Mary Talbot – Kızıl Azize (2018)

Yılmaz bir devrimci, feminist bir öğretmen ve şair olan Louise Michel, 19. yüzyılın en sıra dışı kadın kahramanlarından biriydi.

İşte Mary Talbot’ın yazdığı, Bryan Talbot’ın resimlediği elimizdeki kitap da, bu özgün karakteri ve onun örnek hayatını tarihin tozlu sayfalarından çıkaran oldukça başarılı bir grafik roman.

Siyah, beyaz ve kırmızı renklerin hâkim olduğu grafik roman, Louise Michel’in hayatını Paris Komünü’nden Yeni Kaledonya’daki sürgün günlerine uzanarak anlatıyor.

Dönemin pek çok önemli aktörünü de karşımıza çıkaran romanı, bilhassa Louis Michel ve Paris Komünü ve hakkında daha fazla aydınlanmak isteyen okurları ilgiyle okuyacaklardır.

  • Künye: Mary Talbot – Kızıl Azize: Bir Ütopyanın Peşinde, çizer: Bryan Talbot, çeviren: Damla Kellecioğlu, Desen Yayınları, çizgiroman, 144 sayfa, 2018

Sevgi Soysal – Tekliğin Türküsü (2018)

Sevgi Soysal, hayatı boyunca yazmaktan vazgeçmedi.

Ve yazdıklarına baktığımızda, bunu yapmakla ne çok iyi ettiğini her seferinde daha iyi kavrıyoruz.

Bu derleme de, Sevgi Soysal külliyatına önemli katkı sunuyor.

Kitap Soysal’ın yazdığı, ancak herhangi bir kitabında yer almamış hikâye, çeviri, eleştiri gibi edebi metinleri ile kendisiyle yapılmış röportaj ve soruşturmalara verdiği yanıtları bir araya getiriyor.

Kitaptaki metinler, her ne kadar birbirinden farklı türleri bir araya getirse de, kitabın bütününe bakıldığında, bu metinlerin Sevgi Soysal’ın edebi bir biyografisi olarak okunabilecek anlamlı bir bütünlüğe sahip olduklarını görüyoruz.

Soysal’ın başlıca eserlerine yeni izlekler ve yeni kapılar açan bu kitabın, Soysal’ı bilen okurlar kadar, O’nu daha iyi tanımak isteyen okurlar tarafından da keyifle okuyacağını düşünüyoruz.

  • Künye: Sevgi Soysal – Tekliğin Türküsü, derleyen: İpek Şahbenderoğlu ve Funda Soysal, İletişim Yayınları, öykü, 368 sayfa, 2018

Darian Leader – Depresyon, Yas ve Melankoli (2018)

Depresyon, yas ve melankoli konusunda farklı görüş ve uygulamalar mevcut.

Fakat bunların, söz konusu sorunların çözümü konusunda bariz yanılgılar barındırdıkları da bilinir.

Peki, depresyonla nasıl başa çıkabiliriz?

Örneğin yüzeysel kimi semptomlar, aslında ruhumuzdaki hangi büyük sorunlara işaret eder?

Depresyon, yas ve melankoli konularında hem aydınlatıcı hem de pratik bir çalışma arayanlara Darian Leader’ın tam da yukarıdaki sorulara tatmin edici yanıtlar veren bu eserini öneriyoruz.

Leader’a göre yas tutmak ve melankoli, depresyonun kalbinde yatar.

Fakat bu gerçeği hakkıyla kavrayamadığımız için hem bu sorunla yüzleşme hem de onu aşma konusunda sıkıntı yaşarız.

Leader, öncelikle kayıp deneyimine verdiğimiz tepkilere bakarak bu durumu çözümlüyor ve eğer bu gerçeğin daha çok bilincinde olursak, yıkıma yol açabilecek duyguların kıskacından kurtulabiliriz.

Büyük çağdaş düşünürlerin depresyon, yas ve melankoliye dair görüşlerinin kapsamlı bir incelemesini de sunan Leader, yas tutma uğraşında oldukça aydınlatıcı bir esere imza atmış.

  • Künye: Darian Leader – Depresyon, Yas ve Melankoli, çeviren: Ayça Göçmen, Encore Yayınları, psikanaliz, 200 sayfa, 2018

Erkan Irmak – Eski Köye Yeni Roman (2018)

Erkan Irmak’ın bu zengin çalışması, Türkiye’de köy romanının serencamını bir baştan diğer başa kat ediyor.

Irmak’ın bunu yaparken hem roman türünü hem de köy ve köylü kavramlarını ayrıntılı bir sorgulamaya tabi tutması, çalışmayı nitelikli kılan hususların başında geliyor.

Köy romanının hangi koşullarda ortaya çıktığı ve dünyada bir karşılığının olup olmadığını irdeleyerek başlayan kitap, Köy Enstitüleri’ne, buradan mezun olan yazarların metinlerine ve bu bağlamda Fakir Baykurt’un romanları ekseninde bu türün Türkçe edebiyattaki ayırt edici yönlerine uzanıyor.

Bu romanların 1950-1980 arasında nasıl bu kadar çok popülerleşip, adeta edebiyat ortamının hâkimi haline geldiğini, ardından da hızla gözden düşüp unutulmak istenen kötü bir macera gibi geride bırakıldığını anlamaya çalışan Irmak, “Köy romanı nedir, neden yazılmış, neden okunmuş ve sonrasında neden unutulmuştur?” sorusuna aydınlatıcı yanıtlar vermesiyle, bu alandaki çalışmalara önemli katkıda bulunuyor.

  • Künye: Erkan Irmak – Eski Köye Yeni Roman: Köy Romanının Tarihi, Kökeni ve Sonu (1950-1980), İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 332 sayfa, 2018

Vedat Türkali – Özgürlük İçin Kürt Yazıları 1 (2018)

Türkiye’de gerçek anlamda aydın olabilmenin ölçütü, kendini aydın olarak tanımlayan kişinin öncelikle Kürt sorunu başta olmak üzere ülkenin demokratikleşme alanındaki sorunları üzerine kafa yorması, bu konuda bir-iki kelam edebilmesidir.

29 Ağustos 2016’da aramızdan ayrılan Vedat Türkali de, ülkenin farklı sorunları hakkında sözünü sakınmamış gerçek aydınlarımızdandır ve bunun en iyi örneği de, yazarın Kürt sorunuyla ilgili iki cilde yayılan bu oylumlu yazılarıdır.

Türkali burada, Kürt sorununu kendi başına bir olgu olarak değil, bilakis bu ülkenin bütün vatandaşlarını birebir etkileyecek güçte, ülkenin demokrasi macerasıyla iç içe geçmiş bir sorun olarak irdeliyor.

Kitaptan iki alıntı:

“İktidarı elinde tutanlarca devlet, baskı aracı niteliğiyle, bireylere karşı suç işlemeye yönelik bir kuruma kolayca dönüştürülebilmektedir. Halkların kendi haklarını savunma bilincinde olmaları bu yüzden zorunludur. Bu çatışmada ülke aydınlarının devletin baskıcı tutumuna karşı halklarının yanında yer almaları aydın olmanın ölçütü sayılmıştır.”

“Biz Türkler de başka bir ulusu baskı altında tutan ulus olarak demokrasiye, özgürlüğe hep özlemle bakakalmışızdır. Denebilir ki Kürt sorunu çözümlenmediği için ülkemizde demokrasi sorunu çözümlenememiştir. Demokrasi sorunu çözümlenmeden de Kürt sorunu çözümlenemez.”

  • Künye: Vedat Türkali – Özgürlük İçin Kürt Yazıları 1, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 144 sayfa, 2018

Rollo May – Kafese Konan Adam (2018)

İnsan doğası muazzam çeşitlilikte ve zenginliktedir, fakat bu doğanın diğer tarafında akla hayale gelmeyecek alçaklıklar ve acımasızlıklar da vardır.

Mantıklı olma konusunda şahane bir yetenek sergileriz ama bu aynı zamanda, ürkütecek kadar mantıkdışı davranışlarımızla da sürekli çatışma halindedir.

Rollo May, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan bu ufuk açıcı kitabında “ikilem” olarak tanımladığı insanın bu çelişik ve karanlık yönünü merkeze alarak bizi psikoloji ve psikiyatri alanında keyifli ve aydınlatıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

May’in buradan yola çıkarak psikologların modern kültürel ve sosyal sorumlulukları üzerine derinlemesine düşünmesi ise, kitabı önemli kılan başlıca hususlardan.

Kitapta,

  • Modern insanın önemini yitirmesi,
  • Kimliksiz dünyada kişisel kimlik,
  • Modern anksiyete teorilerinin tarihsel kökenleri,
  • Anksiyete ve değerler,
  • Varoluşçuluk ile psikoterapi arasındaki ilişkinin tehlikeleri,
  • Özgürlük ve sorumluluk,
  • Ve psikologların sosyal ve kültürel sorumlulukları gibi konular ele alınıyor.

Künye: Rollo May – Kafese Konan Adam: Psikoloji ve İnsanın İkilemi, çeviren: Aysun Babacan, Okuyan Us Yayınları, psikoloji, 320 sayfa, 2018

Howard Goodall – Müziğin Öyküsü (2018)

Tarihteki ilk flütlerden modern çağ enstrümanlarına müziğin kırk bin yıllık tarihi hakkında bir başvuru kaynağı.

İngiliz besteci ve yayıncı Howard Goodall, akıcı bir üslupla ilerleyen kitabında, her müzik türünü ortaya çıktığı koşullarla birlikte inceliyor, böylece aydınlatıcı bir rehber çalışmaya imza atmış oluyor.

Opera, dans, klasik müzik, halk müziği, caz, pop gibi türlerin müzikte hangi değişime işaret ettiğini ve müzik kayıt, yayın teknolojilerinin ortaya çıkış sürecini kapsamlı bir şekilde açıklayan yazar, aynı zamanda karşımıza Pérotin gibi pek bilinmeyen besteciler kadar Wagner gibi devleri de çıkarıyor.

Kitap, müziğin öyküsünün aslında insanın buluş yapma, birbirleriyle etkileşime geçme, isyan etme ve eğlenme güdülerinin öyküsü olduğunu bize bir kez daha hatırlatmasıyla ilgiyi fazlasıyla hak ediyor.

Samimi bir üslupla kaleme alınmış kitapta, her bölüm için müzik listelerine yer verildiğini de belirtelim.

Müziğe ilgi duyan her okurun kitaplığında bulunması gereken bir eser.

  • Künye: Howard Goodall – Müziğin Öyküsü, çeviren: Sevi Sarıışık Tokalaç ve Emrah Tokalaç, Pegasus Yayınları, müzik, 424 sayfa, 2018

Kolektif – Savaşanların Gözüyle Türk-Alman İttifakı (2018)

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı ve Alman imparatorlukları müttefikti.

Bu ittifak, ikisi için de hezimet oldu.

Türk ve Alman kaynaklarının yanı sıra, İngiliz ve Fransız kaynaklarından da yararlanmasıyla büyük öneme haiz elimizdeki kitap ise, bizzat içinde yer almış olanların gözünden bu ittifakın içeriğini çok yönlü bir şekilde irdelemesiyle dikkat çekiyor.

Farklı yazarların makaleleriyle katıldığı kitapta, aynı cephede Almanlarla birlikte savaşmış Mustafa Kemal Atatürk’ün Alman subayları hakkında ne düşündüğünden Almanların Türk komutanlarını nasıl değerlendirdiklerine, Alman askerî stratejisinde Türkiye’nin rolünün ne olduğundan 1915’te Ermenilere yapılanlara dair kararların alınmasında Almanların rolünün ne olduğuna pek çok konu ele alınıyor.

Çalışmanın, o dönemi hem zengin belgeler hem de kapsamlı bir şekilde irdelemesiyle her tarih tutkununa hitap edeceğini söyleyebiliriz.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: M. Alaaddin Yalçınkaya, Mustafa Çolak, Mustafa Gencer, Uğur Üçüncü, Özgür Yılmaz, Kadir Kon ve Cemal Candan.

  • Künye: Kolektif – Savaşanların Gözüyle Türk-Alman İttifakı (1914-1918), editör: Necmettin Alkan ve Eyyub Şimşek, Kronik Kitap, tarih, 240 sayfa, 2018

Fikret Adil – Beyaz Yollar, Mavi Deniz (2018)

Beyoğlu’nun bohem hayatını anlatan eserleriyle bildiğimiz Fikret Adil, şimdi de bir Ege-Akdeniz yolculuğuna dair izlenimleriyle karşımızda.

Adil’e bu yolculuğunda, Halikarnas Balıkçısı ve Sabahattin Eyüboğlu da eşlik edecektir.

Adil, kendine has tarzıyla bu yolculuğu ve bu yolculukta karşılaştıklarını keyifli bir üslupla aktarıyor ve böylece gezi edebiyatının en güzel örneklerinden birini ortaya koyuyor.

Yazar bunu yaparken de, bir yandan Halikarnas Balıkçısı’nın hikâyelerine öte yandan da Sabahattin Eyüboğlu’nun yoldaşlığına uğruyor.

İstanbul’dan İzmir’e, İzmir’den Bodrum’a uzanan; doğa, çam ağaçları, yıldızlı geceler, edebiyat ve sanatın hemhal olduğu bir gezi.

  • Künye: Fikret Adil – Beyaz Yollar, Mavi Deniz, Sel Yayıncılık, gezi, 94 sayfa, 2018

Jürgen Habermas – Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine (2018)

Jürgen Habermas’ın sosyal bilimlerin felsefesi alanında klasikleşmiş yapıtı ‘Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine’, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Sosyal bilimlerin doğası ve yöntemleri üzerine derinlemesine düşünen Habermas, pozitivizmden yorumbilgisine, sosyolbilimsel işlevselcilikten bilgi kuramına ve tarih felsefesine pek çok konuyu tartışıyor.

Kitapta,

  • Doğal bilimler ile sosyal bilimler arasındaki geleneksel ayrımın ne olduğu,
  • Sosyal eylemin karakteristikleri,
  • Toplumsal gereklilik açısından dil teorisinin göndermeleri,
  • Yorumbilimin doğası, işlevi ve sınıflamaları,
  • İşlevselcilik ve sistem teorilerinin güçlü ve zayıf yönleri,
  • Karl Popper’ın sosyal bilimler felsefesine bakışı,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Habermas’ın çalışması, bu alanda çalışanlar için rehber nitelikte bir eser olmaya devam ediyor.

  • Künye: Jürgen Habermas – Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine, Alfa Yayınları, felsefe, 668 sayfa, 2018