletişim Yayınları, armağan, 528 sayfa

Neil Gaiman – Yokyer (2010)

Sevilen yazarlardan Neil Gaiman ‘Yokyer’de, okurunu fantastik bir dünyaya davet ediyor.

Şehrin altında, karanlık bir dünya olan Aşağıtaraf’ta geçen roman, sıradan bir hayat yaşayan başkahramanı Richard Mayhew’un, bir kaldırımda kanlar içinde bulduğu bir genç kadının hayatını kurtarmasıyla başlar.

Bu kadın aracılığıyla, gerçek dünyanın altında saklı bulunan Aşağıtaraf’ın varlığını öğrenen Mayhew, kısa bir süre sonra bu fantastik dünyanın bir sakini olacaktır.

Fakat buradan gerçek dünyaya dönmek neredeyse imkânsızdır.

Mayhew böylece, Avcı, Islington ve Door gibi karakterler ile iyilerin ve kötülerin rol aldığı bu dünyada, nasıl hayatta kalabileceğini öğrenmek zorundadır.

  • Künye: Neil Gaiman – Yokyer, çeviren: Evrim Öncül, İthaki Yayınları, roman, 372 sayfa