David Guterson – Öteki (2010)

Amerikalı edebiyatçı David Guterson ‘Öteki’ romanında, çok farklı ailelerden gelen iki karakterinin birbiriyle kesişen, iç içe geçen ve ardından trajik bir şekilde birbirinden kopan hayatlarını anlatıyor.

Geleneksel işçi ailesinde yetişmiş Neil Countryman ile zengin ve köklü bir aileden gelen John William, birlikte uzun orman gezileri yapar ve günlerce dağda yaşar.

Bu durum, ikisi arasında sağlam ve derin bir ilişkinin kurulmasına olanak sağlar.

Yıllar sonra, arkadaşlardan John, medeni dünyayı tamamen ardında bırakarak, ormanın içinde kendine bir mağara inşa etmeye koyulur.

John’un seçimi, evli ve iki çocuk babası Neil’in hem şimdiki hayatıyla hem de geçmişindeki hayallerle yüzleşmesine vesile olacaktır.

  • Künye: David Guterson – Öteki, çeviren: Ceren Yalçın, Yapı Kredi Yayınları, roman, 303 sayfa

Joan Jara – Victor Jara: Yarım Kalan Şarkı (2010)

Joan Jara ‘Yarım Kalan Şarkı’da, efsanevi kişiliklerden biri olan, eşi Victor Jara’ya dair anılarını bizimle paylaşıyor.

Şilili şarkıcı ve müzisyen Jara, gençliğinden itibaren Şili politik dünyasıyla ilgilenmeye başlamıştı.

İlk albümü 1966 yılında yayımlanan Jara, şarkılarıyla politik çalışmalarını bir arada yürüttü.

Şarkılarında yoksul ve ezilmiş insanların dünyasını tasvir eden Jara, Salvador Allende’yi de desteklemişti.

Fakat müzisyen, general Pinochet yönetimindeki Şili ordusunun 11 Eylül 1973’te gerçekleştirdiği askeri darbeden birkaç gün sonra işkenceyle katledildi.

İşte Joan Jara’nın anıları, Victor Jara’nın devrimci müziğini ve onun trajik yaşamını anlatıyor.

  • Künye: Joan Jara – Victor Jara: Yarım Kalan Şarkı, çeviren: Algan Sezgintüredi, Versus Kitap, anı, 310 sayfa

Selim İleri – Oburcuk Mutfakta (2010)

‘Oburcuk Mutfakta’, Selim ileri’nin yemek-sofra anılarını anlattığı ‘Evimizin Tek Istakozu’, ‘Oburcuğun Edebiyat Kitabı’ ve ‘Rüyamdaki Sofralar’ başlıklı üç kitabını bir araya getiriyor.

Romanları, öyküleri ve gazete-dergi yazılarıyla bildiğimiz İleri, aynı zamanda bir mutfak tutkunu.

Yazarın, mutfak anılarını kaleme getirdiği ilk kitabı ‘Evimizin Tek Istakozu’, yayımlandığı zaman ilgiyle karşılanmış ve bunu, yemek kültürü konulu diğer kitapları izlemişti.

Bu kitaptaki metinler, aynı zamanda yazarın damak tadındaki yetkinliği de ortaya koyuyor.

İleri, çocukluğundan başlayarak yemek ve yemek kültürüne dair tanıklığını ve gözlemlediği birçok ayrıntıyı okurlarıyla paylaşıyor.

  • Künye: Selim İleri – Oburcuk Mutfakta, Everest Yayınları, yemek, 638 sayfa

Solmaz Zelyüt – Spinoza (2010)

Solmaz Zelyüt, ilk baskısı 2003’te yapılan ‘Spinoza’da, dünya felsefe tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Benedict de Spinoza’nın hayatı ve felsefesine odaklanıyor.

Kendisini bir “Spinoza sarhoşu” olarak tanımlayan yazar, kitabına, bu sıra dışı filozofun kısa yaşamöyküsünü, yapmış olduğu çalışmaları ve eserlerini kaleme alma sürecini anlatarak başlıyor.

Zelyüt ardından, Spinoza felsefesinin öne çıkan noktalarını ayrıntılı bir bakışla ele alıyor.

Yazar burada, Spinoza’nın Tanrı, zihin, beden, insan ve devlet gibi kavramları nasıl tanımladığını irdeliyor.

Çalışma, okurunu, “İnsan daima zorunlu olarak tutkulara tabidir.” diyen Spinoza’nın felsefesine inmeye davet ediyor.

  • Künye: Solmaz Zelyüt – Spinoza, Dost Yayınevi, felsefe, 109 sayfa

Kolektif – Dans Tarihini Yeniden Düşünmek (2010)

Alexandra Carter’ın editörlüğünü üstlendiği ‘Dans Tarihini Yeniden Düşünmek’, dans tarihi üzerine alternatif bir derleme olarak da düşünülebilir.

Kitapta yer alan makaleler, sahne danslarının dönüm noktalarına odaklanarak bale, geleneksel dans ve modern/çağdaş dans formlarını kapsamlı bir bakışla irdeliyor.

Dansta erkeklik/erillik durumu; neoklasik moda ve bale; ilerleme dönemi Amerika’sında yeni dansın icracıları; Londra ve Paris’te Katherine Dunham dans topluluğu; Alman dansı ve modernite; 1940’lar ve 1950’lerde Britanya modern dansı; “Güneş Kral” 14. Louis’nin temsil ettiği erkek dansçı kimliği; 19. yüzyılda yaşamış bir İngiliz balerinin gözünden bale dünyası, erkek kuğularıyla ünlenen Kuğu Gölü balesinin arka planı ve Fred Astaire’den Michael Jackson’a sinema ve video filmlerinde dans, makalelerin odaklandığı konulardan birkaçı.

  • Künye: Kolektif – Dans Tarihini Yeniden Düşünmek, editör: Alexandra Carter, Bgst Yayınları, dans, 214 sayfa

Kolektif – Gelecek İçin Eğitim (2010)

Birçok ismin makaleyle yer aldığı ‘Gelecek İçin Eğitim’, farklı ülkelerdeki eğitim geliştirme programlarını karşılaştırarak, yakın gelecekte Türkiye eğitim sisteminin nasıl olacağı konusunda öngörülerde bulunuyor.

Kitap, ilkin uluslararası başarıları olan ülkelerin hem eğitim sistemlerini hem de program çalışmalarını inceliyor ve buradan elde ettiği sonuçlara göre Türkiye eğitim programlarının nasıl olması gerektiği ve nasıl bir insan yetiştirmemiz gerektiği konusunu tartışıyor.

Singapur, Japon, Kore, Kaliforniya, İrlanda, İngiltere ve Çin Halk Cumhuriyeti eğitim sistemlerinin karşılaştırıldığı kitabın son bölümünde, Türkiye’de 2023 yılında örgün eğitim, okul öncesi eğitim, üniversite düzeyinde uzaktan eğitim ve öğretmen eğitimine dair öngörü ve beklentiler yer alıyor.

Eğitim alanında uluslararası çapta başarı sağlamış sistemlerin avantajlarını inceleyen ve buradan hareketle Türkiye’nin eğitim programlarının nasıl olması gerektiğini irdeleyerek kuşkusuz önemli bir boşluğu dolduran çalışmaya katkıda bulunan isimler şöyle: Dilek Camadan, Fizen Liman, Mustafa Altındağ, Nur Akkuş, Özge Aslan, Özge Can ve Özlenen Özdiyar.

  • Künye: Kolektif – Gelecek İçin Eğitim, editör: Özcan Demirel, Pegem Akademi Yayıncılık, eğitim, 162 sayfa

Dionysios Byzantios – Boğaziçi’nde Bir Gezinti (2010)

Dionysios Byzantios, Boğaz’ın söylenceyle karışık en eski izlerini süren ‘Deniz Yoluyla Boğaz’da, Bosporus Burnu’ndan (günümüzdeki Saray Burnu) başlayarak, Khrysokeras (Haliç) kıyılarını, ardından Boğaz’ın Avrupa sonra da Asya kıyılarını, kısacası Boğaz’ın görülmeye değer yerlerini anlatıyor.

Boğaz’ın günümüzdeki muhtelif yerleşim yerlerine dair, tarihin kuytularında kalmış çok sayıda söylenceyi okurlarına sunan Byzantios bunun yanı sıra, Boğaz ve Haliç kıyılarındaki bitki örtüsü ve balık türlerine, kentin limanlarına, kentteki önemli dini yapılara ilişkin önemli bilgiler de veriyor.

  • Künye: Dionysios Byzantios – Boğaziçi’nde Bir Gezinti (Per Bosporum Navigato), çeviren: Mehmet Fatih Yavuz, Yapı Kredi Yayınları, gezi, 104 sayfa

Vamık D. Volkan ve Elizabeth Zintl – Gidenin Ardından (2010)

İki yazarlı ‘Gidenin Ardından’, bireyin kaybettiklerinin, onun çocukluğu, ergenliği ve yetişkinliğini nasıl etkilediğini ortaya koyuyor.

Kitabın ilk bölümünde, bir kişinin ölümünden sonra, geride kalanların geçirdiği psikolojik uzlaşmalar, yani başarılı yas tutma dinamikleri ve sonucunda gerçekleşen değişimler anlatılıyor.

Yazarlar çalışmalarının ikinci bölümünde, çözümlenmemiş yasın bireydeki ve ailedeki etkilerini irdeliyor, son bölümünde ise, kederin terapiyle ve insanoğlunun esnekliğiyle nasıl çözümlenebileceğini ele alıyor.

  • Künye: Vamık D. Volkan ve Elizabeth Zintl – Gidenin Ardından, çeviren: Işıl Vahip ve Müge Kocadere, oa Yayınları, psikoloji, 192 sayfa

Anthony Bidulka – Ara Sıcak (2010)

Antony Bidulka ‘Ara Sıcak’ta, düğünde kaybolan damadın izini süren dedektif Russel Quant’ın maceralarını hikâye ediyor.

Bir gay düğününde, damatlardan biri esrarengiz bir şekilde kaybolmuştur.

Kaybolan kişinin yakınları, damadı bulması için çiçeği burnunda dedektif Quant’tan yardım ister.

Aldığı bu ilk büyük işinin peşinden Fransa’ya giden Quant, buradan da ülkenin güneyine uzanacaktır.

Bir sonuç alamayan Quant, yeniden damadın kaybolduğu güne odaklanmaya başlar.

Burada tanık olduğu bir sürpriz, şüpheli sayısını da arttıracaktır.

Şimdi kayıp damadın işvereni, kız kardeşi, meslektaşı, eski sevgilisi, meraklı komşusu, avukatı ve hatta bir rahip, şüpheliler arasındadır.

  • Künye: Anthony Bidulka – Ara Sıcak, çeviren: Ayfer Ünalan, Sel Yayıncılık, roman, 271 sayfa

Peter L. Rudnytsky – Psikanalizi Okumak (2010)

Peter Rudnytsky ‘Psikanalizi Okumak’ta, çeşitli türlerdeki önde gelen psikanaliz metinlerini çözümlüyor; edebi eleştiri açısından teorik önem taşıyan meselelere odaklanarak edebiyat ve psikanaliz arasındaki ortak yüzeyleri irdeliyor.

Çalışma bunun yanı sıra, Freud ile onun Rank, Ferenczi ve Groddeck gibi en parlak ve özgün üç müridinin görüşlerini geniş bir çerçevede inceliyor.

Psikanalizi disiplinlerarası bir okumaya tabi tutan ve edebiyat ile psikanaliz arasındaki diyalektik ilişkiyi çözümleyen yazar, ayrıca, “ilişkisel gelenek”ten yorumbilime kadar, psikanaliz çalışmalarının temel eksenini oluşturan kavramları da masaya yatırıyor.

  • Künye: Peter L. Rudnytsky – Psikanalizi Okumak, çeviren: Beyza Sumer Aydaş, Dost Kitabevi, psikanaliz, 340 sayfa