Ekrem Demirli – İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan (2010)

Ekrem Dumanlı ‘İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan’ başlıklı elimizdeki eserinde, İbnü’l-Arabi ve sonrası İslam tasavvufu geleneğini ele alıyor.

Bu geleneğe gösterilen ilgide ihmal edilen yönün, geleneğin teorik kaynakları olduğunu söyleyen Demirli, geleneğin nasıl bir teorik zeminde ele alınması gerektiğini irdeliyor.

Ağırlıklı olarak Konya, Malatya, Şam, Kayseri, Bursa gibi bölgelerde yaşayan sufilerin görüşleriyle şekillenen belirli bir geleneğin bilgi ve varlık anlayışını ortaya koymayı hedefleyen yazar, yedinci ve on üçüncü yüzyıllarda metafizik düşünce; bilimlerin iç içe girmesi ve tasavvuf; tasavvufi yöntemin esasları; İbnü’l-Arabi ve takipçilerinde varlık sorunu; Vahdet-i Vücûd anlayışının gelişimi ve metafizik düşüncede insan gibi konuları ele alıyor.

Çalışma, İbnü’l-Arabi’nin düşüncelerinden hareketle, İslam tasavvufunu kapsamlı bir gözle değerlendiriyor.

  • Künye: Ekrem Demirli – İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan, Kabalcı Yayınevi, inceleme, 343 sayfa

Felix Huch – Genç Beethoven (2010)

‘Genç Beethoven’da Felix Huch, Ludwig van Beethoven’ın hayatının gençlik dönemlerini anlatıyor.

Beethoven’ın büyük zorluklarla çocukluğunu geçirdiği Bonn; önce Mozart sonra da Haydn’ın öğrencisi oluşu; Fransız Devrimi’yle beraber gelen özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ideallerini özümsemiş ateşli bir devrimci haline gelişi; beklenmedik bir anda içine düştüğü büyük yalnızlık, kitapta karşımıza çıkan Beethoven’ın sıradışı hayatından bazı ayrıntılar.

Yazar, yalnız Beethoven’ı değil, çağın başka ünlülerini ve dönemin toplumsal olaylarını da anlatarak, zengin bir esere imza atmış.

Akıcı üslubuyla da dikkat çeken roman, tarihin büyük müzik dehalarından birinin hayatının gençlik dönemini aralıyor.

Huch’un, Beethoven’ın hayatının ikinci bölümünü anlattığı ‘Beethoven’ın Yetkinlik Çağı’nın da, yakın bir zamanda yayımlanacağını belirtelim.

  • Künye: Felix Huch – Genç Beethoven, çeviren: Erdoğan Okyay, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı Yayınları, roman, 342 sayfa

Vecihi Başarın ve Hatice Hürmüz Başarın – Çanakkale Boğazı’nın Derinliklerinde (2010)

Vecihi Başarın ve Hatice Hürmüz Başarın’ın kaleme aldığı ‘Çanakkale Boğazı’nın Derinliklerinde’, Çanakkale Savaşlarında Avusturalya Denizaltısı HMAS AE2 ile Sultanhisar Torpidosu’nun mücadelesini anlatıyor.

AE2, 30 Nisan 1915’te Sultanhisar adlı torpido gemisinden açılan ateşle hasar görmüş, AE2’nin İrlandalı kaptanı Henry Stoker da, denizaltıyı Türklere vermektense batırmaya karar vermişti.

Batırılan denizaltı Marmara Denizi’nin sularına gömülüp gözden kaybolduğu sırada, AE2’nin 32 mürettebatı Ali Rıza’nın kaptanlığını yaptığı Sultanhisar’ın filikaları tarafından kurtarılmıştı.

Her ikisi de savaştan sağ çıkan kaptanların anılarıyla çalışmalarını zenginleştiren yazarlar, bu önemli çalışmalarında, 1998’e kadar denizin altında keşfedilmeyi bekleyen AE2’nin hikâyesini hem Avusturalya hem de Türk bakış açısından anlatıyor.

  • Künye: Vecihi Başarın ve Hatice Hürmüz Başarın – Çanakkale Boğazı’nın Derinliklerinde, Galata Yayınları, inceleme, 200 sayfa

Zeki Oğuz – Sedef Saplı Bıçak: Miço (2010)

Öykücü, amatör fotoğraf sanatçısı Zeki Oğuz ‘Sedef Saplı Bıçak’ta, Konya’nın ünlü kabadayılarından Mustafa Saldı (Miço) ile değişik zamanlarda yaptığı konuşmaları öyküleştirerek anlatıyor.

Kitabın son bölümünde de, bir öyküsü nedeniyle aldığı cezayı çektikten sonra sürgün cezasını çekmek üzere Konya’ya gelen Yılmaz Güney’e dair anlatımları yer alıyor.

Yılmaz Güney 1962 yılında aldığı altı aylık sürgünlük cezasını Konya’da çekmiş ve o günlerde Miço ile arkadaş olmuş, bu arkadaşlık Yılmaz Güney’in ölümüne kadar sürmüştü.

Ağırlıklı olarak 1960’lı yılların Konya’sını anlatan Zeki Oğuz, her bölümün sonuna o yıllara ilişkin ilginç bilgileri de meraklısına notlar şeklinde aktarıyor.

  • Künye: Zeki Oğuz – Sedef Saplı Bıçak: Miço, Çalı Yayınları, anı, 136 sayfa

Frank Herbert – Dune: Tanrı İmparatoru (2010)

Frank Herbert ‘Klasik Dune’un dördüncü kitabında, II. Leto hükümdarlığı zamanında gezegendeki barış döneminde yaşananları hikâye ediyor.

Artık bir çöl gezegeni olmayan Dune’da, kumsolucanları ve Fremenler’in yitmesinin üzerinden binlerce yıl geçmiştir.

Fakat her ne kadar barış dönemi yaşanıyorsa da, üç bin yıldan uzun hüküm süren II. Leto, zalimliğiyle nam salmış bir tanrıya dönüşmüştür.

Gezegendeki insanların hayatta kalmasının tek yolu olan Altın Yol’un gereklerini yerine getirmeye çalışan hükümdar, hem bir Atreides hem de bir solucandır.

Herbert, imparatorluk takviminin 13.725 yılını gösterdiği zamanda, Dune halkının hayatta kalma çabasını anlatıyor.

  • Künye: Frank Herbert – Dune: Tanrı İmparatoru, çeviren: Dost Körpe, Kabalcı Yayınları, roman, 539 sayfa

Kolektif – Ceride-i İlmiyye Fetvaları (2010)

‘Ceride-i İlmiyye’, Osmanlı Devleti’nde Bâb-ı Meşîhat tarafından 1914-1922 yılları arasında yayımlanan bir dergi.

Dergide, Bâb-ı Meşihat ve buna bağlı kuruluşlardan Fetvahâne ile şer’i mahkemelerin dini meselelerle ilgili fetvalar, dini kuruluşlara ait talimat, nizamname ve haberler yayımlanıyordu.

İşte İsmail Cebeci tarafından hazırlanan elimizdeki kitapta, dergide yayımlanmış fetvalar, fıkıh bablarına uygun bir şekilde tasnif edilmiş olarak konuyla ilgilenen araştırmacılara sunuluyor.

Geniş bir dizinle bu kitapta bir araya getirilen fetvalar, fıkıh, hukuk tarihi ve Osmanlı tarih çalışmaları konusunda birinci el kaynak niteliğinde olmalarıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Kolektif – Ceride-i İlmiyye Fetvaları, hazırlayan: İsmail Cebeci, Klasik Yayınları, din, 325 sayfa

Gülşen İşeri – Metropol Sürgünleri (2010)

Gazeteci Gülşen İşeri, ‘Denize Ekmek Banıp Yiyenlerin Hikâyesi’ alt başlığını taşıyan ‘Metropol Sürgünleri’nde, İstanbul, Ankara ve İzmir’de “Kentsel Dönüşüm” mağduru olmuş ve olacak on dört mahalleden insan öyküleri anlatıyor.

Mahalle sakinlerinin anlattığı hikâyeler, kentleri daha yaşanabilir hale getireceği iddia edilen projelerin, gerçekte sebep olduğu ve olacakları trajediyi gözler önüne seriyor.

İstanbul’da Tarlabaşı, Sulukule, Balat, Gazi Mahallesi, Sarıgazi, Küçük Armutlu, Ayazma; Ankara’da Mamak ve Dikmen; İzmir’de Kuruçeşme ve Kadifekale’deki mahalleleri dolaşan yazar, dört bölümde, okurların kentsel dönüşüm üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Gülşen İşeri – Metropol Sürgünleri, Su Yayınevi, inceleme, 176 sayfa

Kolektif – Şifrelerden Sembollere Dan Brown (2010)

‘Şifrelerden Sembollere Dan Brown’, ilgi çekmesinin yanı sıra, New Age propaganda yaptığı, tarihi çarpıttığı, dini ve bilimi yanlış aktardığı iddialarıyla eleştirilen Dan Brown’ın romancılığını inceliyor.

Kitaptaki makaleler, akıl ve Aydınlanmayı referans alarak Brown’ı eleştirel bir gözle değerlendiriyor.

Alâeddin Şenel, Brown’ın dine ve bilime dair yanlış bakışını; Enis Doko, Brown’ın bilimsel iddialarının akıldışılığını; Hakan Çörekçioğlu, modern bilim ve büyü arasındaki ilişkinin tarihini ve Haluk Hepkon da, Brown’ın dile getirdiği ezoterik hurafelerin ve komplo teorilerinin ortaya çıkış sürecini inceliyor.

  • Künye: Alâeddin Şenel, Hakan Çörekçioğlu, Haluk Hepkon ve Enis Doko – Şifrelerden Sembollere Dan Brown, Kırmızı Kedi Yayınevi, inceleme, 184 sayfa

Augustus – Ankara Anıtı (2010)

‘Ankara Anıtı’, Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un, hüküm sürdüğü dönemdeki “Res Gestae”, yani Türkçe adıyla yapılan işleri yazdırdığı bir levhanın Ankara’da bulunan kopyası.

Mermer üzerine Latince ve Yunanca yazılmış yazıt, 1865 yılında levhanın ilk edisyonunu hazırlayan Theodor Mommsen tarafından ‘Monumentum Ancyranum’, yani ‘Ankara Anıtı’ olarak adlandırılmış.

On altıncı yüzyılda keşfedilen ‘Monumentum Ancyranum’, altı levha halinde, 35 paragraflık bir satır.

İçerik olarak üç bölüme ayrılan yazıtta, Senatus ve Roma halkı tarafından Augustus’a bahşedilen onurlar; Augustus’un, devleti için kişisel servetinden yaptığı harcamalar ve Augustus’un barışta ve savaşta gerçekleştirdiği hizmetler anlatılıyor.

Yazıtın Latince, Yunanca ve Türkçe olarak yayımlandığı elimizdeki baskıda, çevirmenin ‘Ankara Anıtı’nı ele aldığı kapsamlı bir sunuş yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Augustus – Ankara Anıtı, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Kabalcı Yayınları, tarih, 132 sayfa

Kolektif – Sağlığın Sosyal Belirleyicileri (2010)

Toplumun sosyal ve ekonomik yapısının sağlığa etkilerini inceleyen ‘Sağlığın Sosyal Belirleyicileri’, birçok devlet kurumunun ve özel sektörün, hem ulusal hem yerel düzeyde yürütmekte olduğu politikalar konusunda hangi yönde ilerlenmesi gerektiğine odaklanıyor.

Çalışma, her biri alanlarında uzman çok sayıda yazarın kaleme aldığı, sağlık ile doğrudan ilişkili gıda, ulaşım, etnisite, cinsel davranışlar, erken yaşam, yaşlılık, barınma, işyerleri, mahalleler gibi pek çok alandaki araştırmaları ve bu araştırmalar sonucunda elde edilen kanıtlara dayanarak oluşturulan politik önermeleri içeren toplam 16 makaleden oluşuyor.

Kitabın, son zamanlarda kan kaybeden halk sağlığı konusunda önemli bir kaynak olduğunu vurgulamakta fayda var.

Zira halk sağlığı düşünüldüğünde, konuya dair nasıl politikalar üretilebileceğine irdeleyen eserin, Türkiye’deki halk sağlıkçıları ve sağlık politikalarıyla ilgilenenler için önemli ipuçları barındırdığını söyleyebiliriz.

Ayrıca kitaptaki her konunun “politika önermeleri” alt başlığıyla bitirilmesi de, yeni politika üretmek ya da var olanı değiştirmek için izlenebilecek yollar konusunda değerli yöntem ve deneyimler aktarıyor.

Kitabın, 2006 yılında İngiliz Tabipler Birliği (BMA) Halk Sağlığı Kategorisi Birincilik Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Kolektif – Sağlığın Sosyal Belirleyicileri, editör: Michael Marmot ve Richard G. Wilkinson, çeviren: İlker Kayı ve Yeşim Yasin, İnsan Sağlığı ve Eğitim Vakfı (İnsev) Yayınları, sağlık, 411 sayfa