Olcay Sönmez – Ben Küçüktüm Karadeniz (2010)

Yeme/içme kültürünü işleyen kitaplarıyla bildiğimiz Olcay Sönmez ‘Ben Küçüktüm Karadeniz’de, Karadeniz mutfağından lezzetleri kendine has üslubuyla okurlarına sunuyor.

Sönmez, bir yandan yöre yemeklerini tanıtırken, bir yandan da 1950’li ve 60’lı yılların Fatsa ve Karadeniz’ine ışık tutuyor.

Sönmez’in yemek tarifleri, onun Boşnaklar, Ermeniler, Gürcüler ve Karadenizlilerin yer aldığı bir toplumda geçen çocukluk dönemine dair anıları ve Karadeniz’in gündelik yaşantısından örneklerin anlatımıyla da zenginleşiyor.

Kitapta yer alan, kolayca yapılabilecek yemek tarifleri, aynı zamanda Türkiye’nin asıl zenginliği olan farklı kültürleri okurlarının sofralarına misafir ediyor.

  • Künye: Olcay Sönmez – Ben Küçüktüm Karadeniz, İnkılap Kitabevi, yemek, 112 sayfa

Jacques Attali – Karl Marx (2010)

Fransız ekonomist, yazar ve siyasetçi Jacques Attali ‘Karl Marx’ta, “Evrensel zihin” diye tanımladığı Karl Marx’ın yazgısını, entelektüel ve politik yörüngesini, yaşadığı yoksulluğu, parayla ve kadınlarla ilişkisini ve siyaseti kökten değiştiren eserlerini; bütün bir Marx ailesinin serüveni ekseninde anlatıyor.

Kitabın ilgi çeken yönlerinden biri, Marx’a daha çok kutsayıcı ya da düşmanca yaklaşan çalışmaların aksine, ona mesafeli kalmayı başarmasıdır diyebiliriz.

Attali, Marx’ın hayatını ve onun ortaya koyduğu çalışmaları irdelerken, günümüz dünyasını şekillendiren ve birçok dönüşümün yaşandığı 19. yüzyılı da yeniden yorumluyor.

  • Künye: Jacques Attali – Karl Marx, çeviren: Martı Şahin ve Melike Işık Durmaz, Turkuvaz Kitap, biyografi, 432 sayfa

Dmitry Glukhovsky – Metro 2033 (2010)

 

Dmitry Glukhovsky, bilimkurgu romanı ‘Metro 2033’te, başkahramanı Artyom’un Moskova Metrosu’nda yaptığı yolculuğu ve bu yolculuk boyunca başından geçen olayları hikâye ediyor.

2023 yılında, nükleer savaştan sonra dünya harabeye dönmüştür.

İnsan soyunun tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bu dönemde, hayatta kalan birkaç kişi yeraltına sığınmıştır ve en büyük nükleer sığınaklardan biri de Moskova metrosudur.

Bu esnada yaklaşmakta olan daha büyük bir tehlike, nükleer savaştan kurtulmuş insanları tehdit etmeye başlar.

Diğerlerini uyarmakla görevlendirilen genç Artyom ise, ne pahasına olursa olsun metronun kalbi olan “Polis” istasyonuna ulaşmalıdır.

  • Künye: Dmitry Glukhovsky – Metro 2033, çeviren: Deniz Banoğlu, Gürer Yayınları, roman, 568 sayfa

Philippe Ariès ve Georges Duby (haz.) – Özel Hayatın Tarihi 5 (2010)

‘Özel Hayatın Tarihi’ serisi, hatırlanacağı gibi Roma İmparatorluğu dönemiyle başlamıştı.

Serinin elimizdeki beşinci cildi ise, özel hayatın tarihini Birinci Dünya Savaşı’ndan günümüze uzanan süreçte ele alıyor.

Birçok tarihçinin yazılarıyla yer aldığı serinin bu cildi, modern çağa özgü sorunlarla dolu özel hayatı, Fransız, İsveç ve Amerikan toplumlarını mercek altına alarak anlatıyor.

Burada, iki büyük savaş geçiren ve soykırımlara tanık olan bir toplumun yanı sıra, radyonun yaygınlaştığı, televizyonun icat edildiği, özel/kamusal alan ayrımının yapılmaya başlandığı ve bireyciliğin hız kazandığı bir çağın kendine has özellikleri irdeleniyor.

  • Künye: Philippe Ariès ve Georges Duby (haz.) – Özel Hayatın Tarihi 5: Birinci Dünya Savaşı’ndan Günümüze, çeviren: Şehsuvar Aktaş, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 687 sayfa

Charles Dickens – Müşterek Dostumuz (2010)

Charles Dickens’ın toplumsal eleştiri boyutuyla önemli eserlerinden olan ‘Müşterek Dostumuz’, dönemin kapitalizminin başkenti Londra’da sınıflar arasındaki büyük uçurumu hikâye ediyor.

Thames Nehri’nde düşen cesetleri toplama işi yapan bir ailenin sıradan bir günüyle başlayan roman, buradan zengin bir ailenin evindeki gösterişli bir yemekte yaşananlara uzanır.

Dickens, romanı boyunca buna benzer toplumsal katmanlarda gezinirken, birbirinden oldukça farklı dünyaları, muhteşem bir dil ve üslupla tasvir ediyor.

Roman, Dickens’ın yarattığı kendine has atmosfer kadar, akla gelmeyecek ayrıntıları gün yüzüne çıkaran yetkin gözlem yeteneğiyle de göz dolduruyor.

  • Künye: Charles Dickens – Müşterek Dostumuz, çeviren: Aslı Biçen, İthaki Yayınları, roman, 854 sayfa

Nadeem Aslam – Kaybolan Sevgililere Yollar (2010)

Pakistan göçmeni yazar Nadeem Aslam ‘Kaybolan Sevgililere Yollar’da, beklenmedik bir anda ortadan kaybolan bir çift üzerinden, göç ettikleri ülkeden kendilerini soyutlayarak yaşayan bir ailenin inatla aidiyetlerini korumaya çalışırken savruldukları tehlikeleri, aşırılıkları ve acıları tasvir ediyor.

İngiltere’nin küçük bir kentinde yaşayan Pakistanlı Jugnu ile sevgilisi Chanda, aniden ortadan kaybolurlar.

Sevgilileri arama çalışmaları sonuç vermez ve bu esnada ülkede yaşayan Pakistan cemaati arasında sevgililere dair dedikodular dönmeye başlar.

Aradan kısa bir süre geçtikten sonra, Chanda’nın erkek kardeşleri cinayet suçlamasıyla tutuklanacaktır.

  • Künye: Nadeem Aslam – Kaybolan Sevgililere Yollar, çeviren: Ufuk Boran Kaptan, Can Yayınları, roman, 465 sayfa

Miguel Asín Palacios – Dante ve İslam (2010)

İspanyol oryantalist Miguel Asín Palacios, ilginç çalışması ‘Dante ve İslam’da, Dante’nin, ünlü eseri ‘İlahi Komedya’yı yazarken İslam kaynaklarından esinlendiğini iddia ediyor.

Palacios, ‘İlahi Komedya’nın, İslam dünyasının popüler anlatılarından kuvvetli izler taşıdığını; Cehennem, Araf ve Cennet’teki sayısız sahne ve imgenin İslam literatüründe karşılıklarının bulunduğunu söylüyor.

Yayımlandığı zaman Batı’da gürültü koparan ‘İlahi Komedya’nın İslam geleneğinden beslendiği teziyle edebiyat tarihinin ilginç tartışmalarından birini başlatan çalışma ayrıca, Doğu ve Batı arasındaki kültürel ilişki trafiğini irdelemesiyle de dikkat çekiyor.

  • Künye: Miguel Asin Palacios – Dante ve İslam, çeviren: Güneş Ayas, Okuyan Us Yayınları, inceleme, 395 sayfa

P. M. – Akiba (2010)

‘Akiba’, sigorta müfettişi Marco Vilini’nin Akiba olarak adlandırılan neo-gnostik komünle bağlantı kuruşunu ve ardından yaşadığı maceraları hikâye ediyor.

Bilimkurgu ve fantastik yönleriyle öne çıkan roman, bir bozuk paranın üzerindeki küçük bir meşe palamudunun ortadan kaybolmasının ardından dünyanın kaderinin değişmesiyle başlıyor.

Olaya tanık olan Vilini, kız arkadaşı Sandra ile birlikte ‘Akiba’ komünü üyeleriyle iletişime geçer.

İlerleyen zamanlarda ikili, Akiba’nın, gelecekteki olası evrenleri yaratmak üzerine çalıştığını öğrenir.

Marco ve Sandra, tam anlamıyla cenneti simgeleyen bu öte-dünyalardan bir olan Arafdiyarı’na doğru bir yolculuğa çıkacaktır.

Kitabın yazarı P. M.’nin Bolo’Bolo’da kurduğu kültürel çeşitliliğe, ekolojik sürdürülebilirliğe ve düşük yoğunluklu çalışmaya dayalı ütopya tahayyülüyle yeni otonom projeler için ilham kaynağı olduğunu da belirtelim.

  • Künye: P. M. – Akiba, çeviren: İnan Mayıs Aru, Kaos Yayınları, roman, 400 sayfa

Naomi Klein – Şok Doktrini (2010)

Naomi Klein, alt başlığı ‘Felaket Kapitalizminin Yükselişi’ olan ‘Şok Doktrini’nde, kapitalizmin zaferinin özgürlükten doğduğu, zincirlerinden boşanmış serbest piyasaların demokrasiyle el ele gittiği şeklindeki resmi teze meydan okuyor.

Klein, bu tezin yerine, kapitalizmin fundamentalist biçimine sürekli olarak en vahşi zorlama şekilleriyle ebelik yapıldığını, bu şiddettin sayısız bireysel bedenler üzerinde olduğu gibi kolektif beden politikası üzerinde de uygulandığını gösteriyor.

Çağdaş serbest piyasanın tarihinin şoklarla yazıldığını söyleyen Klein, felaket kapitalizmiyle, toplumların, çokuluslu şirketlerin çıkarları doğrultusunda sil baştan düzenlendiğini belirtiyor.

  • Künye: Naomi Klein – Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi, çeviren: Selim Özgül, Agora Kitaplığı, siyaset, 674 sayfa

Edward William Charles Noel – Kürdistan 1919 (2010)

‘Kürdistan 1919’, İngiliz gizli servisi adına çalışan profesyonel askeri subay Edward William Charles Noel’in günlüğü.

O tarihte İstanbul’a gelerek etkili Kürt çevreleriyle ilişki kuran Noel, Celadet ve Kamiran Bedirxan kardeşler ile Ekrem Cemil Paşa’nın da içinde yer aldığı bir heyetle, üç ay boyunca Antep, Maraş ve Malatya’daki Kürt aşiretlerini ve yerleşim birimlerini ziyaret eder.

Noel’in gezi boyunca tuttuğu günlükte, Kürtlere dair gözlemleri, Kürt karakterlerinin belirgin özellikleri ve Kürt milli kimliğine dair fikirleri kadar, aşiretlerin sahip oldukları topraklar ile sürülerin miktarı ve bunların nasıl işlendiği gibi konular da yer alıyor.

  • Künye: Edward William Charles Noel – Kürdistan 1919, çeviren: Bülent Birer, Avesta Yayınları, günlük, 181 sayfa