Ekrem Demirli – İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan (2010)

Ekrem Dumanlı ‘İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan’ başlıklı elimizdeki eserinde, İbnü’l-Arabi ve sonrası İslam tasavvufu geleneğini ele alıyor.

Bu geleneğe gösterilen ilgide ihmal edilen yönün, geleneğin teorik kaynakları olduğunu söyleyen Demirli, geleneğin nasıl bir teorik zeminde ele alınması gerektiğini irdeliyor.

Ağırlıklı olarak Konya, Malatya, Şam, Kayseri, Bursa gibi bölgelerde yaşayan sufilerin görüşleriyle şekillenen belirli bir geleneğin bilgi ve varlık anlayışını ortaya koymayı hedefleyen yazar, yedinci ve on üçüncü yüzyıllarda metafizik düşünce; bilimlerin iç içe girmesi ve tasavvuf; tasavvufi yöntemin esasları; İbnü’l-Arabi ve takipçilerinde varlık sorunu; Vahdet-i Vücûd anlayışının gelişimi ve metafizik düşüncede insan gibi konuları ele alıyor.

Çalışma, İbnü’l-Arabi’nin düşüncelerinden hareketle, İslam tasavvufunu kapsamlı bir gözle değerlendiriyor.

  • Künye: Ekrem Demirli – İslam Metafiziğinde Tanrı ve İnsan, Kabalcı Yayınevi, inceleme, 343 sayfa

Muhyiddin İbni Arabî – Filozof ve Sûfi: Metafizik Üzerine (2015)

Muhyiddin İbni Arabî’nin başyapıtı Fütûhat-ı Mekkiyye’den derlenmiş, düşünürün tasavvuf, kâmil insan ve ahlak yaklaşımlarını aydınlatan bir eser.

Tasavvuf, ahlâk ve simya ilmi arasında ne gibi bir ilişki var?

Tasavvuf, insandaki ahlâkı nasıl değiştirir?

İbni Arabî’nin üzerine düşündüğü kimi sorular, bunlar.

  • Künye: Muhyiddin İbni Arabî – Filozof ve Sûfi Metafizik Üzerine, çeviren: Ekrem Demirli, Litera Yayıncılık

Ian Almond – İbni Arabî ve Derrida (2012)

  • İBNİ ARABÎ VE DERRİDA, Ian Almond, çeviren: Kadir Filiz, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa

 IBNI

Postkolonyal edebiyat teorisi üzerine çalışan Ian Almond, elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, İslam dünyasının ünlü mutasavvıfı, düşünür ve şair Muhyiddin İbni Arabî ile yapısökümcülüğün kurucusu meşhur Fransız düşünür Jacques Derrida’nın düşüncelerinden yola çıkarak, tasavvuf ve yapısökümü karşılaştırıyor. Derrida’nın yapısökümcü anlayışının benzerini İbnî Arabi’nin eserlerinde bulan Almond, birbirinden sekiz yüz yıl uzaklığa ve farklı coğrafyalara dayanan iki ismin fikirleri aracılığıyla, İbnî Arabi’nin bize Derrida’yı ya da Derrida’nın bize İbnî Arabi’yi farklı şekilde okumayı öğretip öğretemeyeceğini tartışıyor.